Cumhur İttifakı, Devlet Bahçeli ve Foça
HASAN ESER

HASAN ESER

hasaneser35@gmail.com

Cumhur İttifakı, Devlet Bahçeli ve Foça

31 Ekim 2018 - 19:56 - Güncelleme: 01 Kasım 2018 - 01:30

Hürriyet Gazetesi yazarı Ertuğrul Özkök'ün (13 Ekim 2018) köşesinden aktardığına göre, MHP lideri Devlet Bahçeli, "Yerel seçimlerde alınacak sonuç, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin oturması ve yürümesi açısından çok önemli. Alınacak kötü sonuç her şeyi tersyüz edebilir. Özellikle üç büyük şehir çok önemli. Buralarda HDP, CHP ve diğer partiler destek verip yerel yönetimleri kazanabilir. Bu olduğu takdirde daha o gece ‘bu sistemin meşruiyeti’ni tartışmaya açarlar. Bu da içinde bulunduğumuz şu geçiş döneminin altüst olması demektir. O nedenle Cumhur İttifakı devam etmeli diyoruz.” diyerek, 'Cumhur İttifakı' için bilhassa İstanbul, Ankara ve İzmir'in önemine işaret etmişti.

Ne var ki üzerinden çok geçmeden aynı Devlet Bahçeli "Yerel seçimlere yönelik ittifak beklentimiz kalmadı..." diyerek, adeta gemileri yakan taraf oldu. (23.10.2018)

Bu konuda türlü çeşit komplo teorileri üretenler var!

Sözgelimi, AK Parti ile MHP arasında yaşanan ittifak ayrılığının "danışıklı-dövüş" olduğu yönünde düşünceye sahip olanlar yok değil.

Şahsi düşüncem...

Devlet Bahçeli, tahminler üzerinden tarif edilmeye çalışılan o bilindik siyasi ayak oyunlarına alet olacak bir kişiliğe sahip değildir.

Her şeyden önce... 

Devlet Bahçeli için hiç kimse vazgeçilmez değildir.

Bugün bazı partilerin aday göstermek için can attığı Mansur Yavaş, Fethiye'nin yaşayan efsanesi Behçet Saatcı ve MHP'nin kurucusu Alparslan Türkeş'in oğlu olan Tuğrul Türkeş gibi birbirinden önemli isimler Bahçeli'nin bir kalemde vazgeçtiği isimlerden sadece birkaçıdır.

Düşünün ki 7 Haziran seçimlerinden sonra kendisine teklif edilen 'Başbakanlık'  makamını bile (haklı olarak) elinin tersiyle iten bir liderden bahsediyoruz.

"Yahu sen öyle diyorsun, ama MHP 2 yıldır AK Parti'ye destek veriyor" diyerek yazdıklarıma karşı çıkabilirsiniz.

Hatırlamakta fayda var!

FETÖ'nün hain 15 Temmuz darbe girişimi gecesinde, birileri sonucun ne olacağını beklerken, hükümete iletilen ilk destek mesajı Devlet Bahçeli'den gelmişti.

Türkiye, 15 Temmuz'da yaşanan hain darbe teşebbüsü karşısında büyük bir sınav verdi.

Bu süreçte, ülkemiz varlık ile yokluk arasındaki ince çizgide gidip gelirken...

Her daim "Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben" diyen Devlet Bahçeli'nin AK Parti hükümetine destek vermekten başka seçeneği mi vardı?

Yani sayın Recep Tayyip Erdoğan'a destek olmayıp da ne yapacaktı; HDP ile birlikte hareket edenlerle mi bir ve beraber olacaktı?

Devlet Bahçeli, Türkiye'nin 'Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçiş sürecinde aktif rol oynadı; yönlendirici ve belirleyici oldu.

Bunun içindir ki, "Bahçeli nasıl olur da Türkiye'yi başkanlık sistemine taşıyan isim olur!" şeklinde şaşkınlık içeren ifadeler üzeriden bu konuda sıkça eleştirildi /eleştiriliyor Devlet Bahçeli.

Benim anlamadığım konu, Devlet Bahçeli, 39 yıl önce başkanlık sistemini  savunduğu için idamla yargılanan merhum Alparslan Türkeş'in halefidir.

Demem o ki, Bahçeli'yi mezkûr konuda hedef tahtasına oturtan AK Parti karşıtları, acaba kendisinden komünizmi savunmasını mı filan bekliyorlardı?

Şimdi başa dönelim...

MHP, FETÖ'nün siyasi ayağının yeterince aydınlatılamaması başta olmak üzere; Şartlı Ceza İndirimi, Emeklilikte Yaşa Takılanlar, Andımız ve Yerel Seçim gibi birbirinden kritik konularda AK Parti ile ihtilaf yaşadı.

Sayın Bahçeli, AK Parti ile ayrıştığı her konuda yerden göğe kadar haklı olabilir.  Ama... 15 Temmuz badiresiyle başlayan, 16 Nisan referandumu ile güçlenen ve 24 Haziran seçimlerinde nihayet zirveyi gören 'Cumhur İttifakı'nı bitirme hamlesi endişe vericidir.

Öncelikle şunu belirtmekte fayda var:  

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni onayladığımız 16 Nisan Referandumu'nda ve 24 Haziran seçimlerinde sayın Erdoğan'ın ikinci tura gerek kalmaksızın Cumhurbaşkanı seçilmesinde; Devlet Bahçeli'nin kaderi tayin eden isim olduğu unutulmamalı.

Devlet Bahçeli'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan'a verdiği destek sayısal olarak küçük olabilir; ama belirleyicilik açısından tarif edilemeyecek kadar önemli...

Diğer taraftan, "Devlet Bahçeli, Erdoğan'ı destekliyorsa bir bildiği vardır!" diyerek, sadece ve sadece Bahçeli'nin referansıyla 16 Nisan ve 24 Haziran'da Erdoğan'a kerhen destek verenler de oldu bu ülkede.

Toparlamak gerekirse...

Evet, önümüzde bir yerel seçim var!

Ve sayın Bahçeli'nin sayın Özkök'e söylediği gibi, yerel seçimde olası bir başarısızlık sistemin meşruiyetini tartışmaya açacaktır. 

Bu sözün altına imzamı atarım. Hatta bir de ilavem olacak: Bahse konu tabloda erken genel seçim de kaçınılmaz olur.

Ayrıca...

Kendi yaşadığım şehirden, Foça'dan örnek vereyim.

Cumhur İttifakı sayesinde, Foça'da 30 yıl aradan sonra, CHP'nin Foça Belediyesi'ni kaybetme ihtimali belirmişti.

Öyle ki "Foça'da bu dönem kaybetme ihtimalimiz var" ifadesiyle, Yenigün Gazetesi'ne malumun ilamı niteliğinde açıklamalar yapan CHP Foça İlçe Başkanı Baran Gezmiş Yıldırım da bu görüşü destekleyen isim oldu.

Fakat Cumhur İttifakı'nın bozulmasıyla, Foça'da CHP'ye ve destekçisi HDP'ye gün doğduğu gibi, AK Parti ve MHP'ye oy veren seçmenlerin de umutları başka bir bahara kaldı.

Özellikle 24 Haziran seçimlerinde tel örgü ardından gelen hatırı sayılır destekle, AK Parti'nin Foça'da gözardı edilemez bir yükselişi var.

Ne var ki MHP'nin  aday çıkarması durumunda, AK Parti'nin Foça'yı kazanması neredeyse imkansız.

Bunun en somut örneği de 2004 yerel seçimleridir. Doğru Yol Partisi, Foça'da 2004 yerel seçimini CHP'ye karşı 9 oy farkla kaybettiğinde MHP'nin adayı 100 oy almıştı. 

Foça'da 15 yıl aradan sonra aynı tablo bir kez daha tezahür edebilir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tarif ettiği gibi bir ismin aday gösterilmesi halinde, AK Parti Foça'da potaya girebilir.

Ancak...

MHP, 1989'dan bugüne  belediye başkanlığına aday olmayı ve kaybetmeyi alışkanlık haline getiren o kişiyi yeniden aday gösterirse...

Foça Belediyesi bir kez daha CHP'ye altın tepsi içinde hediye sunulmuş olur. 

Sözün özü, 16 Nisan'da tercihi "Evet"ten yana kullanmış Foçalı bir vatandaş olarak soruyorum: Biz şimdi ne anladık bu ittifaktan?

YORUMLAR

Son Yazılar