HASAN ESER

HASAN ESER

mahalligundem.com Genel Yayın Yönetmeni

Foça'daki koltuk kavgası büyüyor!

18 Eylül 2018 - 13:32

Foça'da siyaset Arap saçına döndü; çözebiline aşk olsun.

24 Haziran'da elde edilen başarıyla, AK Parti'den Foça belediye başkan adaylığı kıymete bindi.

Foça AK Parti'de yerel seçimler  öncesinde aday adayı patlaması yaşanırsa hiç kimse şaşırmasın!..

Gelelim CHP'ye...

Foça'da CHP'ye karşıdan bakınca her şey güllük gülistanlık gibi görünüyor.

Fakat tabir yerindeyse, Aysbergin bir de görünmeyen yüzü var.

Atalarımızın dediği gibi: “Balık baştan kokar”

CHP'nin tepesinde  sular durulmazken... Foça'da yaşanan gizli koltuk kavgasına şaşırmamak gerekir.

Evet, CHP'nin köşe taşları niteliğindeki isimler; hem genelde hem yerelde koltuk derdine düşmüşler. 

Eskiden 'Deniz Baykal'dan bir kurtulsak...' diyorlardı.

Şimdi de 'Şu Kılıçdaroğlu bir gitse...' diye dua ediyorlar.

Foça'da da Gökhan Demirağ'ın gittiği gün deve kesip fakir fukaraya dağıtacağını vaat edenler var.

Kusura bakmayın ama  fabrika ayarlarınıza dönmediğiniz sürece, ne Kılıçdarooğlu'nun gitmesi, ne de Gökhan Demirağ'dan kurtulmak hiçbir şeyi değiştirmez. Hatta gelen gideni aratır.

Zira, küçük pansumanlar büyük yaralara merhem olmaz

Haydi gelin daha iyi anlayabilmek için konuyu biraz açalım.

Foça'da 30 yıldır süregelen bir CHP iktidarı var.

2009'u tenzih ederek söylüyorum, CHP'nin Foça'da favori gösterildiği tek bir yerel seçim var mı?

Bir kaç oy farkı ile kazanılmış seçimler var,  son 2014 yerel seçimleri de azınlık oyu ile kazanıldı.

Peki, merkez sağ tabanlı bir ilçede, üstelik her seferinde favori gösterilmemesine rağmen CHP nasıl oldu da iktidarını bunca yıl daim kıldı.

Kısa ve net cevaplıyorum:  Foça'nın merkez sağı kişiye özgü siyaset yaparken, CHP her zaman örgütsel siyaseti benimsediği için başarılı oldu.

Foça'nın sağ cenahı her dönem parti değiştiren bir siyasetçinin keyfine göre siyaset yaptı.

Karşı mahalle ise, 30 yıllık iktidarın mimarı Nihat Dirim'in çizdiği yoldan giderek 'biz' siyasetini kabullendi. 

Ki, 'biz' duygusu olmasaydı, 'Ben seçilirsem hiçbir şey yapmayacağım' diyen sayın Ali İlcan, 1999'da Foça'ya belediye başkanı olabilir miydi?

Şimdi soru şu: Bugün gelinen noktada ne oldu da, "biz" diyen CHP, "ben" demeye başladı.

Zat-ı alileri sağ gelenekten mi geliyor? Bilmiyorum!

Ama görünen o ki,  CHP'yi "biz" siyasetinden "ben" noktasına taşıyan kişi Gökhan Demirağ'dan başkası değil. 

Düşünün, bir zamanlar  Ali İlcan gibi hiçbir iddiası olmayan bir adayı sadece CHP uğruna seçtirenler;  şimdilerde Gökhancı ve Günalcı diye ayrışır olmuşlar. Demem o ki, Foça'da o örgütsel siyaset anlayışından eser kalmamış.

Devam edelim... 

Genel merkezden birilerinin desteğini arkasına aldığını düşünen hemen herkes  ortaya çıkıp belediye başkanlığına soyunuyor. 

Foça'daki CHP hareketinin kurucu lideri Nihat Dirim, 1989'da koyu ANAP'lı bir ilçeyi CHP'li yaptı. Peki, sayın Dirim genel merkezden birilerinin desteğini alarak mı başardı bunu?

Diğer taraftan...

Nihat Dirim'in kapısına gidip, "Başkanım, partimizin içi cadı kazanı gibi kaynıyor. Çok sayıda aday adayı var. Herkes bir tarafa çekiyor. Ne yapmamız gerekiyor" diye acaba fikrini soran var mı?

Niye sorsunlar ki, onların genel merkezde bilmem kim ağabeyleri var!

Zaten Foça'da ceketi koysalar seçiliyor(muş)

Ee sandığa 'tıpış tıpış' giden bir seçmen kitlesi de var nasıl olsa, öyle değil mi?

Hal böyleyken, ne gerek var yeniden "biz" olmaya, ne gerek var Nihat Dirim'in tecrübelerinden faydalanmaya, hatta ne gerek var bu fakirin önerilerini dikkate almaya.

Dost acı söylermiş. Ey Foçalı CHP'li dostlarım, farkında mısınız geminiz su alıyor. Eğer dümene tecrübeli bir kaptan geçmez ise dibi boylamanız kaçınılmaz.

Son olarak...

Dün gece Ege Postası.com'da yayınlanan bir haber Foça'da ortalığı karıştırdı.

Haberin benimle ilgisi yok ama her şeyi benden bildikleri için çok sayıda kişi beni aradı ve telefonum bütün gece susmadı.

Öncelikle gelin o haberin özetini birlikte okuyalım.

Aynen aktarıyorum; - CHP Genel Başkan Yardımcısı Tuncay Özkan'ın Genel Merkez'de Foça İlçe Başkanı Baran Gezmiş Yıldırım’a “Ben orada Günal Biçer’i aday yapmam istifa et, seni Foça’ya belediye başkan adayı yapalım” dediği İlçe Başkanı Yıldırım’ın da “Hayır” diyerek Özkan’ın teklifini kabul etmediği iddia edildi.-

Bu haberin yayına girmesinden bir müddet sonra da, sayın Baran Gezmiş, kişisel sosyal medya hesabı üzerinden iddiaları yalanladı.

Açıklamasında, "Yerel basında hakkımda çıkan haberler deli saçması ve gerçekle hiçbir ilgisi olmayan iddialardır, hayal ürünü olan bu konuşmalar sayın Genel Başkan yardımcımızla aramızda kesinlikle geçmemiştir ve tamamen bulunduğumuz konumlara zarar verilmesi için çıkarılan iddialardır." ifadelerine yer veren sayın Baran Gezmiş, bu sözlerle  adeta birilerinin yüreğine su serpmiş oldu.

Aksi halde dün gece birilerinin fena halde uykusu kaçabilirdi.

"Neyse ki yalanmış" diyerek derin bir oh çekenler oldu.

Fakat o da ne!

Foça CHP'de birbirinden önemli görevlerde bulunmuş  samimi bir dostum (Osman Mert değil o artık bizden biri) whatsapp'tan bana aynen şöyle yazmış: "Baran inkar ediyor ama gazeteciye anlatan o"

Ayrıca...

İzmir'de siyasetin nabzını tutan ve güvenirlilik noktasında  Ege'de Sonsöz'den sonra ikinci önemli medya kuruluşu olarak kabul edilen Ege Postası'nda yayınlanan bir haberden bahsediyoruz. 

Ne yani! Bugün milyonluk TV35 projesinin kuruluş aşamasında olan sayın Mithat Umutoğulları'nın işi-gücü yok da  reyting getirisi sınırlı olan Foça için asparagas haber mi üretecek?

Eğri oturalım doğru konuşalım. Baran Gezmiş Yıldırım'ın Foça belediye başkanlığına aday gösterileceğinin İzmir'in siyasi kulislerinde konuşulduğunu ben de biliyorum.

Ne var ki sayın Gezmiş "deli saçması" diyerek kapıyı kapatıyor. Bu arada, keşke bir gazete ya da gazeteci için bu ifadeyi kullanmasaymış, gerçekten talihsiz bir açıklama olmuş. Sanki biraz panik haliyle yazılmış gibi.

Neyse, gençliğin verdiği heyecanla söylendiğini kabul edip mazur görmekte fayda var. 

Turgut Özal vefat edince...

Süleyman Demirel, "Çankaya Köşkü'ne  çıkmak ister misiniz?" diye soranlara şu yanıtı vermişti: "Cumhurbaşkanlığı hiçbir faninin elinin tersiyle itebileceği bir makam değildir" 

Bana göre Foça ölçeğinde belediye başkanlığı da değildir.

Ne diyeyim, keşke her siyasetçi Süleyman Demirel gibi  açık yürekli olup, kalbinden geçeni dile getirebilme cesaretine sahip olsa.

YORUMLAR

  • 0 Yorum