Prof. Dr. Ekrem Sezik’ten bitkisel çay uyarısı
Bitki çayları ve tıbbi bitkiler alanında uzman Prof. Dr. Ekrem Sezik, bitkisel çayların bilinçsiz tüketiminin ciddi sağlık riskleri taşıyabileceği uyarısında bulundu. Sezik, tıbbi amaçlı bitkilerin analiz edilmiş ve standardize edilmiş ürünler olarak yalnızca eczanelerde, eczacı danışmanlığında sunulması gerektiğini vurguladı.
Dünyada sudan sonra en çok tüketilen içecek olan siyah çay Türkiye’de vazgeçilmezliğini korurken, son yıllarda bitki çaylarına olan ilginin artması güvenlik tartışmalarını da beraberinde getirdi. Tıbbi bitki çaylarının uzman denetiminde olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Ekrem Sezik, açıkta satılan ürünlerin risklerine dikkat çekti.
"Halkımız zararlı olabilecek bitkileri tüketebilmektedir"
Pestisit, ağır metal ve mikroorganizma analizlerinin önemine değinen Sezik, “Gıda ve ilaç olarak kullanılan bitkilerde bulunmaması gereken pestisit, herbisit, ağır metal ve mikroorganizma analizleri yapılmamaktadır. Ayrıca bu ürünlerde rahatsızlıkları giderecek etkili madde miktarları da bilinmemektedir. Önemli bir sorun da halkımızın bu tür ürünleri sağlıkla ilgili hiçbir eğitimi olmayan kişilerin tavsiyeleriyle temin etmesi ve ciddi rahatsızlıklarda dahi farklı bitkileri veya karışımlarını çay olarak kullanmasıdır. Kısacası halkımız, sağlığı için yararlı değil zararlı olabilecek bitkileri tüketebilmektedir” şeklinde konuştu.
"Çözüm eczane ve uzman danışmanlığı"
Avrupa’daki modelleri örnek gösteren Prof. Dr. Sezik, eczacıların beş yıllık eğitim süreçlerinin iki yılını bitkilerin sağlıkta kullanımı üzerine aldıklarını hatırlattı. Sezik, “Eczacılar 5 yıllık eğitimlerinde, 2 yıl süre ile bitkilerin sağlıkta kullanımı ile ilgili kapsamlı eğitim almaktadır” dedi.
"Mevzuat çalışmaları yeniden gündemde"
Türkiye’de 60 bitki ve 8 karışım çay için bilimsel formülasyon çalışmalarının 2018 yılında Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu bünyesinde tamamlandığını belirten Sezik, bilimsel altyapının hazır olmasına rağmen mevzuatın henüz tamamlanamadığını ifade etti. Sekiz yıl aradan sonra konunun tekrar gündeme alınmasını olumlu bulduğunu belirten Sezik, “Bu sene, yani 8 yıl sonra konunun tekrar çalışılmaya başlandığını öğrendim. Konunun yeniden gündeme alınmasını olumlu bir gelişme olarak değerlendiyorum” ifadelerini kullanarak sürecin halk sağlığı açısından kritik önemde olduğunu vurguladı.
Yorumlar
Kalan Karakter: