Bergama'nın Sanayileşme Modeli Aliağa’dan Farklı Olacaktır
28 Nisan Salı günü, Aliağa Organize Sanayi Bölgesi’nde yatırımını başlatan Honda Motosiklet Fabrikası’nın resmi açılışı yapıldı. Beş ay önce işçi alımına başlayan fabrikada üretim zaten başlamıştı. Dünya genelinde şu ana kadar 500 milyon adet motosiklet üreten firma, 28. fabrikasını ülkemizde, Aliağa’da açtı. İlk etapta 300 kişinin istihdam edileceği fabrikada şu an tek vardiyalı üretim yapılıyor. Yıllık 50 bin adet motosiklet üretimi planlanmakta; ancak zamanla bu rakamın 100 bin adetlik tam kapasiteye çıkarılması hedefleniyor.
Fabrikayı gezip açılışa katıldık; törene yerel yöneticilerin yanı sıra Honda Avrupa ve Türkiye Başkanları, Japonya Büyükelçisi ve Ankara’dan Devlet Yatırım Ofisi Başkan Yardımcısı katıldı. Her şey son derece güzel, organizasyon ise mükemmeldi. Ülkemiz ve bölgemiz ekonomisi için hayırlı olsun.
Haberi sosyal medya hesaplarımızda yayınladık; gazetemizin Mayıs sayısında da detaylıca yer vereceğiz. Paylaşımın altına tanıdığım birkaç Bergamalı dostum yorum yapmış; elbette çok daha fazla kişi yorum yapmak isteyip "1982’de ilçe statüsüne kavuşan Aliağa bizi gelip geçti!" diyerek hayıflanmış olabilir. Elbette bu serzenişlerin haklı olan yönleri var. Peki, Bergama niçin sanayileşme konusunda yeterince mesafe kat edemedi? Bunların nedenlerine zaman zaman yazılarımızda yer verdik ve İnternet TV programlarımızda üzerine konuştuk.
Aslında Aliağa’nın sanayileşme tercihini bizzat Aliağalılar yapmadı. 1965 yılında Süleyman Demirel’in Başbakan olduğu dönemde bu sürece karar verildi. Devletin ekonomi ve sanayi yönetimi, 1968 yılında Aliağa’da bir petrol rafinerisi kurulmasına karar verdi. Dört yılda tamamlanan Aliağa Petrol Rafinerisi 1972’de hizmete alındı. Ülke genelindeki üç rafineri (Batman, İzmit, Kırıkkale) ile birleştirilerek 1983 yılında TÜPRAŞ kuruldu. 1965 yılında TPAO tarafından yapımına başlanan PETKİM’in ise temeli aynı yıl atıldı ancak 20 yıl sonra, 1985’te faaliyete geçti. 23 yıl KİT statüsünde kalan PETKİM, 2008 yılında özelleştirildi. PETKİM’i satın alan Azeri SOCAR Devlet şirketi, ilçeye 7 milyar dolarlık yatırım ile bir rafineri daha kazandırdı.
Bergama bu süreçlerin hiçbirinden geçmedi ve sanayi konusunda uzun süre bir gelişim kaydedemedi. 1997 yılında kurulan Bergama Organize Sanayi Bölgesi (BOSBİ) ancak 20 yıl sonra işler hale gelebildi. Şu an parseller dolu olsa da faaliyete geçen firma sayısı ekonomik gerekçeler nedeniyle oldukça az. Yoğun talep gören OSB’de halen yarım kalmış inşaatlar var; projeler hazır ancak üretim henüz istenen seviyede değil. Bergama, sanayileşmeye başlama noktasında zamanlama olarak Aliağa’dan oldukça geridedir.
Ancak Bergama sanayileşmesine ivme kazandıracak, devletin almış olduğu üç önemli karar bulunmaktadır:
Birincisi: Bergama OSB alanının yenilenebilir enerji konusunda teşvik bölgesine alınmasıdır. Bu kapsamda 2017 yılında temeli atılan ilk yatırım olan (ve maalesef şu an üretime devam etmeyen) LM Wind firmasının rüzgâr türbini kanadı üretimi önemli bir adımdı.
İkincisi: 2017 yılında Bergama’ya bir serbest bölge kurulması konusunda atılan imzalar ve 2024 yılı Mart ayında BASBAŞ’ın (Batı Anadolu Serbest Bölgesi) resmen açılıp faaliyete geçmesidir. BASBAŞ, diğer tüm serbest bölgelerde olduğu gibi ihracat ağırlıklı firmaların üretim yapacağı bir modeldir. Bu yüzden yatırım yapacak firmalar; kur artışını, reel kur değerini, ihracat imkânlarını ve iç maliyetleri (enerji, kurulum, işçilik gibi giderleri) çok iyi etüt ederek yatırımlarını gerçekleştiriyor. BASBAŞ yönetimi bu yıl dört büyük yeni yatırımcının geleceğini belirtiyor; ancak yüzlerce fabrikanın gelmesi için yukarıdaki şartların yatırımcı lehine olumlu seyretmesi gerekiyor.
Üçüncüsü: Çok daha eskiye, 2011 yılına ve Binali Yıldırım’ın Ulaştırma Bakanlığı dönemine dayanan konteyner limanı projesidir. Çandarlı Körfezi’ne yapılacak olan ancak Bergama’nın idari sınırları içinde kalacak bu liman, bölgenin sanayi kapasitesinin artması için hayati önem arz ediyor. Devlet; mendirek ve ulaşım gibi altyapı çalışmalarını bitirdi. Liman, Yap-İşlet-Devret (YİD) modeli ile yapılacak ancak uzun süredir yapım için talipli firmalar çıkmadı. Bunda dünya ekonomisini adeta durduran pandeminin etkisi büyük oldu.
Şimdilerde ise ne olacağı belirsiz olan İran gerilimi nedeniyle dünyada beklenen "resesyon" yani ekonomik durgunluğun yatırımcıların isteğini kırdığı söyleniyor.
Bergama elbette sanayileşecektir ancak bu süreç Aliağa’dan daha farklı bir modelde ilerleyecektir. Aliağa bir liman ve ağır sanayi bölgesidir; Petro-Kimya, Gübre, Demir-Çelik ve Lojistik olmak üzere 5-6 temel ayağa dayanmaktadır. Bergama’nın yönü ise belirttiğim gibi Aliağa’dan farklı olacaktır. BASBAŞ’ta ihracat ağırlıklı ve katma değeri yüksek üretim yapılırken; çevreci ve modern üretim teknikleri daha baskın olacaktır. Yine yenilenebilir enerji konusunda üretim yapan firmalar yatırımlarını hızlandıracaktır.
BOSBİ’de şu anda yaklaşık 1 milyon 800 bin m²’ye ayrılan 64 parselin tamamı satılmış durumdadır; ancak yatırımcı firma sayısı şimdilik daha azdır. BOSBİ Başkanı Ahmet Telek ve ekibi altyapı çalışmaları için oldukça büyük gayret sarf etti. 2017 yılında enerji sorunu çözüldü, bu yıl da BOSBİ doğalgazla buluşturuldu. Aliağa elbette daha büyük bir OSB’ye sahip; 10 milyon m²’lik bir alanda 300 parsel bulunuyor ve bunların 200’ünde sanayi üretimi başlamış durumda. Ancak Bergama da kendi yolunda, kendi özgün modeliyle büyümesini sürdürecektir.
RIDVAN KARAPEHLİVAN
Yorumlar
Kalan Karakter: