DR. HAKTAN SEVSAY

DR. HAKTAN SEVSAY

Ekonomist

Türkiye'nin İşi Zor! Ama...

05 Nisan 2020 - 20:06

VİRÜS KRİZİ

Koronavirüs hayatımızda önemli değişikliklere neden oldu, olmakta.

Çoğumuz kendimizi Hollywood'da çekilmiş bir felaket filmindeki oyuncular gibi hissediyoruz.

Maalesef böyle şeyler sadece filmlerde değil gerçek hayatta da olabiliyormuş.

NEREDE HAREKET ORADA BEREKET…

Korana insanların hareketliliğini kısıtlayarak çalışma hayatını etkiledi.

Virüs kaynaklı bu kriz öncelikle kendisini arz tarafında gösterdi. Dünyanın en büyük tedarikçisi Çin de üretim kısıldı. Global tedarik zincirinde aksamalar başladı.

Türkiye açısından baktığımızda bu durum bir miktar tedirginlik yaratsa da bir süre sonra bir fırsat penceresinin açıldığını fark ettik..

Evet, Çin bizim de önemli bir ticari partnerimiz ama aynı zamanda rakibimiz.

Rakibimizde oluşan üretim kısılması talebin bize dönmesine neden oldu.

Nitekim Financial Times, Türkiye’yi virüs krizinde en çok faydalanacak ülke ilan etti.

ÖNCE CAN SONRA CANAN

Ne var ki virüs umulundan hızlı yayıldı ve ekonomiyi tahrip düzeyi öngörülmeyen seviyelere ulaştı.

Zira krizin yayılması sadece üretimi azaltmakla kalmadı.

Hareketliliği kısıtlanan ve bu nedenle işsiz kalan insanlar harcamayı kesti.

Kimi işsiz kalırken kimi de parası olduğu halde harcamalarını sadece gıda ve ilaç gibi zorunlu harcamalarla kısıtladı. Bu şekilde kriz sadece bir arz krizi olmaktan çıktı ve talep krizine de dönüştü.

Böyle bir krizle ilk kez karşılaşıyoruz.

Nasıl piyasadaki ilaçlar covid-19'un hakkından gelemiyorsa, iktisatçıların da bu durum için bir reçetesi yok.

Yapılacak tek şey virüsün etkisinin azaltılıp hayat normale dönünceye kadar şirketleri ve kişileri ayakta tutmaya çalışmak.

Nitekim gerek dünyada gerekse ülkemizde hükümetler ardı ardına destek paketleri açıklamaya başladı. Açıkçası bu paketler olmasa krizin tahribatı çok daha büyük olurdu.

CANLANMA NE ZAMAN BAŞLAR? 

Krizin dünya ve Türkiye ekonomisine etkisi toplumun bağışıklık kazanmasına ya da hastalığın kontrol altına alınmasına bağlı.

En kesin çözüm: AŞI.

İkincisi daha etkili ilaçların bulunması.

Üçüncü ve hızlı çözüm ise hastalığı geçirip bağışıklık kazananlardan elde edilen kanlarla yapılacak plazma tedavisi.

Bu alanlarda sağlanacak ilerlemeler karantina uygulamalarının azaltılmasını ve ekonomik hayatın yavaş yavaş canlanmasını sağlayacaktır.

Canlanma ne zaman başlar? Bu konuda çok kötümser görüşler var.

Ben iyimserim.

Mayıs sonundan itibaren tıbbi ilerlemelere paralel önce sanayide, sonra da hizmetler sektöründe canlanma başlayacaktır.

SÜTTEN AĞZI YANAN YOĞURDU ÜFLEYEREK YER.

Türk ekonomisinin itici gücü iç talep.

İç talep hazirandan önce canlanamaz.

Öte yandan dış talepte de toparlanma yavaş gidecek.

Türkiye'de geçmişte iktisadi kriz dönemlerinde iç talep düştüğünde krizle birlikte Türk Lirası değer kaybettiğinden yabancı para cinsinden Türk malları ucuzlar ve ihracatımız artardı.

Bu virüs krizinde de TL değer kaybetti, ancak ihraç pazarlarımızda da kriz var.

Yani dış talep de hemen artmayacak.

Yalnız burada bir fırsat penceresi Çin nedeniyle açılabilir.

Olası yeni virüs krizleri nedeniyle özellikle Avrupa ülkeleri Çin’den aldıkları malların bir kısmını Türkiye’den alacaklardır.

Ne demişler; Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer.

TÜRKİYE VE DİĞERLERİ: SEKTÖREL BOYUT

Son olarak Türk ekonomisi çeşitliliği olan bir ekonomi.

Sanayi sektöründe çok geniş bir çeşitliliğimiz var.

Tarım ve hizmetler sektörümüz de gelişkin.

Dünyanın pek çok ülkesinde bu çeşitlilik yok.

Bilhassa Amerika, İsrail, Yunanistan gibi işgücünün büyük ölçüde hizmet sektöründe istihdam edildiği ülkeler hem gelir bakımından hem de özellikle işsizlik boyutu ile Türkiye’ye nazaran bu krizden çok daha kötü etkilenecekler.

İsrail'de şimdiden işsizlik oranı yüzde otuzu buluyor.

Sanayide ve kısmen tarımda dönemsel düşmeleri daha sonra daha fazla üreterek telafi edebilirsiniz.

Hizmet sektöründe böyle değil.

Otel veya restoran bir sezonu boş geçirdi mi bunun telafisi yoktur.

Kısaca virüs nedeniyle Türkiye’nin de işi zor ama nispeten dünyanın geri kalanından olumlu ayrışacağını tahmin ediyorum.

Dr. Haktan SEVSAY
Ekonomist