KADİR DENK

KADİR DENK

Economist

Yolun açık olsun Muharrem İnce

10 Ağustos 2020 - 21:23

Yerel seçim başka bir şeydir; devlet başkanlığı seçimi ise bambaşka bir şeydir.
 
İki seçim birbirinden tamamen farklıdır!
 
Genel seçimler ideolojiktir; seçmen nezdinde bütünsel bir amaca haizdir. İnsanlar, inandıkları ideolojiyi iktidara getirmek ya da iktidarda daim kılmak amacıyla oy kullanırlar genel seçimlerde.
 
Genel seçimlerde ‘amaç’ olan siyasi partiler, yerel seçimlerde araçsallaşırlar. Çünkü (İzmir gibi istisnalar hariç) yerel seçimlerde, partilerin ideolojik kimliğinden daha çok, kimleri aday gösterdikleri önemlidir.
 
Halk, yerel seçimde tanıdığı, kendine yakın bulduğu, bildiği, güvendiği ve en önemlisi de sevdiği adayı destekler. 
 
Bu nedenledir ki, 31 Mart 2019 Mahalli İdareler Seçimlerinde ortaya çıkan sonuçlar üzerinden çıkarımlar yapmak rasyonel olmayabilir!
 
TEK ADAM
Türkiye’nin ‘tek adam rejimiyle’ yönetildiğini iddia ederek ülkeye demokrasi getireceğini vaat eden Kemal Kılıçdaroğlu’nun vaat ettiği demokrasiyi önce kendi partisine getirmesi gerekmez mi?
 
 CHP Genel Başkanlığına talip olan İlhan Cihaner’in  “…CHP’nin kurucu geleneği Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde verilen Kurtuluş Savaşı’nın en zorlu günlerinde bile mücadeleyi kişilerle değil, Meclisle yürütmesiyle doğmuştur. 
 
Öyleyse bugün CHP’nin en güçlü yönetim organı Parti Meclisi olmalıdır. 
 
Liderin seçtiği Parti Meclisine değil, üyelerin seçtiği Parti Meclisinin temsilcisi liderlere ihtiyacımız var. 
 
Liderin partisine değil, halkın partisine ihtiyacımız var. Liderin aldığı kararlara uyan milletvekillerine değil, üyelerin, delegelerin, milletvekillerinin karar alma süreçlerine katıldığı MYK ve Parti Meclisine ihtiyacımız var” şeklindeki ifadeleri, CHP’nin “tek adam” partisi olduğu yönündeki genel kanaati desteklemiyor mu?
 
Tabii Muharrem İnce’nin son açıklamalarını da unutmamak gerekir.
 
ATATÜRK’ÜN PARTİSİ
Cumhuriyet Halk Partisi'nin 2018 yılındaki seçimlerde Cumhurbaşkanı adayı olan Muharrem İnce de CHP’nin Atatürkçülük çizgisinden uzaklaşmaya başladığı gerekçesiyle, mevcut yapıdan rahatsız! Öyle ki CHP’nin içinde “Atatürk düşmanlarının olduğunu” söylüyor kendisi.

Partisine yönelik ciddi özeleştiriler getiren Muharrem İnce duyduğu rahatsızlığın yansıması olarak da, yeni bir hareket başlatacağını ilan etti.
 
Atatürkçü çizgiden uzaklaştığı, milliyetçilik ilkesinden koptuğu ve HDP ile örtülü ittifak kurduğu iddia edilen CHP’de sular bir türlü durulmuyor!

CHP’yi yeniden kurucu ayarlarına getirme yolunda, Muharrem İnce’nin çabası yeterli gelir mi?
 
Kişisel kanaatim, Muharrem İnce’nin CHP içinde yapacağı mücadele, bireysellikten öteye gitmez.
 
Bakın; eğri oturalım doğru konuşalım. 
 
Muharrem İnce hakiki bir Atatürkçüdür. CHP'nin 6 okunu içine sindirmiş, Atatürk ilkelerini benimsemiş ve aynı zamanda CHP’de merhum Bülent Ecevit’ten sonra halkla gerçek manada bütünleşebilen yegâne siyasetçidir.
 
Muharrem İnce, örneğin bir Ekrem İmamoğlu gibi popülist değildir.
 
Sağ seçmende de karşılığı olduğuna inandığım Muharrem İnce, Meral Akşener’in ortaya koyduğu medeni cesareti gösterebilmelidir.
 
Ortalama yüzde 15-20 bandında oy potansiyeli olan MHP’den ayrılarak İYİ Parti’yi kuran Meral Akşener, partisini kısa sürede TBMM’de grubu olan bir parti konumuna taşıdı.
 
Genelde yüzde 25-30 bandında oy alan CHP’den olası bir ayrılık durumunda, Meral Akşener’in İYİ Parti ile yakaladığı başarıyı, Muharrem İnce Atatürkçü bir partiyle niçin yakalayamasın?
 
Muharrem İnce, CHP’den ayrılarak DSP’yi kuran Bülent Ecevit’in tavrını ortaya koymalıdır.
 
Muharrem İnce, futbol takımı tutar gibi parti tutmaktan vazgeçmelidir.
 
Türk halkı, Erdoğan ile Kılıçdaroğlu arasında kurulan tahterevalli siyasetinden bıkmıştır.
 
Muharrem İnce, Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinde yakaladığı sinerjiyi konsolide edebilir.
 
“Parti kurmuyorum ama hareket başlatacağım” diyen Muharrem İnce, derhal kaçak vazgeçmeli ve kendisine inanan, güvenen ve seven insanların öncüsü olmalıdır.
 
BÜROKRAT LİDER
Bürokrattan lider olmaz, olsa olsa görev adamı olur. En fazla kendisine verilen görevi yerine getirir. Ötesi olmaz! Eğer olsaydı Kılıçdaroğlu olurdu, 9 tane seçimi üst üste kaybetmezdi.  
 
SON SÖZ
Muharrem İnce’nin biraz kararsız olduğunu düşünüyor ve kendisine buradan sesleniyorum: Sayın İnce, cesaret insanı zafere, kararsızlık tehlikeye götürür. Ve en kötü karar da kararsızlıktan iyidir. 
 
KADİR DENK
Ekonomist