Nereden şu 'Tuncay Özkan' adı aklıma geldi...
Reklam
YAŞAR EYİCE

YAŞAR EYİCE

yasar.eyice@gmail.com

Nereden şu 'Tuncay Özkan' adı aklıma geldi...

13 Ocak 2019 - 19:00

Yandaşların söylediği şu:

‘Korkusundan söyleyemiyor!’

Bir yıldır bunların iki hedefi vardı:

Biri CHP’li İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, diğeri de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu...

Zaten Reis’e de bakın, hemen her konuşmasında teşkilata gereken talimatı veriyor.

Hemen her sözü, ‘Acaba?’ sorusunu da meydana getiriyor.

İstanbul güdümlülerin ‘Korkusundan söyleyemiyor!’ dedikleri Kemal Kılıçdaroğlu...

Aklından geçen İzmir için Tuncay Özkan imiş...

Ama İzmirliler buna karşı olduğu için bugüne kadar bu nedenle açıklayamamış...

Aslında, arşivlere bakın, ‘Tuncay Özkan’ adını ilk belirten bendim...

Benden sonraki günlerde gündemlerine alanlar çok oldu...

Yandaşlar ise İzmir’de ne kadar milletvekili varsa sıraladılar, sürekli...

Biri olmazsa diğeri sistemi...

Nedense ne söylesem olay oluyor!

Geçenlerde de, ‘Binali Yıldırım İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanırsa yerini istifa ile bir başkasına bırakacak, Ankara’ya dönecek!’ demiştim...

İlk günden bu yana, İzmir’den sonra İstanbul’da da seçim sonucunu alamaz ve hüsrana uğrarsa tüm kariyerine etkileyeceğini düşünüyor...

Karşı taraf, yani parti içinde Reis öyle düşünmüyor...

O İstanbul’a popüler, yani adı hep yandaş medyada geçen birini koymak istiyordu.

Yeni birini tanıtmak kolay olmazdı...

Yani yenilgiyi baştan zihnen kaybetmek gibi olurdu...

Vatandaş ne diyecekti:

‘Kim ya, buu?’

İşte İzmir’de de bir benzer atak yapılıyor...

Tamam ‘Tuncay Özkan özellikle CHP tabanı tarafından istenmiyor... Ama bir de CHP’ye gönül ve oy vermişlere sorun bakalım, ne diyecek?

‘Ben bilmem, eşim bilir!’ gibi, ‘Büyüklerimiz bilir!’ diyecekler...

Belki atıp tutacaklar da...

Ama ‘Sandığa gidince ne yapacaksın?’ diye sorduğunuzda ise aklına çarşı Pazar ve çocuklarının, torunlarının geleceğini düşünerek ‘CHP’ ya da, 16 yıldır iktidarda olan AKP’nin dışında bir partiye oy vereceklerini söyleyeceklerdir.

Ha sahi onlar söylemeden ben söyleyeyim:

Şu anketleri yapanlar var ya, fazla inanmayın çünkü çoğunluğu para için sonucu değiştirebiliyor.

Bir iki canlı örnek verebilirim...

Ama anlatacaklarım uzun olduğu için ayrı bir gündem maddesi olacak!

Sonuç; nereden aklıma ‘Tuncay Efendi’ geldi de, yazdım...

Hatta ilk tepkiyi de sanıyorum; Prof. Dr. Erkan Sevinç’ten almıştım...

O de ‘Sürpriz’ olarak, Aziz Kocaoğlu’nu söylemişti...

Daha sonra başka dostlarda tepkilerini ortaya koymuşlardı...

Ama bizi sağdan ya da soldan saysanız da sayımız belli...

İzmir’de 4 milyonun üzerinde hemşehrimiz olduğunu ve oy kullanacak çok sayıda gencimiz olduğunu da unutmamak lazım...

Seçim sonuçlarını her zaman kadınlar belirler...

*-

Yazımın bu bölümünde size ‘komplo teorileri’nde söz edeceğim..

Gerçekliği kanıtlanmış birbirinden ürkütücü 10 komplo teorisini şöyle sıralayabiliriz:

Uzaylılardı, zihin kontrolüydü derken dünyanın iyice çivisi çıktı.

Bu içeriğimizde, bugüne kadar binlercesi ortaya çıkan komplo teorilerinin 10 tanesinden bahsedeceğiz.

Bunlar hep Amerika'nın oyunu!

*- Alkol yasağı ve zehirlenen binlerce insan

ABD'de 1920-1933 yılları arasında konulan alkol yasağı üzerine, insanlar temizlik ürünlerinde bulunan alkolü içilebilir hale getirip, tüketiyorlardı. Bunu fark eden hükümet tarafından temizlik ürünlerinin içine daha çok metil alkol karıştırıldı ve insanların zehirlenerek alkolden uzak durması istendi.

Fakat sonuç tahmin edildiği gibi olmadı ve 10 binden fazla insan hayatını kaybetti.

*-  Tonkin Körfezi olayı

1964 Ağustos'u Vietnam Savaşı sıralarında USS Maddox isimli geminin istihbarat operasyonu yaparken saldırıya uğradığı haberi alındı. Söylenene göre; 3 Vietnamlı hücum botu, Maddox'a saldırmış, Maddox karşılık olarak uyarı atışı yapmış.

Hücum botları makineli tüfek ve torpidolarla ateş etmeye devam ettiği için de Maddox'tan botlara karşı saldırı yapıldığı fakat geri püskürtülen botların 2 gün sonra tekrar saldırdığı söylenmişti.

2005'te aslı ortaya çıkan bu olayda; aslında botların hiç ateş açmadığı hatta Maddox tarafından fazla yaklaştıkları gerekçesiyle ateş açıldığı belirlendi.

2 gün sonra tekrar geldikleri iddiasının da tamamen yalan olduğu ortaya çıktı.

Bunun sebebi iste Vietnam Savaşı sırasında Amerika'ya olan desteğin artması isteğiydi.

*-  Alaycı Kuş Operasyonu ve toplu manipülasyon

Bu, 50'lerde CIA tarafından yapılan operasyonun ismi.

Bu operasyonun amacı halkı, bazı medya ajansları ve gazeteciler tarafından çıkartılan çeşitli yalan haberlerle devlet manipülasyonu altına almaktı.

O dönemlerde suçlandıkları zaman insanları paranoyak olmakla itham ettiler.

1976'da Kilise Komitesi tarafından araştırılmaya başlayan bu olayda pek çok gazeteci kendilerine gizli propagandaları yazmaları için şantaj yapıldığını itiraf etti.

*-  MK Ultra Projesi ve Zihin Kontrolü

Komplo teorisi olup olmadığı çok tartışılan bu projenin de gerçek olduğu kanıtlandı.

CIA tarafından yürütülen projede, insanlar şüphe bile duymadan onlara halüsinasyon gördüren ilaçlar veriliyordu. Bu sayede onların davranışlarını inceliyorlardı.

İnsanlar paranoya olmaya başlayıp çevresine anlattıklarında ise onlara kimse inanmıyordu.

Süper asker yaratmak ve zihin kontrolü yapmak isterken birçok insanı beyinleri travma ve hasar almış bir şekilde bıraktılar.

CIA, proje hakkındaki belgeleri yakmak üzereyken 200 binden fazla belgeyi ‘hatalı dosyalama’ yaptıkları için Kilise Komitesi tarafından açığa çıkarıldılar.

*- Günışığı Projesiyle Bebekleri Çaldılar!

Projenin adı kulağa hoş gelse de aslı adeta kan donduran cinsten.

ABD ve Birleşik Krallık Nükleer Enerji Komitelerinin işbirliği olan Günışığı Projesi ile Avrupa ve Avustralya'da1500'den fazla ölü bebeği ve çocuğu mezardan ya da annelerinin kucağından çaldılar.

50'lerde yürütülen bu projeyle kendilerini insanlık adına çalıştıklarına inandılar.

Çalınan bedenler ile nükleer enerjinin insan vücuduna ne yaptığı öğrenmeye çalıştılar.

1995'de Clinton tarafından ortaya çıkarılar projenin çalışanlarına ise cezai bir işlem uygulanmadı.

*- Dalai Lama bir CIA ajanıydı!

Ruhani bir lider olarak tanımlanan ve kendini Budizme atayan Dalai Lama,1998'de ortaya çıkarılan habere göre 1960-1970 yılları arasında birçok Tibetli lideri ile birlikte ajanlık yapmak için Amerika'dan milyarlarca dolar almış.

Bunun sebebi ise Soğuk Savaş sırasında SSCB veÇin'deki komünist birliklerin gücünü sarsmakmış.

*- Kanada Meyve Makinesi

1960'lı yıllarda Soğuk Savaş zamanında, hükümet tarafından eşcinsellik üzerine Meyve Makinesi Testleri yapılmaya başlandı.

Bu testin amacı eşcinsel bireyleri devletteki pozisyonlarından etmekti. Çünkü o zamanlar ‘eşcinselsen komünistsin’ düşüncesi mevcuttu.

Bu makine ile şüphelendikleri insana hemcinslerinin çıplak fotoğraflarını gösteriyor ve tepkilerini ölçüyorlardı.

*- Ülkeyi gizlice yöneten First Lady

1919'da Başkan Woodrow Wilson geçirdiği rahatsızlık sebebi ile ülkeyi yönetemeyecek hale geldiği için eşi Edith Wilson bu görevi üstlendi ama bu gizliydi.

1921'de yerini Warren Harding'e devreden First Lady, ABD'nin ilk kadın başkanıydı.

Zamanın başkan yardımcısı Thomas Marshall'ın görevi için yetersiz olduğunun düşünülmesi bu olayın gizlenme sebebiydi.

*- Hava durumunu kontrol mü ettiler?

Yüksek Frekanslı Aktif İyonosferik Araştırma Projesi(HAARP), 1993'de yürütülmeye başlandığında herkesten gizlenmişti.

Kesin olmamakla birlikte pek çok insan hala tam olarak kanıtlanamayan proje hakkında teoriler yürütüyor.

Bir savaş halinde hava durumu kontrol mü edilecekti?

Yaptıkları çalışmalar ülkenin yararına mı yoksa zararına mıydı?

 Bugüne kadar hala geçerli bir bilgi bulunmasa da, ABD Silahlı Kuvvetleri yaptığı açıklamada hava manipülasyonun ve tadilinin uluslararası bir güvenlik yöntemi olacağını belirtmişti.

*- Snowden Dosyası ve devlet ajanları.

‘İzleniyor muyuz?’ sorusu bugüne kadar hepimizin aklından en az bir kere geçmiştir.

2013 yılında istihbaratta bilgisayar uzmanı olan Edward Snowden, Ulusal Güvenlik Ajansı'nın (NSA) internet üzerinden nasıl insanları izlediğine dair gizli belgeleri gazetecilere yaymıştı.

Hatta izlemekle kalmayıp bazı bilgileri de alıcılara en yüksek fiyattan satıyorlardı.

*- YAŞAR EYİCE 

Son Yazılar