<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/">
    <channel>
        <title>Mahalli Gündem | Yerel Haberler, Ekonomi, Spor, Son Dakika - Ulusal Gündem</title>
        <description>Mahalli Gündem, Türkiye&#039;nin 81 il ve ilçesindeki yerel haberler, belediye programları ve bölgesel gelişmeleri kapsayan bir internet haber portalıdır.</description>
        <link>https://www.mahalligundem.com</link>
        <language>tr</language>
        <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 04:06:18 +0300</pubDate>
                                <item>
                <title>29&#039;u Kırmızı Bültenle Aranan 54 Firari Suçlu Türkiye’ye İade Edildi</title>
                                    <description>İçişleri Bakanlığı, 29&#039;u kırmızı bültenle uluslararası seviyede, 25&#039;i ise ulusal düzeyde aranan toplam 54 suçlunun, 12 farklı ülkede yakalanarak Türkiye&#039;ye iade edildiğini duyurdu</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color:#c0392b;">29'u Kırmızı Bültenle Aranan 54 Suçlu Türkiye'ye İade Edildi</span></h2>

<p>İçişleri Bakanlığı, uluslararası ve ulusal düzeyde aranan 54 firari suçlunun, yurt dışında yürütülen koordineli operasyonlar neticesinde yakalanarak Türkiye’ye iadesinin sağlandığını açıkladı.</p>

<p>Bakanlık tarafından yapılan açıklamaya göre, iade edilen şahıslardan 29'unun Interpol tarafından kırmızı bültenle uluslararası seviyede, 25'inin ise ulusal seviyede arandığı belirtildi. Söz konusu operasyonlar; Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığı ve Adalet Bakanlığı görevlilerinin koordinasyonunda; KOM, İstihbarat, Narkotik Suçlarla Mücadele, Siber, Asayiş ve TEM Daire Başkanlıklarının ilgili ülkelerin kolluk birimleriyle yürüttüğü ortak çalışmalarla gerçekleştirildi.</p>

<p>Geniş bir coğrafyaya yayılan iade operasyonları kapsamında; Gürcistan'dan 38, Almanya'dan 5, Azerbaycan'dan 2 kişi Türkiye'ye getirilirken; Bulgaristan, Avusturya, Ekvador, Fransa, Hırvatistan, Kazakistan, Mısır, Yunanistan ve Kuzey Makedonya'da bulunan firariler de yakalanarak Türkiye'ye iade edildi.</p>

<p>Yakalanan şahısların; uyuşturucu madde ticareti, tasarlayarak öldürme, dolandırıcılık, çocuğun nitelikli cinsel istismarı, yağma, insan ticareti, parada sahtecilik ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma gibi çok sayıda ağır suçtan arandığı bildirildi. Ayrıca listede resmi belgede sahtecilik, zimmet, hırsızlık ve Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet gibi suçlardan kaydı bulunan isimlerin de yer aldığı kaydedildi.</p>

<p>Bakanlık açıklamasında, operasyonun başarısına vurgu yapılarak şu ifadelere yer verildi: "Kahraman Polislerimizi, Başkanlıklarımızı, Daire Başkanlıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz. Adalet Bakanlığı görevlilerine teşekkür ediyoruz"</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.mahalligundem.com/media/2026/07/29u-kirmizi-bultenle-aranan-54-firari-turkiyeye-iade-edildi_6a5276d6a78dc.jpg</image>
                                <category>Ulusal Gündem</category>
                <author>Mahalli Gündem</author>
                <link>https://www.mahalligundem.com/29u-kirmizi-bultenle-aranan-54-firari-suclu-turkiyeye-iade-edildi/83007</link>
                <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 19:41:34 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Kiracı satılacak evi göstermek zorunda mı?</title>
                                    <description>Kiracı satılacak evi göstermek zorunda mı? Avukat Elvan Kakıcı Şimşek, mal sahiplerinin hukuki haklarını ve izlemesi gereken yolları anlattı...</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color:#c0392b;">Kiracının Evi Göstermeyi Reddetmesi Durumunda Hukuki Yol Haritası</span></h2>

<p>Kiraya verilen bir evin veya iş yerinin satılması ya da yeni bir kiracıya kiralanması gerektiğinde, <b>taşınmazın</b> potansiyel alıcılara veya kiracılara gösterilmesi çoğu zaman kaçınılmaz hale geliyor. Ancak uygulamada birçok <b>mal sahibi</b>, kiracının taşınmazı göstermeye izin vermemesi nedeniyle ciddi sorunlarla karşılaşabiliyor.</p>

<p>Kiracının evi göstermeyi reddetmesi satış veya yeniden kiralama sürecini durdurabilir mi? Kakıcı & Şimşek <b>Hukuk Bürosu</b> kurucularından Avukat <b>Elvan Kakıcı</b> Şimşek, mal sahiplerinin haklarını ve dikkat etmesi gereken <b>hukuki sınırları</b> anlattı.</p>

<h3>Kiracının Taşınmazı Göstermeye İzin Verme Yükümlülüğü Bulunuyor</h3>

<p>Türk <b>Borçlar Kanunu</b>, kiracıya belirli şartlar altında kiralanan taşınmazın gösterilmesine izin verme yükümlülüğü getiriyor. Bu kapsamda mal sahibi, taşınmazını satmak veya yeniden kiraya vermek amacıyla evi ya da iş yerini üçüncü kişilere gösterebiliyor. Ancak bu hakkın kullanımı sırasında kiracının <b>yaşam düzeni</b> ve menfaatleri de gözetilmek zorunda.</p>

<p>Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avukat Elvan Kakıcı Şimşek, “Kanun, mal sahibine taşınmazını gösterebilme hakkı tanırken, bu hakkın <b>makul şekilde</b> kullanılmasını da zorunlu kılıyor. Gösterim gün ve saatlerinin kiracıyla uyumlu şekilde belirlenmesi, taşınmaz içerisindeki eşyalara zarar verilmemesi ve kiracının <b>huzurunun korunması</b> gerekiyor” dedi.</p>

<h3>İlk Adım Mutlaka Yazılı Bildirim Olmalı</h3>

<p>Uygulamada yapılan en büyük hatalardan biri, taleplerin yalnızca sözlü olarak iletilmesi. Mal sahibinin, taşınmazı göstermek istediğini <b>yazılı olarak</b> kiracıya bildirmesi büyük önem taşıyor. Bu bildirim <b>noter ihtarnamesiyle</b> yapılabileceği gibi, ispat açısından kayıt altına alınabilecek farklı yöntemler de tercih edilebiliyor.</p>

<p>Avukat Elvan Kakıcı Şimşek, “Kiracıya hangi gün ve saatlerde taşınmazın gösterilmek istendiğinin açık şekilde bildirilmesi gerekir. <b>Yazılı bildirimler</b>, ileride açılabilecek davalarda mal sahibinin haklılığını ortaya koyan önemli <b>deliller</b> arasında yer alır” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>Kiracı Cevap Vermiyorsa Ne Olacak?</h3>

<p>Bazı durumlarda kiracılar talepleri açıkça reddederken, bazı durumlarda ise hiçbir yanıt vermeyerek süreci kilitleyebiliyor. Kiracının olumsuz yanıt vermesi ya da hiçbir dönüş yapmaması halinde mal sahibinin tek taraflı hareket etmesi mümkün olmuyor. Bu noktada <b>hukuki süreç</b> devreye giriyor.</p>

<h3>Çözüm: “Taşınmazın Gösterilmesine İzin Davası”</h3>

<p>Kiracının gerekli bildirimlere rağmen taşınmazın gösterilmesine izin vermemesi halinde, mal sahibi <b>Sulh Hukuk</b> Mahkemesi’nde “taşınmazın gösterilmesine izin davası” açabiliyor. Taşınmazın bulunduğu yerde açılan bu dava sonucunda mahkeme, şartların oluştuğunu tespit ederse gösterimin yapılacağı gün ve saatleri belirleyebiliyor. Böylece mal sahibi, <b>mahkeme kararı</b> doğrultusunda taşınmazı potansiyel alıcılara veya yeni kiracılara gösterebiliyor.</p>

<h3>Mahkeme Kararı Olmadan Eve Girmek Suç Oluşturabilir</h3>

<p>Kakıcı Şimşek, şöyle devam etti:</p>

<p>“Mal sahiplerinin en sık düştüğü hatalardan biri de kiracının onayı olmadan taşınmaza girmeye çalışmak. Kanun kiracıya taşınmazın gösterilmesine izin verme yükümlülüğü getirmiş olsa da bu durum mal sahibine sınırsız bir giriş hakkı vermez. Kiracının onayı veya mahkeme kararı olmaksızın taşınmaza girilmesi, <b>konut dokunulmazlığının</b> ihlali gibi ciddi hukuki ve cezai sonuçlar doğurabilir”</p>

<h3>Israrlı Aramalar ve Mesajlar da Hukuki Risk Yaratıyor</h3>

<p>Sorunun yalnızca taşınmaza girişle sınırlı olmadığını belirten Şimşek, kiracıyı sürekli aramak, mesaj göndermek veya baskı oluşturacak şekilde rahatsız etmenin de hukuki sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekerek, “Kiracının olumsuz yanıt vermesi veya hiç dönüş yapmaması halinde yapılması gereken ısrarcı davranmak değil, <b>hukuki yollara</b> başvurmak. Mal sahiplerinin haklarını <b>yasal prosedürler</b> çerçevesinde aramaları hem kendileri hem de kiracılar açısından en güvenli yöntem.</p>

<h3>Haklı Olmak Tek Başına Yeterli Değil</h3>

<p>Gayrimenkul piyasasında satış ve kiralama süreçlerinin hız kazandığı dönemlerde mal sahipleri ile kiracılar arasında yaşanan gösterim anlaşmazlıkları da artıyor. Mal sahipleri haklı olduklarını düşünerek kendi inisiyatifleriyle hareket etmelerin ciddi hukuki riskler doğurabilir. Bu tür uyuşmazlıklarda doğru yol; yazılı bildirim yapmak, makul süre tanımak ve sonuç alınamaması halinde mahkemeye başvurmak. Böylece hem mal sahibinin <b>mülkiyet hakkı</b> korunuyor hem de kiracının konut dokunulmazlığı ve <b>özel yaşam</b> hakkı ihlal edilmemiş oluyor.” diyerek sözlerini bitirdi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.mahalligundem.com/media/2026/06/kiraci-satilacak-evi-gostermek-zorunda-mi_6a3c366f00f83.jpg</image>
                                <category>Ulusal Gündem</category>
                <author>Mahalli Gündem</author>
                <link>https://www.mahalligundem.com/kiraci-satilacak-evi-gostermek-zorunda-mi/82804</link>
                <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 22:42:50 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Adalet Bakanı Gürlek&#039;ten &#039;Avrupa Parlamentosu&#039; açıklaması</title>
                                    <description>Adalet Bakanı Akın Gürlek, isminin Avrupa Parlamentosu&#039;nun Türkiye raporunda yaptırım listesine alınmasının önerilmesi üzerine yazılı bir açıklama yayınladı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Adalet Bakanı Akın Gürlek</strong>, Avrupa Parlamentosu'nun 17 Haziran'da oylanacak Türkiye raporunun taslak metninde, isminin yaptırım listesine eklenmesi yönünde bir öneriye yer verilmesi üzerine yazılı bir açıklama yayınladı.</p>

<p>Avrupa Parlamentosu raporları üzerinden Türkiye Cumhuriyeti'nin yargı kurumlarını hedef almanın, milli iradeye ve devletin egemenlik haklarına yönelmiş beyhude bir çaba olduğunu vurgulayan <strong>Adalet Bakanı Akın Gürlek</strong>, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>"Türkiye Cumhuriyeti, demokratik hukuk devleti ilkesine bağlı, köklü devlet geleneğine sahip, bağımsız ve egemen bir ülkedir. Türk yargısı, kararlarını anayasa, kanunlar ve milletimiz adına sahip olduğu yargı yetkisi çerçevesinde verir.</p>

<p>Türkiye’de devam eden yargı süreçlerini çarpıtarak, henüz kovuşturması devam eden dosyalar üzerinden siyasi kampanya yürütmek; Türk yargısına ve şahsıma yönelik mesnetsiz ithamlarda bulunmak, ancak ideolojik ön yargılarla izah edilebilir bir tutumdur.</p>

<p>Avrupa Parlamentosu’nun bazı çevrelerince körüklenen bu siyasi içerikli yaklaşım, bu kişilerin temsil ettiği kurumların güvenilirliğini zedelemektedir. Bizim için asıl olan, Aziz Milletimizin vicdanı ve bağımsız Türk mahkemelerinin kararlarıdır. Avrupa Parlamentosu raporları ise tavsiye niteliğinde siyasi metinlerdir. Bu metinler üzerinden Türkiye Cumhuriyeti’nin yargı kurumlarını hedef almak, milli iradeye ve devletimizin egemenlik haklarına yönelmiş beyhude bir çabadır.</p>

<p>Belediyecilik döneminden seçim kampanya süreçlerine kadar farklı başlıklarda tartışma konusu olmuş bir Avrupa Parlementosu üyesinin, kendi siyasi kariyerine ilişkin kamuoyuna yansıyan şeffaflık, etik ve hesap verebilirlik tartışmalarına bakması da yerinde olacaktır. Türkiye; terörle, organize suç örgütleriyle, yolsuzlukla ve her türlü hukuksuzlukla mücadelesini kararlılıkla sürdürmektedir.</p>

<p>Bu mücadele ne içeriden ne de dışarıdan yürütülen siyasi baskı kampanyalarıyla sekteye uğratılamaz. Hiç kimse, Türkiye Cumhuriyeti yargısını baskı veya vesayet altına alabileceği zehabına kapılmasın. Milletimizin huzuru, devletimizin bekası ve hukuk düzenimizin korunması için görevimizi yapmaya devam edeceğiz."</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.mahalligundem.com/media/2026/06/adalet-bakani-gurlekten-avrupa-parlamentosu-aciklamasi_6a2d6ffe7fbc5.jpg</image>
                                <category>Ulusal Gündem</category>
                <author>Mahalli Gündem</author>
                <link>https://www.mahalligundem.com/adalet-bakani-gurlekten-avrupa-parlamentosu-aciklamasi/82656</link>
                <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 17:36:41 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Beyaz et sektöründeki 13 şirkete kayyım atandı</title>
                                    <description>Beyaz et sektöründe haksız fiyat operasyonu: 13 şirkete denetim kayyımı atandı, 32 şüpheli hakkında işlem başlatıldı</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color:#c0392b;">Beyaz et sektöründe haksız fiyat operasyonu: 13 şirkete denetim kayyımı atandı, 32 şüpheli hakkında işlem başlatıldı</span></h2>

<p>ANKARA/İSTANBUL – Adalet Bakanı <b>Akın Gürlek</b>, <b>beyaz et</b> sektöründe piyasa işleyişini bozarak <b>haksız fiyat</b> artışlarına ve tüketici mağduriyetine yol açan eylemlere yönelik <b>8 ilde</b> eş zamanlı <b>adli operasyon</b> gerçekleştirildiğini açıkladı.</p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, <b>temel gıda</b> tedarik zincirinin korunması amacıyla <b>13 şirkete</b> denetim kayyımı atanırken, aralarında üst düzey yöneticilerin de bulunduğu <b>32 şüpheli</b> hakkında gözaltı, arama ve el koyma işlemleri uygulandı.</p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından başlatılan soruşturma; İstanbul merkezli olmak üzere Ankara, Balıkesir, Bolu, Bursa, İzmir, Samsun ve Uşak illerini kapsıyor. Yapılan değerlendirmelerde, bazı şirket yetkililerinin fiyat oluşum süreçlerini tüketici aleyhine yönlendirmek amacıyla birlikte hareket ettikleri, arz ve satış politikalarıyla <b>serbest piyasa</b> düzenini bozdukları yönünde kuvvetli şüpheye ulaşıldığı bildirildi.</p>

<p>Soruşturmanın, <b>Türk Ceza</b> Kanunu’nun <b>220. maddesinde</b> düzenlenen "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "yönetme" ve "örgüte üye olma" suçları ile <b>237. maddesinde</b> düzenlenen "fiyatları etkileme" ve ilgili mevzuat kapsamında "satıştan kaçınma" suçları yönünden yürütüldüğü kaydedildi.</p>

<p>Operasyon kapsamında ticari faaliyetlerin hukuka uygun, şeffaf ve denetlenebilir şekilde sürdürülebilmesi amacıyla 5271 sayılı <b>Ceza Muhakemesi</b> Kanunu’nun <b>133. maddesi</b> uyarınca <b>13 firmaya</b> denetim kayyımı görevlendirildi.</p>

<p>Kayyım atanan firmalar arasında <b>Banvit</b>, Şenpiliç Gıda Sanayi A.Ş., <b>Erpiliç</b>, Lezita Gıda, Gedik Tavukçuluk, <b>Akpiliç</b>, Bakpiliç Entegre Tavukçuluk, <b>Aspiliç</b>, Bupiliç, Ay-Pi Tavukçuluk, AS Ofis Damızlık Yumurta A.Ş. ve Orvital Organik Gıda yer alıyor.</p>

<p>Soruşturma dosyasında şüpheli olarak yer alan <b>32 kişiden</b> 28'i yakalanarak <b>gözaltına alındı</b>. İşlem yapılan isimler arasında Banvit CEO’su T.G., Lezita Genel Müdür Yardımcısı M.H., Aspiliç Yönetim Kurulu Başkanı G.Y., Erpiliç Yönetim Kurulu Başkanvekili M.E. ve Akpiliç Yönetim Kurulu Başkanı M.F.A.’nın da bulunduğu öğrenildi.</p>

<p><strong>Adalet Bakanı Akın Gürlek</strong>, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Vatandaşlarımızın temel gıda ürünlerine adil, güvenli ve makul koşullarda ulaşabilmesi ile <b>tüketici haklarının</b> korunması, en hassas olduğumuz konuların başında gelmektedir. Adalet, İçişleri, Ticaret ile Hazine ve Maliye Bakanlıklarımız bu hedef doğrultusunda koordinasyon ve eşgüdüm içinde hareket etmektedir. <b>Beyaz et</b> sektöründe piyasa işleyişini bozarak haksız fiyat artışlarına ve tüketici mağduriyetine yol açtığı değerlendirilen eylemlere yönelik, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde 8 ilde eş zamanlı adli operasyon gerçekleştirilmiştir. Milletimizin temel gıda tedarik zincirinin kesintiye uğramaması ve ticari faaliyetlerin hukuka uygun, şeffaf ve denetlenebilir şekilde sürdürülebilmesi amacıyla soruşturma kapsamındaki <b>13 şirkete</b> denetim kayyımı atanmıştır. Yürütülen soruşturma kapsamında; <b>serbest rekabet</b> ortamını ihlal ederek fiyatları tüketici aleyhine yönlendirdiği değerlendirilen 32 şüpheli hakkında gözaltı, arama ve el koyma işlemleri uygulanmıştır".</p>

<p><strong>Bakan Gürlek</strong>, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde piyasa düzenini bozmaya teşebbüs eden hiçbir usulsüzlüğe müsamaha gösterilmeyeceğini vurgulayarak, soruşturmaya katkı sunan <b>Rekabet Kurumu</b>, Piyasa Gözetimi ve Denetimi Genel Müdürlüğü ile <b>MASAK</b> yetkililerine teşekkür etti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmanın <b>kamu yararının</b> korunması amacıyla tüm yönleriyle ve titizlikle sürdürüldüğünü bildirdi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.mahalligundem.com/media/2026/06/beyaz-et-sektorundeki-13-sirkete-kayyim-atandi_6a2bc75948913.jpg</image>
                                <category>Ulusal Gündem</category>
                <author>Mahalli Gündem</author>
                <link>https://www.mahalligundem.com/beyaz-et-sektorundeki-13-sirkete-kayyim-atandi/82646</link>
                <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 10:55:02 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Ünlülere uyuşturucu operasyonu: 23 şüpheli gözaltında!</title>
                                    <description>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonu düzenledi. Beren Saat, Kenan Doğulu ve Kerimcan Durmaz dahil 23 kişi hakkında gözaltı kararı!</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color:#c0392b;">İSTANBUL'DA ÜNLÜLERE UYUŞTURUCU OPERASYONU: BEREN SAAT VE KENAN DOĞULU'NUN DA ARALARINDA BULUNDUĞU 23 GÖZALTI</span></h2>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, aralarında ünlü isimlerin de bulunduğu 23 <strong>şüpheli</strong> gözaltına alındı.</p>

<p>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri sabah saatlerinde harekete geçti. "Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak" ve "uyuşturucu kullanılmasını kolaylaştırmak" suçlamalarıyla daha önceden belirlenen çok sayıda adrese baskın yapıldı.</p>

<p>Operasyonda gözaltına alınan şüpheliler arasında şu isimler yer alıyor:</p>

<ul>
	<li>Ayşe Hatun ÖNAL (Şarkıcı)</li>
	<li>⁠Tolga ÇAM (Modacı)</li>
	<li>⁠Ferhan KAYA (Borsacı)</li>
	<li>Murat SAYGI (Yapımcı)</li>
	<li>⁠Enis Ahmet ONAT ( İş İnsanı )</li>
	<li>Ahmet KAROĞLU (İş İnsanı)</li>
	<li>Emre TARİ (İş İnsanı)</li>
	<li>Hasan VATAN (İş İnsanı)</li>
	<li>Kerimcan DURMAZ (Şarkıcı)</li>
	<li>Kenan DOĞULU (Şarkıcı)</li>
	<li>Beren SAAT (Oyuncu)</li>
	<li>Mehmet Cem KARCI (Yönetmen)</li>
	<li>Berdan MARDİNİ (Şarkıcı)</li>
	<li>Reyhan KÜÇÜKYEĞEN</li>
	<li>Ozan DOĞULU (Aranjör ve DJ)</li>
	<li>Yaşar İPEK (Şarkıcı)</li>
	<li>Mehmet YILDIZ (Modellik Firması Sahibi)</li>
	<li>Tessy RAMOS CORREİRA (Manken)</li>
	<li>Enis ARIKAN (Oyuncu)</li>
	<li>Rafet Eren YORULMAZER (Mimar)</li>
	<li>Ali Efe BEZCİ (İş İnsanı)</li>
	<li>Selin CİĞERCİ (İnternet Fenomeni ve Şarkıcı)</li>
</ul>

<p>Soruşturma kapsamında CHP Ankara Milletvekili Adnan Beker'in oğlu Oğuzhan Beker'in de gözaltı listesinde yer aldığı öğrenildi. CHP Ankara Milletvekili Adnan Beker, X platformundan yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Oğlum Oğuzhan Beker hakkında böyle bir karar verildiğini, evimizde bulunduğumuz sırada hem kendisi hem de ben sosyal medya üzerinden öğrendik. Firari olması söz konusu olamaz. Derhâl emniyete giderek üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirecektir. İddia konusu olan uyuşturucu maddeyi ne kendisi kullanmıştır ne de herhangi bir kişiye kullandırmıştır. Sürecin takipçisi olacağım."</p>

<p>Adreslerde yapılan aramalarda uyuşturucu madde ve çeşitli düzenekler ele geçirildi. Şüphelilerden Tessy Ramos Correia'nın ikametinde 7,43 gram esrar bulunurken, modellik firması sahibi Mehmet Yıldız'a ait adreste hassas terazi ve öğütücüye el konuldu. Bir işletmede ise 1 gram esrar maddesi ele geçirildiği öğrenildi. </p>

<p>Gözaltına alınan şüpheliler, sağlık kontrolünün ardından Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün Küçükçekmece'deki merkezine götürüldü. Bazı şüphelilerin uyuşturucu kullanım tespiti amacıyla Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek kan ve saç örneği verdiği öğrenildi. </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.mahalligundem.com/media/2026/06/unlulere-uyusturucu-operasyonu-23-supheli-gozaltinda_6a2a88f8ca57c.jpg</image>
                                <category>Ulusal Gündem</category>
                <author>Mahalli Gündem</author>
                <link>https://www.mahalligundem.com/unlulere-uyusturucu-operasyonu-23-supheli-gozaltinda/82631</link>
                <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 11:52:02 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Rahmi Koç&#039;a İzmir&#039;deki sözleri nedeniyle soruşturma açıldı</title>
                                    <description>İzmir&#039;deki hastane açılışında sarf ettiği sözleri nedeniyle tepki çeken Rahmi Koç hakkında re&#039;sen soruşturma başlatıldı. Koç, yaşananların ardından özür diledi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color:#c0392b;">İzmir'de iş insanı <b>Rahmi Koç'un</b> hastane açılışındaki sözlerine ilişkin <b>soruşturma başlatıldı</b></span></h2>

<p><b>İzmir Cumhuriyet</b> Başsavcılığı, Koç Holding Onursal Başkanı Rahmi Koç hakkında, kentteki bir <b>hastane açılışında</b> sarf ettiği ve belirli bir kesimi hedef aldığı değerlendirilen ifadeleri nedeniyle "Halkın bir kesimini alenen aşağılama" suçundan <b>re'sen soruşturma</b> başlattı. Soruşturma kararının ardından yazılı bir açıklama yayımlayan Koç, sözleri nedeniyle özür diledi. <b>Adalet Bakanı</b> Akın Gürlek ise yargının ayrımcı yaklaşımların karşısında kararlılıkla duracağını vurguladı.</p>

<p>Olay, Rahmi Koç'un İzmir'in <b>Balçova</b> ilçesinde hizmete giren bir hastanenin açılış töreninde davetlilere anlattığı bir fıkranın <b>sosyal medyada</b> yayılmasıyla gündeme geldi. Kameralara yansıyan görüntülerde Koç'un, bir doktor ile Kürt bir kadın hasta arasında geçen diyalogu içeren ifadeleri kamuoyunda tepkiyle karşılandı. Görüntülerin yayılmasının ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, <b>Türk Ceza</b> Kanunu'nun <b>216. maddesi</b> kapsamında soruşturma süreci başlattı.</p>

<p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından konuya ilişkin yapılan resmi açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Bazı basın yayın organlarında yer alan görüntülerde, iş insanı R.K. tarafından sarf edilen ifadelerle ilgili olarak; Cumhuriyet Başsavcılığımızca “Halkın Bir Kesimini Alenen Aşağılama”suçu kapsamında re’sen soruşturma başlatılmıştır. Kamuoyuna duyurulur."</p>

<p>Adalet Bakanı <b>Akın Gürlek</b> de sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, adaletin statü gözetmeksizin işleyeceğini belirterek şunları kaydetti:</p>

<p>"Sosyal medya platformlarında yer alan paylaşımlarda bir <b>iş insanı</b> tarafından bir açılış programında kadınları ve belirli bir <b>etnik kimliğe</b> mensup vatandaşlarımızı hedef aldığı değerlendirilen ifadeler üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından resen soruşturma başlatılmıştır. Adaletin terazisi kimsenin servetine, unvanına veya statüsüne göre tartmaz; yargı, daima insan onurunu ve <b>hukuku korur</b>. Kadınların onurunu zedeleyen, haysiyetini inciten ve toplumsal hassasiyetlerimizle bağdaşmayan ifadeler, kim tarafından söylenirse söylensin asla kabul edilemez. Bu tür sözlerin bir "fıkra" veya mizah adı altında sarf edilmesi, kadınlarımıza ve toplumumuzun belirli bir kesimine yönelik sergilenen bu nezaketsizliği hafifletmez. Toplumumuzun temel direği olan kadınlarımızın onuruna ve vatandaşlarımıza yönelik her türlü ayrımcı yaklaşımın karşısında durmaya kararlılıkla devam edeceğiz."</p>

<h3>ÖZÜR DİLEDİ</h3>

<p>Soruşturma ve gelen tepkiler üzerine <b>Koç Holding'in</b> resmi kanalları üzerinden açıklama yapan Rahmi Koç, herhangi bir kötü niyet taşımadığını ifade ederek şu <b>özür mesajını</b> paylaştı: "Herhangi bir kimliği hedef alma niyeti taşımadığım sözlerim için içtenlikle özür diliyorum. Üzüntümü samimiyetle paylaşmak isterim".</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.mahalligundem.com/media/2026/06/rahmi-koca-izmirdeki-sozleri-nedeniyle-sorusturma-acildi_6a23ed3e68d36.jpg</image>
                                <category>Ulusal Gündem</category>
                <author>Mahalli Gündem</author>
                <link>https://www.mahalligundem.com/rahmi-koca-izmirdeki-sozleri-nedeniyle-sorusturma-acildi/82562</link>
                <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 12:13:44 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>SÜRKOOP&#039;tan kınama ve başsağlığı mesajı</title>
                                    <description>ANKARA - Türkiye Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği (SÜRKOOP), Karadeniz&#039;in Kırım açıklarında Türk bayraklı &quot;Duru 67&quot; isimli balıkçı teknesine...</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2>SÜRKOOP'tan Karadeniz'deki Balıkçı Teknesi Saldırısına Şiddetli Kınama</h2>

<p>ANKARA - Türkiye <b>Su Ürünleri</b> Kooperatifleri Merkez Birliği (<b>SÜRKOOP</b>), Karadeniz'in Kırım açıklarında Türk bayraklı "<b>Duru 67</b>" isimli <b>balıkçı teknesine</b> düzenlenen ve bir balıkçının hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan saldırıyı şiddetle kınadı.</p>

<p>Edinilen bilgiye göre, <b>5 Haziran</b> 2026 tarihinde Karadeniz'in Kırım batısı, <b>Sivastopol açıklarında</b> avlanan Türk bayraklı "Duru 67" isimli balıkçı teknesine yönelik bir saldırı gerçekleştirildi. Saldırı sonucu gövdesinden <b>ağır hasar</b> alan tekne kısa sürede sulara gömülerek battı.</p>

<p>SÜRKOOP <b>Yönetim Kurulu</b> tarafından yayımlanan taziye ve kınama mesajında, denizlerde zorlu şartlar altında rızkının peşinde koşan balıkçılara yönelik gerçekleştirilen bu saldırı tüm <b>su ürünleri</b> camiası adına kınandı.</p>

<p>Mesajda, "Hayatını kaybeden cefakâr balıkçımıza Allah'tan rahmet, kederli ailesine ve yakınlarına sabır; yaralı balıkçılarımıza <b>acil şifalar</b> dileriz. Tüm <b>balıkçılık camiamızın</b> başı sağ olsun" ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Olayın ardından bölgede bulunan "<b>Burak Kaya</b>" isimli diğer bir Türk balıkçı teknesi, batan teknedeki <b>5 balıkçıyı</b> denizden kurtararak <b>İnebolu istikametine</b> doğru harekete geçti. Ancak intikal sırasında yaralılardan durumu ağır olan bir balıkçı, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.</p>

<p>İhbarın ardından <b>Sahil Güvenlik</b> Komutanlığı koordinesinde geniş çaplı bir <b>kurtarma operasyonu</b> başlatıldı. İnebolu Limanı'ndan aralarında doktor ve <b>UMKE personelinin</b> de bulunduğu 19 kişilik uzman tıbbi ekiple hareket eden "<b>TCSG-96</b>" gemisi, İnebolu'ya <b>115 deniz</b> mili mesafede yaralıları taşıyan tekneye ulaştı. Hayatını kaybeden balıkçının naaşı ve yaralı 4 kişi Sahil Güvenlik gemisine nakledilerek ilk tıbbi müdahalelerine denizde başlandı. Yaralıların tedavileri için İnebolu Limanı'na tahliye edildiği ve saldırının kaynağına ilişkin incelemelerin sürdüğü bildirildi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.mahalligundem.com/media/2026/06/surkooptan-kinama-ve-bassagligi-mesaji_6a23402bbc744.jpg</image>
                                <category>Ulusal Gündem</category>
                <author>Mahalli Gündem</author>
                <link>https://www.mahalligundem.com/surkooptan-kinama-ve-bassagligi-mesaji/82556</link>
                <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 00:18:44 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>1 Temmuz 2026&#039;dan itibaren Şişe Başına 1 Lira Ödenecek</title>
                                    <description>ANKARA – Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye genelinde 1 Temmuz 2026 itibarıyla &quot;Depozito İade Sistemi&quot;nin (DOA) tam kapsamlı...</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2>Türkiye'de Depozitolu Ambalaj Dönemi 1 Temmuz 2026'da Başlıyor: Şişe Başına 1 Lira Ödenecek</h2>

