ENGİN CİVAN

ENGİN CİVAN

[email protected]

Suud'da Yaşanan Kriz Türkiye'yi Etkiler mi?

08 Kasım 2017 - 16:36

Geçtiğimiz hafta sonu Suud’da ciddi bir iktidar ve güç gambiti sergilendi.

Veliaht Prens Bin Salman birbirinden önemli kişileri tutukladı.

Tutuklama bahanesi: ‘Temiz Eller’ operasyonu...

Ve tutuklanan kişilerin kimlikleri oldukça ilginç.

Tutuklular arasında iki isim öne çıkıyor.:

-Muhafız Gücü Komutanı bir prens.

-Dünyanın en zenginlerinden, uluslararası finans çevrelerinin yakından taşıdığı Bin Talal.

Tutuklananlardan çoğunluğu "prens" ünvanını taşısa da, aslında neredeyse tamamı iş adamı.

32 yaşında veliaht prensin mezkur girişimi...

Daha 10 gün önce 'Ilımlı İslam' açılımı ve 500 milyar dolarlık yeni bir yatırımla ‘Mega Dubai’ projesiyle S.Arabistan'ı petrol üretiminden bağımsız bir ekonomiye dönüştürme projesine aykırı düşüyor.

Hatta özel sektörün duayenlerini tutuklamak biraz kendi ayağına sıkmak gibigörünüyor.

Yaşananlar gerçekten genç ve ihtiraslı bir veliaht'ın güç konsolidasyonu mu?

Yoksa...

Girişimin arka planında başka küresel gelişmeler mi var?

İşte konu tam da bu noktada düğümleniyor.

İÇERDE BİR KAÇ HEDEF VAR

Suudların nihai hedefi: dine dayalı demokratik bir monarşiye ulaşmaksa...

Bugüne kadar süregelen ahbap-çavuş merkantilizmden uzaklaşmak için yerinde bir adım.

Veliaht'ın yaşını dikkate alırsak...

50 yıl iktidarda kalabilir ve kendi vizyonunu topluma kabul ettirmek için şimdiden tedbirlerini alıyor olabilir. Tabii bu evdeki pazar!..

AMA ÇARŞIYA UYMAYABİLİR 

Bölge çok karışık ve belki de modern tarihte görülmemiş tektonik kaymalara açık!..

S.Arabistan ve İran uzun zamandır vekaleten savaş halindeler.

Yemen’de Hutiler, Lübnan’da ise Hizbullah üzerinden bir savaş yapılıyor.

Suriye’de de Sünni grupların İran destekli Şii gruplarla çatışmaları da aslında mini sıcak savaşlar niteliğinde.

Aynı gün içinde, tutuklamalar yaşanırken, Yemen’den S.Arabistan’a bir İran füzesi atıldı.

Suudlar,"Hizbullah’a karşı tavizkar" diyerek, seçilmiş Lübnan Başbakanı Hariri’yi istifaya zorladı.

Bütün bunlar adı konulmamış bir savaşının vücut bulmasından başka ne olabilir ki?

Bölgedeki oyunculara baktığımızda...

İran, ezeli düşmanı ABD’nin işini zorlaştırmak için elinden geleni yapacak ve Irak dahil tüm ülkelerde faaliyetlerini devam ettirecek.

Öyle ki, İran'daki rejim ideolojisinin cansuyu Amerikan düşmanlığı...

Yani İran'ın izlediği politikadan ayrılması zor görünüyor.

Öte yandan...

İran’ın Şii ideolojisini ihraç etmesinden son derece rahatsız olan ve Sünni İslam’ın liderliğine soyunmuş bir S.Arabistan var-ki İran’la çatışmaya girmekten çekinmiyor-

ABD kendi cebini yani silah satışlarını ve petrol akışını garantiye almak için boğazına kadar işin içinde.

Rusya hem kendi cebini yani silah satışlarını, hem petrol fiyatlarının yukarılarda tutulması için devrede...

Ayrıca...

SANMAYIN Kİ BİZİ ETKİLEMEZ 

Putin, kendi misyonu olarak gördüğü Rusya’nın küresel Süper Güç olarak tekrar sahneye çıkması için ABD’ye karşı İran’la işbirliği içinde... 

İran’dan çekindiği için sırtını Amerika’ya dayamış İsrail de Suudi’lerle iş birliği içinde.

O kadar ki Veliaht prens Salman’nın gizlice İsrail’e gidip Netanyahu’yla görüştüğü söylentilerini iki taraf da yalanlamadı.

Bütün bu baş döndürücü olaylar zincirine birde benim yakın tarihten esinlenerek yürüttüğüm bir çıkarımım var:

İster misiniz Amerika geçmişte İran’la Irak’ı birbirine düşürüp savaştırdığı gibi İran’la S.Arabistan’ı yıllarca sürecek bir savaş sarmalının içine itsin!..

İşte o zaman ‘Tanrı Türk’ü Korusun’ demekten başka elimizden hiçbir şey gelmez. 

ENGİN CİVAN / ABD / 08.11. 2017