Bergama Kermesi Şöhretler Geçidi Değildir
Yarın başlayacak Bergama Kermesi, 90. kez kapılarını açacak.
Yerel bir gazeteci olarak Bergama Kermesi'ni neredeyse 25 yıldır takip ederim. Bir Bergamalı olarak da 1976 yılından beri, yani tam 50 yıldır kermesleri az çok hatırlarım. Bergama Kermesi ülkemizde hiçbir yerel festivale benzemez.
Neden mi?
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1934 yılında Bergama’ya gerçekleştirdiği bir günlük ziyaret sırasında ilçenin turizm potansiyelini fark etmesi üzerine verdiği talimatla, 1937’de başlatılan bu etkinlik; İkinci Dünya Savaşı’nın korku ve yoksulluk dolu yıllarında dahi kesintisiz sürdürülmüş, o zor koşullarda bile iki üç günlük kısa sürelerle kutlanmıştır.
Yani kesintisiz devam etmiştir. Kermes, aslında Atatürk’ün Bergama'ya ve Bergamalılara bıraktığı bir vasiyettir. Ayrıca Bergama Kermesi, Fransa’da kutlanan bir festival dışında dünyadaki ikinci yerel festival olma özelliğini taşır.
Son dönemde daha doğrusu son 15-20 yıldır Bergama kermeslerinin sönük geçtiği, gözden düştüğü ve basında daha az yer bulduğu söylenmekte. Elbette bunda haklılık payı var ancak eleştirilerde çok da insafsız olmamak gerekir.
2 binli yıllarda, özellikle pandemi dönemine kadar bölgemizdeki irili ufaklı hemen her belediye kendini bir "festival furyasına" kaptırmıştı.
1980'lerin ortasında Dikili'de Osman Özgüven'in başlattığı Emek ve Demokrasi Şenlikleri, 2004'te tekrar hayata geçirildi. Osman Özgüven, on yıl aradan sonra döndüğü belediye başkanlığı döneminde iddialı festival programlarına imza attı. Hakkı Ülkü döneminde başlayan Aliağa Emek ve Barış Şenlikleri, Tansu Kaya döneminde ideolojik olarak biraz törpülenmiş olsa da ciddi ve profesyonel anlamda büyük bütçelerle devam ettirildi.
Çandarlı Festivali, belediyenin kapandığı 2014 yılına kadar sürdü. Şakran'da ise dönemin belediye başkanı Etem Yorulmaz, zeytin temalı festivaller düzenledi.
Foça’da yine Gökhan Demirağ döneminde, dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın da katılımıyla kültür, sanat ve balıkçılık temalı çok önemli ve görkemli festivaller yapıldı.
Kınık'ta Sadık Doğruer'in başkan seçilmesiyle birlikte, bir iki yıl içinde Kınık'ın yöresel ürünlerini ön plana çıkaran Hasat Festivali yapılmaya başlandı. Belediye başkanı, festivalin yanı sıra Kınık domatesi ve Sucahlı kavununun coğrafi işaret tescilini de aldı.
Tabii pandemi dönemi, birçok festivalin yapılmasını engelledi. Ardından yaşanan deprem felaketi ve çıkarılan Cumhurbaşkanlığı Tasarruf Kararnamesi belediyelerin festival bütçelerini sınırladı. Ancak asıl etken olan ekonomik kriz, artan inşaat maliyetleri ile personel ücretleri ve belediye gelirlerinin bu artışlara paralel olarak yükselmemesi, birçok belediyeyi festival yapmaktan alıkoydu ya da alıkoymak üzere.
Örneğin Dikili Belediyesi festivali geçen yıl düzenlememişti. Bu yıl da Başkan Adil Kırgöz; sanatçı ücretlerinin yüksek olması ve belediye bütçesinde buna kaynak bulamamaları sebebiyle festival yapmayacaklarını, yalnızca 30 Ağustos Zafer Bayramı, Kurtuluş Günü ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda özel konserler düzenleyeceklerini ifade etti.
Aliağa Belediyesi ise artık temmuz ve ağustos ayları boyunca her hafta sonu gerçekleştirilen ve toplam sekiz hafta süren o konserleri düzenlemiyor. Esasen belediye bu etkinlikler için özel bir bütçe ayırmıyordu; sahne alan çok ünlü sanatçıların birçoğu, bölgedeki bazı büyük şirketlerin sponsorluğuyla geliyordu.
Fakat Bergama'nın, kermes yapmamak gibi bir lüksü tabii ki yok.
Bergama Belediye Başkanı Tanju Çelik bu yıl üçüncü festivalini düzenliyor. İlk iki festivalde bütçe olanakları doğrultusunda bir şeyler yapılmaya çalışılmıştı. Ancak bu yıl belediye bütçesindeki düzelme ve toparlanma kermes programına da yansımış; dört gün boyunca sevilen dört sanatçı ve müzik grubu sahne alacak. Kalan üç güne ise İzmir Büyükşehir Belediyesi kendi sanatçılarıyla destek verecek.
BerKM'de (Bergama Kültür Merkezi) yapılan yerel motifli akşam programları da kalabalığa giremeyen bizim gibi orta yaş grubu için oldukça iyi bir alternatif sunuyor. Ne var ki paneller biraz zayıf kalmış. Bergama ve bölge ekonomisi ile tarımını ön plana çıkaracak, yerel unsurların ağırlıkta olduğu daha kapsamlı bir program eklenebilirdi.
Yazımın başında da belirttiğim gibi, kermes yalnızca konser veren ünlüler geçidi değildir, olmamalıdır da. Bence Hakan Koştu’nun seçimden önce düzenlediği son kermese de çok önemli sanatçılar gelmişti. Ancak bu durum Bergama'nın ve kermesin tanıtımına beklenen katkıyı sağlayamadı. Birbirinden ünlü yıldızlar geldi, programlarını yaptı ve ücretlerini alıp gitti.
Bu nedenle Bergama Belediyesi, gelecek yıl daha kapsamlı bir kermes komitesi oluşturmalı. Sanatçı, bilim insanı, oyuncu, sporcu vb. alanlarda ün yapmış Bergamalı isimleri ilçeye davet ederek önceden bir kermes gecesi ya da galası düzenlemeli. Onların vereceği destekle kermes, ülke çapında çok daha fazla gündeme gelecektir.
Bunu bir dönem rahmetli belediye başkanı Akif Ersezgin, Bergama sevdalısı gazeteci rahmetli Şakir Süter ağabeyin de katkılarıyla başarmıştı.
Ve inanın, çok da güzel olmuştu.
Rıdvan Karapehlivan
Yorumlar
Kalan Karakter: