Yaşasın topuklu pabuçlar!

Mehmet Karabel yazdı: Yap-Boz!

Yaşasın topuklu pabuçlar!
28 Kasım 2020 - 15:16

YAP-BOZ!
Eskiler, her ne kadar “Taş yerinde ağırdır” dese de…
Bu kıymetli sözü…
Dibine kadar idrak edebilmek için…
Hiç kuşkusuz minicik bir “taş parçası”nı bile…
Kalplerde kutsamak gerekir…
Yani…
Yaşadığın yerdeki tek çakıl taşı bile “kıymetlin” olacak…
Oluyor mu?
Ne gezer…
Tarih’ten bile ders almıyoruz…
Bak, mesela…
İzmir’in, güzeller güzeli ilçesinin güzelim “Sevgi Yolu”nda…
(Gidenler, piyasa yapanlar iyi bilir; Reha Midilli Caddesi yani...)
Birkaç gün önce…
İçme suyu şebekesi yenileme çalışması başladı…
İddiaya göre…
En az 60-70 yıllık kara taşlar…
Koruma Kurulu’nun izni olmadan söküldü…
Foça ayağa kalktı…
Vatandaş doğal olarak acayip tepki gösterdi…
***
İyi de…
Bunca “gürültü” neden çıktı?
Sonra kafalara “taş” düştü…
Duyarlı vatandaş isyanının nedeni ortaya çıktı…
Yeni “Cici Taşlar” döşemek için…
İzmir 2 No’lu Koruma Kurulu’ndan izin alınmamıştı…
Oysa, adı “Foça” olan bu yeryüzü cenneti…
Kentsel arkeolojik sit alanıydı…
Koruma Kurulu, kendini haklı olarak “koruma”ya aldı…
Ne dedi, o kurul?
Mealen şunları söyledi:
“Belediye bizden sadece altyapı çalışması için izin aldı, taşları değiştirmek için değil…”
***
Bu tartışmalar sürerken…
Geçmişi 5000 yıl öncesine dayanan…
Phokaia (Foça) antik kentinde…
Tarihsel nitelikli taş döşemeler iş makineleriyle şakır şakır kaldırıldı…
Foça’nın duyarlı yerlilerine kulak verirseniz…
Göz göre göre…
Tarihi “kent dokusu” yok ediliyordu…
***
…Ve, önceki gün…
Tepkiler “tsunami” gibi gelince…
Kültür ve Turizm Bakanlığı “küüüt” diye olaya el koydu!
İzmir 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu…
Koruma altındaki bölgede yürütülen yol çalışmasını…
“Şaaak” diye durdurdu!
İnceleme sonucu bi’de ne görsünler?
Arnavut kaldırımı mesaisinde…
Siyah “bazalt” yerine…
Her yerde görebileceğin “gri kesme taş” kullanılıyordu…
Yol çalışması askıya alındı…
Tarih “şimdilik” kurtuldu…
***
36 yıldır “anayurt” kabul ettiğim için, iyi bilirim…
Binlerce yıllık bir antik kent…
Türkiye’nin, görüp görebileceğiniz…
Çağdaşlık adına “insan eliyle zarar görmemiş” en güzel sahil kasabası…
Nesli tükenen foklar’ın ana vatanı…
Rahmetli Mustafa Koç bile…
Tedavisini yaptırdığı “Fok Badem”i…
Sevdalısı olduğu Foça’dan denize bırakmıştı…
Şaka gibi ama aslında gerçek…
Renkleri sayarken bile…
“Foça Moru” var mesela; “mor”ların en güzeli…
Bakmaya doyamazsın…
İşte…
Ademoğlu’nun eliyle yaratılmış amma velakin…
Tabiat Ana’nın cömertliği ile…
Bugüne kadar bozulmadan insanlığa hizmet etmiş…
İzmir’in kuzey’deki harbi Cennet’i Foça’nın…
O meşhuuuur “kara taş” efsanesi…
Kökten bir tedbir alınmazsa, doğal olarak sona erecek…
O efsaneyi aslında her Foçalı bilir ama…
Bilmeyenler için, minicik bir özet yapalım:
Karataş Efsanesi’ne göre…
Her kim ki; kasabadaki “O Karataş”a basarsa…
Kalbinin taaa en derinlerinde…
Foça'ya yerleşme ve hep burada olma isteği doğar...
Yolu nereye giderse gitsin…
Karataş'a basan kişi bir gün mutlaka Foça'ya döner…
***
Bitiriyoruz…
Kentin ileri gelenlerinden öğrendim…
Foça adına bu “acıklı öykü”nün bi’mazereti var…
Kaldır çöpe at dediğimiz, o taşlar var ya…
Meğer…
Topuklu ayakkabı giyen hanımefendileri rahatsız ediyormuş…
Tarih ölsün!
Efsane unutulsun…
Yaşasın topuklu pabuçlar!
Vay canına, sayın seyirciler…
Namık Kemal, ne güzel söylemiş:
“Eski başkadır, eskimiş başkadır… Nice eskiler var ki, hiç eskimez…”
Nokta…
Sonsöz: “Tarih değil, hatalar tekerrür eder… / İkinci Abdülhamit – Osmanlı Padişahı…”
 
Mehmet Karabel / Ege'de Sonsöz Genel Yayın Yönetmeni