ERSOY TOPTAŞ

ERSOY TOPTAŞ

Ekonomist / toptasersoy@gmail.com

Kent Konseyleri Devlet Aleyhine Taraf Olmamalı

10 Haziran 2020 - 04:57

Geçtiğimiz günlerde Foça Kent Konseyinin Facebook sayfasında taraflı ve siyasal bir bildiriye destek olduğunu görünce 'Foça Nereye Gidiyor?' diye düşünenler oldu. 

Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bağlı olan Kent Konseylerinin resmi gazetede yayımlanmış bir yönetmeliği bulunmaktadır. 

Yönetmeliğin İKİNCİ BÖLÜMÜ Kent Konseyinin kuruluşu, görevleri ve çalışma ilkelerini ihtiva eder;  çalışma ilkeleri MADDE 7 – (1)-ç'de şu yazar; “Kent Konseyi, uluslararası gelişmeleri ve ülke koşullarını gözeterek, tarafsız bir yaklaşımla  görüş ve önerilerini oluşturmak

Kent konseyi: Merkezi yönetimin, yerel yönetimin, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının ve sivil toplumun ortaklık anlayışıyla, hemşerilik hukuku çerçevesinde buluştuğu bir yerdir. 

Kent konseyinin içinde mahallin en büyük mülki idare amiri veya temsilcisi, Sayısı 10’u geçmemek üzere illerde valiler, ilçelerde kaymakamlar tarafından belirlenecek kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri de bulunmaktadır.

Bu sebeple; kent konseyinin merkezi yönetim ile karşı karşıya gelmemesi, muhalif olmaması, siyasallaşmaması ve taraf olmaması gerekir. Kent Konseyinin içinde bulunan devlet kuruluşları bundan etkilenebilir.

Kent Konseylerine kimlerin üye olabileceğini ve nasıl bir işleyiş içinde olması gerektiğini yukarıda kısaca bahsettim. 

Foça Kent Konseyi Aşağıdaki Bildiri ile Taraf Olmuştur

22 Mayıs 2020 Tarihinde “Türkiye Kent Konseyleri Platformu”na üye 42 Kent Konseyi ortak bir bildiriye imza attılar. 

En son baktığımda, Türkiye'de "1389" tane Belediye bulunmaktadır.

1389 Belediye içinde Sadece 42 Kent Konseyi bu TARAFLI bildiriye imza atıyor ve içinde FOÇA  ilçesi de var.

Bu taraflı bildiri içinde neler mi var? 

Aşağıdaki yazılar Foça Kent Konseyinin Ortak Bildirisinden Alıntıdır:

"- Demokrasi ve birlikte yaşama koşullarını her geçen gün soluk alınamaz tarzda olumsuz etkileyen gelişmeleri, yargının iktidarın cezalandırma aracı haline getirilerek adil yargılanma hakkının ortadan kaldırılmasını kaygıyla izlemekteyiz.

- Avukatlar, gazeteciler, insan hakları aktivistleri mesleklerini icra etmek ve düşüncelerini açıklamaktan dolayı gözaltına alınıp, tutuklanıp, ağır cezalar alıp baskılara uğrarken birlikte yaşama koşullarımıza dinamit koyan silahlı tehditlere, ölüm ve tecavüz listelerine ilişkin yapılan açıklamalara hiçbir hukuki yaptırımın uygulanmaması endişe vericidir.

- Benzer şekilde kamu kurumu niteliğindeki meslek odalarının(Barolar, Tabip Odaları, TMMOB vb.) işlevsizleştirileceği yeni düzenlemelerle, bu süreçte en çok ihtiyaç duyduğumuz güçlü ve güvenilir sivil toplum kuruluşlarının varlığına darbe vurulmaktadır. 

- Dayanışmaya en fazla ihtiyacımız olan bugünlerde yerelde bunu sağlayacak belediyelerde partizanca ayrıma gidilerek bazı belediyeleri dayanışma sürecinin dışında tutma girişimleri, ödeneklerinin %50 kesintiye uğratılması ve bazı kentlerimizde belediye başkanlarının görevden alınması, yerlerine kayyum atanması ve devamında gözaltına alınmaları hukuka aykırı bir işlem olduğu gibi demokrasiye, seçme ve seçilme hakkına, toplumsal barışa, kamu sağlığına ve dayanışmaya zarar vermektedir.

- Sosyal yardım yapan gruplara yapılan saldırılar ne kadar kabul edilemezse, bunu bahane ederek seçilmiş belediye başkanlarını görevden almak, tutuklamak ve yerlerine kayyum atamak da o kadar kabul edilemezdir.

- Toplumsal barışa, bir arada hoşgörüyle yaşamaya, demokrasinin ve hukuk devletinin temel kurallarına, seçmen iradesine geri dönülmez zararlar veren bu uygulamalardan bir an önce vazgeçilerek, seçilmiş belediye başkanları görevine iade edilmeli, meslek odalarını işlevsizleştirecek yasal düzenlemelerden vazgeçilmeli, adil yargılanma hakkı güvence altına alınarak bu hakka gölge düşüren davalar yeniden görülmeli.

- Kent konseylerimizin içinde rahat soluk alabilecekleri ve faaliyetlerini geliştirerek sürdürebilecekleri demokrasi, hoşgörü ve birlikte yaşam koşullarının sağlanması için bu taleplerimizin takipçisi olacağız."

En başta Kent Konseylerinin kuruluşu ve işleyişi ve çalışma ilkelerinden bahsetmiştim. Foça Kent Konseyinin imzaladığı bu bildiri tarafsız bir yaklaşımla bağdaşmadığı gibi görevleri arasında taraflı bildirilere ortak olmak da yer almamaktadır. 

1389 Belediye içinde sadece 42 Kent Konseyinin ortak yayınladığı bu taraflı bildiride FOÇA'nın ne işi vardır?  

Bu bildiri neden ve kime karşı yapılmıştır?

Bu bildiriye ortak olmaktaki amaç nedir?

Sivil toplum örgütlerini ve devlet kurumlarını içinde barından  Foça Kent Konseyinin o taraflı bildiriye ortak olması Foça'ya ne kazandırmıştır? 

FOÇA BELEDİYESİ; Merkezi yönetime, devlet aleyhine ve görevi olmadığı halde devlet kurumlarının işleyişine karşı gibi algılanan bildiriye ortak olan Foça Kent Konseyine destek olmaya devam edecekmidir? 

Foça Kent Konseyinin taraf olduğu ve devlet kurumlarını taraflı bir şekilde eleştiren o bildiri hukuken bir sorun teşkil ediyorsa; Kent Konseyi içinde bulunan temsilcilerin bunu göz önünde bulundurması gerekmektedir.

Not: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, Devlet Bahçeli'ye, AK Parti'ye, MHP'ye, kısaca Cumhur İttifakı'na oy veren ve aynı zamanda Foça Kent Konseyi üyesi olan vatandaşlarımız da "Kent konseyleri siyasi partilerin arka bahçesi olmamalı" diyerek, konudan duydukları rahatsızlığı ifade ediyorlar. 

###

Çok yakında yazacağım: Süleyman Özışık'a açık mektup