CEM ÖZTÜRK

CEM ÖZTÜRK


​​​​​​​Siz siz olun kedinize yanlış yapmayın!

02 Aralık 2021 - 11:23

Yeter artık dedim, daha fazla katlanamayacağım, bugün götürüyorum onu. Kahvaltıdan kalkarken söylediğim bu söz eşimi üzmüş gibi görünse de, bunun vaktinin geleceğini kendisi de tahmin ediyordu.

Bir sene önce bir tatil dönüşü mola verdiğimiz yerde tesadüfen bir yavru kedi bulmuştu kızım. Daha ilkokuldaydı ve ısrarına dayanamayarak arabaya bu kediyi de aldık ve o andan itibaren hayatımızda tahminlerimizin dışında değişiklikler oldu. Hayatımızı kediye göre programlamaya başlamıştık, sanki o ev sahibi ve biz onun köleleri gibi hissediyordum. 8 ayın sonunda bütün alıştığımız düzenin değişmesini bir türlü kabullenemedik ve kurtulmaya karar verdik!!.

O gün Kızım okula gittikten sonra kahvaltı sofrasından kalkarken kararımız buydu.
Eşim illa ben de geleceğim yoksa aklım kalır dedi, şehrin hemen dışına götürdük ve bir tarlanın toprak yolundan girdik. İşte ne olduysa ondan sonra oldu.

Kendimizce vedalaştık ve camdan dışarı bıraktık kedimizi. O ana kadar duymadığımız ve görmediğimiz kocaman köpekler peydahlandı birden etrafta.Kaşla göz arasında bir baktık ki birkaç  köpek bizim kediyi kovalıyor. Yakalasalar parça parça edecekler oracıkta, hemen arabadan atladık ve biz de kaçanlar ve kovalayanlar kervanına katıldık.

Teçhizatsız olduğumdan ben hemen ayakkabılarımı çıkardım ve köpeklere fırlattım, denk getiremedim tabii ki, hanım, köpekler ile kedinin arasında bir yerlerde kaçma-kovalamacayı sürdürürken, bense ayağımda çoraplarla sağdan soldan taş/sopa bulmaya çalışıyordum. Bir ara hanım ve ben kendimizi arabanın içinde bulduk kedi de arka koltuktaydı ama bir de köpek vardı yanında ve cebelleşiyordu onunla. Hepimiz arabadan kaçtık, kovalamaca araba dışında devam etti bir süre.

Sonrasında bir baktım ben ve kedi arabanın içindeyiz, dışarıda köpekler hanımı kovalıyor, motoru çalıştırıp hanımla köpeklerin arasına girmeye niyetlendim, fakat hızla hareket edince araba taşa çarptı ve direksiyon kendiliğinden döndü,  hafifçe hanıma çarpar gibi oldum,  bir baktım hanım kaputun üzerinde. Neyse az bir hasarla hanımı kurtardım.  

Yaz sıcağında tarlanın ortasında kan ter içinde kalışımızı unutmak mümkün değil. Resmen hayatta kalma mücadelesi vermeye başlamıştık üçümüz de. Yine sonrasında gözümün önüne bir enstantane daha geldi, kedi hanımın kucağında, köpekler saldırıyor ikisine de ve ben arabadayım. Son bir gayretle arabayı yanaştırdım yanlarına, hanım kucağında kedi ile arka camdan içeri uçarak girdi, belden aşağısı dışarıdayken ben gaza bastım ve tarladan kaçtık. Köpekler peşimizden geldiler tarladan çıkana kadar, bir tane köpek benim tarlada kalan ayakkabıyı ısırıyordu dikiz aynasından son gördüğümde.

Bir benzinlik bulup kendimize gelmeye çalıştık. Benzinliğe girişimiz, oradakilerin bizi seyretmesi hiç gözümün önünden gitmiyor. Öcü görmüş gibiydiler. Haksız da değildiler, bitap vaziyetteydik o sıcakta, üst baş parçalanmış, ayakta çoraplarla, kan-ter yara bere içinde ve kucakta kedi.

Hayatta kaldığımıza şükrediyorduk. Kıza birşey anlatmadık. Gülelim mi ağlayalım mı onu da bilemedik. O gün bu gündür kedi bizimle, artık kabullendik. Kendi düşen ağlamazmış.  Ve fakat kedisinden kurtulmaya çalışanın da hali harap olurmuş. Siz siz olun kedinize yanlış yapmayın.

Saygı ve sevgiyle.
Cem Öztürk
[email protected]