Ameliyatlı estetik mi, ameliyatsız estetik mi?

SAĞLIK KÖŞESİ

Deri yaşlanması ve tedavisi 

Cilt yaşlanması estetik görünümüne ve bakımına önem veren pek çok insanın ortak sorununu oluşturuyor. Deri yaşlanmasına bağlı sorunların çözümü için ise cerrahi ya da ameliyatsız pek çok farklı teknik kullanılıyor. Estetik amaçlı tıbbi destek için belirli bir yaş vermenin mümkün olmadığını belirten uzmanlar örneğin, botox gibi uygulamalara eğer ihtiyaç varsa 18 yaşından itibaren başlanabileceğini belirtiyor. Fakat genel olarak cilt yaşlanmasının etkilerini azaltmak için 25-30 yaş arası tedavi desteğine başlamak uygun bir zaman dilimi olabilir. 

Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi (GATA) mezunu ve yine aynı hastanede deri ve zührevi hastalıklar üzerine ihtisas yapmış olan Dermatoloji Uzmanı Dr. Erol Özan deri yaşlanması destek tedavileri hakkında önemli bilgiler paylaştı ve tavsiyelerde bulundu. 

Deri Yaşlanması Süreçleri
İnsan vücudundaki her organ yaşlılıktan nasibini alır. Görmeniz azalır, duymanız azalır, karaciğer az çalışır, böbrek az çalışır vs. Bu etkiden, yüzünüz de tabi ki nasibini almaktadır. Bu açıdan düğündüğümüzde yüz yaşlanmasını 3 ana başlıkta toparlayabiliriz: 

birincisi hacim kaybı, ikincisi deri sağlığının kaybı, üçüncüsü ise derinin taşıyıcı kolonlarının gevşemesi. Hacim kaybını ise 2 ana başlık altında düşünebiliriz: Yağ dokusu kaybı ve kemik dokusu kaybı. Bu hacim kaybına bağlı olarak şakaklarda ve alında çökme, elmacık hatlarında çökme, gözaltı çukurlarının oluşması, keder çizgileri denilen nazolabial olukların oluşması, çin bıyığı denilen marionette çizgilerinin oluşması ve en son olarak çene kenarlarında bulldog görünümünün oluşması görülür. Hatta burun genişler ve ucu düşmeye başlar, dudaklar incelir ve göz küreleri içine çökmeye başlar. Deride ise güneş hasarına bağlı lekelenmelerle birlikte azalan kolajen ve artan elastine bağlı olarak sabitlenmiş kırışıklıklar ortaya çıkar. Taşıyıcı kolonların gevşemesi ile de yüz sanki bölmelere ayrılmış gibi görünür ve genel hacim kaybının sonuçlarını daha da kötüleştirir. Basit bir dille özetleyecek olursak üzerinize tam oturan bir kıyafetiniz var siz zayıflayıp küçülüyorsunuz kıyafet genişleyip büzüşüyor.


Estetik Uygulamaların Yaşlanma Süreci Üzerine Etkileri 

Estetik uygulamaları eksik ve eksileni yerine koymak ve fazlalıkları yok etmek şeklinde özetleyebiliriz. Eksikten kastım genetik olarak eksik olanları çene, dudak, jawline ya da nerede eksik varsa yerine koymak. Fazlalıklardan kastım ise bazı durumlarda fazladan çalışan kası veya kas gruplarını bazen de gereğinden fazla uzamış sarkmış dokuları yok etmek ya da aktivitesini kısıtlamak olarak özetlenebilir. Bu işlemleri iki başlık altında detaylandırabiliriz: birincisi yaşla beraber kaybedilen hacmi dolgu uygulamaları ile yerine koymak, ikincisi ise yaşla beraber kaybedilen kollajeni mezoterapi uygulamaları ile yerine koymak.


Ameliyatlı estetik mi, ameliyatsız estetik mi?

Bu soruda tıbbi kurallara göre gideceğim. Tıpta cerrahi müdahale mümkün olduğu kadar ötelenmeye çalışılır. Estetikte de benim için aynı kural geçerli. Ama birbirinden ayırmamız mümkün değil. Anlattığım gibi yaşlanma bir süreçtir tek bir yöntemle bütün problemlerden kurtulmanız mümkün değil. O yüzden mümkün olduğunca ameliyatsız yöntemler tercih edilmelidir fakat ameliyat kaçınılmazsa da ameliyat tercih edilmeli. Örneğin, ufak bir burun ucu düşüklüğünüz varsa bunu 1 dakikada dolgu ile düzeltmek varken ameliyat olmak mantıksızdır ama çok büyük, çok eğri veya nefes problemi olan bir burnunuz varsa da ameliyattan kaçınmanın bir yolu yok maalesef. Dünya geneline bakarsak 2000-2015 yılları arasında ameliyatsız estetik uygulamaları % 1500 civarı artış gösterirken, ameliyatlı estetiklerde % 50 civarında azalma var. Aslında tüm dünyada bu yöne bir eğilim mevcut.
Uygulamalarda komplikasyon oranları yüksek midir ve uygulamalar ne kadar güvenlidir?
İyi yetişmiş ellerde ve iyi ürünlerle komplikasyon oranı çok çok azdır veya komplikasyon olsa bile kalıcı hasar olma ihtimali çok çok azdır. Ama deneyimsiz eller veya kalitesiz malzeme ile maalesef ciddi sıkıntılar görme riskiniz çok fazladır.
 
Uygulama Yaşı İhtiyaca Göre Belirlenmeli
Estetik uygulamalara başlamak için belirli bir yaş vermek mümkün değildir tamamen ihtiyaca göre değişkenlik gösterir. Örneğin, botulinum toksin (botox) uygulaması çok kuvvetli ve iz bırakma potansiyeli olan bir alın kası varsa 18 yaşında da yapılabilir veya 50 yaşına kadar ihtiyaç da olmayabilir. Ama genel olarak 25-30 yaş arası başlanması gerekir.
Zamanından geç başlanan estetik uygulamalarda başarı elde etmek mümkün mü? 
Geç kalınan müdahalelerde maliyetler yükselirken başarı oranları düşer ve ek uygulamalar yapmak zorunda kalınır. Süreç uzar belki ama yeteri kadar sabırlı olursanız belli bir başarı mutlaka görürsünüz. Zararın neresinden dönülürse kardır, kimse geç kaldım diye düşünmesin.
Uygulamaları düzenli yaptırmazsak eskisinden daha kötü olur muyuz?
Estetik uygulamaları yaptırıp sonrasında tedaviye devam etmezsek eskisinden daha kötü olur muyuz sorusu klinik pratikte en sık sorulan sorulardan biridir. Eskisinden daha kötü olur muyum endişesi taşıyan herkes için cevabım: “Kesinlikle eskisinden daha iyi olursunuz. Tartışmasız..!”

Uzm. Dr. Erol ÖZAN KİMDİR?
Uzm. Dr. Erol ÖZAN, Gülhane Askeri Tıp Akademisi mezunudur. Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Deri ve Zührevi Hastalıklar üzerine ihtisas yapmıştır. Yedi yıldır dermatoloji alanında deri yaşlanması ve estetik/kozmetik dermatoloji üzerine çalışmalar gerçekleştirmektedir.