<p>ANKARA – <b>Çevre, Şehircilik</b> ve İklim Değişikliği Bakanı <b>Murat Kurum</b>, Türkiye genelinde <b>1 Temmuz</b> 2026 itibarıyla "<b>Depozito İade</b> Sistemi"nin (<b>DOA</b>) tam kapsamlı olarak devreye alınacağını duyurdu. Yeni sistemle birlikte, iade noktalarına teslim edilen her bir <b>pet şişe</b>, <b>cam şişe</b> ve <b>metal içecek</b> kutusu için vatandaşlara <b>1 lira</b> teşvik bedeli ödenecek.</p>

<h3>"Al-Kullan-Dönüştür" Dönemi</h3>

<p>Bakan Kurum, <b>pilot bölgelerde</b> <b>25 kuruş</b> olarak uygulanan <b>iade bedelinin</b> 1 Temmuz itibarıyla 1 liraya yükseltildiğini ve uygulamanın <b>81 il</b> ile <b>973 ilçenin</b> tamamında <b>eş zamanlı</b> başlayacağını açıkladı. Türkiye’nin <b>COP31 süreci</b> öncesinde <b>çevre yönetimi</b> alanında dünyaya önemli bir mesaj verdiğini belirten Kurum, "Artık 'al-kullan-at' devri bitti, 'al-kullan-dönüştür' başladı. Kaynaklarımızın sonsuz olmadığı bilinciyle bu ürünleri <b>ekonomiye</b> geri kazandıracağız" ifadelerini kullandı.</p>

<h3>Ödemeler Dijital Cüzdan Üzerinden Yapılacak</h3>

<p>Sistem kapsamında üzerinde "DOA" logosu bulunan ambalajları <b>marketler</b>, <b>alışveriş merkezleri</b> ve yoğun noktalara kurulacak Depozito İade Makineleri'ne (<b>DİM</b>) bırakan vatandaşlar, ödemelerini anında alabilecek. Kazanılan tutarlar, vatandaşların telefonlarına yükleyecekleri <b>DOA mobil</b> uygulamasındaki <b>dijital cüzdanlarına</b> aktarılacak. Biriken paralar, <b>anlaşmalı bankalardan</b> <b>nakit olarak</b> çekilebileceği gibi market alışverişlerinde de kullanılabilecek.</p>

<h3>Ekonomiye Yıllık 30 Milyar Liralık Katkı</h3>

<p><b>Türkiye Çevre</b> Ajansı (<b>TÜÇA</b>) tarafından yürütülen proje ile yılda yaklaşık <b>25 milyar</b> ambalajın <b>geri dönüştürülmesi</b> hedefleniyor. Sistemin <b>ülke ekonomisine</b> yıllık <b>30 milyar</b> lira doğrudan katkı sağlaması ve <b>çevre kirliliğini</b> önemli ölçüde azaltması öngörülüyor.</p>

<p>Bakanlık, <b>depozito sisteminin</b> ürün fiyatlarına ek bir maliyet getirmeyeceğini, vatandaşlardan depozito adı altında herhangi bir <b>ek ücret</b> talep eden işletmeler hakkında <b>yasal işlem</b> başlatılacağını vurguladı. <b>İade noktası</b> olarak hizmet verecek olan <b>market zincirleri</b>, <b>bakkallar</b>, <b>büfeler</b> ve otel-restoran-kafe (<b>HOREKA</b>) işletmelerinin <b>1 Temmuz</b> 2026 tarihine kadar "<b>dbys.gov.tr</b>" adresi üzerinden kayıtlarını tamamlaması gerekiyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.mahalligundem.com/media/2026/06/1-temmuz-2026dan-itibaren-sise-basina-1-lira-odenecek_6a2168018774f.jpg</image>
                                <category>Ulusal Gündem</category>
                <author>Mahalli Gündem</author>
                <link>https://www.mahalligundem.com/1-temmuz-2026dan-itibaren-sise-basina-1-lira-odenecek/82535</link>
                <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 14:44:53 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Doğum oranlarında dikkat çeken düşüş!</title>
                                    <description>TÜİK verilerine göre Türkiye&#039;de canlı doğum sayısı 895 bine gerileyerek son 10 yılın en düşük seviyesini gördü. Toplam doğurganlık hızı 1,42&#039;ye indi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2>TÜRKİYE'DE DOĞUM SAYISI REKOR SEVİYEYE GERİLEDİ: TOPLAM DOĞURGANLIK HIZI 1,42 OLDU</h2>

<p>ANKARA - <b>Türkiye İstatistik</b> Kurumu (<b>TÜİK</b>), 2025 yılına ilişkin doğum istatistiklerini yayımladı. Verilere göre, Türkiye'de <b>canlı doğan</b> bebek sayısı 2025 yılında <b>895 bin</b> 374'e gerileyerek son 10 yılın en düşük seviyesini kaydetti. Bir kadının doğurgan olduğu dönem boyunca doğurabileceği ortalama çocuk sayısını ifade eden <b>toplam doğurganlık</b> hızı ise <b>1,42’ye</b> düştü.</p>

<h3>Doğum Sayılarında 10 Yıldır Süren Düşüş Eğilimi</h3>

<p>TÜİK verilerine göre, 2016 yılında 1 milyon 316 bin 204 olan canlı doğum sayısı, takip eden yıllarda kademeli olarak azalarak 2025 yılında 900 bin eşiğinin altına indi. 2025 yılında dünyaya gelen bebeklerin 459 bin 928’ini erkekler, 435 bin 446’sını ise kızlar oluşturdu. Bin nüfus başına düşen canlı doğum sayısını ifade eden <b>kaba doğum</b> hızı, 2016 yılındaki binde 16,6 seviyesinden 2025 yılında <b>binde 10,4'e</b> geriledi.</p>

