Teknoloji Çağında Kasaba Siyaseti
Dünya bambaşka bir noktaya evriliyor.
Yapay zeka hayatımızın her alanına sızıyor, algoritmalar işimize, özel hayatımıza, ticaretimize, hatta düşünce biçimimize etki ediyor.
Kimi zaman ürküten, kimi zaman heyecanlandıran bu dönüşümün nereye varacağını hiç kimse kestiremiyor.
Çağdaş insanlar bu konuyu tartışıyor, sorguluyor, geleceğin nereye gideceğini anlamaya çalışıyor.
Ve en önemlisi, bu dönüşümün dışında kalmamak için çaba gösteriyorlar.
Peki ya bazı kasaba siyasetçileri?
Ne yazık ki, onlar hâlâ 1980 model kasetleri döndürüyor.
Birçoğunun bu yönde ne bir fikri var ne de vizyonu...
Onların dünyasında teknoloji, akıllı şehirler falan yok; çünkü bunlar birçok insanın umurunda değil.
Geçen gün bir muhabbette konuşuyorduk. Hani eski siyasetçiler vardı ya; eline bıçağı alıp döner keser, çocuk severken fotoğraf çektirir, taksi durağında telefona cevap verirken kendini kameraya aldırırdı.
Bugün de aynı kalibrede kasaba siyasetçileri yok değil.
Evet, hâlâ yerden çöp alırken poz verip ne kadar duyarlı ve çevreci olduğu mesajını vermeye çalışanlardan bahsediyorum.
Bunlar, bahsettiğim o eski siyasetçilerin son kuşak temsilcileri.
Nihayetinde siyasetçiler de destekçilerinin bir nevi aynası ve/veya bileşkesi değil midir?
Kasaba halkının bir kısmı da olsa bu demode yaklaşımlara mest olup avuçları kızarıncaya kadar alkışladıkça, bu siyaset anlayışı da canlı kalmaya devam ediyor.
Oysa dünya öyle bir noktaya geldi ki, küçük bir kasabanın tipik sorunlarını çözmek, enerji verimliliğini artırmak, altyapıyı akıllandırmak için artık yapay zeka destekli sistemlere ihtiyaç duyuluyor.
Yani "akıllı şehir" dediğimiz kavram artık lüks değil, zorunluluk...
Peki bu realite, kasaba siyasetçilerinin umurunda mı dersiniz?
Muhtemelen onların derdi teknoloji, dönüşüm, gelişim değil. Onların derdi popülaritelerini korumak, mevcut desteklerini muhafaza etmek.
Misal, "akıllı şehirler" konusunda bir proje sunsalar, bir vizyon ortaya koysalar ben de alkışlarım. Ama kimin umurunda?
Öyle ki kasaba halkı değişmedikçe siyasetçilerin de köklü birdeğişim göstermesi zor görünüyor.
Sözün özü...
Halk hâlâ döner kesen, çocuk seven, çöp toplayan siyasetçiye "halktan biri" gözüyle bakıp oy verdiği sürece, bu teknoloji muhabbetini de her daim başka baharlara bırakmak zorunda kalacağız.
Ne demiş büyük Atatürk: "Beni hatırlayınız."
Hasan Eser
Yorumlar
Kalan Karakter: