McKinsey Meselesi
DR. HAKTAN SEVSAY

DR. HAKTAN SEVSAY

Ekonomist

McKinsey Meselesi

05 Ekim 2018 - 18:12 - Güncelleme: 05 Ekim 2018 - 18:23

Son günlerde ülke gündeminin öne çıkan maddelerinden McKinsey ile yapılan danışmanlık anlaşması.

Sosyal medya ve basın da taraflı, bilgiye dayalı olmaktan uzak değerlendirmeler okuyoruz.

McKinsey ile yapılan anlaşmayı IMF programına benzetenler bir yana Duyunu Umumiye anlaşması olarak niteleyenler dahi var.

Mc Kinsey Kimdir? Türkiye İçin Yeni mi?
McKinsey dünyanın her yanında hükümetlere bankalara büyük holdinglere danışmanlık veren bir kuruluş.

Son dönem müşterileri arasında İngiltere Pakistan ve Azerbeycan da var.

60 ülkede temsilciliği ve 10.000 çalışanı var.

Türkiye’de ise uzun süredir iki çalışma ofisi mevcut.

Ülkemizde özel sektöre ve kamuya ait bankalara bir çok kez danışmanlık hizmeti verdi.

1990'lı yıllarda özelleştirme idaresine,  2000’li yılların başında ise Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na  yönetim ve finans danışmanlığı yaptı.

Yani McKinsey ile yeni tanışmıyoruz!

IMF ve Duyun-u Umumiye Benzetmesi
Türkiye’nin bu firma ile ilişkisini IMF veya Duyun-u Umumiye deneyimine benzetmek ise tamamen art niyetli.

Duyun-u Umumiye Osmanlı’nın son döneminde dış borçlara karşılık bazı devlet gelirlerinin tahsilini devrettiği bir kuruluş idi.

Duyunu Umumiye idaresi devletin bazı gelirlerini toplar ve idare ederdi.

O günün koşullarında Osmanlı’nın borçlarını çevirmesini sağlamış ancak iktisadi bağımsızlığı zedelemesi bakımından eleştirilmiştir.

IMFye ise dünya finansman sistemini ayakta tutmak üzere kurulmuştur.

Ülkeler borçlarına iç ve dış açıkları nedeniyle ödemekte zorlandıklarında veya döviz kıtlığı nedeniyle dış ticaretlerinde veya borç ödemelerinde sorun yaşadıklarında devreye girer.

Gerekli finansmanı sağlar. Ancak çok iyi bildiğimiz üzere bu finansman karşılığı hükümetlerle stand by antlaşması dediğimiz ev ödevleri verirler.

Dolayısıyla ekonomi yönetiminde hükumetlerin insiyatifi azalır. Bu da bazen IMF konuya sadece finansa sürdürülebilirlik penceresinden baktığı için Mali disiplin gerekçesiyle ülke için yararı yüksek yatırımları dahi durdurabilir.

McKinsey İse yukarıda belirttiğimiz gibi bir danışmanlık firması Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın da  ifade ettiği üzere yeni ekonomik program çerçevesinde hazine ve maliye bakanlığı bünyesinde kurulan maliyet ve dönüşüm ofisinin çalışmalarında yararlanılacak.

Yani Mc Kinsey Denetim firması değil, kredi veren kuruluşta değil, maliye yönetimini de bırakıyor değiliz. Ücretini ödeyerek danışmanlık hizmeti alıyoruz.

Neden McKinsey Neden Şimdi?
Peki şimdi nereden çıktı bu danışmanlık firması?

Neden bir yabancı şirketten danışmanlık hizmeti alıyoruz?

Ekonomi yönetimi ekonomi yönetmeyi bilmiyor mu?

Biliyor aslında, bu karar başlı başına ekonomi yönetiminin doğru ellerde olduğunu gösteriyor!

Neden mi?

Malum Türkiye bir süredir hem siyasi hem de finansal olarak kıskaca alınmaya çalışılıyor.

Öte yandan ABD Merkez Bankası’nın üst üste faiz artırımlarına gidiyor olması gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışına yol açmış durumda.

Türkiye’yi kıskaca almak isteyen malum Çevreler ülkemizin bütçe açığının sürdürülemez bir düzeye geleceğini iddia ediyorlar.

İşte bu noktada hazine ve maliye bakanlığı mali disiplini kuvvetlendirmek üzere maliyet ve dönüşüm ofisi kuruyor. Bu ofis içinde Dünya finans çevrelerinin çok iyi tanıdığını itibarlı bir danışmanlık firması ile anlaşma yapıyor.

Bu şekilde kamu harcamaları sürecini profesyonel bir danışmanlık firmasının yapacağı raporlar üzerinden izlenebilir ve öngörülebilir hale getiriyor. Mali disiplinin bozulacağı iddiasını da çürütüyor!

Aslında geçen gün çıkarılan "McKinsey ile anlaşma iptal ediliyor" dedikodusu üzerine doların yükselmesi; yapılan işin doğruluğunu gösteriyor.

Hazine ve Maliye Bakanlığını tenkit değil tebrik etmek lazım.

Dr. Haktan Sevsay / Ekonomist

YORUMLAR

Son Yazılar