Türkiye Ne Zaman Sandığa Gidecek: Erken Seçim mi, Yoksa Zamanında mı?
Türkiye siyasetine bomba gibi düşen mutlak butlan kararı sadece CHP’yi mi etkileyecek? Yoksa bu olayla birlikte CHP’den yeni bir parti mi doğacak?
Bu konuda hem Kemal Kılıçdaroğlu hem de Özgür Özel kanadı derin bir sessizlik içinde...
Bilindiği üzere CHP bu hafta grup toplantısı yapmayacak. Siyasi kulislerde ise Kemal Kılıçdaroğlu’nun İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere üç büyük şehrin il başkanını görevden alacağı konuşuluyor.
Biz daha çok sürecin İzmir cephesini yakından izliyoruz. Görevden alınacağı iddia edilen Çağatay Güç’ün yerine gelebilecek 4-5 ismin adı geçiyor.
Ancak mutlak butlan kararı yalnızca CHP'yi değil, ülke siyasetini de oldukça yakından ilgilendiriyor.
Önümüzde cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği genel seçimleri var. Normal seçim takvimine göre bu seçimlerin 2028 yılının mayıs ayı içinde yapılması gerekiyor. Şu ana kadar konuyla ilgili pek çok senaryo konuşuldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın erken seçim kararı alabilmesi için Meclisi feshetmesi gerektiği ya da Meclisin kendi inisiyatifiyle erken seçim kararı alarak süreci başlatabileceği ifade edildi.
Zaman açısından bakıldığında, seçimlerin 2027 yılının kasım ayında yapılabileceği beklentisi hakimdi. Fakat yakından takip ettiğimiz üzere, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın anayasa hukuku başdanışmanı Mehmet Uçum'un, cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerinin 16 Nisan 2028 tarihinde yapılabileceği yönünde bir demeci kamuoyuna yansıdı.
Bu demeç elbette Erdoğan’ın haberi olmadan verilemez. Bence bu açıklama ile siyasi nabız ölçülmek isteniyor.
Mehmet Uçum yaptığı açıklamada, görebildiğim kadarıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın zamanında yapılacak bir seçimde aday olabileceğini öngörmüş ve bu konudaki tartışmaların dışında kalmayı tercih etmiş.
Benim edindiğim siyasi kulis bilgilerine göre, AK Parti ve MHP ittifakı öncelikli olarak referanduma gitmeden, 400 ve üstü bir milletvekili sayısını (yani Meclis çoğunluğunun üçte ikisini) yakalayarak anayasada ve seçim kanununda ciddi değişiklikler yapmak arzusunda...
Ancak mevcut tabloda, Cumhur İttifakı'na DEM Partili vekiller destek verse dahi 400 sayısına ulaşılamıyor.
AK Parti'nin 275, MHP'nin 47, DEM Parti'nin ise 56 milletvekili bulunuyor. Bu üç partinin toplamı, anayasayı referandumsuz değiştirme imkânı vermiyor. 360 barajı aşılsa bile anayasa değişikliği için referandum gerekiyor. Toplam sayı 378'de kaldığı için 400 rakamına ulaşılamıyor; dolayısıyla 400 eşiğini aşmak için 22-23 civarında yeni milletvekilinin desteğine ihtiyaç duyuluyor.
Parlamentorda grubu bulunan diğer partilerden CHP 138, İYİ Parti ise 29 milletvekiline sahip. Burada olası bir anayasa değişikliği için Kemal Kılıçdaroğlu’nun etrafında kenetlenecek CHP'li milletvekilleriyle birlikte hareket edilebileceği konuşuluyor. Şu an 28 milletvekilinin Kemal Kılıçdaroğlu’nu desteklediği iddia edilse de bence bu rakam henüz net değil. Kemal Kılıçdaroğlu CHP'ye ve siyasete tekrar hâkim olmayı başarırsa, bahsi geçen sayılara ulaşılabileceğini, hatta bu sayının aşılabileceğini düşünüyorum.
Tabii siyasi iddiaların bir diğeri de cumhurbaşkanlığı seçim sistemiyle ilgili. Bilindiği üzere, 2017 referandumu ile kabul edilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde cumhurbaşkanı, geçerli oyların yüzde 50 artı birini alarak seçiliyor; ilk turda bu çoğunluk sağlanamazsa en fazla oyu alan iki aday ikinci turda yarışıyor. Nitekim 2018 seçimlerini ilk turda kazanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Mayıs 2023 seçimlerinde yüzde 50 barajını geçememiş ve 28 Mayıs'ta yapılan iki adaylı ikinci turda yeniden seçilmişti. Şimdi ise bu sistemin değişeceği konuşulanlar arasında. Yüzde 50 artı bir kuralı yerine, ilk turda en çok oyu alan adayın cumhurbaşkanı seçilmesini öngören yeni bir düzenlemeye gidileceği iddia ediliyor. Kısacası, ikinci turun olmadığı bir seçim planlanıyor.
Konuşulan diğer bir düzenleme ise Erdoğan’ın "üçüncü kez aday olup olamayacağı" tartışmalarına son vermeyi amaçlıyor. Mevcut cumhurbaşkanına toplamda 4 kez aday olma imkânı getirebilecek bir düzenleme yapılması da güçlü iddialar arasında yer alıyor.
Buna göre Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde 2 kez aday oldu ve kazandı. Daha önce 2014 yılında, ülke parlamenter sistemle yönetilirken de aday olmuş ve cumhurbaşkanı seçilmişti. Burada "iki kez mi, üç kez mi aday oldu" tartışmasını tamamen sona erdirmek için "4 kez aday olabilir" ifadesiyle riske girmeden, üçüncü ya da dördüncü kez adaylığının önündeki hukuki engellerin bertaraf edilmesi amaçlanıyor.
En çok merak edilen konulardan biri olan yerel seçimlerin öne alınıp alınmayacağı hususunda ise henüz net bir bilgi bulunmuyor. Ancak yerel seçimler anayasal güvence altındadır ve her beş yılda bir yapılır. Seçimlerin öne alınabilmesi ancak anayasa değişikliği ile mümkündür; Meclis veya cumhurbaşkanı kararı ile yerel seçim tarihi öne çekilemez. Nitekim 1982 Anayasası kabul edildikten sonra yerel seçimler her daim zamanında yapılmıştır.
RIDVAN KARAPEHLİVAN
Yorumlar
Kalan Karakter: