RAMAZAN ÖZKAYA

RAMAZAN ÖZKAYA

Türkiye Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği Genel Başkanı

Balıkçılığımız ve yeni 1380 sayılı kanunumuz

07 Ocak 2020 - 22:15

2019 yılı her yıl olduğu gibi beklenen arzulanan şekilde kazançlı olmamıştır. Bunun çeşitli nedenleri; iklim değişiklikleri, deniz suyu sıcaklığın istenilen seviyede olmaması,balık boylarının ufak olmasıve istenilen ekonomik boyda olmaması balıkçılarımızın çoğunun yüzünü güldürmemiştir.

Her ne kadar avcılık büyüklüğüne ulaşmış olduğumuzu söylesek de stoklara uygun avlanma planları yapabilirsek, yakaladığımız balık boylarına dikkat ederek, küçük balık yakalamamaya çalışır, her balığa bir defa yumurta bırakmasına izin verilir, önümüze çıkan her balığı yakalama hırsımızı yenersek, küçük balıkların kendisini koruyacağı ve ekonomik boya geleceği alanları koruyabilirsek; eski bol bereketli balıklı denizlerimizi görmesek bile bugünü koruyabiliriz .

Hem balık miktarının azaldığını hem de balık boylarının küçüldüğünü görüyor olmamıza rağmen, hala derinlik yasağını tartışmaya açıyorsak ve yakalayacağımız balık boylarını küçültmek istiyorsak  bindiğimiz dalı kesiyoruz demektir.

Sağlıklı beslenmek için ihtiyaç duyulan gıdaların en başında bulunan balık tüketiminde dünyanın ve AB ülkelerinin çok gerisindeyiz. Yıllık Finlandiya 43 kg, İspanya 43kg, Güney Kore 59 kg, Japonya 70 kg ve Türkiye 7,6 kg balık tükettiği için diyoruz ki özellikle hamsi olmak üzere yakalanan balıklar balık yağı ve un fabrikalarına değil insan gıdası için kullanılmalıdır. Sanayi için ayrılan miktar çok sıkı kontrol edilmelidir.

Bunları yapabilmek için devlet desteğinin şart olduğunuda unutmamak lazım çünkü filomuz kontrolsüzce büyümüştür.

Filomuzun avlanma kapasitesi balık stokları ile ters orantılıdır. Yani avlanma kapasitemizin stokların çok üstünde olmasının yanında denetim eksiklikleri de olunca stoklar çok yıpranmış, kendisini yenileme fırsatı bulamamıştır.

Hâlbuki yenilenebilir kaynaklardan alınacak miktarın belirlenmiş olması ve buna uyulması durumunda kaynakların kendisi yenileyecek ve bu kaynaktan faydalanmada sürdürülebilirlilik sağlanarak her sene umutlu ve kazançlı balıkçılık yapabileceğiz.

Ancak bunu başarabilmemiz için herkesin gözünü diktiği denizlerimizde yasal olmayan usulsüz, kayıtsız kaçak avcılığın ve belgesiz teknelerin engellenmelidir.

Aynı zamanda her gün gittikçe çoğalan amatör adı altında balıkçılık yapan ve yakaladığı balığı haksız rekabet oluşturarak satan kişilerin amatör balıkçılardan ayırarak kontrol altına alınmalı ve bu kişilerin yakaladığı balıkların satmalarının önüne geçilmelidir.

Amatör avcılar için günlük balık yakalama miktarı 2 kg olarak ve avlanma günleri belirlenmelidir. Yakaladığı balıkları satanlar,profesyonel balıkçılar gibi cezalandırılmalıdır.

2019 bu sorunlarla geçerken balıkçılık camiamız adına güzel bir gelişme yaşanmış yeni Su Ürünleri Kanunu çıkarılmıştır.

1971 yılında çıkan 1380 sayılı su ürünleri kanunu 1943 yılından itibaren çeşitli bakanlıkların yönetimiyle bazı değişiklikler yapılarak idare edilmiştir.

Ancak değişen şartlar, büyüyen balıkçı tekneleri ve  gelişen cihazlar 1971 yılında çıkan kanunla beraber balıkçılık sektörünün idare edilmesinin çok zor olduğu anlaşılınca; Balıkçılık ve  Su Ürünleri Genel Müdürlüğünce kanun içindeki bazı maddelerin değişmesi için çalışmalar yapılmış,  sivil toplum kuruluşlarından, akademisyenler ve ilgili bakanlıklardan görüşler alınıp son şekli verilmiştir.

Cumhurbaşkanımız 1 Eylül sezon açılışında 1380 sayılı Kanunun hazırlıklarının tamamlandığını ve çok kısa zamanda yeni kanunun çıkacağı müjdesi sonrası 22 Kasım 2019’ da meclisten geçerek 48 yıl sonra kanunlaşmıştır.

Şimdi, Su Ürünleri Kanunun Yönetmeliğiyle  beraber Balıkçı Barınakları Yönetmeliği ile kanunda alt ve üst sınırı belirtilen idari para cezalarının uygulanmasına ilişkin kriterler  çıkarılmalıdır.

1/1/2020 tarihinde  uygulanmaya başlanacak  yeni kanunda en önemli değişiklikler:

  • Bölgesel balıkçılık ve kota sisteminin uygulanması için yasal dayanak oluşmuştur.
  •  Balıkçı barınaklarının ve sulak alanların kiralama  işlemlerinin Tarım ve Orman İl Müdürlüklerinde yapılması
  • Geleneksel balıkçıların istediği yasak olan misina ağının selbest bırakılması
  • Kayıtsız belgesiz  kaçak avcılıkta kullanılan teknelerin (Şebeke) kamunun mülkiyetine geçmesi,
  • Yasak, sınırlama ve yükümlülüklere aykırı hareket edenlere verilecek cezaların caydırıcılığın olması için cezaların arttırılması,
  • Amatörlerin de kayıt altına alınmasıdır.

Yeni kanunla birçok sorunun önüne geçilmesi,sürdürülebilirliğinin sağlanması hedeflenmiştir. Bunu başarmanın en önemli kısmı denetimlerdir.

Mevcut sayısal olarak yeterli olmayan denetim elamanlarını güçlendirmek için yeterli sayıda özellikle su ürünleri mühendisi istihdam edilerek denetim faaliyetleri aralıksız devam etmelidir.

Yeni kanunun mevcut sorunların çözüme kavuşturacak olması sevindirici olmuştur.

Yeni yasal düzenlemelerden küçük ölçekli balıkçıların beklentisi: dünyada sadece İskoçya’da ve ülkemizde olan misina ağı yasağının kaldırılmasıdır.

Her denizimin farklı özelliklerinden ve balık çeşitliklerinden dolayı bölgesel göz açıklıkları ve uzunlukları belirtilerek tekrar kullanılmasıdır.

Ramazan Özkaya / Türkiye Su Ürünleri Kooperatifler Merkez Birliği (Sür-Koop) Genel Başkanı