Son Başbakan

HASAN ESER

Hasan Eser / 21 Şubat 2017 

Halk, 16 Nisan'da gerçekleştirilecek olan referandumda ‘Evet’ derse…

Binali Yıldırım, Türkiye Cumhuriyeti’nin ‘Son Başbakan’ı olarak tarihe geçecek!

Evet, 65. Hükümette Başbakan olan Binali Yıldırım’ı, tarihçiler ‘Son Başbakan’ olarak not düşecek tarihe…

Ha! Benim kanaatimce ‘Son Başbakan’ unvanı Sayın Ahmet Davutoğlu’nun hakkıdır. 

Çünkü İzmir Milletvekilimiz Sayın Binali Yıldırım’ın Başbakanlık mertebesine seçimle gelmediği kabul edilmesi gereken bir gerçektir.

Bu gerçeğe rağmen Binali Yıldırım’ın tarihe ‘Son Başbakan’ olarak geçme şerefine nail olması, kendisi açısından büyük şanstır. (Atanmış Son Başbakan) 

Öyle ki ilk ve son olmak önemlidir.

Misal…

“Osmanlı’nın bilmem kaçıncı Padişah’ı kim?” diye sorsanız.

Bu soruya herkes net bir cevap veremeyebilir.

Ama “Son padişah kim?” diye soracak olursanız; tarihle hiç ilgisi olmayan sıradan bir vatandaş bile size son Padişah’ın Vahdettin olduğunu düşünmeksizin söyleyecektir.

Yani ilk ve son olan her zaman akılda kalır.

Aradan on yıllar geçse de,  “Parlamenter sistemin son başbakanı kimdir?”  sorusu bir gün eğitim müfredatına girebilir.

Bunun içindir ki, bu olası yeni dönem;  Sayın Binali Yıldırım’a tarihi bir misyon yükleyecektir.  

Ancak…

Bu coğrafyada ‘Son’ unvanını alanlar pek de ‘Hayır’la yâd edilmezler.

Hop orada durun bakalım! Kimseye laf dokundurduğum filan yok!

Zira “3. Köprü’nün ismi ne olmalı?” sorusuna yanıt arandığı günlerde; “Adı, Sultan Vahdettin Köprüsü olsun!” diyerek, iadeyi itibarı savunan tek gazeteciydim Türkiye’de.

Binali Yıldırım’a gelince…

Sayın Yıldırım, Cumhuriyet tarihinin kuşkusuz en başarılı Ulaştırma Bakanı’dır.

Bakanlığı döneminde sergilediği başarılı grafik, her kesimden insanın takdirini toplamıştır.

Beyefendi kişiliği, vakur duruşu, icraatçı kimliği ve en önemlisi de halkla bütünleşme noktasındaki meziyeti Binali Yıldırım’ın bugün bulunduğu yere tesadüfen gelmediğinin kanıtıdır.

Biliyorum! ‘Bizim Hasan lafı nereye getirmek istiyor?’ diye merak ediyorsunuz.

Anlatayım…

Referandum sandığında tercihini ‘Evet’ten yana kullanacak bir vatandaş olarak söylüyorum.

Ulaştırma Bakanlığı ile adını tarihe altın harflerle yazdıran Sayın Binali Yıldırım,  halk nezdinde yeni sistemin yegâne sorumlusudur.

Yeni sistem ‘Evet’ diyenlerin anlattığı gibi Türkiye’nin önünü açarsa...

Binali Yıldırım, Türkiye’yi ileri demokrasiye taşıyan başbakan olarak geçecektir tarihe.

Peki ya ‘Hayır’ diyenlerin iddia ettiği gibi tam tersi olursa?

İşte o zaman, Sayın Yıldırım şöyle geçebilir tarihe:

“Risk almak Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın fıtratında vardı.

Erdoğan, bir Süleyman Demirel gibi idareyi maslahatçı değildi. Tıpkı selefleri Turgut Özal ve Adnan Menderes gibi ülkesi adına büyük düşünen bir liderdi.

Güzel işler de yaptı, ama son icraatı olan Başkanlık sistemi hem bizi, hem ülkemizi, hem de kendisini yaktı.

Keşke ülkemizi böyle bir maceraya sürüklemeseydi. Lakin biz kendisine değil, dönemin başbakanına kızıyoruz.

Çünkü Erdoğan, Binali Yıldırım’ın tam desteğini almadan böyle bir işe kalkışamazdı”

Bu varsayımları  ‘Hayır’ yönünde propaganda yapmak ya da birileri gibi topluma korku salmak için değil,  İzmir Kooperatifler Birliğinde görev yaptığım dönemde yakından tanıma şansına sahip olduğum Binali Yıldırım’a ne kadar güvendiğimi aktarmak adına sıraladım.

Daha açık ifade etmemiz gerekirse…

Evet, Cumhurbaşkanımız Erdoğan cesur yüreklidir. Ama Sayın Binali Yıldırım da bir o kadar sağlamcıdır.

Yani kendisine dünyaları da vaat etseniz ismine halel getirecek bir işin içinde asla olmaz!

Makam-mevkide gözü yoktur-ki olmuş olsaydı Başbakanlık koltuğunu feda eder miydi?-

Sayın Binali Yıldırım’ın baki kalan bu kubbede hoş bir seda bırakmaktan gayri bir derdi yoktur.

Sayın Yıldırım’ın en büyük derdi;  yüz yıllar önce yaptırdıkları eserlerle bugün hala saygıyla anılan devlet adamlarımız gibi gelecek kuşaklar tarafından da minnetle anılmaktır.

Türkiye’ye Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme alanında çağ atlatarak, yaşayan efsaneye dönüşen Sayın Binali Yıldırım,  tarihe geçen bu olumlu intibaını öyle bir kalemde silecek ya da riske atacak bir isim değildir.  

Sayın Binali Yıldırım,  her daim gelecek nesillere örnek gösterilecek olan siyasi kariyerini; Türkiye’yi ileri demokrasiye taşımakla taçlandıracağına inanan bir vatandaş olarak demem o ki, birilerinin iddia ettiği gibi; Cumhurbaşkanlığı sistemi 

Türkiye’nin yararına olmasaydı,  bu sistemi getirmek isteyenlerin karşısına herkesten önce Sayın Binali Yıldırım dikilirdi.

Dolayısıyla…

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ni getirmek uğruna çıktığı bu kutlu yolda, en büyük şansı ve referansı Sayın Binali Yıldırım ve tabii ki MHP’nin bilge lideri Sayın Devlet Bahçeli’dir.

Sözün özü: Sayın Erdoğan, halkın son derece büyük güven duyduğu bu iki ismin desteğini arkasına almamış olsaydı, referandum sonucunda ‘Hayır’ malumun ilamı olurdu. 

Not: Türk tipi Cumhurbaşkanlığı sistemine geçtiğimiz takdirde; sayacı sıfırlayıp birinci Recep Tayyip Erdoğan hükümetini mi kuracağız, yoksa 66'ya mı bağlayacağız?