Şirketinize en son ne zaman check-up yaptırdınız?

SERBEST KÜRSÜ

Şirket iş modeli üzerinde belli aralıklarla yapılan hassasiyet analizleri, şirketlerin ömrünü uzatırken aynı zamanda verimliliğinin artmasını da sağlıyor.

Şirketlerin sürdürülebilir büyüme ve uzun vadede başarılı olması için düzenli olarak check-up yaptırması gerekiyor. Yapılan analizlerde, satış hacmini geliştirmekten üretim optimizasyonuna ve borç geri ödeme yapısını nakit akışına uyumlu hale getirmeye kadar birçok nokta paranın zaman değeri dikkate alınarak düzenli olarak kontrol ediliyor. Şirketin geleceği ile ilgili farklı senaryolar üretilip olası ihtiyaçlar önceden belirlenebiliyor.

Peki, siz şirketinizin gelecek bir yılını ve ötesini ne kadar sağlıklı tahmin edebiliyorsunuz? Kur ve faiz artışı, satışlarda ve/veya karlılıkta azalma, maliyetlerde artış, vergi düzenlemelerinde olası farklılıklar, piyasanın daralması ve işletme sermayesi ihtiyacınızın artması gibi olası risklerin gerçekleşmesi durumunda şirketinizin durumunu öngörebiliyor musunuz?

Kamu Özel Ortaklığı (PPP) ve Proje Finansmanı Uzmanı, Dinamo Danışmanlık Kurucu Ortağı olan Fatih Kuran: “Deneyimlerim Türkiye’de faaliyette olan pek çok şirketin önünü net olarak göremediği için gerekli önlemleri alamadığı şeklinde. Genellikle şirketler ilk aşamada, pazarda bir boşluk yakalıyor ve yüksek karlılıklar ile başarılı olup büyüyorlar. Büyüme ile birlikte çalışan sayısı artıyor ve işler karmaşıklaşmaya başlıyor, pazardaki boşluğu gören diğer şirketlerin de rekabete katılması ile kar marjları daralıyor. İşte özellikle bu noktada eğer şirket iyi bir finansal yönetim politikası geliştirmemiş ise önce sıkışıklıklar yaşanıyor ve gerekli önlemler alınamaz ise bunu dar boğazlar takip ediyor ve süreç şirketin iflas etmesine kadar gidebiliyor.

Finansal check-up şirket finansal yönetiminin bir anlamda sağlaması niteliğindedir. Yapılacak analizler ile şirketin ileriye dönük finansal performansının nasıl olabileceği, olası kötü pazar ve ekonomik koşullarda bile sürdürülebilir performansını devam ettirip ettiremeyeceği kontrol edilmiş olur. Negatif bir sonuç çıkması durumunda ise gerekli tedbirleri önceden alma imkanı sağlanır.

Analizin etkisi finansal konular ile de sınırlı değildir. Örneğin yapılan analizde şirketin bir iş kolunda karlılığının azaldığı veya risklerin olması gerekenden fazla olduğu fark edilirse ilgili iş kolundan çıkma veya bu alanda daha temkinli olma kararı alınabilir.Ayrıca nakit akışı üzerinde stres testi denilen analiz ile beklenen en kötü durumlarda bile şirketin borç geri ödeme performansını ölçebiliriz.

Dikkat edilmesi gereken kritik hususlardan biri analizlerin gelir tablosu üzerinden değil nakit akışı üzerinden yapılması gereğidir. Nakit akışı üzerinden yapılacak analizlerin farklı senaryolarda şirketin performansını ölçmemize olanak sağlayacak şekilde dinamik bazda yapılması gerekir.” dedi.