RIDVAN KARAPEHLİVAN

RIDVAN KARAPEHLİVAN

Bakırçay Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni

Ekonomi zirvelerini niçin yapıyoruz?

26 Aralık 2019 - 22:12

Bölgemiz açısından bu ay hareketli geçecek gibi gözüküyor.

Bölgede ilklerin öncü olan gazetemiz 5 Aralık tarihinde Bergama ticaret odasının katkılarıyla 4. Ekonomi zirvesini gerçekleştirdi.

Zirve aslında bölgede bir ilkti. 10 yıllardır kaderine terkedilmiş, unutulmuş olan Bakırçay ve Bergama’nın umutlarını tekrar yeşertmek, yalnızlığını içine kapanıklığı ve kaderine terk edilmişliğini kırmak için 4 yıl önce fikir olarak ortaya çıkmış ve aynı yıl ekonomi zirvesinin ilki yapılmıştı.

Tabii ülkemizin başka yerlerinde de bu işler belki daha organize ve daha profesyonelce yapılıyor olabilir.

Biz gazeteciliği sadece olanı haber yapmak değil de bulunduğumuz coğrafyada sinerji ve vizyon çalışması yapmak düşüncesi ve anlayışında olduğumuz için böyle bir şeye kalkıştık.

İlk 2 zirvemiz Aliağa da yapıldı, orada biraz biz bize olmuş üç ilçemizin ticaret odası yönetim kurulu başkanları Aliağa, Bergama ve Menemen katılmışlardı.

Zirve ilkinden bu yana bölgede ve basında çok ses getirdi.

Başlangıcından beri bizi yalnız bırakmayan 3 ticaret odasına ve 2 yıldır da bize partnerlik yapan Bergama Ticaret Odasına ayrıca teşekkür etmek isterim.

Elbette bu zirve bütüncü yani havzanın tamamı için yapılıyor.

Herhangi bir ilçeyi ön plana çıkarmak için değil aksine Bakırçay’ın İzmir deki 6 ilçesinin güçlerini birleştirmek ortak hareket zemini kazandırmayı hedefliyor.

Ben kalkınma ve ekonominin, ticaretin idari olarak belirlenen sınırlar ile değil de tam aksine doğal ve ekonomik sınırlar ile olacağına inanan birisiyim.

Yani İzmir ve Manisa bir bütündür ama pek ala sınırlarının bir kısmı Manisa bir Kısmı İzmir de olan Bakırçay Bölgesi yani havza modeli kalkınmanın daha öncelikli, başarılı ve iyi olacağını düşünüyorum.

Bu bir ayrımcılık değil tam tersine bütünü kuvvetlendirecektir.

Şöyle düşünün; Çandarlı Limanının yapılması, otoyol ve buraya kurulacak bir havalimanı İzmir’i zayıflatacak değil aksine oldukça kuvvetlendirecek bir hamle olur.

İzmir’in artık Bakırçay Havzasına taşra olarak bakması doğru değildir.

Merkezkaç anlayışlı ekonomik ticari ve siyasi bakış bir at gözlüğü bakışıdır.

Kalkınma aslında yerelden başlar.

Bugün ABD ekonomik ve ticari açıdan bir dev ise, 22 trilyon doları geçen bir milli hasılaya sahipse bunun nedeni kalkınma ve gelişmeyi taşra ve merkez diye ayırt etmemesidir.

ABD’de birçok marka küçük kasabalarda kurulmuş fabrikalarda üretim yapmaktadır.

Bizde bu modeli benimser merkezin her şeyi belirlemesine izin vermezsek kendi dinamikleri ile gelişecek birçok ufak ama değerli coğrafyalarımız vardır.

Ak Parti iktidarı bu konuda nihayet olumlu adımlar atmaya başlamış Bütünşehir yasasının eksik ve gediklerini görmüş yeni yerel yönetimler yasası veya düzenlemesi için hummalı bir şekilde çalışmaktadır.

Doğru olanda budur ilçeler merkez ve taşra diye sınıflandırılacaktır. Taşra ilçeler mali ve yasal açıdan güçlendirilecektir.

Bu yasa ile umarım, yerel kalkınma ülkemiz için yerelden başlayacaktır. Gerçekten beş yıldır birçok küçük belediye kapatılmış ilçe belediyeleri mali ve yetki açısından elleri kolları bağlanmıştır.

Birçoğu mali batak içindedir bırakın ilçelerinde yerel kalkınmanın itici gücü olmayı klasik manada bile hizmet üretememektedir.

Biz bu zirvemize bu yılda katılan ya da katılmayan herkese teşekkürü bir borç biliriz
Selam ve iyi dileklerimle

Rıdvan Karapehlivan / Bölge Gazetesi Bakırçay Genel Yayın Yönetmeni