Foça'da efsane başkan muhabbeti...

HASAN ESER

Foça'da birden bire korumacılığa soyunanlar var.

Ne güzel! Hatadan dönmek de bir erdemdir! Gerçekten samimi iseler...

Türkiye'de kendi doğrusunun tek doğru olduğunu kabul edenlerin, bir gün gerçeklerle yüzleştiklerinde pişmanlık ifade etmeleri moda oldu zaten.

Telafisi olmayan hadiselere zemin hazırla, iş işten geçtikten sonra da 'Rabbim bizi afetsin' diye şefaat dile.

Beş bin yıllık tarihe sahip olan Foça'yı bir zamanlar betona teslim edenlerin şimdilerde korumacı kesilmesi...

İstanbul'u beton yığınına çevirenlerin sonradan çıkıp  "Biz bu şehre ihanet ettik...” diye yakınmalarını andırıyor bana.

Türkiye'de birçok alanda durum böyle.

İlginç değil mi? Bazen zarar veren ile kurtarıcılığa soyunan aynı kişi olabiliyor.

Cumhuriyet tarihimiz boyunca ekonomiyi batırdığı için alaşağı edilen bazı liderlerin de, sonradan kurtarıcı olarak geri getirildiğine şahit olmadık mı?

Gelelim asıl konuya...

Foça'da 30 yıldır aynı terane: 'Efsane başkan gelecek, dertler bitecek!'

Peki, kendisini gerçekten efsane yapan nedir?

Ya da soruyu  'Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır' klişesi üzerinden soralım: Ne yapmış, ne yapabilir?

Misal, eski başkanlarımızdan Nihat Dirim,  başkanlığa yeniden talip olduğunu açıklasa ve "Seçildiğim takdirde mülkiyeti Foça Belediyesi'ne ait olup yapımı yılan hikayesine dönen 5 yıldızlı  Kumburnu Otel projesini hayata geçireceğim" diye vaat etmiş olsa, inanırım!

Neden? Çünkü Foça'nın tek 4 yıldızı oteli olan Fokai Otel, sayın Dirim'in eseridir; yani ortada bir referans var.

Yine eski başkanlarımızdan Ali İlcan da çıkıp "Foça'nın altyapısındaki eksiklikleri tamamlamak için göreve yeniden talibim" demiş olsa, ona da inanırım. Çünkü Foça'ya arıtma tesisini kazandıran ta kendisidir.

Haa! Mevcut başkan Gökhan Demirağ, Foça'yı marka yapacağını vaat etse, buna tabii ki inanmam!

Şimdi gelelim yukarıda sorduğumuz soruya ve cevabına...

O dönem merkezi iktidarın ve o günkü yasaların kendisine sağladığı sınırsız yetki ve maddi güce sahip olan O başkan, kendi döneminde ne yapmış?

Hafızamı zorluyorum!

Kültür merkezi mi yapmış?

Düğün salonu mu yapmış?

Kapalı pazar yeri mi yapmış?  (CHP'li başkanlar da yapamadı)

Küçük sanayi sitesi mi yapmış!

Altyapıya ne kadar önem vermiş?

Anadolu'da bozkırın ortasına Eskişehir gibi bir marka yaratan Yılmaz Büyükerşen'in yaptığı gibi, Foça'da imkansız olanı mı başarmış?

Yapılan belli!

Birbirinden kıymetli taş evlerin yıkılmasına, yerine o iğrenç binaların yapımına göz yummuş. Ki, tarihi taş evlerin yıkımına yasal zemin hazırlamak üzere, merkezi iktidarın gücünü kullanarak, bahse konu binaların tescilden düşürülmesine olanak sağladığı iddia ediliyor. 

Yazık olmuş! O dönemde yapılan kıyım neticesinde Foça, tarihi dokusunu büyük ölçüde kaybetmiş. Bugün Foça'daki var olan taş evler de  hala ayaktaysa, Nihat Dirim'in o dönem oy kaybetme riskine rağmen, bu konudaki dik duruşuna borçludur Foça.

Foça'ya  1990'lardan sonra gelenler hatırlamaz!  Ama şu an Foça'daki Bedesten İş Merkezi'ni bilmeyen yoktur herhalde. 

İşte o binanın olduğu yerde bir zamanlar tarihi tuz mağazaları vardı. Foça o güzelim değerini, efsane başkanın döneminde yitirdi.

Tuz mağazaları  keşke günümüze ulaşmayı başarabilseydi.  Bazen, tuz mağazalarının hala ayakta olduğunu, hatta restore edildiğini, geceleri ışıklandırıldığını, tıpkı İzmir'deki Kızlarağası Hanı gibi kullanıldığını tasavvur ediyorum. Ne güzel olurdu...

Ancak olmadı, yerine o ucube bina dikildi. İşte o binanın müsebbibi şimdi çıkmış bize korumacılıktan bahsediyor. Bizim de buna inanmamızı bekliyor.

Son olarak...

'Ne yapabilir?' sorusunu da bir-iki cümlede cevaplayıp yazımızı noktalayalım. 

Ne yapar? Cenab-ı Allah kendisine o görevi bir kez daha nasip ederse, yarım kalanı tamamlar.

Sermayeye teslim olan birçok turizm kenti gibi Foça da o kervana dahil olur. Biz de esnaf, turimzci ve sair olarak gelişen ve dönüşen Foça'da kazanacağımız paraları bol bol istif eder dünyalığımızı yaparız. Gelecek nesilleri, yani sonrasını da sonra düşünürüz.