Kim Demiş Kötüyüz Diye? filmi 29 Nisan’da sinemalarda!

KİM DEMİŞ KÖTÜYÜZ DİYE?
SAM ROCKWELL
MARC MARON
CRAIG ROBINSON
ANTHONY RAMOS
AWKWAFINA
RICHARD AYOADE
ZAZIE BEETZ
LILLY SINGH
ALEX BORSTEIN

Senaryo
ETAN COHEN

Uyarlanan Kitapların Yazarı
AARON BLABEY

İdari Yapımcılar
ETAN COHEN
AARON BLABEY
PATRICK HUGHES

Yapımcılar
DAMON ROSS, p.g.a.
REBECCA HUNTLEY, p.g.a.

Yönetmen
PIERRE PERIFEL

ÖZET

Hiç kimse, iyi olmaya çalışırken Kim Demiş Kötüyüz Diye? filmindeki kötüler kadar büyük başarısızlık yaşamamıştır. DreamWorks Animation’ın New York Times çok satan kitap serisine dayanan yeni aksiyon komedi filminde, suçlu hayvanlardan oluşan usta bir haydut çetesi bugüne kadarki en zorlu dolandırıcılıklarını yapmak üzeredir; Örnek vatandaş olacaklardır. Daha önce hiçbir beş arkadaş, bu kötüler kadar kötü bir şöhrete sahip olmamıştır. Atik yankesici Bay Kurt (Oscar ödüllü Sam Rockwell, Üç Billboard Ebbing Çıkışı, Missouri), görmüş geçirmiş kasa hırsızı Bay Yılan (Marc Maron, Netflix’te GLOW), sakin kılık değiştirme ustası Bay Köpekbalığı (Craig Robinson, Hot Tub Time Machine serisi), çabuk sinirlenen “güçlü” Bay Piranha (Anthony Ramos, In the Heights) ve sivri dilli uzman hacker Bayan Tarantula (Awkwafina, Shang-Chi ve On Halka Efsanesi), nam-ı diğer “Sekizbacak.”

Ama çete, uzun yıllar sayısız soygun yaptıktan sonra ve dünyanın en aranılan kötüleri olduklarında sonunda yakalanır. Bay Kurt, hepsini hapisten kurtarmak için bir anlaşmaya (sözünü tutmak gibi bir niyeti hiç yoktur) aracı olur: Kötüler, iyi olacaktır.
Kötüler, kibirli (ama sevimli!) kobay faresi olan akıl hocaları Profesör Marmelat’ın (Richard Ayoade, Ayı Paddington 2) gözetimi altında dünyayı, değiştikleri konusunda kandırmak üzere işe koyulurlar. Fakat Bay Kurt, bu yolda gerçekten iyi olmanın kendisine her zaman içten içe arzu ettiği şeyi verebileceğinden şüphe eder; onaylanma. Acaba yeni bir kötü karakter şehri tehdit ettiğinde Bay Kurt, çetenin geri kalanını İyiler olmaları için ikna edebilecek midir?

Filmde başrolü paylaşan oyuncular; temkinli ve oyuncu bir karizma olan Vali Diane Tilkigil rolünde Zazie Beetz (Joker), haberci Tiffany rolünde Lilly Singh (Eyvah Annem Dağıttı) ve Polis Amiri rolünde Emmy ödüllü Alex Borstein (TheMarvelous Mrs. Maisel). Filmin müziği Akademi® ödülü adayı besteci Daniel Pemberton (Örümcek Adam Örümcek Evreninde, Şikago Yedilisi’nin Yargılanması).

Aaron Blabey’in çok satan Scholastic adlı kitap serisine dayanan, Etan Cohen’in (Tropik Fırtına, Madagascar: 2) senaryosundan Kim Demiş Kötüyüz Diye? filminin yönetmeni Pierre Perifel (animatör, Kung Fu Panda filmleri) ilk yönetmenlik denemesini yapıyor. Animasyon filmin yapımcıları Damon Ross (geliştirme yetkilisi Troller, Patron Bebek, ortak yapımcı Gönüllü Kahraman) ve Rebecca Huntley (yapım yardımcısı, Patron Bebek). İdari yapımcılar Aaron Blabey, Etan Cohen ve Patrick Hughes.

HİKAYE
Cesur Yeni Bir Yönetim
KİM DEMİŞ KÖTÜYÜZ DİYE? BAŞLIYOR

DreamWorks Animation’ın yeni suç komedisi Kim Demiş Kötüyüz Diye?, DreamWork Animation’ın yeni başkanı Margie Cohn’un görevindeki ilk film, yönetmen Pierre Perifel ve yapımcılar Damon Ross ile Rebecca Huntley’nin de yeteneklerini sergiledikleri ilk film. Yüksek doz enerji, keskin kültürel referanslarla dolu film, DreamWorks Animation için cesur, stilistik, yeni, sanatsal bir yönetmenlik sergiliyor. Cohn şunları söylüyor; “Kim Demiş Kötüyüz Diye? filmi soygun türünü aileler için başarılı bir şekilde değiştirerek her şeye enerji ve hava katıyor. Hiç bitmeyen enerjisi, yenilikçi, muhteşem yapım tasarımı, yeni bilgisayar animasyonunda çizgi film unsurlarıyla hiçbir animasyon filminde olmayan bir havaya sahip.”
Kim Demiş Kötüyüz Diye?, Avustralyalı yazar Aaron Blabey’in 2017’de birçok stüdyonun bir seçenek olarak düşündüğü eğitsel kitap serisinden ortaya çıkmış. O dönemde DreamWorks’te kıdemli geliştirme sorumlusu olan yapımcı Damon Ross şunları söylüyor; “Kitap serisinin Avustralya’da çok önemli olduğunu biliyordum ama burada ABD’de başarılı olacaklarını hiç düşünmemiştim. Aaron, ilgililer görüşmek üzere bulunduğumuz şehre geldi. Biz de Kim Demiş Kötüyüz Diye? filmi için DreamWorks’ün neden doğru yer olduğu konusundaki şarkımızı ve dansımızı sergiledik. ‘Filmi bir kitabın artısı deneyimi yapacağız. Kitap serisinin özünü ve ruhunu yakalayacağız. Aynı zamanda karakterlerin, hikayenin ve dünyanın çocuklardan daha fazlasına çekici gelmesi için daha da üst noktalara taşıyacağız.”

Materyali geliştirdikten bir buçuk yıl kadar sonra DreamWorks, kitapları uyarlaması için Etan Cohen’i projeye getirmiş. Ross şunları söylüyor, ”Aaron ve benim aklımda başından beri Etan vardı. DWA için Tropik Fırtına, Idiocracy ve Madagaskar 2’yi yazdı. Yani animasyonda ve bizimle birlikte çalışma konusunda deneyimliydi. Ayrıca önemli, ikonik yetişkin komedileri yazmıştı. Aklımızdaki kitapların komikliğine, karakter komedisine tepki vereceğine dair güçlü bir içgüdümüz vardı.” Serinin ilk kitabının doğrudan uyarlaması olmayan Cohen’in senaryosu, Bad Guys kitaplarının ilk dördünden unsurları bir araya getirmiş.

Pierre Perifel Kötü Oluyor

Kim Demiş Kötüyüz Diye? filminin geliştirilmesi sırasında Damon Ross, yapımcı Pierre Perifel ile sonradan ara verilen başka bir projede çalışıyormuş. Sonra bir gün Perifel, Ross’un ofisine gelmiş ve Kim Demiş Kötüyüz Diye? filminin ana çetesinin taslağını çıkarmış.

Blabey’in kitaplardaki tasarımlarını taklit etmek yerine kendi yorumunu yapmış. Ross şöyle diyor; “Muhteşemdi! Pierre, Aaron’ın karakterlerini ve tasarımlarının özünü ve duygusunu gerçekten yakaladı. Pierre’e senaryoyu verdim, biraz konuştuk, sonra bana geldi ve “Bir fragman yapmak istiyorum” dedi. Ben de “Ne? Bunu nasıl yapacaksın?” dedim. O da “Internette çok sayıda aksiyon/soygun fragmanı izledim. Sadece senaryodan bağlayacağım.” Dedi.

Birkaç hafta sonra Perifel, Ross’a kaba bir taslak vermiş. “Sonra çizmeye başlamış ve her şey belirginleşmeye başladı. Pierrre zaten son derece yetenekli ve tecrübeli bir animatör ve ilk solo yönetmenlik işi için sabırsızlanıyordu. O rolü hak etmek için kendini ve işini kanıtlaması gerektiğini biliyordu. O yüzden kendini beş altı hafta kapatıp profesyonel görünen bir fragmanın resimli taslağını hazırlamış. Bu daha önce stüdyoda hiç yapılmamıştı. O kalıbı gerçekten kırdı.”

Yönetmen için, hayattaki en küçük anlar bile muazzam ilhamlar verebilir. Perifel şöyle söylüyor; “Bad Guys kitabının kapağını ilk gördüğüm gün oydu. Bir Kurt, köpekbalığı, yılan ve piranha siyah takım elbiseyle turuncu bir arka plandaydı. Çok büyük bir fikri, son derece çekici, aşırı eğlenceli yaparken nasıl kapsadığı konusunda net ve dahi bir sadelik vardı. Etan Cohen, karakterleri ve kitapların niteliğini çok hoş bir şekilde yakaladı ki bu kötü adamların film yıldızı olması gerektiği çok açıktı.”
Perifel, beklentileri aşan bir şekilde anime etmek istemiş. Perifel şunları söylüyor; “Bay Kurt ve çeteninin geliştiği dünya, klasik bilgisayar animasyon filmlerinin genelde sunduğundan daha farklı bir şey istiyordu. İçinde Steven Soderbergh, Guy Ritchie ve Quentin Tarantino’nun imgelemini gördüm. Japon animelerinin aksiyon ustalığını, Fransız çizgi romanlarının grafik komikliğini ve İngiliz filmlerindeki soygun müziklerini ve hoş, caz tarzını gördüm. Hepsi oradaydı ve hepsi çok hoştu.”

Proje hız kazandıkça Ross, o dönemde DreamWorks Animation’ın Patron Bebek filminde yardımcı yapımcı ve Yeti Efsanesi’nde ortak yapımcı olan yapımcı Rebecca Huntley ile bir araya gelmiş. Şunları söylüyor; “Rebecca’yı yıllardır tanıyordum ama daha önce hiç birlikte çalışmamıştık. Rebecca, yaratıcı olarak daha çok dahil olmak istiyordu ve ben de fiziksel yapımın detaylarını daha iyi anlamak istiyordum. Birbirimizden öğrenmeye karar verdik. Kusursuz bir dinamik ortaklıktı. Ben projeye yeteneklerimi ve deneyimleri getirecektim, o da başka bir yetenek ve deneyim getirecekti ve birlikte yapım ekibinin fotoğrafını tamamlayacaktık.”

Proje, ikisi için de neşeli olmuş ama zorlukları da varmış. Huntley şunları söylüyor, “Filmde sanatsal olarak çözmemiz gereken yeni ve farklı çok şey vardı.” Perifel’in vizyonu bu filmde, diğer Dreamworks filmlerinden ve piyasadaki diğer animasyon filmlerinden epey farklı bir görünüm yaratmaktı. “İllüstratif kalitenin daha çok olmasını, anime ve Avrupa animasyonundan ilham alan stilize, zorlanmış, benzersiz 2D ve 3D unsurlarının benzersiz bir karışımı olmasını istemiş. Bunların arasında Akira Toriyama, Hayao Miyazaki, Laurent & David Nicolas, Pozla, Patrick Imbert ve Benjamin Renner yer alıyor.

Yapımcı Huntley şunları söylüyor “DreamWorks’ün cazip yanlarından biri de sanatsal sınırlarınızı zorlamanızdır. Sanatçıyı zorlarsınız çünkü bire bir aynı şeyi yapmıyorsunuz. Hepimiz büyüyebilmeyi isteriz. Her filmde bunu yapmak bize farklı görünen ve hissettiren bir çalışma yapma fırsatı verir. Sanatçılarımızı büyütür ve sanatsal bilgi repertuarlarının büyümesine neden olur.”

Kim Demiş Kötüyüz Diye? bakış açılarını birçok yönden genişletmiş. “Başarılması gereken büyük görevlerden birincisi kısa bir “görünüm testi” ile yapacağımız tasarım tarzının en azından yaklaşık bir illüstrasyonunu hazırlamaktı. Altı, sekiz haftalık bir süreçti. Sonuç 90 saniyelik test oldu. DreamWorks kampüs tiyatrosundaki ilk tam gösterimde yer aldı ve çok başarılı oldu.”

İlk filminizi yönetmek zorlayıcı olabilir ama Perifel’e deneyimli, en iyilerden oluşan bir ekip destek vermiş. Yapım tasarımcı LUC DESMARCHELIER, sanat yönetmeni FLORIANE MARCHIX, görsel efektler süpervizörü MATT BAER, görünüm yöneticisi JEFF BUDSBERG, hikaye yöneticisi NELSON YOKOTA, editör JOHN VENZON, ses süpervizörü JULIAN SLATER ve besteci DANIEL PEMBERTON.  Perifel şunları söylüyor; “Bu yolculuk için etrafım benim hayalim ettiğimden çok daha fazlasına gözü kara bir şekilde dönüştüreceğini bildiğim yazarlar, sanatçılar, teknisyenler ve yapımcılarla çevriliydi. Bu filmin görüntüleri insanın aklını başından alan, yeni, oyuncu ve tüm övgüler, bilgisayar görüntülerini vizyon sahibi tüm ekip görsel efektleri, eşsiz görüntüler yaratmaya ve bu filmin görüntüsünü iki yıl süren yoğun yapımın ödülü olmaya zorlayan ekibin tamamına aittir.”

KARAKTERLER

Çoğu animasyon filmin aksine Kim Demiş Kötüyüz Diye? filminin yıldızları çoğunlukla birlikte kayda girmiş. Yapımcı Rebecca Huntley şunları söylüyor, “Animasyon için bu sıra dışıdır. Genelde oyuncuların gelip repliklerini okudukları ve diğer sanatçılarla etkileşime girmedikleri, izole bir süreçtir. Canlı aksiyon oyuncuları, başka bir oyuncuyla rol yapmaya alışıktır. O yüzden animasyonda bu fırsatı onlara vermek çok farklıydı. Daha doğal olmalarını sağladı. Karakterler arasındaki alışveriş daha samimi, gerçek ve oyuncu.”
Sam Rockwell (Bay Kurt) ve Marc Maron (Bay Yılan), en az beş ya da altı kez birlikte kayda girdiler. Rockwell’le Zazie Beetz (Diane Tilkigil) de öyle. Yapımcı Damon Ross şunları söylüyor; “Teknik açıdan aynı kabindeki oyunculardan kayıt almak zor olabilir. Replikleri birbirlerinin üstüne biner ve temiz bir okuma almak neredeyse imkansız olur. Ama sanal kayda geçtiğimiz anda oyuncularımız farklı mekanlardan (genelde evlerinden) kayıt yaptılar. Yani ses kayıtlar ayrı kanallarda kaydediliyordu. Üst üste binmeleri imkansızdı bu da ilham geldiğini hissettiklerinde karşılıklı rol yapmaları için onları cesaretlendirebileceğimiz anlamına geldi. Bu süreçte gerçekten harika ve unutulmaz bazı replikler aldık.”

BAY KURT
Sam Rockwell
Çetenin karizmatik, dürtüsel lideri, beyefendi hırsız Bay Kurt sakinlik ve büyüleyicilik yayıyor. Ama Kocaman Kötü Kurt olarak korkutucu şöhretinin altında aslında kocaman kalpli bir iyimser (bazen şapşal), meydan okumaları seviyor ve kovalamacanın heyecanına karşı koyamıyor. Derinlerde bir gün dünyanın onu ve Kötüler kabul edeceğine dair bir umut taşıyor.

Bay Wolf, izleyicinin anlaşılması ve hafife alınmaması gereken bir penceresi oluyor. Yönetmen Perifel şunları söylüyor; “Başından itibaren Kocaman Kötü Kurt gibi kötü hayvanların muhteşem bir şaşırtmacasıydı. Bay Kurt, kötü olduğu imajıyla büyümüş ve ona teslim olmuş. Derinlerde bir yerde kimliğiyle huzurlu değil ve farklı bir şey arıyor. Toplumumuzda kabul edilmeyi diliyor.”

Diğer Kötüler de farklı tekiler verseler de toplumun iğnesini hep hissetmiş. Şöyle devam ediyor; “Toplum onları hep reddetmiş. Özellikle de insanların görünce fiziksel tepki verdiği ve kaçtığı Yılan. Bay Kurt’un etrafı farklı yaşamayı hiç öğrenmemiş bu kişilerle çevrili. “Herkes bizim kötü olmamızı mı istiyor? Peki, kötü olacağız ve kötü şeyler yapmaya devam edeceğiz. Orada benden bir parça var çünkü kendi hayatımda ben de zor süreçlerden geçtim. Özellikle de orta yaş krizlerinde. Bazı yönlerden kendinizin düşündüğünüzden farklı olduğunu fark ediyorsunuz.

Perifel ve ekibi Bay Kurt’u Sam Rockwell’e ilk anlattıklarında oyuncu hemen sevdiğini söylüyor. “Dolandırıcı olduğunu ama ekibiyle birlikte havalı ve büyüleyici olduğunu söylediler. Kötü şeyler yapıyorlar ama duygusal biri. Ekibini seviyor ve sonunda iyi olma konusunda aydınlanma yaşıyorlar. Ben de ‘Yani George Clooney, Richard Pryor’la, o da Steve McQueen’le bir araya geliyor. Tüylü mü? Reform mu? Ben varım.’ dedim. Dar görüşlü ve sadece dünyadan alabileceğini gören bir karakterden resmi daha büyük görmesine neden olan, iyi olmanın gerçek anlamını fark etmesine yardım eden bir yolculuğa çıkan karakter oluyor. Bu şimdi daha çok ihtiyacımız olan bir hikaye. Biraz iyilik dünyaya iyi gelebilir. Bu Bay Kurt ve ekibi için kolay bir yolculuk olduğunu göstermez. Bu adamlar iyi olmak konusunda berbatlar ama buna çabalamalarını izlemek kötü değil.”

Filmin yapım sürece beklenmedik şekilde keyifliymiş. Rockwell şunları söylüyor; “İlk günden itibaren filmde çalışmak iyinin de ötesindeydi. Muhteşemdi. Yalnız bir proje olacağını sanmıştım ama çok ender bir deneyime dönüştü. Yapımcılar her mümkün olduğunda oyuncu kadrosunun birlikte kayıt alabilmesi için tüm engelleri kaldırdılar. Zazie veya Marc olsun, şakalaşıp oynayabiliyorduk. Özel ve gerçek bağ kurarak doğal anlar yakalıyorduk ve bağlanıyorduk. Bu da en tatmin edici çalışma biçimidir. Bence hepsi ekrana yansıyor ve bunları DreamWorks’ün yetenekli sanatçılarının yaptığı işle de birleştirince “iyi” demek hafif kalır.”

Bay Yılan
Marc Maron
Uzman kasa hırsızı Bay Wolf’un alaycı kankası Bay Yılan, Kurt’un iyimser tarafının kötümser zıddı. Huysuz ve ısıracak şekilde alaycı olan Bay Yılan her zaman tetiktedir. Yılan olarak doğunca arkadaşınız da kolay olmaz. O yüzden Bay Yılan, Kötüler Ailesini korumak için ne gerekiyorsa yapmaya hazırdır. Bay Kurt’un aksine dünyanın onları kabul etmeyeceğine daha çok inanır. O yüzden toplumdan dışlanmış olanlardan olmaktan, hatta onlara yüklenmekten daha iyi ne olabilir.

Perifel için filmin sadece şamatalı bir aksiyon ve muzip bir komedi değil, kötü olduğunu düşündüklerimize veya önyargılı olduklarımıza karşı nasıl davrandığımız konusunda sosyal bir yorum. “Bunlar hayvan dünyasının dışlanmışları ve onlardan korkuyoruz. Dış görünüşe göre yargılamamaya bakmak istedik. Yılan, değişecek olan son hayvan. En değişmezleri. Çok yaralanmış ve yanmış. Herkesin olduğunu söylediği canavardan başka bir şey olmayı reddeden sert ve alaycı biri. Tek güvendiği Bay Kurt ve kankasının değiştiğini görüyor. Bunu ihanet olarak algılıyor.”

Oyuncu ve komedyen Marc Maron, Bay Yılan rolünü kabul ettiğinde yumurtadan çıktığı günden itibaren yanlış anlaşılan birinin dünya görüşüne giriyor. “Yılanın dünyaya yaklaşım konusunda kendine özgü bir tarzı var. Çok huysuz. Tüm cevaplara sahip olan ve işleri yapan biri. Kimseden bir şey almaz ve kemirgen yemeyi çok sever.”

Animasyon dünyasında yeni olan Maron, DreamWorks ekibinin çalışmasından büyülenmiş. Karakterin duygularına ve sesine girmenin ne kadar ustalık gerektirdiğini takdir ediyor. “Canlı aksiyon yaparken sahip olmadığınız türden net bir özgürlüğünüz var. Doğru yapana kadar mükemmelleştirip tekrar edebiliyorsunuz. Karakterin ilk animatiklerini görmek, Yılan’ın nasıl hareket ettiğini, repliklerimi nasıl söylediğini görmek karakteri anlayışımı derinleştirdi. Yaptığım işin anime versiyonuna daha çok bürünmemi sağladı.”

Oyuncu DreamWorks Animation’ın film yapım ekibinin vizyonuna ve sanatkarlığına da hayran kalmış. “Kim Demiş Kötüyüz Diye? filminde Tam Gaz’ın, James Bond’un ve Oceans 11 filmlerinin göz alıcılığı var. Eski tarz bir havası var ve animasyon büyüleyici. Animatörlerin Los Angeles’ı yakalama biçiminden çok etkilendim. Hareket detayına, arabalara ve şehrin hızına çok dikkat ettiler.”
        
Bay Piranha
Anthony Ramos
Öfkeli balık ve çetenin “kaslı” üyesi Bay Piranha, sadık, tutkulu, çabuk sinirlenene ve inanılmaz saftır. Hareket etmeden önce hiç düşünmez. Bazıları çok cesur olduğunu düşünse de sadece biraz… delidir. Bay Piranha, dünya hakkında tatlı bir masum ve çocukça ve maalesef “arkadan gaz çıkarma” eğilimine sahip. Perifel şunları söylüyor, “Piranha, bu ailenin en saf üyesi. Çok daha çocukça ve çekici. Ama yine de çetenin kaslısı. Tüm dişleriyle ve pençeleriyle girişiyor.”

Bay Piranha’yı çok birden çok görevi olan, DreamWorks Animation’ın Troller Dünya Turu’nda Tekno Trollerin lideri Kral Trollex’i seslendiren Anthony Ramos seslendirmiş. Stüdyodaki ikinci görevinde Ramos, hem tatlı hem de öfkeli bulduğu karakteri seslendireceği için heyecanlıymış. “Bay Piranha saf, çabuk sinirlenen, aktif, küçük bir adam. Ekibi konusunda süper tutkulu. Kas, güç ve öfke topu. Aynı zamanda kolay aldanan ve aksiyona ilk giren. Bir soygun sırasında en çok heyecanlanan Bay Piranha oluyor. Ramos şunları söylüyor; “Ama Kötülerden olmak için özellikle uygunsuz bir kusuru var. Piranha, yalan söylemeye çalışırken gaz çıkarıyor. Bence bu çok komik.”

Ramos, sinirli karakteri sevmiş. “Hemen sinirlenen ama yanlış bir olduğunda ağlamaya başlayacak kadar duygusal olan bir karakteri oynamak çok komik. Sevdiğim tüm dinamiklere sahip. Özellikle de duygusallığı. Ne kadar çılgın olduğu düşünülünce gerçekten komik.”

Jilet gibi dişleri olan yeşilli turunculu, küçük adamdan çok uzak olsa da Ramos, Piranha’nın coşkun enerjisiyle bağ kuruyor. “Açılış sahnesinde, peşlerinde polisler varken Piranha’nın arabanın içine atlamasında bile hayat konusunda çok heyecanlı. Yüzünden heyecanını ve bu çılgın sahne yaşanırken arkadaşlarıyla birlikte arabada olmanın nefesini kestiğini anlıyorsunuz. Ben de kankalarımlayken böyle diye düşünüyorum. ‘Hadi. Hareketlenelim!”
Neyse ki Ramon, filmde efsanevi şarkı söyleme yeteneğini de gösterebilmiş. Galerideki önemli bir sahnede kalabalıktaki iyi niyetli insanların dikkatini Kötülerden dağıtmak için By Piranha mikrofonu alıyor. “İlk şarkı sözü “Bana bak…”dır. Herkes bakar ve Piranha da şarkı söyler. ‘Ne gördüğünü söyle…’ Sonra ‘Bu akşam iyi olacağız” şarkısına girer ve kalabalığın dikkatini tamamen çeker. Şarkı senaryonun ilk halinde yoktu. Bestecimim Daniel Pemberton ve Pierre, ben kayda başlamadan önce bu fikri düşünmüş. ‘Piranha’nın galeri sahnesinde şarkı söylemesi gerektiğini düşünüyoruz.’ Dediler. Daniel şarkıyı yazdı, yazar ortağı Will ve ben de üstünde çalıştık ve filmde efsane bir şarkı odu.”

Bay Köpek Balığı
Craig Robinson
Kibar dev ve kılık değiştirme ustası. Bay Köpek balığı, binlerce yüzün uç yırtıcısı. En büyük numarası mı? Mona Lisa kılığına girip Mona Lisa’yı almak! Ama keskin dişleri sizi sakın aldatmasın. Bay Köpek Balığı, bir sakinlik abidesidir. Ama onu sakın kızdırmayın. “Bay Köpek Balığı, kocaman kalbi olan büyük beyaz köpek balığıdır. Ekibin en duygusalı ve bu karma ailenin ‘ortanca çocuğu’. Dehşet veren ama derilerde yumuşak ve iyi biridir. Başkalarının kendisi için söylediğini olmak dışında bir alternatif görmemiş.” Diyor Perifel.
Bay Köpek Balığı’nı seslendirmek üzere yapıma Craig Robinson getirilmiş. DreamWorks Animation dünyasına ilk olarak Şrek Sonsuza Dek Mutlu’daki garip rolü Kurabiye ile girmiş. Tıpkı Yılan gibi Köpek Balığı’nın da kardeşçe bir ilişkisi varmış ve Yılan, Köpek Balığı’na sürekli sataşıyormuş. Robinson’un, rol arkadaşı ve deneyimli komedyen Marc Maron’la uzun zamandır bir bağı varmış. Şunları söylüyor, “Marc ve ben12 yıl kadar önce sahnede çok güçlü bir an yaşamıştık. Ben piyano çalıyordum, Marc da bu yoğun anda şakalar yapıyordu. Ayrıca podcastını da yaptım. Güzeldi çünkü her şey tamamlanmadan önce Kim Demiş Kötüyüz Diye? filminin ilk gösterimini de izleyebildik. İki komedyenin bir araya gelerek bu filmi yapması harikaydı.”

Robinson ve ekibindeki oyuncular yöneten Perifel’le çalışmayı çok sevmiş. Robinson şunları söylüyor; “O en iyisi. Pierre, tek bir çekimde Köpek Balığı için Fransız aksanı yapmamı sağladı. Kendisi Fransız ve kahkahalarla gülüyordu. Benim dışarı yansıtmamı nasıl sağlayacağını biliyordu ve çok yardımcıydı. Ortaya bir şey atıyordum ve “Bunu yap! Bunu yap!” Harika.” Diyordu. Filmde Robinson herkes için bir şey söylüyor. “Aksiyon, soygunlar, popoya benzeyen dev meteorlar, araba takipleri, kılık değiştirmeler, kahkaha, terapi ve şekerlemeler.”

Bayan Tarantula (namı diğer Sekizbacak)
Awkwafina
Kesin dilli, dahi hacker ve çoklu görev uzmanı, çetenin en bağımsız üyesi Bayan Tarantula, hazır cevaplarında her zaman çok hızlıdır. Çetenin tek kadın üyesi olarak erkeklere müsamaha göstermiyor. Kusursuzluğuyla gurur duyuyor. Hacklenemeyen bir şifreyle karşılaştığında “canavar modu”na geçiyor, sekiz bacağını kullanarak süper siber şifre çözme hızına ulaşıyor. Perifel şunları söylüyor; “Bayan Tarantula bizim ergenimiz. Hayatının bağımsızlık döneminde, kendi fikirleri ve iğneleyici hazır cevapları var.”

Aaron Blabey’nin kitap serisinde Tarantula aslında erkek. Ama sinemaya uyarlanırken Blabey, yapımcıları karakteri sert bir dişli yapmak konusunda desteklemiş. Yapımcı Rebecca Huntley, izleyicilerin Bayan Tarantula’yı kabullenmesine çok memnun olmuş. “Ebeveynlerin Bayan Tarantula’nın S.T.E.M. deki kadınları ve kızları temsil etmesine çok iyi tepki vermesi çok şaşırtıcı oldu. Havalı, kendine güvenen bir hacker ve izleyicilerin o anlamda kendisini rol model olarak görmesi harikaydı.”

Bayan Tarantula için Awkwafina’yı seçerken Perifel ve ekibi, karakterin ruhunu kusursuz biçimde yakalayacağından eminmiş. Ve öyle de olmuş. Şunları söylüyor; “Ne yaptığını her zaman iyi bilen ve günü kurtaran bir karakteri canlandırmak eğlenceli. Teknoloji konusunda son derece iyi ve sabıkalı bir IT elemanı gibi. Epey sıkı biri ama aynı zamanda sevimli.”
Oyuncu, toplum kurallarına bağlı kalmayan bir karakteri oynamaktan keyif almış. “Kötüler, hemen hemen her şeyin kötüsü. İnsanları restoranlarda korkutuyorlar, ki bence bu harika çünkü her yerde masa bulabiliyorsunuz. Neredeyse çalmanın keyfi için çalıyorlar. Bir arkadaş grubu olarak birbirlerini çok seviyorlar. Çünkü dünyadan çok dışlanmışlar ve bunun tadını çıkarıyorlar. Sadece kendilerine üstünlük sağlamaya ve büyük soygunu yapmaya çalışmıyorlar. Sürekli güç sahibi insanları baltalamaya çalışıyorlar. Çoğu zaman da başarılı oluyorlar.”

Awkwafina ayrıca malzemenin ve senaryonun ustaca neşeli hayal gücünü ve dokunaklı temaları dengelemesine de hayran kalmış. “Hikaye oldukça varoluşçu. İnsanlar olarak kendimizi görüş biçimimiz, toplumun görüş biçimi ve belli şeyler tarafından tanımlanmamıza gerek olmadığını fark edene kadar bunu taşımamız çok sembolik. Kim Demiş Kötüyüz Diye? filminin iyi ve kötünün bakış açılarıyla oynamasını seviyorum. Bunlar sürekli yanlış yorumladığımız iki terim. Kötü gibi görünen ama kötü olmayan insanlar gördüğümüz gibi iyi görünen ama olmayan insanlar da görüyoruz.”

Müthiş bir seslendirme kadrosuna katıldığı ve aynı azmanda animasyonda nadir bir durum olan onlarla zaman zaman bir arada çalıştığı için heyecan duymuş. “Muhteşem oyunculardan oluşan bir grup. Sevgili Kötülerin büyük hayranıyım. Kadroda yer alacak kişileri duyduğumda aklımı başımdan aldı. Başlarda Sam Rockwell’le aynı odada kayıt yaptım. Zazie Beetz ve Lilly Singh’i çok seviyorum. Ya Richard Ayoade? Müthiş biri. Masa okumasını yaptığımızda kameramı kapattım çünkü yaptıklarına çok gülüyordum. Sonra onu Marmelat olarak izlemek, kusursuz bir eşleşme.”

Profesör Marmelat
Richard Ayoade
Enfes bir şekilde küstah ve inanılmaz sevimli kobay faresi Profesör Marmelat, İyi İnsan Ödülü’nü (Nobel İyilik Ödülü) almış. Marmelat, Kötüleri kanatlarının altına alarak iyiliğin yeşermesine yardım eden gönülsüz akıl hocası olarak başlıyor.
Kötülere, iyi olma arayışlarında yardım etmekle görevli olan Marmelat, dürüstlük konusunda dayanılmaz. Kendini beğenmiş karakterinden büyülenen, küstah iyi karakteri İngiliz komedyen Richard Ayoade için çok çekiciymiş. “Profesör Marmelat karmaşık bir kobay faresi. Öncelikle tüyler hakkında ve ayrıca temsil etme konusunda da çok katmanlı. Küçük kemirgenlerde sık görmediğiniz ahlak karmaşıklığına sahip.”
Ayrıca DreamWorks Animation sanatçılarının Marmelat yaratımından da son derece etkilenmiş. “Onu ilk gördüğümde karakterin çekiciliğinden gurur duydum. Kendimi taşıma şeklim ve saldırganlığım gibi kendi ham hayvani yanımdan esinlenildiğini düşündüğüm hayvani yanını gördüğüme memnun oldum.”

Alçak gönüllü mizahı bir yana, oyuncu filmin ahlak derslerinin karmaşıklığı karşısında da çok şaşırmış. “Profesör Marmelat daha çok Machiavelli, Gucci, Boris Johnson gibi günümüz manipülatörleri geleneğinden geliyor ve belki de başkalarına yardım etme amacıyla Kurt’ta gördüklerini alıyor. Dibine kadar bozulmuş olduğunu düşündüğü Kurt’a belki de onu fedakarlıkta büyümekten alıkoyan şeyin ekibi olabileceğini söylüyor.”

Vali Diane Tilkigil
Zazie Beetz
Sert, sinsi, soğukkanlı ve oyuncu bir karizması olan siyasetçi Diane, Bay Kurt’un tam dendi. Katherine Hepburn’le Spencer Tracy, Tiffany Haddish’le Kevin Hart gibi. Diane, Kötülerin baş düşmanı olarak başlıyor. Tutuklanmalarından sonra kaderleri onun elinde. Ama eskiden kötüyken uzun zaman önce yeni bir yol seçmiş ve Bay Kurt’un gerçek akıl hocası olmuş, doğru olanı yapması için onu cesaretlendiriyor.

Oyuncu Zazie Beetz tarafından seslendirilen Diane, dahi, gizemli ve küstah. Beetz şunları söylüyor; “Diane’in Kötülerle ilişkisine empatiyle yaklaşmasını beğeniyorum. Hem iyi hem de kötü yanları var.” Özellikle animasyonda sorgulanabilir motivasyonları olan karmaşık bir karakteri oynamanın çok daha ilginç olduğu konusunda Awkwafina’ya katılıyor. “Bu hikayenin kişilik ve insanlık konularında çok iyi bir sohbet olacağını düşündüm. Hepimiz hem iyi hem de kötüyüz. Bunları iyi ve kötü şeyler için kullanabiliriz. İnsanların size bir hikaye yüklemelerine karşı kendi hikayemizi yaratabiliriz.”

Oyuncunun yapımdaki favori anlarından biri yönetmen Perifel’in karakter için mükemmel bir ton bulması olmuş. Beetz şunları söylüyor; “Kayda başladık. Kötülere karşı çok vaaz verencı, mesafe ve tehditkardı. Sahip olduğu geçmişini bu kurnaz ve esprili unsurlarla birleştirmeye çalışıyorduk. Ve benim esprili bir monoloğum sırasında bulduk. Ona, Kötüler hakkında konuştuğundan farklı bir tonla yaklaştım. Bunu yaptıktan sonra “Evet, işte bu o!” dedik. Onlara vaaz vermiyor. Daha çok ‘İğrençler. Ben çok daha iyisini yapabilirdim’ diyerek yaklaşıyor.

Yapımcılar için Diane’in son derece karizmatik ve akıllı Bay Kurt’la başa baş gelebilecek güçlü bir karakter olması önemliymiş. Yapım ekibinin tıpkı Bayan Tarantula’da gördüğü gibi test izleyicileri Diane’le hemen bağ kurmuş. Yapımcı Huntley şunları söylüyor; “Gizemli bir geçmişi olan bir yetkili olmasını çok sevdiler. Kurt gibi onun da sarsıcı bir değişimden geçmesi ve olmak istediği kişi konusunda seçimler yapması gerekmiş. Yüzeyde görünenden çok daha güçlü kadınları göstermemizi beğeniyorum.

Vali Diane Tilkigil sadece bir stil ikonu değil, çevik ve Bay Kurt’a ağzının payını bildiriyor. Sam Rockwell şunları söylüyor; “Diane, güçlü bir kadın ve çok iyi bir kung-fu dövüşçüsü. Bunların hepsi ve çok daha fazlası. Hepsi gala dans sahnesinde doruğa çıkıyor. Diane ve Kurt’la aralarındaki gerginlik için önemli bir an.” Koreograf Susan Misner (Fosse/Verdon) o sahne için yardıma çağrılmış. Rockwell şunları söylüyor; “Suze ve ben daha önce birlikte çalıştığımız için benim isteklerimi biliyordu ve animatörler için bunlara Kurt’la Diane’in koreografisinde yer verdi. Müthiş bir iş çıkardı.”

Aynı şekilde Misner de Beetz’le bağ kurup canlı aksiyon vücut hareketlerini ve sanatçının Diane’İn nasıl hareket edeceği konusundaki düşüncelerini görüşmüş. Beetz şunları söylüyor; “Suze’a serbest tarz danslarımın bazı videolarını gönderdim. Bir şarkı koydum, kayıt yaptım ve ona gönderdim. Tarzımı ve doğal olarak nasıl hareket edip dans ettiğimi anlamak istedi. Bunlardan bir kısmına nihai koreografide yer verdi.”

Polis Amiri
Alex Borstein

Hem geç hem de hazırlıksız olan, takıntılı kanun adamı, Polis Amiri, Bay Kurt ve Kötülerin yakalanıp sonsuza dek hapsedildiğini görebilmek için hiçbir engel tanımayacak olan biri. Kendisini defalarca küçümseyen Bay Kurt’un ezeli rakibi.
Sevile seslendirme ustası ve oyuncu Alex Borstein tarafından kararlı bir samimiyetle seslendirilen Amir, Bay Kurt ve ekibini hapse attırmadan rahat etmeyecek. Borstein şunları söylüyor; “Ne istediğini bilen ve büyük bir tutkuyla peşinden giden ciddi kadınları canlandırmayı severim. Polis Amiri, bunu çok iyi yapıyor. Her zaman başarılı olmuyor ve bu da hoşuma gidiyor. Biraz akılsız olmak da hoşuma gidiyor. Gençken Pempe Panter hayranıydım ve bu karakter bana Dreyfus’u çok hatırlatıyor. Hırsızı hiç yakalayamayan ve baş edemeyen biri.”

Amirin enerjisine ve dünya görüşünü hemen benimsemiş. Borstein şunları söylüyor; “Onu canlandırmak eğlenceliydi. Bazı yönlerden Marvelous Mrs. Maisel’de yaptıklarıma benziyor. Orada kısıtlı New York’ta pelerinliyim. Bunların fizikselliği performansınızı değiştirebilir. Yine bir sert kadını canlandırma ama tüm fizikselliğini bırakıp tamamen, özgürce seslendirmek çok keyifliydi. Başarısız olmayı çok severiz. Karakterin hassas olması ve çoğu zaman başarılı olmamasını seviyorum. Bu kadından nefret etmeniz gerek ama onun adına üzülüyorsunuz. Bir kez olsun doğru yapması için neredeyse onu destekliyorsunuz.”
İzleyiciler, Amirin animasyonundaki kesinlik ve özgünlük konusuna çok dikkat etmişler. Yapımcı Huntley şunları söylüyor; “Polis Amirimizin parmağındaki yara bandı detayını çok sevdiler. Çocukların arkadaşlık, kendin olma ve kendi hikayeni yazma mesajlarını hemen almasına çok şaşırdım. Başkalarının sizin hakkınızda düşündükleriyle tanımlanamazsınız. Bu daha küçük çocuklar için çok derin olabilir. O yüzden ilk gösterimde bile hemen algılanması çok dikkat çekiciydi.”

Tiffany Fluffit
Lilly Singh

Hercai, TMZ tarzı, sansasyonel muhabir Tiffany Fluffit, filmin ahlak sözcüsü. Toplumun dış görünüşe göre yargıladığını ifade ediyor. Tiffany çoğunlukla absürt bir dereceye kadar objektiflikten yoksun.
Kim Demiş Kötüyüz Diye? filmine korkusuz (düşüncesiz?) muhabir olarak katılan oyuncu Lilly Singh, değişimi reddeden bir karakteri seslendirmeyi eğlenceli bulmuş. “Tiffany muhteşem, öz farkındalığı çok yüksek. İnsanlara anlattığı hikayeye inanıyor. Uzaklaşmak istemediği bazı inançları var ama saçmalık olduklarını biliyor. Her şeyin siyah ya da beyaz olduğuna inanıyor. İyi ya da kötü vardır. Arası yoktur. Bildiği bu. Bunu sorgulamamalısınız. Bunlar gerçeklerdir.”
Film, Singh’in kendi önyargılarının bazılarını, özellikle de bir hayvanla ilgili olanı ele almasına neden olmuş. “Karakterlerden birinin belli bir örümcek türü olduğunu gördüğümde filmde neredeyse yer alamayacaktım. T” harfi ile başlayan örümceklerden çok korkarım. “T” sözcüğünü hiç söylemem. O yüzden ben de problemin bir parçası olduğum için filmde başarısız bir şekilde boyandıkları mesajını çok iyi anlıyorum. Bununla birlikte Awkwafina’nın karakteri olan bu örümceği artık ekranda gördüm, onun hakkında konuştum ve bence şirin görünüyor.”

YAPIM HAKKINDA
Kim Demiş Kötüyüz Diye? filminin yapımı toplan 6 yıl sürdü. (2-3 yıl geliştirme / üç yıl yapım). 268.987 resimli taslak ve 423 kişi görev aldı.
Filmin sanatçıları dört ülkeden geldi; ABD, Birleşik Devletler, Fransa ve Kanada.
Oyuncular seslerini 80’den fazla oturumda kayıt etti. 69 tanesi COVID 19 pandemisi sırasında uzaktan gerçekleşti.

Filmde Los Angeles’ta 10 bölge ve bir şehir simgesi, görsel referanslar ve ilhamlar olarak kullanıldı. Bunların aralarında L.A. Nehri, Şehir merkezi, Mid-City, Miracle Mile, Echo Park/Silver Gölü, Pasadena/Highland Park, Elysian Park, Malibu, Santa Monica, Chatsworth ve Century City yer alıyor.

Filmin açılıştaki lokanta sahnesi, Tarantino’nun Pulp Fiction filminden esinlenildi ve 2 dakika, 25 saniye ve 7 kare ile DreamWorks Animation tarihinin en uzun sahnesi oldu.

Kostümler
Kostümler COURTNEY HOFFMAN (Tam Gaz, The Hateful Eight) tarafından tasarlandı.
Bay Kurt’un gardırobu, iyonik beyaz kıyafeti son halini alana dek 25 versiyondan geçti.

Müzik
Filmin müziği için tek bir kayıtta 70’in üzerinde orkestra sanatçısı kullanıldı.
Müzikte Bansuri flütü, Mellotron ve Moog synthesizer gibi sıra dışı enstrümanlar yer alıyor.
Kim Demiş Kötüyüz Diye? filmi müziği 4000’den fazla ayrı müzik kaydı gerektirdi. Bu filmin bestecisi Daniel Pemberton’ın bir filmde yaptığı en fazla kayıt.
Yönetmen Pierre Perifel, yapımcı Damon Ross ve besteci Daniel Pemberton, filmin jenerik şarkısı Brand New Day’deki vokallere katkıda bulundu.

Eğlenceli Bilgiler ve Sürpriz Yumurtalar

Filmdeki 100 dolarlık banknotun üzerindeki yüz DreamWorks Animation’ın başkanı Margie Cohn’a ait.
Filmin açılışındaki lokanta sahnesinde kitap yazarı Aaron Blabey’in adı, gazetedeki bir yazar olarak görülüyor.
Kim Demiş Kötüyüz Diye? filmi şehirdeki birçok sahnede arka plandaki grafitilerde ve birkaç aksesuarda gizlenmiş.
Kobay faresi sırasında, küçük kızın yatak odasındaki duvara iliştirilen resimler ekipteki birkaç kişinin çocukları tarafından yapılmışı.
Pierre Perifel’ın ilk yönetmenlik denemesi olan Bilby, bir evcil hayvan dükkanı sahnesinde arka planda filmin afişi olarak yer alıyor.
Kötülerin çölden gittiği son sahnede uçan kuşlar Perifel tarafından bizzat anime edilmiş.

****

DreamWorks Animation sunar Kim Demiş Kötüyüz Diye?. Filmin müziği Daniel Pemberton’a ait. Senaryo yazarı Etan Cohen, Aaron Blabey’nin kitaplarına dayanmaktadır. Filmin idari yapımcıları Etan Cohen, Aaron Blabey, Patrick Hughes. Yapımcıları Damon Ross, p.g.a., Rebecca Huntley, p.g.a. Kim Demiş Kötüyüz Diye? filminin yönetmeni Pierre Perifel. Bir Universal Picture ©2022 DreamWorks Animation LLC. Tüm Hakları Saklıdır. https://www.dreamworks.com/movies/the-bad-guys

YORUMLAR

  • 0 Yorum