Neden balıkçılık gittikçe kazançlı sektör olmaktan...
RAMAZAN ÖZKAYA

RAMAZAN ÖZKAYA

Türkiye Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği Genel Başkanı

Neden balıkçılık gittikçe kazançlı sektör olmaktan çıkıyor?

04 Ocak 2018 - 01:37

'2017 yılı balıkçılık açısından umutlarımızı boşa çıkardı' dersek kanımca fazlaca abartmış olmayız.

Filonun değişik kesimleri bazı türler üzerinde geçmiş yılları yakalasa da,  toplam av rekoltesi açısından baktığımızda ne yazık ki bir önceki yılı aratmaktadır.

Avcılık girdilerinin istikrarlı bir şekilde sürekli arttığını hepimiz biliyoruz.

Neticede canlı doğal kaynaklar üzerinde faaliyet sürdürüyoruz.

Üstelik av rekoltemizin önemli sayılabilecek bir bölümünü de göçmen türlerin oluşturduğunu düşünürsek, her yıl için aynı verimliliği beklemenin mümkün olmadığını da biliyoruz.

Lakin bilmediğimiz ve hatta anlayamadığımız bir konu var ki bütün can alıcılığı ile ortada duruyor.

Pazara arz edilen balık miktarı azalırken nasıl oluyor da balık fiyatları yerinde sayıyor;  hatta düşme eğilimi gösteriyor.

Balıkçı av miktarından kaybettiğini pazarda neden telafi edemiyor.

Bu sorunun cevabı bulmak ve gereken önlemleri almak zorundayız.

Aşağıda saydığım bütün soruların cevabı esasen bu sorunun cevabında yatmaktadır.

Neden balıkçılık gittikçe kazançlı sektör olmaktan çıkıyor?

Neden balıkçılarımız her sezon sıkıntı çekiyor, bir önceki sezonu arıyor?

Neden borçlarını ödeme sıkıntısına giriyor?

Bütün bu soruları ve olası cevapları sektörün tüm paydaşları, bilim insanları, sivil toplum kuruluşları ve merkezi balıkçılık otoritemiz tartışmak,  olası cevapları bulmak ve çözümleri konusunda gereken adımları atmak zorundayız.

Unutmamalıyız ki denizde balık yoksa balıkçıya, ülkede balıkçılık ve balıkçı kalmazsa da ne balıkçılık bilimcisine ne de balıkçılık bürokrasisine ihtiyaç kalır.

Üstelik gıdanın giderek endüstriyelleştiği bir dünyada denizleri  ve balığı korumak, en değerli ve ucuz protein kaynağı olarak tüketilen balığın pazara arzı ve bu tüm aktörleri ile sektörün sürdürülebilirliğini sağlamak vatan borcudur.

Çok uzun zamandır balıkçılığımızı tartışıyoruz.

Tartışmayı becerdiğimizi  ve bu tartışmalardan pozitif sonuçlar aldığımızı söylemek mümkün değil.

Elbette tartışma konusundaki beceriksizliğimizin çeşitli sebepleri var.

Balıkçılığa yaptığı yatırımları büyütmenin peşinde olanla yatırımını kaybetme tehlikesini yaşayanı,

karlılığını korumaya çalışanla zararla üst üste sezon kapatanı ve gemisini kurtaran kaptan anlayışı ile hepimiz aynı teknedeyiz batarsak birlikte batarız anlayışını bir araya getirmek ve tartışmak kolay iş değil.

Lakin tartışmaktan ve karşı fikirlerden korkmamalıyız.

Her fikre saygı göstermeliyiz, her fikri dinlenmeli ve değerlendirmeliyiz.

Ve 'ben biliyorum benim dediğim doğrudur'  değil,

tartışmalar -araştırmalar sonucu biz biliyoruz, bizim bildiğimiz doğrudur dediğimiz bir sürece girmeliyiz.

Denizlerimiz ve içinde var olan tüm canlı kaynaklar ortak zenginliğimizdir.

Bizler hem bu zenginliğin geleceğini garanti altına almak hem de bu zenginlik üzerinde icra ettiğimiz mesleğimizi garanti altına almak zorundayız.

2018 yılı sadece balıkçılık açısından değil; birlikte tartışma, sorunlara birlikte çözüm arama ve birlikte adım atmanın da miladı olmalıdır.

YORUMLAR

Son Yazılar