Bergama'da Altın Madeni İşçilerine Rekor Sözleşme
Türkiye Maden İşçileri Sendikası (Maden-İş) Bergama Şube Başkanı Ferdi Kılınç, altın madeni işçileri için imzalanan yeni toplu iş sözleşmesiyle en düşük maaşın sosyal haklarla birlikte 50 bin lirayı aştığını, deneyimli madencilerin gelirinin ise 110 bin liranın üzerine çıktığını açıkladı. Kılınç, Bergama'daki çevresel iddialar ve Kozak Yaylası'ndaki sendikalaşma süreçleri hakkında da önemli değerlendirmelerde bulundu.
Bakırçay Türk'te Murat Karakaş ile Rıdvan Karapehlivan'ın yayın konuğu olan Türkiye Maden İşçileri Sendikası Bergama Şube Başkanı Ferdi Kılınç, altın madenindeki toplu iş sözleşmesinin detaylarını paylaştı. İşe yeni giren ve deneme süresini tamamlayan vasıfsız bir madencinin 50 bin liranın üzerinde, 10 yıllık tecrübeli personelin ise 80 bin lira ve üzerinde maaş aldığını belirten Kılınç, işçilere her üç ayda bir tam maaş tutarında ikramiye verildiğini aktardı. Ayrıca 25 bin lira kurban ve 15 bin lira ramazan yardımı gibi güçlü sosyal hakların sözleşmede yer aldığını vurgulayan Kılınç, "Şu anki geldiğimiz noktada yer altında çalışan arkadaşlarımız arasında dört asgari ücretin altında maaş alan kimse kalmadı" dedi.
İstihdamda Yerellik Önceliği
Türk Altın bünyesinde çalışan 2 bin mavi yakalı personelin yaklaşık 1300'ünün Bergama Şubesi'ne bağlı olduğunu dile getiren Kılınç, bölgedeki istihdamın yüzde 90'ından fazlasının Bergama ve çevre ilçelerden sağlandığını ifade etti. Metal madenciliğinin özel uzmanlık gerektirmesi sebebiyle geçmişte dışarıdan kalifiye eleman alımı yapıldığını hatırlatan Kılınç, son yıllarda tüm alımların yerel halktan yapıldığını ve personelin şirket içinde yetiştirildiğini sözlerine ekledi.
30 Yıllık "Çevre Felaketi" İddiaları Boşa Çıktı
Maden faaliyetlerinin çevreye etkileri üzerine konuşan Kılınç, 1990’lı yıllarda Ovacık Altın Madeni açılırken bölge halkına anlatılan "siyanürden ölüm" ve "tarımın bitmesi" gibi senaryoların gerçekleşmediğini söyledi. Aradan geçen 30 yılda zeytin ve pamuk veriminde bir kayıp yaşanmadığını savunan Kılınç, "O dönem insanları manipüle ettiler ancak bugün görüyoruz ki ne kuşlar öldü ne de zeytinler bitti" dedi. İşletme süresi dolan atık barajlarının ağaçlandırıldığını ve bölgeye binlerce zeytin ağacı dikildiğini kaydeden Kılınç, maden sahalarının rehabilite edilerek doğaya kazandırıldığını ifade etti11
Kozak Yaylası ve Kömür Sektöründe Sendikalaşma Sorunları
Altın madenciliğindeki bu gelişmelere karşın bölgedeki diğer sektörlerde yaşanan sıkıntılara da değinen Kılınç, Kozak Yaylası'ndaki taş ocaklarında çalışan işçilerin sendikalı olması için yoğun çaba harcadıklarını ancak bazı engellerle karşılaştıklarını dile getirdi. Büyük firmaların sendika üyesi işçileri işten çıkarma tehdidiyle karşı karşıya bıraktığını ifade eden Kılınç, "İşverenler sendikayı istemiyor, işçi de korktuğu için üye olamıyor; bu sorunu aşmak için mücadelemiz sürüyor" şeklinde konuştu. Kılınç ayrıca, kömür sektöründe ciddi sıkıntılar yaşandığını, bazı bölgelerde madencilerin üç aydır maaş alamadığını ve ithal kömürün yerli üretimi olumsuz etkilediğini de söyledi.
Yorumlar
Kalan Karakter: