Cüneyt Tek: Eski günleri özlüyorum

Gidersen şarkısıyla 2000’li yıllarda müzik listelerini sallayan, kendine has ve romantik şarkı bestelerinin usta ismi Cüneyt Tek, İletişim ve Marka Danışmanı Burçak Ilıman’ın Instagram üzerinden gerçekleştirdiği ‘‘Home Office’’ programında sevenleriyle bir araya geldi. Keyifli anlar yaşanan programda büyük bir Yaşar hayranı olduğunu belirten sanatçı, dillere destan olan ‘‘Gidersen’’ şarkısıyla tüm sevenlerini geçmişe götürerek müzik şöleni yaşattı.

Cüneyt Tek: Eski günleri özlüyorum
23 Mayıs 2020 - 13:18

Gidersen şarkısıyla 2000’li yıllarda müzik listelerini sallayan, kendine has ve romantik şarkı bestelerinin usta ismi Cüneyt Tek, İletişim ve Marka Danışmanı Burçak Ilıman’ın Instagram üzerinden gerçekleştirdiği ‘‘Home Office’’ programında sevenleriyle bir araya geldi. Keyifli anlar yaşanan programda büyük bir Yaşar hayranı olduğunu belirten sanatçı, dillere destan olan ‘‘Gidersen’’ şarkısıyla tüm sevenlerini geçmişe götürerek müzik şöleni yaşattı.

Türk pop müziğinin yetenekli ismi Cüneyt Tek, İletişim ve Marka Danışmanı Burçak Ilıman’ın Instagram üzerinden yaptığı ‘Home Office’ programına konuk oldu. Ünlü müzisyen, aşk hayatından iş hayatına, müzikten astrolojiye kadar birçok konuya değinirken çok yakında yeni projelerini sevenleriyle buluşturmak için gün saydığını belirtti. Sevilen şarkıcı ‘‘Spiritüel bir kafa yapısına sahibim. Bütünüz demek için sevgiyi ön plana koymak lazım. Benim için bu hayattaki en büyük değerlerden bir tanesidir sevgi. Bu yüzden duyguya yöneliyorum ve şarkılarım da hep romantik duygular besleyen sözlerden ve bestelerden oluşuyor’’ ifadelerinde bulundu.

‘‘Şarkım Burcu Güneş’e Çok Yakıştı’’

En son şarkısını Burcu Güneş’in seslendirdiğini belirten başarılı müzisyen ‘‘Aslında bu şarkıyı yazdığımızda Burcu’ya çok yakışacağını düşünmüştük. Ravi, Burcu’yu tanıyor. Burcu, şarkıyı dinleyince hemen yapalım dedi ve hızlıca hazırlıklara başladık. Ravi İncigöz, Buket İncigöz’le birlikte yazıp bestelediğimiz şarkımız ‘’İlk Kadın’’ Nisan ayında tüm dijital platformlarda yerini aldı’’ dedi.

‘’Yaşar Türkiye’nin Bir Numarasıdır’’

Yaşar hayranı olduğunu belirten Cüneyt Tek ‘‘Benim için Yaşar, Türkiye’nin bir numarasıdır. Büyük hayranıyım. Tüm şarkılarını ezbere bilirim ve seslendirmeyi de çok severim’’ diye belirtti.

‘’Ben Aşk Çocuğuyum’’

Her zaman sevgiyle yaşadığını ve hayatında en büyük hazinenin aşk olduğunu dile getiren müzisyen ‘‘ Ben aşk çocuğuyum. Hep şuna inandım; bir gün ebedi ve sonsuz bir aşk bulacağım ve öyle evleneceğim. Aşk için insan kendini geliştiriyor. Yapmam dediği şeyleri yapıyor, sevmem dediği şeyleri seviyor ’’ dedi ve sözlerine devam etti; bu hayatta neye inanırsanız onu yaparsınız. Çocukken aşık olmadan şarkı yapılamayacağına inanırdım ama neye inanırsak ona dönüşüyoruz. Her şeyden şarkı üretebileceğime inanıyorum. Asla kendimi kısıtlamıyorum. Yaşadığım, gördüğüm herhangi bir şeyden ilham alabiliyorum. Kardeşimle dertleşirken bir anda söylenen bir kelime sayesinde o anda ‘’Bütün Aşkın Bu Muydu?’’ şarkısını yazmıştım. Ardından Nedim Zeper ile bestemizi bitirip tüm sevenlerimize şarkımızı sunmuştuk ve çok sevilmişti ‘’ ifadelerinde bulundu.

‘’Gidersen ‘’ hala dinleniyor

Çoğu şarkısının hala dinlendiğini dile getiren başarılı şarkıcı, sözlerine devam etti ‘‘Gidersen şarkım çok gerçek bir şarkı. O dönem 7’den 70’ herkesin ortak hissettiklerini samimi bir şekilde yaşıyor ve yansıtıyor olmasından dolayı bugün hala okunmaya devam ediyor. Bir süre önce bir film müziği yapma ve oyunculuk girişiminde bulunmuştum. Ardından çevremdeki insanlar seslendirme yapmam gerektiğinin üzerinde durdular. Kız kardeşim oyuncu ondan destek alarak çalıştım. Birçok global marka reklamın seslendirme yaptım. Bir şeyi isteyince ve çalışınca o işi başarıyorsunuz. Sesi geliştirmek için en iyi çalışma şekli şarkı söylemektir. İnsanın keyfini şarkı söyleyerek yerine getirebilirsin bu yüzden şarkılar da hayatımızda olmalı. ‘’

‘’Eski günleri özlüyorum’’

Eskiye olan özleminden bahseden sanatçı ‘’Eskiden CD’ ler vardı birde o CD’lerin kağıt kapakları. O kapaklar öyle güzel kokarlardı ki. Biz o şanslı dönemin çocuklarıyız. Şuan ki gençler iletişim çağını yaşıyor. İletişim demek telefondan arkadaşlarınla görüşüyor olmak veya sanal ekranın önünde hayatını yaşıyor olmak değil. Bu yüzden biz çok şanslıyız. Arkadaşlarımızla o anı yüz yüze yaşardık, sohbet ederdik. Kışın sobanın etrafında akrabalarımızla oturmayı semaverde çay içmeyi özledim’’ dedi.