RIDVAN KARAPEHLİVAN

RIDVAN KARAPEHLİVAN

Bakırçay Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni

17 Nisan yazısı ve Turgut Özal

21 Nisan 2020 - 21:49

Bu yazıyı kaleme aldığım sırada tarih 17 Nisan 2020 idi.

İkinci hafta sonu sokağa çıkma yasağına saatler vardı.

Bu yasaktan basın mensubu ve yaş grubu olarak muaf tutulmuş olsak da ben de yasaklara uyuyor, eşimle beraber hafta sonunu evde geçirmeye çalışıyoruz.

17 Nisan önemli bir gün aslında, tam 27 yıl önce bugün Türkiye’nin 8. Cumhurbaşkanı görevinin başında iken kalp sektesi sonucu yaşamını yitirdi. Cumhuriyet tarihinde Atatürk ve Cemal Gürsel ile birlikte görev başında vefat eden 3. Cumhurbaşkanıydı Turgut Özal.

Nasıl gençlikten olgunluk yaşlarımıza geçişte AK Parti vardı ise gençliğimiz en önemli yaşlarında 17 ile 27 yaş arasında da Turgut Özal'lı ANAP vardı.

Özal, iktidar olduğunda üniversiteye başlamış, vefat ettiğinde de mastır çalışmamı hemen hemen bitirmiş, askere gitmeye hazırlanıyordum.

Ani bir ölüm oldu Özal’ınki,  Özal Türk siyasi yaşamı ve devlet yönetiminde 10 yıl kaldı yani rüzgâr gibi geldi geçti

Bürokrasiden gelmesine rağmen siyasette de başarılı oldu. Askerlere rağmen iktidar oldu. Zor bir dönemde 6 yıl başbakanlık 4 yıl da Cumhurbaşkanlığı yaptı.

Cumhurbaşkanı olduğuna hep pişman oldu. Orada eli kolu bağlı oturmaktan hep sıkıldı.

Türkiye onunla birlikte ihracata dayalı büyüme modeli ile tanıştı. Özel televizyonlar,  güçlü belediyeler,  Dünya Bankası, İMF programları köprü ve otoyollar, kur serbestisi ithal araçlar, renkli TV’ler bilgisayarlar hep onun dönemine gelmişti.

Şüphesiz bu nimetlerin gelmesinde Özal’ın payının yanı sıra dünyada esen Neo -liberalizm ve Yeni Sağ politikalarının payı da vardır.

Dünyanın Keynesçi ve devletçi ekonomi düzeni 70’lerdeki petrol şoku ile yıkılmıştı ve dünya yeni bir ekonomi düzen ararken “Milton Friedman” diye ABD’de de bir iktisatçı çıktı ve yeni sağ yani Neo liberalizmi icat etti.

Devlet ekonomiden çekilecek, özeleştirmeler başlayacak, maliye politikaları yerini para politikalarına terk edecek, Serbest kur -serbest ticaret tekrar hakim olacak, vergi ve devlete teşvikleri ile arz yani üretim artırılacak ve de insanlar bol bol tüketecekti.”

Bu 1700’lerde Dünya iktisat siyasetine hakim olan “bırakınız yapsınlar- bırakınız geçsinlerin” 20. Yüzyıl versiyonuydu.

Bu akımı ABD’de de başkan seçilen eski aktör Ronald Reagan ile İngiltere'de Başbakan olan bakkal kızı Margaret Thatcher hemen ülkelerini adapte edeceklerdi.

Bu akımın bizdeki temsilcisi de rahmetli Turgut Özal oldu. Hataları ve doğruları ile ülkeyi 10 yıl yönetti. Ve 27 yıldır da aramızda yok.

Ondan en çok feyz alan da AK Parti'nin kurucu babaları ve de Sayın Erdoğan oldu.

Erdoğan onun Çankaya’daki yalnızlığını anlayan en iyi siyasetçi oldu ve Özal’ın hayali olan Başkanlık sistemini Türk siyasi yaşamına sokmak ona nasip oldu.

Rıdvan Karapehlivan / Bakırçay Bölge Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni