HASAN ESER

HASAN ESER

hasaneser35@gmail.com

Korona, İslam ve Bilim

30 Aralık 2020 - 20:00

Hangi sohbete kulak kabartsam aynı mevzu konuşuluyor.

Kiminle konuşsam aynı şeyleri söylüyor.

7’den 70’e herkes 2020’ye lanet okuyor.

“Bitsin artık şu 2020 yılı…” nidaları gökyüzüne yükseliyor.

Hiç kimse “Allah bu günlerimizi aratmasın, beterinden saklasın” demiyor.

Lanet okunuyor, isyan ediliyor, yılbaşından medet umuluyor.

Acaba toplumun algısını yönetmeye çalışanlar mı böyle olmasını istiyor?  

2020’nin sona ermesi, takvimdeki senelik rakamın değişmesi dışında neyi değiştirecek ki?

Evet, korona kabusunun tam ortasındayız ve birileri ısrarla fırsattan istifade etmeye çalışıyor.  

Bilim, dini inançlar ile çeliştirilmeye çalışılıyor.

Öyle ki, korona üzerinden ‘sözde mizah’ yaparak, dini düşünceleri zayıflatmak amacıyla olduğunu düşündüğüm paylaşımlar yapılıyor sosyal medyada.

“İnsanoğlunu korona belasından kurtaracak olan bilimdir, bilim insanlarıdır” deniliyor. Sanki aksini savunan varmış gibi…

İçinde bulunduğumuz durum üzerinden örtülü siyaset yapılmaya çalışılıyor.

Sekülarizm adeta kutsanıyor!

Bilim ile din birbirine tezatmış algısı yaratılmak isteniyor.

Sosyal medya üzerinden verilmeye çalışılan subliminal içerikli mesajlar; “Muhafazakâr olan her insan bilime düşman. Ya da tam tersi…” düşüncesini pompalıyor zihinlere.

Diyeceğim o ki, birileri bilerek ya da bilmeyerek İslamofobi’ye hizmet ediyor.

Cumhuriyetimizin banisi, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün de “Bizim dinimiz en makul ve en tabii bir dindir. Ve ancak bundan dolayıdır ki son din olmuştur. Bir dinin tabi olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uyması lazımdır. Bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur,” sözleriyle tanımladığı, yüce dinimiz İslam, bilimle ne çelişir ne de çatışır.

İslam, bilime karşı olmadığı gibi insanları araştırmaya, düşünmeye ve öğrenmeye yönlendiren bir dindir.

Kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim, Zümer Suresi 9. Ayetinde; “(...)Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? (…)” diye sorar.

Bize barış dini İslâm'ı getiren kutlu Peygamberimiz de Hadis-i şerifinde “İlim Çin’de de olsa gidip alınız” diye buyurur.

Bir zamanlar Yeşilçam filmlerinde; din adamları sahtekâr gibi yansıtılmaya çalışılırdı.

Ancak… Yeşilçam’da ‘sanat’ adına yapılan; Adnan Oktar ve FETÖ gibi suç örgütlerinin İslam’a verdiği zararın yanında devede kulak niteliğinde. 

Yabancı ülkelerde, dış mihrakların İslam’a olan düşmanlığını anlayabiliyorum, ama aynı gemide bulunduğumuz insanları anlamakta zorluk çekiyorum.

Aslında asgari zekaya bile sahip olup olmadıkları yönünde kuşku duyduğum insanların “Covid-19’dan kurtulmak için kendinize nefesi kuvvetli bir hoca bulun,” şeklinde saçma sapan paylaşımları ve/veya her şeyi İslam karşıtlığı üzerinden açıklamaya çalışmaları üzerinden fikir yürütmek, çok da rasyonel gelmiyor bana.

Bunun içindir ki, herkesin anlayabileceği türden bir örnek vermek istiyorum.

Korona ile tanıştığımız ilk günden beri, virüse karşı defaatle ‘temizlik ve hijyen’ çağrısı yapan uzmanlarımız ne diyor?

“Temiz olun, kişisel temizliğinize son derece dikkat edin”

Peki, dinimiz İslam ne diyor?