2. Sevr dayatması
RIDVAN KARAPEHLİVAN

RIDVAN KARAPEHLİVAN

Bakırçay Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni

2. Sevr dayatması

11 Haziran 2019 - 17:53

Yıllar önce yazmıştık Kürdistan Değil Büyük İsrail Projesi diye.

Türkiye’nin güneyinde hemen burnu dibinde kurulmak istenen Suni Kürt Devletinin amacı Büyük İsrail Projesine Hizmet etmek, ona ön ayak olmak diye yazmıştık.

Artık Senaryo daha da netleşmeye başladı.

İsrail tarihinde ve Kutsal Kitaplarında geçen vaat edilmiş topraklarının içinde Mezopotamya da var.

Geniş tarım havzaları ile sulanan bu verimli topraklar 22. yüzyılda su ve gıda için savaşların başlayacağı bir gelecekte stratejik bir öneme sahip olacak.

Tabi bu toprakların bir kısmı Mezopotamya’nın bir kısmı Türkiye’nin sınırları içinde kalıyor.

Bu bölge tarım ve su kaynaklarının yanı sıra geniş petrol rezervlerine de sahip olduğu tahmin ediliyor.

İşte bu yüzden bu bölge İsrail ve ABD’li emperyalistler için stratejik öneme sahip.

Arap ve Körfez petrolünü kukla hükümetler aracılığı ile kontrol eden ABD şimdi yeni kaynaklar rezervler peşinde aslen ABD ordusu ve Pentogan’ın Suriye ve Kuzey Irak’ta PKK Uzantısı PYD’ye yaptığı binlerce TIR Dolusu silahın anlamı da bu.

Yani bu silahları yarı düzenli bir ordu kurarak pundunu bulduğunda ülkemize karşı kullanmak. İşler sadece Güney doğuda değil, Batı ve Güney de Akdeniz Havzasında karışıyor.

Akdeniz de çoğu Türk Karasularında olmak üzere 400 milyar metre küp doğalgaz kaynağından büyük bir rezervden bahsediliyor.

Ayrıca Trakya’nın hemen arkasında ABD Ordusu Yunan Ordusu ile kapsamlı bir tatbikat yapıyor amaç Türkiye ye gözdağı vermek, Türkiye çevresinde olup bitene kayıtsız kalmamalıdır bir an önce gerekli önlemleri almalıdır.

Bundan sonraki hedef Türkiye deki meşru hükümeti totaliter bir rejimmiş gibi algı oluşturmak olacaktır. Bu planı ABD defalarca uyguladı en yakın örneği ve tarihi ile Irak ta Libya da gördük.

Bir yandan Erdoğan ve Hükümetini totaliter bir rejimmiş gibi göstermek diğer yandan da müdahale olasılığı için iç savaş olmasa bile toplumsal olayları kışkırtarak Türkiye’nin sosyal dokusunu zaafa uğratmak birliğini parçalamaya yönelik çalışmak olacaktır.

O yüzden mevcut hükümet, devlet ve tüm siyasi partiler çok dikkatli olmak zorundadır.

Hükümet kapalı bir rejimmiş algısı vermemek zorundadır hatta AB ile ilişkileri tekrar kuvvetlendirmeli mümkünse AB’ye katılma müzakerelerini tekrar başlatmalıdır.

Demokrasi kapı açacak her türlü reformu yaparken ekonomisini tekrar düzeltmeye çalışmalı en önemlisi de yeni ittifaklar ile savunma sanayisini güçlendirmelidir.

Rıdvan Karapehlivan / Bölge Gazetesi Bakırçay Genel Yayın Yönetmeni

Son Yazılar