Mehmet Aslantuğ Pierre Loti’nin Ünlü Eserini Seslendirdi

Ünlü oyuncu Mehmet Aslantuğ, İstanbul’a hayranlığı ile tanınan, Eyüpsultan'da bir süre yaşamını sürdüren ve ismi bu bölgede bir tepeye verilen ünlü yazar Pierre Loti’nin  İzlanda Balıkçısı adlı romanını Storytel için seslendirdi.

Kendisini her zaman Türk dostu olarak tanımlayan Fransız yazar Pierre Loti gezmeyi, görmeyi ve farklı yerleri mekan edinmiş romanlar yazmayı seven bir yazar. Deniz subayı olması, bu seyahatleri gerçekleştirmesini kolaylaştırmış, meslek özelliği haline getirmiş. Yazarın ikinci ve eşsiz eserlerinden biri olan İzlanda Balıkçısı, Paimpol adlı bir balıkçı kasabasında yaşayan üç denizci ailesi üzerinden zamansız bir deniz hikayesi sunuyor. Roman, özünde bir denizci ailesi olan Gaos’lar, yıllar boyu denizde yitip gitmiş Moan’lar ve Paris görmüş, zengin bir aile olan Mevel’lerin hikâyesini anlatıyor. Gaos’ların güçlü denizci oğlu Yann ve Mevel’lerin güzel kızı Gaud arasındaki aşk, bu üç aileyi birbirine bağlıyor. Aralarındaki sınıf farkı ve Yann’ın denize duyduğu bağlılık, onların birleşmesine engel. Birbirini derinden seven bu iki genç aşık bir türlü birbirlerine kavuşamaz, aralarında daima varlığı yadsınamaz denizi bulurlar.

Ustalıkla seçilen tasvirlerle okurun zihninde capcanlı bir anlatı oluşturan İzlanda Balıkçısı, şimdi Mehmet Aslantuğ’un sesiyle Storytel’de yerini aldı. Loti'nin denizin kuvvetini ve Yann ile Gaud’un birbirine duyduğu özlemi etkileyici diliyle anlattığı İzlanda Balıkçısı’nda Mehmet Aslantuğ, Storytel dinleyicilerine zamansız duygular hissettirirken, insan hafızasına nakşolan o deniz tasvirleri de etkileyici bir anlam kazandırıyor. Mehmet Aslantuğ, seslendirdiği İzlanda Balıkçısı ile ilgili duygularını paylaştı ve; "İnsanın kendi kendisini anlamlandıracak, ifadesine değer katabilecek bireysel çabalarından biri de, duygularına aracılık edecek kelimeleri bulabilmesidir. Böylece; doğumu, ölümü, aşkı, dostluğu, düşmanlığı; yani hayata dair ne varsa yaşadığı, kendisine açıklamakta zorluk çekmeyecektir. Definenin haritası, bu duyguları yerli yerine oturtacak kelimelerde saklıdır. Aksi halde hayat hep eksik, tatminsiz, hoyrat kalmaya mahkumdur! Paranın ve makamın sunduğu şımarmaya teşne hâl de dahil! Yazıya; kişisel merakım ve elbette mesleğim gereği ilgi duydum. Hikayeyi, romanı ve şiiri; kurduğu sihir üzerinden çok sevdim; ama ilk kez, replikler dışında sese dönüşen bir anlatı görevi üzerinden farklı bir duyguyla da tanıştım. Bir kitabı okurken, düşünmek için durduğumuz anları bilir ve severim elbette; ama, oyunlar / oyunculuklar dışında, sese saklanmaya niyetli, boğazda düğümlenen gözyaşlarına fırsat vermek için susacağım hiç aklıma gelmezdi. Keyifli bir dinleme diliyorum.” dedi.