Bir zamanlar Foça'da...

Servet Vural yazdı: Foça Kimliğinin Oluşması!

Bir zamanlar Foça'da...
26 Kasım 2020 - 20:24

Ege’nin şirin kasabası Foça..

Mafya girmemiş..

Betonlaşmaya başlasa da doğal güzelliklerini kaybetmemiş..

Bu yazıyı yazarken çok düşündüm!

Hatıralarım, dostalarım ve rahmete kavuşmuş arkadaşlarımdan dinlediklerim yazmam konusunda etkili oldu. 

Bir arkadaşımdan 50 yıl önce dinlemiştim: 

// “Bayram geliyordu; elbiselerim hazırdı, annem dikmişti.

Babam x yerde çalışıyordu; iş dışında balığa çıkıyordu.

Babamın bana ayakkabı alacak parası yoktu, ama annem çok baskı yapınca, ayakkabıları aldı babam. 

Bayramı sabırsızlıkla bekledim.

Ayakkabılar yastığımın altındaydı.

Sabah oldu. Babam eve geldi. Canı biraz sıkkındı; ‘Tayfa hastalandı. Ağları kaldırmamız gerekiyor, oğlan benimle gelsin de kaldıralım şu ağları…’ dedi anneme.

Ben daha 7 yaşındaydım.

Annem itiraz etse de babam ‘Ağları kaldırıp geliriz, oğlan bana yardım etsin’ diye diretti. 

Adeta yıkıldım!

Yapacak bir şey yoktu. Nasıl olsa ağları toplayıp geri dönecektik. 

Bayramlık elbiselerim ve yeni ayakkabılarımla bindim tekneye. 

Açıldık denize…  

Hayırsız Adası’nın açığında başladık ağları kaldırmaya…

Yarım saat geçmedi ki aniden fırtına çıktı! 

Zor da olsa ağları güverteye aldık, ama tekne oluk gibi su alıyordu. 

Üzerine bir de Lister motorumuz stop etti. 

Bir taraftan kova ile  su boşaltıyorum, diğer taraftan da su içinde kalan yeni ayakkabılarıma bakıp bakıp ağlıyorum. 

‘Korkma oğlum!’ diyor babam, ama ıslanmış sigarasının ağzında nasıl yamulup gittiği ilişiyor gözüme. 

Teknede su gittikçe yükselmeye başladı.

Babam montunu bana verdi.

Tekneyi kürekle Hayırsız’ın kuytusuna yanaştırdık.

Durmadan su boşaltıyoruz...

Annemin babası (Dedem!) Foça’ya gelmediğimizi görünce, yanına iki tekne daha alarak bizi aramaya çıkmış ve bir anda yanımızda beliriverdi.

Çok mutlu oldum o an.

Fakat yanımıza geldiği anda, ‘Manyak mısın, 7 yaşında çocukla balığa mı çıkılır?’ diye haykıran dedem, damadına sağlam bir tokat attı.

Dedem, beni kendi teknesine aldı.

Öteki tekneyi babamın yanında bıraktık ve Foça’ya döndük .

Bayram zehir olmuştu.” 

Bunları niye yazdım?

“Tembel” denilen Foçalılar,  30 yaşına geldiklerinde, 25 yıldır denizde babalarına, dayılarına, amcalarına yardım ediyorlardı.

O zamanki aile yapısı birbirine bağlı.

Herkes komşusuna saygılı. 

Kimse kimsenin namusuna göz dikmez! 

Kapılarda kilit yerine ip olurdu.

Yaşam şartları ağırdı. 

Elektrik ve su kısıtlıyı. 

Kullanma suyu kuyulardan, içme suyu ise mahalle çeşmelerinden temin edilirdi. 

Herkes kendi sebzesini yetiştirirdi. 

Zeytinini toplar yağını sıktırır; kendi yağıyla kavrulurdu insanlar. 

Arsa da tarla da boldu, ama para etmezdi. 

Şimdilerde oturulan birçok site, bizim tütün, domates, biber, patlıcan 
yetiştirdiğimiz; buğday kaldırıp harman yaptığımız tarlamızdı.

Foçalılar’ın büyük bir kısmı mübadildi. 

Malını mülkünü, evini barkını, daha doğrusu sahip oldukları her şeyi Yunanistan’da bırakıp gelmişlerdi Foça’ya. 

Burada sıfırdan bir hayat kurmaya çalıştılar. 

Yaşı 50 üzerindeki herkes hatırlar;  burunlu otobüsle 7 saat süren Foça-İzmir yolculuklarını. 

Menemen’de dut ağaçlarının altında ihtiyaç molası; nohutlu pilav ile yanında ayran içmek moda o zamanlar. 

1960’lı yıllarda tatil köyü kuruldu.

Fransızlar Foça’yı, biz de Fransızları tanıdık.

 Birçok hemşerimiz çalıştı orada ve emekli oldu. 

Yurt dışına giden hemşerilerimiz orada öğrendiklerini bize de taşıdı. 

Bir kültür emparyalizmi yaşandı Foça’da. 

Foça’yı Türkiye’nin farklı bölgelerinde yaşayan insanlar da keşfetti ve yeni dostlarımız oldu.

Foça’yı yeni tanıyanlar önce bizi küçümsediler!

Bir çoğu eğitimli ve kültürlüydü! Bizi tanıyınca da geniş ufuklarımız olduğunu gördüler 

1986’larda başlayan turizm hareketi 1994’lerde hızını kesti.

Genç arkadaşlarımız asgari ücretle bile iş bulmakta zorlanır oldu. 

Foça’da çoğu üniversite mezunu genç, başka şehirlerde iş arıyor.

Foçalı kimliği bu zor şartlarda oluştu. 

İş vardı da çalışmadı mı Foçalılar.

Foça’nın ve Foçalı gençlerin önünü açın ey politikacılar!

Bu yazı rahmetli Foçalılar; Kirkon Zafer,Şeref, Engin,Levrek İbo,Hayrettin Köklü,Salih Usta, Demir Ali,Ömer kaptan,Necati Kara kaptan adanmıştır. 

Ben unuttuysam siz ekleyin…

Servet VURAL / Foça Gazete