CEM ÖZTÜRK

CEM ÖZTÜRK


Timur, Anadolu ve Orman Yangınları

14 Kasım 2021 - 20:15

İLK YAZIM
Güneşli bir sonbahar öğlen vaktinde, Ankara’ya 30 dakika mesafedeki bir kebapçıda bir öğlen yemeğinde dostlarla güzel bir sohbetteydik.

Hafif tepelik bir konumdaki etrafımıza baktığımızda hiçbir yeşillik görememenin burukluğundan açıldı laf.

Sofradaki dostların hepsi Amerika’yı bilen kişilerdi. Haliyle bir karşılaştırma yapıldı doğaçlama olarak.

"Şu güzelim ortamda nasıl olur da bir yeşillik ve bir orman olmaz" dedi birisi.

Üstüme vazifeymiş gibi hemen bir açıklama ihtiyacı hissettim:

Timur, Anadolu’yu işgal ettiğinde ormanlara saklanan insanları bulmakla uğraşmak yerine ormanları ateşe vermiş ve bu sebeple  ormanların hepsini yakmış dedim.

Bu açıklamam çok ilgi çekti ve detay vermem istendi.

Doğrusunu söylemek gerekirse, hangi kaynakta ve ne zaman okuduğumu hatırlamadığım bu bilgiyi nasıl olur da savunurum diye düşünürken, konuyu daha derinlere çeker ve sosyolojik bir derinlik oluşturursam detay vermekten kurtulacağımı düşündüm ve derhal harekete geçtim ve şöyle devam ettim:

Tarih boyunca iki kıta arasında köprü vazifesi gören bu topraklar o kadar çok işgal ve talan görmüş ki artık bu toprağın mukimleri, bu toprağa yatırımın gün gelip birileri tarafından talan edileceği gerekçesi ile enerjilerini bu konuya harcamamaya karar vermişler.

Bu toprakların yerleşikleri Timur’lardan, İskenderler’den, Haçlılar’dan, Perslerden, kısaca bu topraklardan geçen ve geçerken de talan eden yabancılardan o derece bezmişler ki, bir daha emekleri talan edilir korkusu ve bezginliği ile daha fazla emek vermemişler yaşadıkları toprağa.

Haliyle üzerinden yüzyıllar geçmiş olmasına rağmen Anadolu bozkır olarak kalmış.

Tabii ki bu açıklama kısmen doğru da olsa, “Bakarsan bağ bakmazsan dağ olur!” özlü sözünün hayat bulmuş halidir Anadolu’da.

Fakat “Aslan yattığı yerden belli olur” sözünü desteklercesine, vakit kaybetmeden yaşadığımız toprakları yeşillendirirsek, gelecek kuşakların hayatlarını daha güzelleştireceğimiz aşikardır.

Sözünü ettiğim yemekte kendisine çok değer verdiğim bir abimin teşviği ile bu yazıyı sonrasında kaleme aldım.

Saygı ve sevgilerle

Cem Öztürk