KADİR DENK

KADİR DENK

Economist

Kurtuluş Kooperatifçilikte

28 Ekim 2018 - 00:00

Enflasyonla gerçek anlamda mücadele etmek istiyorsak...   

Kooperatifçiliğe yönelmek, yaygınlaştırmak ve mevcut yapıları da işlevselleştirmek zorundayız. 

Kooperatifçilik, Türkiye ekonomisine pozitif katkı sağlama noktasında son derece önemli bir araçtır. 

Türkiye'de kooperatifçilik, sevgi ve saygıyla andığım Merhum Cumhurbaşkanımız Turgut Özal'ın zamanında ülke geneline yayılmış ve bu alanda önemli başarılar elde edilmiştir. 

Yine sevip-saydığım, kendisiyle tanışma şerefine nail olduğum kıymetli ağbim Murat Karayalçın da Türkiye'de çağdaş kooperatifçiliğin babasıdır. 

İşçisinden memuruna, esnafından avukatına, öğretmeninden doktoruna...

Türkiye'de onun sayesinde sayısız insan ev sahibi, hatta bir de yazlık sahibi olmuştur. 

Kurucusu olduğu Kooperatifler Birliği'nin başkanlığını yaptığı dönemde, Murat Karayalçın'ın  yardımcılığını da Manisa'nın efsane başkanlarından merhum Ertuğrul Dayıoğlu yapıyordu. 

Birbirinden kıymetli bu iki isim, Türkiye'de kooperatifçiliğin yaygınlaşmasına öncülük etmişlerdi.   

O dönem Emlak Bankası'nın sağladığı kredi avantajları da katalizör etkisi göstermişti. İnşaatlar tüm yurt genelinde adeta mantar gibi çoğalmış; bu sayede düşük gelirli ve orta sınıf vatandaşlarımız da ev sahibi olmuştu. 

Merhum Turgut Özal ve Ertuğrul Dayıoğlu'nu bir kez daha rahmetle anarken... 

Sayın Murat Karayalçın'a da tüm Türkiye adına buradan teşekkürlerimi iletmek isterim. 

Gelelim asıl konumuza...

Tıpkı yukarıda örneklediğim konut kooperatifçiliğinde olduğu gibi, Türkiye'nin kooperatifçilik alanında yeni bir başarı öyküsüne ihtiyacı var. Türkiye bu defa tarım, gıda ve hayvancılık üzerine kurulmuş / kurulacak kooperatifleri güçlendirmelidir. 

Öncelikle tabela kooperatifçiliğine tamamen son verilmelidir. 

Mevcut kooperatifler mercek altına alınmalı ve tamamı kuruluş amacına uygun hale getirilmelidir. 

Kooperatif sayımız ve çeşitliliği arttırılmalı, üreticilerimiz de kooperatifçiliğe teşvik edilmelidir. 

En önemlisi de üretici ile tüketicinin belini büken komisyoncuların etkisini zayıflatmak adına, kooperatif mağazacılığını yaygınlaştırmalıyız. Tabii bu noktada devletin desteği ve teşviki büyük önem arz ediyor. 

Evet, fırsatçılığa gerçekten son vermek istiyorsak, üretici ile tüketici arasındaki köprüleri yıkmak zorundayız. 

Çünkü üreticinin ürettiği ürünü hak ettiği değere pazarlayamamasının başlıca nedeni 'aracılık' sistemidir. 

Aynı şekilde tüketicinin de satın aldığı ürüne değerinden fazla ücret ödemesinin altında yatan sebep budur. 

Özetle, çiftçiyi zarara uğratmadan, tahıldan et fiyatlarına varıncaya kadar fiyatları düşürmenin tek yolu kooperatifçiliktir. 

Üreticiyi kalkındırır ve tüketicinin kazıklanmasına izin vermezsek, enflasyonun da belini kırmış oluruz. 

Dış ülkelerden getirilen ithal ürünler geçici fiyat düşüşlerine sebep olsa da, o ürünlere yabacı para birimi üzerinden ödeme yapılması cari açığımız büyümesine yol açar ve bu da enflasyonun yükselmesine sebep olur/oluyor. 

Esas yapılması gereken çiftçilerimizi desteklemektir. 

Her çiftçinin bir traktör alması yerine, yine  kooperatifler üzerinden,  yöredeki ekim alanlarının ihtiyacı sayıda traktör ve diğer tarım aletlerinin ortak kullanılması sağlanmalıdır. 

Ancak bu şekilde çiftçilerin giderlerinin azaltılarak daha fazla gelir elde etmelerine yardımcı olunabilir. 

Ve tabii ki bu öneri ve örnekler çeşitlendirilerek çoğaltılabilir.

Murat Ağabey gene bir el mi atsan????

Kadir Denk

Economist

YORUMLAR

  • 0 Yorum