Tebrikler Aleksander Čeferin! Teşekkürler UEFA
Futbolun yalnızca 22 oyuncunun bir topun peşinde koştuğu bir oyun olmadığını; içinde barındırdığı adalet duygusu ve evrensel birleştiriciliğiyle aslında koca bir hayat sahnesi olduğunu bir kez daha anladık.
Ancak bu kez dersi yeşil sahalardan değil, siyasetin soğuk dehlizlerinden ve ardından gelen o muazzam spor diplomasisinden aldık.
Kahramanımız Somalili hakem Omar Abdulkadir Artan.
Hikâyesi ise modern futbol tarihine geçecek türden bir dram ve onur mücadelesi.
2026 FIFA Dünya Kupası için geri sayım sürerken Somali’nin yetiştirdiği en parlak yeteneklerden biri olan 34 yaşındaki Artan, kariyerinin zirvesine, rüyalarının sahnesine çıkmaya hazırlanıyordu.
FIFA tarafından Dünya Kupası’nda görev yapacak elit hakemler arasına seçilen ilk Somalili olarak adını tarihe çoktan yazdırmıştı.
Ancak Miami Havalimanı’nda onu bekleyen şey yeşil sahaların heyecanı değil, siyasetin o acımasız ve bazen de anlamsız bariyerleri oldu.
Geçerli bir ABD vizesine ve diplomatik pasaporta sahip olmasına rağmen Miami gümrüğünde tam 11 saat boyunca sorgulandı ve ardından sınır dışı edildi.
Gerekçe ne miydi?
ABD makamlarının dilinden düşürmediği o meşhur "güvenlik incelemesine ilişkin kaygılar".
Trump yönetiminin 39 ülkeye uyguladığı seyahat kısıtlamaları kapsamında "terör örgütleriyle bağlantılı olabileceği" yönündeki ve Somali hükûmeti tarafından "insanlığa aykırı" olarak nitelendirilen bir iddiayla rüyası elinden alındı.
FIFA Başkanı Gianni Infantino’nun basın toplantısında, "Biz dünyanın kralları değiliz, hükûmet kararlarını geçersiz kılamayız." diyerek âdeta havlu atması ise futbolun özerkliğine vurulmuş bir darbe gibiydi.
Peki, adalet nerede tecelli etti?
İşte bu noktada sahneye UEFA ve başkanı Aleksander Ceferin çıktı.
ABD’nin kapattığı o kapıyı UEFA tüm ihtişamıyla ardına kadar açtı.
Artan, Miami’den sınır dışı edildikten sonra ülkesinde bir kahraman gibi karşılanırken UEFA’dan gelen haber futbol dünyasında âdeta bir "tokat" etkisi yarattı.
Omar Artan, 12 Ağustos’ta Salzburg’da Paris Saint-Germain ile Aston Villa arasında oynanacak 2026 UEFA Süper Kupa finalini yönetecek.
Bu karar, sadece bir hakem görevlendirmesi değildir. Bu, Ceferin’in ifadesiyle "futbolun insanları bir araya getirme" gücünün siyasi ön yargılara karşı kazandığı bir zaferdir.
UEFA, Afrika Futbol Konfederasyonu (CAF) ile imzaladığı mutabakat zaptı çerçevesinde Artan’ın hakemlik becerilerine duyduğu saygıyı en üst perdeden ilan etti.
Afrika'da yılın hakemi seçilmiş, kariyeri boyunca dürüstlüğü ve profesyonelliğiyle övülmüş bir hakemin yalnızca pasaportu yüzünden dışlanmasını futbol ailesi kabul etmedi.
Analizimizi net yapalım: ABD, kendi topraklarında düzenlediği bir turnuvada sporun ruhuna ihanet etmiştir.
Güvenlik bahanesiyle liyakati cezalandırmak, "en kapsayıcı Dünya Kupası" iddiasına gölge düşürmüştür.
Ancak Omar Artan’ın Mogadişu’da omuzlara alınarak karşılanması, halkının ona duyduğu inanç ve UEFA’nın bu prestijli görevi kendisine teslim etmesi göstermiştir ki düdüğün sesini vizeyle kesemezsiniz.
2026 Dünya Kupası başladığında gözler sahadaki yıldızlarda olacak belki ama sporun vicdanı ağustos ayında Salzburg’da Omar Artan’ın çalacağı ilk düdükle atacak.
UEFA, bu hamlesiyle "Spor siyasete alet edilemez." sözünü laftan çıkarıp eyleme dökmüştür.
Şimdi sormak lazım: Bir hakemi 11 saat sorgulayıp hayallerini çalanlar mı daha güvenli bir dünya kuruyor yoksa ona hak ettiği formayı sırtına geçirenler mi?
Futbol topu yuvarlaktır derler ya; evet, yuvarlaktır ve eninde sonunda adalet kalesine girer.
Yolun açık olsun Omar Artan, adalet Salzburg’da seninle olacak!
SERKAN TİYANŞAN
Yorumlar
Kalan Karakter: