Ekrem İmamoğlu'nun hatalar zinciri
KADİR DENK

KADİR DENK

Economist

Ekrem İmamoğlu'nun hatalar zinciri

20 Haziran 2019 - 13:52

Ekrem İmamoğlu..

Mazbatasını aldıktan hemen sonra..

Belediye başkanlığı dönemindeki yönetim anlayışı ve davranışlarının halk tarafından beğenilmesi halinde..

Türkiye'nin yeni liderinin bulduğunu ve gelecekte Türkiye'nin yeni başkanı olabileceğini söylemiştik..

Maalesef yanılmışım ve çok üzgünüm.

Öncelikle..

Ben bağımsız bir kalemim. 

Herhangi bir siyasi partiye üye olmadığım gibi hiçbir siyasetçinin gönüldaşı da değilim! 

Tekrar ediyorum; çok üzüldüm!

Ekrem Bey'in (İmamoğlu) egosuna yenildiğini düşünüyorum. 

Mütevazi kişiliğiyle gönüllere taht kuran Ekrem Bey'in, birdenbire kibirlilik emareleri göstermesine gerçekten üzüldüm, üzülüyorum. 

Ekrem Bey, İstanbul'un belediye başkanlığı içi yarışıyor ama sanki devlet başkanlığı için yarışıyormuş gibi bir havaya girdi. 

"Apoletlerini sökeceğim" istisnasını saymazsak.. Cumhurbaşkanlığı için güreşen Hacı Muharrem İnce dahi bu kadar havaya girmemiş, kimseye üst perdeden bakmamıştı. 

Ekrem Beyi'in ilk hatası, daha mazbatasını bile almadan  Atatürk'ün huzuruna çıkıp burada Anıtkabir Özel Defteri'ni  İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ibaresiyle imzalaması oldu. 

Tabii ki Anıtkabir'e gitmesinde ve  defteri imzalamasında herhangi bir sakınca yoktu. Orada doğru ve etik olmayan davranış, önceki satırda da belirttiğim gibi, belediye başkanı sıfatını kullanmasıydı.

O gün o defteri sadece ve sadece adı-soyadı ile imzalaması gerekirdi-ki böyle bir davranış alçak gönüllülüğüyle öne çıkan bir siyasetçinin zenginliğine zenginlik katardı.  

Ekrem Bey'in bir 2'nci hatası da Eyüp Sultan’ın kabrinde namaz kılmak istemiş olmasıydı. Haklı olarak izin verilmedi kendisine. 

Bir daha söylüyorum; Ekrem Bey,  İstanbul'a belediye başkanı olmak ile Türkiye'ye Devlet Başkanı olmayı birbirine karıştırıyor. 

Ne gerek vardı Eyüp Sultan'da show yapmaya... 

Tamam anladık, muhafazakarın! 
Fakat İslam'ın Kutsal kaynağı olan Kur'an-ı Kerim tevazuyu emretmiyor mu?

Şart mıydı sultanların namaz kıldığı yerde namaz kılmak?.. 

Beylikdüzü'ne git, burada mütevazi bir camide kıl namazını, yap ibadetini. 

Özetle, Devlet Başkanı olmadan hiç kimseye namaz kırdırmazlar Eyüp Sultan'ın kabrinde.  
Gelelim 3'üncü yanlışa.. 

Ekrem Bey'in (gerçekten ettiyse) Ordu Valisi'ne ettiği hakaret yargının bileceği bir iştir. Zira kimin kime hakaret ettiği beni ırgalamaz. 

Beni ilgilendiren tarafı,  yahu sen Devlet Başkanı değilsin, hatta şu an için belediye başkanı bile değilsin. 

VIP listesinde olmadığın için oradan geçemezsin. 

Ha... Trabzon'da Vali Bey hoş görmüştür; geçmiş olabilirsin. 

Lakin her yerde aynı muameleyi bekleme yanlışına düşmemeliydin. 

Orada devletin güvenlik görevlileri görevini yapmış, kuralları uygulamışlardır. 

Ekrem Bey bu konuda kendince haklı da olabilir.

Fakat oradaki görevlilerin görevlerini yerine getirmedikleri takdirde ceza alma ihtimalini de unutmamak gerekir-ki böyle bir durumda 'vebal' kavramını da unutmamak gerekir-

Velhasılıkelam, bir zamanlar benzer bir durumla karşı karşıya kaldığında  VIP salonundan geçmenin hasreti içinde birisi olmadığını açıklayan Recep Tayyip Erdoğan gibi, Ordu'daki VIP hadisesini lehine çevirebilirdi. 

Ne var ki Ekrem Bey sinirlerine hakim olamadı. 

O kızgınlıkla sanırım biraz da etrafındakilerin dolduruşuyla bir anda ağzından çıkmış olabilir; söylediği iddia edilen o kötü kelime. 

Hatta ve hatta Ekrem Bey'in destekçileri de "Ama Vali de hakketti" kabilinden alkışlayabilirler kendisini. 

Bunların hiçbir önemi yok!

Burada önemli olan  bütün video görüntülerine rağmen Ekrem Bey'in YALAN söylemiş olmasıdır. 

Binali Yıldırım ile katıldığı tarihi programda, İsmail Küçükkaya da bu yönde bir soru sordu kendisine. 

Ne yanıt verdiğini malumunuz-ki verdiği o yanıtla benim gözümde bir kez daha dibe vurdu Ekrem Bey- 

Ekrem Bey, o programda  lafın bir anlık öfkeyle ağzından çıktığının altını çizerek Vali Bey ile Türk halkından özür dilediğini söyleyebilseydi... 

Hem benim hem de Türk halkının gönlünü bir kez daha fet edebilirdi. 

82 milyon insan kendisine ümitle bakarken, Ekrem Bey  konuyu geçiştirmekle yetindi. 

Demek oluyor ki, bu sefer de aranan yeni yüzü bulamadık. 

23 Haziran'da kararı İstanbul halkı verecek.

İstanbul halkı, ya bu kadar kısa sürede bizi defalarca hayal kırıklığına uğratan Ekrem İmamoğlu'nu ya da yaptıkları yapacaklarının teminatı olan Binali Yıldırım'ı seçecek. 

Aslında  benim en çok üzüldüğüm konu, İstanbul gibi mega bir şehrin kişilere indirgenmesi. 

Halbuki İstanbul, Türkiye'nin kalbi ve beynidir. Ve tek bir kişinin eline bırakılmayacak kadar da önemlidir. 

İsmail Küçüçkaya'nın moderatörlüğüne gelince, mesleki kariyerinin en büyük hatasını yapmıştır.  

Otel köşelerinde buluşmak... 

Formatı mı  anlatacaksın?

Teknoloji çağındayız, madde madde yazarsın, herkesi  e-posta yoluyla bilgilendirirsin.

Sevgili İsmail, benim gözümde artık sen de tarafsız bir tv sunucusu değilsin, güvenirliğini tamamen kaybettin.

Çok üzüldüm Fatih Portakal yalnız kaldı. 

Kadir Denk / Ekonomist    

Son Yazılar