Hollanda’dan Foça’ya Bir Uyarı Kültürü
Uzun yıllar önce merhum Hıncal Uluç’un köşesinde okumuştum.
Hıncal Uluç, Ali Naili Erdem’in kendisine Hollanda’dan yazdığı mektuptan bir anekdot paylaşmıştı.
Erdem’in kızı Rotterdam’da çalışıyormuş. Bir gece yarısı şehir merkezine inmişler, ufak tefek bir şeyler almak için.
Arabayı kullanan Hollandalı damat park edecekleri yeri ararken Erdem bir yeri işaret etmiş. Damat hemen “Orası yasak” demiş.
Etrafta in cin top atmıyormuş, zifiri karanlık...
Erdem itiraz etmiş: “Seni kim görecek, kim bilecek bu saatte?”
Hollandalı damadın yanıtı ise hayat boyu unutulmayacak cinsten olmuş: “Ben biliyorum ya yasak olduğunu, yetmez mi? ”
Erdem mektubunda şöyle yazmış: “Hayatımın en unutulmaz dersini aldım. Bir ay kaldığım Hollanda’da neden bir tek trafik polisi görmediğimi, neden bir tek klakson sesi duymadığımı o an anladım.”
Kıssadan hisse: Yasaklar, cezalar, tabelalar ve kameralar tek başına yetmiyor. Toplumsal bilinç yoksa bunların hepsi bir hikâyeden ibaret kalıyor.
Durduk yere nereden çıktı şimdi bu anekdot…
Anlatayım.
Memleketim Foça’nın belediyesi, Yenifoça sahillerine tabelalar dikmiş.
Tabelada şöyle yazıyor: “Yenifoça'ya Hoş geldiniz. İyi Tatiller Dileriz! LÜTFEN Yere Çöp ATMAYINIZ! Aksi Halde Cezai İşlem Uygulanacaktır. Olumsuzlukları 0232 812 11 27 numaralı Foça Belediyesi İletişim Merkezimize Bildirmenizi Rica Ederiz. Temiz Bir Gelecek İçin El Ele, Sorumluluk Hepimizin!”
Daha önce verdiği bir röportajda "Çevre atıklarını belediye toplamak zorunda değil. Çöpleri bilerek toplamıyoruz, atan atıkla yaşar” şeklinde ifadeler kullanan Saniye Bora Fıçı’nın belediye başkanı olduğu Foça’da, çevre hassasiyeti taşıyan bu veya buna benzer hamlelerin son derece kıymetli olduğunun öncelikle altını çizmek isterim.
Uzatmayayım…
Belediyenin Yenifoça sahiline diktiği tabelanın fotoğrafını, X platformunda şu notu düşerek paylaştım:
“Tabela iyi niyetli, hatta altındaki 'sorumluluk hepimizin' mesajı samimi... Ancak ana metindeki topluma parmak sallayan tehditkâr üslup bu güzelliği gölgeliyor. Foça'ya yakışmıyor! Çevre bilincini hatırlatan ya da nükte barındıran yapıcı bir üslup çok daha şık dururdu.”
Sen misin paylaşan!
Mesaj atanlar, bizzat telefon açanlar…
İnsanlar sahili o kadar çok kirletiyorlarmış ki, belediye yerden göğe kadar haklıymış!
İyi de ben, belediye için haksız mı diyorum?
Ben diyorum ki, burası eğitim seviyesi yüksek bir ilçedir. 1968’de Türkiye’nin ilk tatil köyü burada açılmıştır. Foça, sosyolojik ve kültürel dönüşümünü Türkiye’nin neredeyse tüm şehirlerinden çok daha önce tamamlamıştır.
Foça gibi turistik ve medeni bir ilçeye “şöyle yaparsanız ceza yersiniz, böyle yaparsanız ceza keseriz” kabilinden tabelalar şık olmamakla birlikte iticidir.
Evet, ne yazık ki “para cezası ödeme” korkusu/endişesi, ülkemizde caydırıcılık açısından etkilidir. Hâlbuki cezanın değil, bilincin etkili olması gerekir. Burada asıl sorulması gereken soru da şudur: O toplumsal bilinç niçin bir türlü oluşmuyor?
Madem bazı insanlar ceza olmadan iflah olmuyor ve o ceza da olmazsa olmazımız oluyor, o vakit insan sormadan edemiyor: Foça Belediyesi, bugüne kadar yere çöp atma kabahatinden dolayı kaç kişiye ve ne kadar para cezası kesmiştir acaba?
Şunu demek istiyorum: O sahili kirletene, tabelada işaret ettiğin o cezayı çatır çatır kesmediğin sürece, günün sonunda o tabelayı da grafiti panosuna çevirirler ki atılan taş ürkütülen kurbağaya değmez.
X’te yaptığım paylaşımda da belirttiğim gibi, bu tür uyarı tabelalarında mizah en etkili araçlardan biridir.
Yıllar önce Foça’nın bir plajında şöyle bir tabela vardı: “Sigara izmaritlerini kumsala dikmeyin, biz denedik, hiçbir şey çıkmıyor.”
Neredeyse tüm sosyal medya platformlarında, o tabelaya dair çok sayıda paylaşıma denk gelmiştim.
Yani o tabela sadece Foça ile sınırlı kalmayıp başka şehirlere de hitap etmiş ve toplumsal bilincin tazelenmesine katkıda bulunmuştu.
Ve bu anekdot da nüktedan bir üslubun ne kadar etkili olduğunun kanıtı niteliğindedir.
Nitekim eskilerin de dediği gibi: İzahı olmayan şeylerin mizahı olur.
Not: Merhum Uluç’un köşesine taşıdığı Hollandalı damat ‘ben biliyorum’ dediği için Hollanda’da polise gerek kalmıyor. Foça’nın tabelası ‘ben sana bildiririm’ dediği için ise belki de polis, zabıta, kamera ve ceza hiçbir zaman yetmeyecek.
Hasan Eser
Yorumlar
Kalan Karakter: