Gül bahçesine inen demir kuş 

HASAN ESER

Saadet Partisi'nin cumhurbaşkanı adayı sayın Temel Karamollaoğlu, dün gece katıldığı bir televizyon programında şöyle dedi: "AK Parti'deki memnuniyetsizleri kucaklayacak tek isim Abdullah Gül'dü."

Hay ağzına sağlık Karamollaoğlu. 

Ben de sayın Abdullah Gül'ün çatı aday olmasının muhalefet için en doğru tercih olacağını savunanlardandım.

Güya "Aklın yolu birdir" derler.

Fakat niyet başka düşünce başka olunca aklın yolu bir olmuyor. 

Zira niyet düşüncenin yaratıcısı değil midir? 

Evet, birileri gerçeği göremedi, ya da görmemezlikten geldi. 

Mesela, sayın Muharrem İnce, "Abdullah Gül-Recep Tayyip Erdoğan arasında kalırsam ben Erdoğan'a oy veririm" diyerek, Abdullah Gül'ün adaylığına adeta rest çekti. 

Acaba cumhurbaşkanı adayı olmanın CHP genel başkanlığının kapısını aralayacağını mı düşündü? 

Diğer taraftan sayın Meral Akşener'in de adaylıkta ısrar etmesi, Gül'ün adaylığının önünü tıkayan başlıca unsurlardan biri oldu. 

Halbuki Gül'ün aday olma ihtimali AK Parti destekçileri nezdinde büyük panik yaratmıştı. 

Sosyal medya üzerinden "Kardeş kardeşe bunu yapar mı?" kabilinden ajistasyon yüklü paylaşımlar boş yere mi yapıldı? 

Hatta adaylık konusu bir ara iyiden iyiye ciddiye binince...

Duygusal paylaşımlar yerini hakaretvari ve itham edici söylemlere bıraktı. 

Gül bahçesine inen demir kuş konusuna hiç girmeyelim, zira boyumuzu aşar. 

Demem o ki, Millet İttifakı, Gül'ün çatı adaylığıyla ilk turda seçimi kazanma şansı varken sonu belirsiz bir maceraya atıldı. 

"Gül'ün aday gösterilmesinin Erdoğan'a yarayacağı..." şeklinde komplo teorileri üretenlerle beraber;  Gül'ün karşı saflarda yer almayacağını ısrarla savunanların hiçbir şeyden haberi yoktu. Hala yok! 

Erdoğan ile Gül'ün girdiği yol ayrımı,  Gül'ün cumhurbaşkanı olduğu döneme rastlıyor. Yani birilerinin iddia ettiği gibi yeni değil. 

Bu bağlamda, Gül'ün 12 yıl başdanışmanlığını yapan Ahmet Sever'in "Abdullah Gül İle 12 Yıl" adlı kitabında anlattıkları yol ayrımının çok daha öncesine dayandığını destekler nitelikte olduğu söylenebilir. 

Uzatmayalım...

Abdullah Gül'ün çatı adaylığına yanaşmayan Muharrem İnce ile Meral Akşener AK Parti karşıtları nezdinde büyük bir vebal altına girdiler. 

Eğer ikisinden biri kazanırsa...

16 yıldır süregelen Erdoğan iktidarına son veren isimler olarak tarihe geçerler. 

Fakat olası bir hezimette ise siyaset sahnesinden yok olup gitmeleri kaçınılmaz olur.

Öyle ki, siyasette büyük tecrübe kazanan ve İnce'ye yakın olan isimlerin milletvekiliği adaylığında üstünü çizen Kılıçdaroğlu da, hani öyle hayal edildiği gibi, "Gel bakalım  Muharrem İnce, sen cumhurbaşkanlığı adaylığında iyi oy aldın, hadi geç otur bakalım şu genel başkanlık koltuğuna..." demez!

Sözün özü, Millet İttifakının iki önemli ismi olan Akşener ile İnce'nin başarısız olma şanları yok!