"Turizmin İlk Mektebi" Ankara Otelcilik Okulu...
SEBAHATTİN KARACA

SEBAHATTİN KARACA

Turizmci / Yerel Tarih Araştırmacısı

"Turizmin İlk Mektebi" Ankara Otelcilik Okulu Türkiye'de İlkti

27 Ekim 2018 - 22:17 - Güncelleme: 27 Ekim 2018 - 22:31

Her yerde söylüyor ve  yazıyorum; benim de 1969-70 öğretim yılı sonunda mezun  olduğum Ankara Otelcilik Okulu, turizme vasıflı eleman yetiştirmek üzere Türkiye’de açılmış ilk otelcilik okuludur. İlk müdürü de Yunus Aslandır. O yıllarda 3 yıl yatılı olarak eğitim veren bu güzide kurum, okuldan da öte, insanı hayata hazırlayan bir baba ocağı, bir ana kucağı gibiydi.

Başarıya giden yolda  atılması gereken adımları, yapılması gereken işleri, disiplini, azmi, mücadeleyi,sabrı, araştırmayı, geliştirmeyi, diyaloğu, kibarlığı, örf ve adetleri, gelenek ve görenekleri,öğrenmeyi ve öğretmeyi, işine ve sorumluluklarına karşı bitmez tükenmez bir enerji ile asılmayı, her Allah’ın günü aynı heyecanı sürdürmeyi, planlamayı, planlamalara sadık kalmayı,  fizibiliteler yapmayı veya yaptırmayı, daha da önemlisi mezunlar arasında ki bağın güçlenmesi için kimi yerde fedakarlığı , kimi yerde  özverili olmayı ve her alanda dayanışmayı öğretiyordu.

Çoğumuz okulu bitirdikten sonra, ne kadar çok ve çabuk olgunlaştığımız, diğer okullarda okuyan yaşıtlarımızla bir araya geldiğinde fark ediyordu.

Özverili hocalarımız vardı

Burada elbette ki bizleri büyük bir özveri ile yetiştirmeye,eğitmeye çalışan çok sayıda  kıymetli, yerli ve yabancı hocalarımızın payı büyüktür. Tüm hocalarımıza ömür boyu teşekkür etsek azdır. Onlara minnettarız.

Ancak okulun ilk açıldığı yıldan beri,  Cornell Üniversitesinde eğitim görmüş ve akabinde okulumuzun müdürlüğünü yapmış Yunus Aslan, okuldaki görevi bittikten sonra da hep öğrencilerinin arasında olmuştur. Öğrencileriyle hiç kopmayan  iletişimi sürdüren ,  bu bağlamda nerede bir okul mezunları toplantısı olsa  oraya ilk gelen,  dert dinleyen yol  gösteren,  özellikle mezunların bir dernek altında birlikteliklerini sürdürmeleri doğrultusunda  emek sarf edenlerin  başında yer almış, dolaysıyla bu ve benzer  davranışlarıyla da hepimize örnek  olmuştur.

Okulun Mezunları

1964’de Ankara İskitler’de açılan okulumuzu, 1968 de   Beşevlerde ki  inşaatı yeni bitmiş kendi binasına bizler taşımıştık.  Taşıma bir hafta sürdü. Bu sürede  midemize ekmek ,  yumurta ve çaydan  başka bir  şey girmedi.  Ancak yeni okulda okumanın keyfi ve havası bir başkaydı. Okul her şeyden önce  iyi  eğitim vermek için her türlü donanıma sahipti.

Okulun önünden gelip geçen hemen hemen herkes ”Garsonluk Okulu” diye alay ederdi. Ancak bu okulda pek çok  kıymetli hocaların yanı sıra, yurt dışından getirilmiş yabancı öğretmenlerin ders verdiklerini bilmezlerdi.

Bizi  mideye hitaptan, aşçı ve diyetisyen,  servis ve mizanplasdan ötürü (mise- en-place)  mimar,  yerleşimden planlamasından dolayı  mühendis,  algılama,  anlama ve yardımcı olma  konusunda  psikolog,  sorulan sorulara cevapta filozof,  haber alma öğrenme konularında araştırmacı, iş sevk ve idaresi hususunda çalışırken saate  aldırmayan- bakmayan  iyi terbiye edilmiş ırgat olarak yetiştirmiş bir okuldan bahsetmek kolay değil.  Ancak okulumuzun mezunları arasından  kimler çıkmadı kimler: Müteşebbisler,  Yatırımcılar, Hocalar,  Profesörler,  Müdürler,  Genel Koordinatörler,  Avukatlar, Acenteciler, Konsoloslar, Dernek-  Vakıf Yöneticileri,  Siyasetçiler, Belediye Başkanları, Meclis üyeleri . Bunlar bildiklerimiz, bilemediğimiz daha  kimler kimler... Bu listeye en son Türsab’da tarih yazarak Başkanlığına seçilen  Firuz Bağlıkaya’yı ilave etmeyi unutmamak gerekir.

Dernek “Anomed”

Güzel işler yapmayı sürdüren,  mezunların  kurmuş olduğu “Anomed” in çalışmalarını unutmamak gerekir. Anomed’in düzenlediği, okulda kış toplantıları, pilav günleri, sezon sonlarında her yıl 3 gün 3 gece süren büyük buluşmalar, toplantılar  okul mezunu olmaktan dolayı insanı gururlandırıyor.

Hele- hele  yıllar sonra birbirini ilk defa görme imkanını sunan yıllık toplantılar var ya tadına doyum olmuyor. Ben bu toplantılardan bahsederken , “Anomed’in toplantıları bayram yeridir” diye tanımlarım.  Çünkü  bu buluşmalar gerçekten bayram yerini aratmaz.

Sebahattin Karaca

YORUMLAR

Son Yazılar