HASAN ESER

HASAN ESER

hasaneser35@gmail.com

Türkiye'de muhalefet boşluğu var da İzmir'de yok mu?

11 Şubat 2021 - 21:41

“(…) İzmir'in hali ortada 35 yıldır. 35 yıl insan altyapı adına bir şey yapmaz mı? Bunlar yapmadılar. İzmir, tüm altyapısıyla çökmüş vaziyette, kaçak yapılarıyla çökmüş vaziyette. İzmir gibi muhteşem güzel bir şehrimizin özellikle altyapı, üstyapı noktasındaki halini gördüğünde insan ‘eyvah’ diyor. (…)”

Bu sözler Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ait!

Başkan Erdoğan’ın İzmir için söylediklerinin eksiği var, fazlası yok!

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Başkan'ı, isteği kadar yanıt versin Başkan Erdoğan’a.

Süslü kelimelerle bezenmiş edebi açıklamalara karnımız tok! Kaldı ki; Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz!

İzmir’in içler acısı hali ortada. Lay lay lom belediyeciliğinin bir sonucudur İzmir’deki tablo!

Kentsel yaşam standartları noktasında İzmir’in emsallerinden geri kalmasının bazı sebepleri var elbette.

CHP’li başkanların motivasyonunu altüst eden “İzmir’de odunu koysan seçilir” kolaycılığı (‘Odun’ metaforunun patenti Tunç Soyer’e ait.)  ve beraberinde gelen ‘rehavet’ duygusu, İzmir siyasetindeki sistemik ‘rekabet’ kavramını zayıflattı maalesef.

Belediyelerde; ‘Hiç iş yapmayan hiç hata yapmaz’ anlayışı hâkim oldu.

CHP’nin tipik belediyecilik anlayışıyla, “İzmir halkına hizmet etsek de etmesek de tercihini nasıl olsa bizden yana kullanıyor!” düşüncesi harmanlandı ve ortaya çıkan tablonun adı da ‘İzmir’ oldu.

O vakit, günü gün etmek varken ne gerek var İzmir’in ve İzmir halkının dertlerini dert edinmeye?

Ancak…  Bütün sorumluluğu getirip CHP’li başkanların naif omuzlarına yüklemek ve/veya İzmir’de CHP’nin adaylarına ‘tıpış tıpış’ oy verenleri sorumlu tutmak, çok da adil olmasa gerektir.  

Sayın Recep Tayyip Erdoğan, bazı konuşmalarında Türkiye'nin muhalefet sorunundan bahsediyor-ki yerden göğe kadar haklı olduğuna inanıyorum-

Muhalefet yeri geldiğinde fren, yeri geldiğinde de katalizör vazifesi görmelidir.

Muhalefet olmak, iktidarda olmaktan daha fazla sorumluluk getirir.Çünkü iktidarda olanlar, bazen iktidarın büyüsüne kapılıp hata yapabilir. İktidara ‘dur’ diyecek olan da muhalefettir; hatasından döndürecek olan da… Aksi halde muhalefet de o vebale ortak olur.

Peygamber Efendimiz de bir hadis-i şeriflerinde: “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” diye buyurmuştur.

Ama…  “Sözde Cumhurbaşkanı…”, “Bana dava açmazsanız şöylesiniz, böylesiniz” kabilinden yapılan muhalefetin de hiç kimseye bir faydası olmaz! Hatta zararı olur! Ne demiş eskiler: Keskin sirke küpüne zarar! 

Yeri gelmişken, ülkede en etkili muhalefeti İYİ Partili lideri Meral Akşener’in yaptığını söyleyebiliriz. Berat Albayrak, bugün Hazine ve Maliye Bakanlığı koltuğunda oturmuyorsa, müsebbibi Meral Akşener’dir. Partisinin TBBM’deki grup toplantılarında sakin sakin ve sabırla konuşan Sayın Akşener, “Damat Bakan…” diye diye istifaya sürükledi eski bakanımızı. CHP lideri Kılıçdaroğlu iktidarın ekmeğine yağ süren konuşmalar yapmaya devam ededursun, CHP seçmeni başka partilere yelken açıyor ama kendisi henüz bunun farkında bile değil.

Asıl konumuza, İzmir’e dönelim…

Sayın Erdoğan'ın “Türkiye’de bir muhalefet sorunu var” dediği gibi, ben de diyorum ki; İzmir’de de ciddi bir muhalefet sorunu var!

İzmir'in merkez sağ seçmeni, 20 yıldır liderini bekliyor.

İzmir’deki sağ seçmen 20 yıldır sahipsiz.

Sadece sağ seçmen de değil, İzmir’de değişim isteyen hemen herkes, güvenip peşinden gidebileceği bir liderin eksikliğini arıyor. Tıpkı Refah Partisi İstanbul İl Başkanı olduğu dönemde İstanbul halkını peşine takan ve ‘değişmez’ denilen İstanbul’u değiştiren Recep Tayyip Erdoğan gibi samimi bir lider arıyor İzmir halkı.

Amma velakin…

Kuruluş tarihinin üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen, İzmir’in aradığı ve beklediği o yerel lideri bir türlü bulup da iş başına getiremedi AK Parti. 

AK Parti’nin bugüne kadar hafızalarda iz bırakan, gönüllerde taht kuran bir tane il ya da ilçe başkanı olmadı İzmir’de.

AK Parti, İzmir’de muhalefet olmanın hakkını verecek bir il başkanını bulamadı bugüne kadar.

AK Parti İzmir İl Başkanlığı görevine gelenlerin siyaset anlayışı, gidenlerden farklı olmadı hiçbir zaman.

Düşünün, İzmir’de ana muhalefet konumunda olan parti CHP olsaydı ve aynı yönetim anlayışını AK Partili belediyeler sergileseydi, acaba tablo aynı mı olurdu? Hiç şüphesiz! CHP İzmir’de siyaset yapanlar Demokles’in kılıcı gibi sallanırlardı AK Partili belediyelerin üzerinde.

Bendeniz yaşadığım yerden, Foça’dan biliyorum! AK Parti, İzmir’de CHP’li belediyeler ile uyum içinde çalışmayı çok seviyor. 

Nedense muhalefet yapmak akıllarına gelmiyor!

Halbuki AK Parti İzmir’de siyaset yapanlar bir ‘püüff’ diyebilse, İzmir’de yıkılmaya yüz tutmuş birçok belediye var.  Bunun en somut örneği de Menemen’dir. Menemen’de hakkıyla yapılan muhalefet, oradaki CHP’li yönetimin ipliğini pazara çıkarmaya yetti de arttı bile!

AK Parti'nin İzmir’deki en büyük şansı, Hamza Dağ gibi kente aidiyet duygusu olan bir milletvekilinin olması. Evet, Allah’tan Hamza Dağ gibi bir cevher var da birileri meydanı boş bulup da at koşturamıyor İzmir’de.  

Kendi ilçemden örnek vereyim; Hamza Dağ olmasaydı, mülkiyeti Foça Belediyesine ait olan Kumburnu Plajı şimdiye çoktaaan hokus pokus olacaktı. (İyi ki varsınız Sayın Dağ!)

Önceki gün Milliyetçi Hareket Partisi İzmir İl Başkanı Sayın Veysel Şahin’den de kentin gündemini değerlendiren bir açıklama geldi.

Hakkını teslim edelim Sayın Şahin'in, AK Parti’den daha etkili siyaset yapıyor ve ‘laf olsun torba dolsun’ kabilinden konuşmuyor.  

Her şeyden önce dobra dobra konuşuyor!

Ve her açıklamasında; “İzmir sahipsiz değil” mesajını veriyor. İzmir Büyükşehir Belediyesini ve Tunç Soyer’i sürekli mercek altında tutuyor.

MHP’li Şahin’in açıklamasında dikkatimi çeken bir anekdot var: “Böyle giderse İzmir daha çok afet yaşar, sele ve depreme daha çok teslim oluruz. Biz doğruları söyleyince görmezden geliyorlar. Onlar görmezden geldikçe ve gereğini yapmadıkça İzmirliler zarar görüyor. Ama keşke bu doğruları başkaları da söyleme sorumluluğunu gösterebilse…

Sayın Veysel Şahin, İzmir için neredeyse tek başına mücadele veriyor. İzmir’de faaliyet gösteren birçok sivil toplum örgütü, sözüne itibar edilen kanaat önderleri ve birkaç istisna dışındaki medyanın tamamı, İzmir’de olup bitenleri sadece ve sadece uzaktan izlemekle yetiniyor.

Bu arada, kendilerine ne kadar teşekkür edilse azdır ki, İzmir’in ihtiyaç duyduğu muhalefet boşluğunu, Sayın Kemal Karataş gibi eski CHP’liler dolduruyor.

Ayrıca…

Tabii yanılıyor da olabilirim ama İzmir’de belediyelerin CHP’de olması, sanki AK Parti’deki bazı siyasetçilerin daha bir hoşuna gidiyor gibi bir izlenim doğuruyor bende. 

Bakırçay bölgesinde yaşayanlar hatırlayacaktır. Yıl 2014. AK Parti, Aliağa’yı kazanmasına yüzde 1 milyon gözüyle bakılan Tansu Kaya’yı aday göstermekten imtina etmişti. 5 bin kişi sokağa dökülüp yürüdü ama yine de geri adım atmadı AK Parti. Netice olarak da kaybedildi Aliağa!

Diyeceğim o ki sadece doğru isimleri il ve ilçe başkanlığı görevine getirmek de yeterli sayılmaz! Belediye başkanlıkları için de ‘doğru’ isimlerin aday gösterilmesi gerekir. Ve en önemlisi de AK Parti’de siyaset yapanlar İzmir'in kazanılmasını canı yürekten istemelidir.

Son olarak…

İzmir'in kötü yönetildiği su götürmez bir gerçek…

Peki, İzmir’de hiç mi iyi şeyler olmadı? Tabii ki oldu!

Ve İzmir’de son 15 yıldır ‘olumlu’ diyebileceğimiz ne olduysa, Aziz Kocaoğlu’nun bireysel çabalarıyla oldu.

Tipik solcuların aksine, daha icraatçı bir yönetim anlayışına sahip olan Aziz Kocaoğlu, CHP sarmalındaki İzmir’de elinden gelenin en iyisini yaptı.

Daha da fazlasını yapabilirdi ama CHP oligarşisindeki İzmir’i yönetmek, deveyi hendekten atlatmakla eş değerdi.

Sezar’ın hakkı Sezar’a…

İzmir’in neredeyse bütün ilçelerindeki arıtma tesisleri Aziz Kocaoğlu’nun eseridir.

Aziz Kocaoğlu’nun en büyük şanssızlığı ise CHP’li olmasıydı.

Sayın Kocaoğlu hakkında çok sayıda eleştirel yazı yazmış, İzmirli bir vatandaş olarak itiraf ediyorum: Aziz Kocaoğlu’na haksızlık etmişim!

Öyle ki eskilerin ‘Gelen gideni aratır’ sözü, bir kez daha tecelli buldu İzmir’de!

Sözün özü: İzmir halkı, Aziz Kocaoğlu’nu gündüz vakti mumla arar oldu.

Hasan Eser / Mahalli Gündem.com