Filenin Sultanlarının Ankara Karnesi: Kusursuz
Ekran başından bile hissedilen Ankara Spor Salonu’nun o büyüleyici atmosferinde, binlerce inançlı yüreğin tek bir ağızdan attığı "Türkiye" nidaları eşliğinde sadece bir voleybol maçı değil, bir karakter manifestosu izledik.
Filenin Sultanları, 2026 Milletler Ligi’nin (VNL) Ankara etabını Çin karşısında aldığı 3-2’lik (25-21, 26-28, 23-25, 25-16, 15-12) epik galibiyetle, dörtte dört yaparak kapattı.
Bu zafer, sadece hanemize yazılan bir puan değil; kulüp sezonu yorgunluğu ve maç eksikliğiyle sınanan özgüvenin yeniden perçinlenmesi, parkede devleşen bir Vargas ve 'biz bitti demeden bitmez' diyen o meşhur 2023 ruhunun yeniden vücut bulmuş hâlidir.
Karşılaşmaya fırtına gibi başlayan Sultanlar, ilk iki sette oyuna tamamen hükmetti.
Aslında maç 2-0’a gidiyordu; ancak voleybolun o sinsi ve tehlikeli doğası, Çin’in disiplinli oyunuyla birleşince bir anda kendimizi bir kâbusun içinde bulduk.
İkinci seti 26-28, üçüncü seti ise 23-25 kaybederek 2-1 geriye düştüğümüzde, ekranlara yansıyan tribünlerdeki taraftarların yüzünde "acaba" sorusu belirdi.
Fakat bu takımın genetiğinde teslimiyet yok.
Daniele Santarelli’nin taktiksel dokunuşları ve kenardan gelen oyuncuların verdiği muazzam enerjiyle dördüncü ve beşinci setlerde sahada âdeta bir "Türk fırtınası" esti.
Gelelim maçın teknik röntgenine...
Sahada voleybol oynamak için yaratılmış bir fenomen vardı: Melisa Vargas.
Vargas, yüzde 64 hücum verimliliğiyle 32’si hücumdan olmak üzere toplam 36 sayı üreterek "insanüstü" bir performans sergiledi.
Sadece smaçlarıyla değil, attığı 4 ace ve yaptığı 3 blokla da Çin savunmasını âdeta paramparça etti.
Ancak bu zaferi sadece Vargas’a indirgemek, sahadaki diğer kahramanlara haksızlık olur.
Çünkü bu maç "yardıma ihtiyaç duyulan" anlarda herkesin sorumluluk aldığı tam bir takım zaferiydi.
Hande Baladın’ın geri dönüşü, sanırım gecenin en duygusal ve kritik hikâyesiydi.
Eleştirilerin odağındaki Hande, oyuna girdiği andan itibaren sadece yüzde 76’lık manşet başarısıyla değil, çıkardığı imkânsız defans toplarıyla da maçın kaderini değiştirdi.
Keza genç orta oyuncumuz Berka Buse Özden... A Millî Takım seviyesinde bulduğu şansı o kadar cesurca kullandı ki, beşinci setteki blokları ve kritik servisleriyle âdeta yıllardır bu formayı giyiyor gibiydi.
Elif Şahin’in beşinci setteki o "rengârenk" ve tahmin edilemez pas dağıtımı, İlkin Aydın’ın sahaya yaydığı o sonsuz güven duygusu, Sultanları zafere taşıyan anahtarlardı.
Maç öncesinde Meliha Diken’e verilen teşekkür plaketi, Türk voleybolunun vefa kültürünün ne kadar köklü olduğunu bir kez daha hatırlattı.
Meliha gibi sembol isimlerin bu şekilde onore edilmesi, arkadan gelen genç jenerasyon için en büyük motivasyon kaynağıdır.
Ankara seyircisi ise ayrı bir parantezi hak ediyor.
FIVB’nin bile hayran kaldığı o senkronize atmosfer, yorgunluktan bîtap düşmüş, tedavileri gece yarılarına kadar süren bu kızları ayağa kaldıran asıl güçtü.
Teknik bir analiz yapacak olursak; blok-servis dengesindeki eksiklerimizi Vargas’ın bireysel dehasıyla kapattık.
Aslında servis kalitemiz düştüğünde blok etkinliğimiz de azalıyor. Ancak savunmadaki direnç ve manşetteki yüzde 70’lerin üzerindeki başarı oranları, bizi dünyanın en tehlikeli takımı yapmaya yetiyor.
Filenin Sultanları sadece salondakilerin değil, ekran başındaki milyonların da gönüllerini bir kez daha fethetti.
Şimdi önümüzde Japonya etabının zorlu maçları var.
8 Temmuz’da Polonya maçı ile başlayacak o yeni yolculuğa, Ankara’da kazandığımız bu muazzam özgüvenle gideceğiz.
Bu takım, 2023 yılındaki o yenilmez aurasını yeniden kuşanmış durumda.
Soru şu: Bu tutkulu ve savaşçı ruhun karşısında kim durabilir?
Ankara’da yakılan bu ateş, zirveye giden yolda en büyük rehberimiz olacaktır.
Tebrikler Sultanlar, tebrikler Ankara!
SERKAN TİYANŞAN
Yorumlar
Kalan Karakter: