90. Uluslararası Bergama Kermesi'nde "Atatürk ve Barış" Konferansı Düzenlendi
BAKIRÇAY – 90. Uluslararası Bergama Kermesi etkinlikleri kapsamında düzenlenen "Atatürk ve Barış" konulu konferans, tarih ve siyaset bilimi ekseninde kapsamlı değerlendirmelere sahne oldu. Bergama Amfi Tiyatrosu'nun tarihi atmosferinde gerçekleştirilen ve vatandaşların yoğun katılım gösterdiği etkinlikte, Cumhuriyet'in dış politika vizyonu ile barış temelli diplomasi anlayışı derinlemesine ele alındı.
Moderatörlüğünü Bergama Belediye Başkanı Prof. Dr. Tanju Çelik'in üstlendiği konferansta, Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakkı Uyar konuşmacı olarak yer aldı. Bilgi birikimini dinleyicilerle paylaşmak üzere kürsüye davet edilen Prof. Dr. Hakkı Uyar, salonu dolduran katılımcılar tarafından uzun süre ayakta alkışlandı.
Konferansın açılış konuşmasını gerçekleştiren Bergama Belediye Başkanı Prof. Dr. Tanju Çelik, Cumhuriyet'in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün miras bıraktığı "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesinin uluslararası vizyonuna değindi. Bu tarihi cümlenin yalnızca Türkiye Cumhuriyeti'nin dış politikasına yön veren temel bir doktrin olmadığını belirten Çelik, aynı zamanda tüm insanlığa armağan edilmiş evrensel bir barış çağrısı niteliği taşıdığını vurguladı. Çelik, söz konusu ilkenin günümüzde de geçerliliğini ve önemini koruduğunu, Türkiye'nin uluslararası arenadaki ilişkilerinde temel bir rehber olmaya devam ettiğini dile getirdi.
Açılış konuşmasının ardından kürsüye gelen Prof. Dr. Hakkı Uyar, Atatürk'ün barış odaklı devlet politikasını tarihsel konjonktür çerçevesinde, detaylı bir analizle dinleyicilere aktardı. 20. yüzyılın ilk yarısında yaşanan iki büyük dünya savaşı, küresel boyuttaki ekonomik buhranlar ve yükselen otoriter rejimler sebebiyle insanlık tarihinin en karanlık dönemlerinden birinden geçildiğini anımsatan Uyar, Türkiye'nin bu denli zorlu ve kaotik bir süreçte bağımsızlık mücadelesini zaferle taçlandırmasının ve ardından çağdaş bir Cumhuriyet inşa etmesinin muazzam bir başarı olduğunu ifade etti.
Atatürk'ün uluslararası ilişkilerdeki duruşunu aktaranProf. Dr. Hakkı Uyar, "Atatürk'ün barış anlayışı pasif değil, güçlü ve onurlu bir devlet politikasıdır." diye konuştu.
Atatürk'ün "Yurtta barış, dünyada barış için çalışıyoruz." sözüne atıfta bulunan Uyar, bu yaklaşımın durağan bir yapıdan ziyade; güçlü, onurlu ve sürdürülebilir bir barışı inşa etmeyi hedefleyen aktif bir diplomasi stratejisi olduğunu kaydetti.
Yeni kurulan Cumhuriyet'in, Lozan Barış Antlaşması sonrasında karşı karşıya kaldığı Musul, Boğazlar ve Hatay gibi kritik dış politika krizlerini askeri güç yerine azami ölçüde diplomasi kanalları kullanılarak çözüme kavuşturmaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Hakkı Uyar, Atatürk'ün dehasına dikkat çekti. Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin imzalanması ve Hatay'ın anavatana katılım süreçlerinin bu diplomatik vizyonun en parlak zaferleri arasında yer aldığının altını çizen Uyar, elde edilen bu diplomatik başarıların Türkiye'nin uluslararası saygınlığını artırdığının altını çizdi.
Türkiye Cumhuriyeti'nin 1930'lu yıllarda sınır güvenliğini sağlamak ve bölgesel istikrarı korumak amacıyla hayata geçirdiği Balkan Antantı ve Sadabat Paktı hamlelerine de değinen Prof. Dr. Hakkı Uyar, bu uluslararası anlaşmalarla ülkenin etrafında güvenli bir "barış kuşağı" oluşturulmasının hedeflendiğini aktardı.
Hayatının büyük bölümü savaş meydanlarında geçen ve dahi bir komutan olan Atatürk'ün, savaşı yalnızca ulusun hayatı tehlikeye düştüğünde, yani zorunlu ve meşru bir vatan savunması durumunda kabul edilebilir bulduğunu anımsatan Uyar, bu yüksek insani vizyonun günümüz uluslararası hukuk normlarıyla da birebir örtüştüğünü dile getirdi.
Konferansın ilerleyen bölümlerinde Türk Devrimi'nin evrensel tarih içindeki yerine vurgu yapan Prof. Dr. Hakkı Uyar, dünyadaki diğer örneklerle kıyaslamalar yaptı. Fransız ve Sovyet devrimlerinde yaşanan trajik süreçleri hatırlatan Uyar, Türk Devrimi'nin kurucu kadrosu önderliğinde gerçekleşen dönüşümlerde kanlı tasfiyelerin yaşanmamış olmasının, bu devrimi diğerlerinden ayıran en belirgin ve takdire şayan özelliklerden biri olduğunu ifade etti.
Atatürk inkılaplarının nihai gayesinin çağdaş, laik, tam bağımsız ve milli egemenliği esas alan bir Türkiye Cumhuriyeti inşa etmek olduğunun altını çizen Prof. Dr. Hakkı Uyar, tüm bu köklü devrimlerin doğrudan doğruya milletin iradesiyle ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin yasal çatısı altında hayata geçirildiğini sözlerine ekledi.
Bergama Amfi Tiyatrosu'ndaki tarihi atmosferde yaklaşık iki saat boyunca devam eden ve bilgi şöleni havasında geçen konferans, alanı dolduran vatandaşlar tarafından son ana kadar büyük bir dikkatle dinlendi. İnteraktif bir şekilde gerçekleşen soru-cevap bölümünün ardından program, Prof. Dr. Hakkı Uyar'ın katılımcılar tarafından uzun süre alkışlanmasıyla son buldu. Etkinliğin ardından vatandaşların sevgi seliyle karşılaşan Uyar, yoğun ilgi eşliğinde salondan ayrıldı.
Yorumlar
Kalan Karakter: