Foça'da kurt ile kuzunun yarışı
HASAN ESER

HASAN ESER

hasaneser35@gmail.com
  • Youtube
  • Instagram

Foça'da kurt ile kuzunun yarışı

09 Şubat 2019 - 20:57 - Güncelleme: 10 Şubat 2019 - 01:08

Melih Gökçek'in yaptıkları ya da yapamadıkları üzerinden  Mehmet Özhaseki'yi eleştirmek ne kadar haksız ve yanlışsa...

Gökhan Demirağ döneminin faturasını getirip Fatih Gürbüz'e kesmek de o kadar yanlıştır.

Bilindiği üzere...

"Eskiler kenara çekilsin, gençlerin önü açılsın!" söylemi  her daim dillere pelesenktir.

Bu bir temenni mi, beklenti mi, yoksa laf salatası mıdır?

İlginçtir! Gençlerin önünün açılması gerektiğini savunanlar, iş ciddiye bindiğinde 180 derecelik bir dönüş yapmaktan da geri durmazlar.

Birden bire 'çok sevindim' ile başlayan, 'ama' ile devam eden, 'daha çok genç' ile sulanan ve 'olur mu ki?' sorusuyla noktalanan ifadeler belirir kamuoyunda. 

Foça'da da bir kısım seçmenin durumu budur.

Öyle ki, 2004 ve 2009 yerel seçimleri öncesinde, karşı taraftaki müzmin adayın yaşının geçkinliğine işaret ederek, Atatürk'ün 'Gençlik kimdeyse gelecek ondadır' sözü üzerinden dönemin genç adayına oy isteyen bazı isimlerin, bugün birdenbire 80'lerin siyasetçilerine özlem duymasını şaşkınlıkla izliyorum.

Bahaneleri de hazır: Gökhan başkanın genç oluşundan çok zarar gördü Foça.

Halbuki Gökhan Demirağ'ın en başarılı olduğu dönem gençlik dönemiydi, yaşlanıp tecrübelendikçe de başarı noktasında sürekli irtifa kaybetti.

Geçen akşam fikirlerine önem verdiğim, siyasetin duayenlerinden olan bir büyüğüme Foça özelinde yerel seçimler için ne düşündüğünü sordum; hiç beklemediğim bir yanıt verdi. 

Aramızda geçen diyalogu aynen aktarıyorum: 

-CHP'nin adayı olan genç kardeşimize vereceğim oyumu.

-Birileri genç oluşundan endişe duyarken, siz nasıl oldu da  bu kadar çabuk karar verdiniz?

-Hasancığım, ben bu konuda tersine düşünüyorum; benim ilk dönem için hiçbir endişem yok! Hatta ilk dönemi için kendisine de kefilim. Hatta ve hatta gelecekte koltuğun büyüsüne kapılmayacağına kanaat getirirsem 2'inci dönemi için de şimdiden kefilim. Teşbihte hata olmazmış-ki kuzu kurt olana kadar kefilim ben-

Sizi bilmem ama ben gereken mesajı aldım bu diyalogdan.

Ve bu diyalog ışığında edindiğim intiba, mesele genç ya da tecrübesiz olmakta değil, asıl mesele saflığı ve temizliği kaybetmeden ilk günkü heyecanı sürdürebilmek...

Evet, gencecik pırıl pırıl bir delikanlı Foça'yı yönetmeye talip oldu.

Destek verip vermemekte herkes özgür; ama destek oluyormuş gibi görünüp de köstek olmamak gerekir, öyle değil mi?

Başa dönecek olursak...

İzmir'de Aziz Kocaoğlu, Menemen'de Tahir Şahin dönemi kapandı.

Tunç Soyer'e  Kocaoğlu dönemi üzerinden ya da Serdar Aksoy'a Tahir Şahin üzerinden peşin hüküm yapabilir miyiz?

Yaparsak da bu bir nevi yargısız infaz sayılmaz mı?

Ne var ki, Foça'da doğmamış çocuğa don biçenler, bir gencin yaptıklarını ya da yapamadıklarını tüm gençliğe mal etmeye çalışanlar var.

Üstelik bunu yapanlar da genç! Aralarında biri var ki aynen şöyle diyor: "Bizim adayımız/abimiz kavalı çaldığı zaman biz toplanırız!"

Hangi canlının kaval sesine toplandığını belirtmeme gerek yok herhalde.

Benim güzel kardeşlerim, Foça'da CHP'nin genç aday çıkarmasını kendinize dert edineceğinize...

"Yahu biz nasıl oluyor da CHP gibi içimizden bir Fatih Gürbüz çıkaramıyoruz; nasıl oluyor da 30 yıldır, dahası her seferinde kaybeden aynı isimde takılı kalıyoruz!" sorusuna niçin yanıt aramıyorsunuz kendinizce? 

"Fatih çok genç, bakın bizim abimiz çok tecrübeli, Sultan Vahdettin döneminde (şaka canım o kadar da eski değil) 80'li yıllarda bir dönem belediye başkanlığı yaptı Foça'da" diye eskilerden medet umacağınıza, bugün Fatih'in Foça'da CHP'ye olduğu gibi, siz niye kendi benliğinizle umut olamıyorsunuz AK Parti'ye ya da MHP'ye?

Ama yok!...

İlle de Gökhan Demirağ üzerinden Fatih Gürbüz'e vurulacak...

Ee, müflis tüccar eski defterleri karıştırırmış.

Bir kere şunun altını çizmekte fayda var.

Kendisini en çok eleştiren biri olarak söylüyorum; Gökhan Demirağ, 3 dönem hem de üst üste Foça halkının hür iradesiyle seçilmiş bir belediye başkanıdır.

Özellikle son döneminde bazı sıkıntı ve rahatsızlıkların olduğu da doğrudur; zira her şey dört dörtlük olmuş olsaydı, acaba burada bir kan değişikliği ihtiyacı hasıl olur muydu?

Ki, CHP Genel Merkezi buna rağmen kendisini yeniden aday gösterseydi, Foça halkı, genel merkezin göstermediği kırmızı kartı zaten kendisine gösterecekti. Yani parti genel merkezi, Foça halkından önce davranarak en doğru hamleyi yaptı.

                                          ***

Foça'da 2004'te sandığa gitmedim, 2009'da Demokrat Parti adayı Nurcan Dağlı'ya, 2014'te de DSP adayına oy verdim. Genel seçimlerde de CHP'ye zinhar oy vermeyeceğimi bir önceki yazımda da belirttim.

Bu bağlamda, her ne kadar günümüzde  yerel seçimler genel seçim gibi görülse de, ben hala yerel seçimlerde adayların şahsiyetlerine önem verenlerdenim. Adına ister 'romantizm' deyin, isterseniz  başka bir tanım yapın; umurumda bile değil.

Yıllarca, 'Vatanı kurtarmak istiyorsanız, Gökhan Demirağ'a oy vermek zorundasınız' tezine karşı çıktım!

Şimdi çıkıp da 'Vatanın bekası için Cumhur İttifakı'nın adayına oy vermek zorundasınız' diyerek, karşı çıktığım şeyi kendim yapacak değildim.

Haa! Foça halkı, Cumhur İttifakı'ndan yana iradesini ortaya koyarsa, buna saygı duyarım.

Amma velakin aynı mahallede büyüdüğüm, insan olarak sevdiğim, itimat ettiğim, Foçalı bir kardeşim yaşadığımız ilçeyi yönetmeye talip olmuş.

Ve diyor ki: "Foça'da yeni bir anlayış,  yeni bir vizyon, yeni bir sayfa..."

Ben de diyorum ki, olur da Fatih Gürbüz'e sandıktan  iki oy çıkarsa, bilin ki o oyun bir tanesi Hasan Eser'indir.

Son olarak...

Gökhan Demirağ dönemi üzerinden oy devşirmeye çalışanlara küçük bir hatırlatmam olacak: O defter günahıyla-sevabıyla artık kapandı!

Zaten her dönemi kendi koşulları içinde değerlendirmek, dönemsel hatalardan ders çıkarabilmek ve  başarı çıtasını da daha yukarı çekmek değil midir aslolan..?

Unutmadan, tabii bir de yeni şeyler söylemek gerekir!

Mevlana'nın dediği gibi, "Dün dünde kaldı cancağızım. Bugün yeni şeyler söylemek lazım!"

Son Yazılar