<h3>En Yüksek Doğurganlık Şanlıurfa, En Düşük Bartın'da</h3>

<p>İller bazında incelendiğinde, toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il <b>3,15</b> çocuk ile <b>Şanlıurfa</b> oldu. Bu ili 2,53 çocuk ile Şırnak ve 2,23 çocuk ile Mardin izledi. Doğurganlık hızının en düşük olduğu il ise <b>1,09</b> çocuk ile <b>Bartın</b> olarak kayıtlara geçti. Bartın'ı 1,10 çocuk ile İzmir, 1,11 çocuk ile Eskişehir, Ankara ve Zonguldak takip etti.</p>

<h3>Annenin İlk Doğum Yaşı Yükseliyor</h3>

<p>İstatistikler, kadınların anne olma yaşının giderek yükseldiğini ortaya koydu. 2016 yılında 25,9 olan ilk doğumdaki ortalama anne yaşı, 2025 yılında <b>27,5'e</b> yükseldi. 15-19 yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade eden <b>adölesan doğurganlık</b> hızı ise 2016'daki binde 24 seviyesinden 2025'te binde 9'a geriledi. Yaşa özel doğurganlık hızları incelendiğinde, 2025 yılında en yüksek doğurganlık hızı binde 96 ile <b>25-29</b> yaş grubunda görüldü.</p>

<h3>Eğitim Durumu ve Yerleşim Yerine Göre Farklılıklar</h3>

<p>Annenin eğitim durumu yükseldikçe toplam doğurganlık hızının azaldığı belirlendi. <b>Yükseköğretim mezunu</b> kadınlarda toplam doğurganlık hızı 1,24 olurken, bu oran ilkokul mezunu kadınlarda 2,51 olarak gerçekleşti. Yerleşim yerlerine göre bakıldığında, kırsal bölgelerde doğurganlık hızı 1,75 iken, yoğun <b>kent merkezi</b> olarak tanımlanan bölgelerde bu oran 1,33'e kadar düştü. Öte yandan, annenin son iki doğumu arasındaki ortalama süre 2025 yılı itibarıyla 4,8 yıl olarak hesaplandı.</p>

<h3>Çoğul Doğumlar ve Aylık Dağılım</h3>

<p>2025 yılındaki doğumların yüzde 3,2’sini <b>çoğul doğumlar</b> oluşturdu. Canlı doğan bebeklerin 28 bin 130’u ikiz, 909’u üçüz ve 21’i dördüz veya daha fazla olarak gerçekleşti. Doğumların aylara göre dağılımı incelendiğinde ise 84 bin 235 doğumla <b>Temmuz</b> ayı zirvede yer alırken, en az doğum 65 bin 208 ile Şubat ayında kaydedildi. Babaların yaş grubuna göre dağılımında en yüksek doğum sayısı 285 bin 98 ile <b>30-34</b> yaş grubundaki babalarda görüldü.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.mahalligundem.com/media/2026/06/dogum-oranlarinda-dikkat-ceken-dusus_6a1fe43b62f79.jpg</image>
                                <category>Ulusal Gündem</category>
                <author>Mahalli Gündem</author>
                <link>https://www.mahalligundem.com/dogum-oranlarinda-dikkat-ceken-dusus/82516</link>
                <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 11:05:20 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Kaçak maç yayını yapan Selçuksports&#039;un yöneticisi gözaltına alındı</title>
                                    <description>Yasa dışı bahis faaliyetlerine karşı gerçekleştirilen operasyonlar neticesinde, kaçak maç yayını yapan Selçuksports isimli platform mercek altına alındı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2>Kaçak maç yayını yapan 'Selçuksports'un sahibi Selçuk Yılmaz yakalandı</h2>

<p>Türkiye <b>Süper Ligi</b> müsabakalarını internet sitesi üzerinden kaçak olarak yayınladığı ve site kullanıcılarını <b>yasa dışı</b> bahse teşvik ettiği belirlenen <b>'Selçuksport'</b> olarak bilinen internet sitesinin sahibi <b>Selçuk Yılmaz</b>, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve emniyetin ortak çalışmasıyla <b>Denizli'de</b> gözaltına alındı.</p>

<p><b>İstanbul Cumhuriyet</b> Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul Emniyet Müdürlüğü <b>Siber Suçlarla</b> Mücadele Şube Müdürlüğü ve MİT Bölge Başkanlığı tarafından yürütülen ortak çalışma kapsamında, şifreli spor kanallarının yayınlarını yasa dışı yollarla ücretsiz sunan internet sitesine yönelik <b>operasyon</b> düzenlendi.</p>

<p>Yapılan teknik ve fiziki incelemelerde, kullanıcıların belirli bir ücret ve abonelik karşılığında erişmesi gereken <b>Süper Lig</b> karşılaşmalarının yetkisiz şekilde izleyicilere sunulduğu tespit edildi. Ayrıca söz konusu siteye giriş yapan kullanıcıların, yasa dışı <b>bahis sitelerine</b> yönlendirildiği ve bu sitelere teşvik edici paylaşımlarla karşılaştığı belirlendi.</p>

<p>Elde edilen bulgular doğrultusunda sitenin yönetiminde olduğu tespit edilen <b>Selçuk Yılmaz</b>, Denizli'nin Pamukkale ilçesindeki evine düzenlenen operasyonla <b>yakalandı</b>.</p>

<h3>İSTANBUL’A SEVK EDİLİYOR</h3>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından konuya ilişkin yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:  </p>

<p><em>"İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve MİT Bölge Başkanlığının koordineli çalışmaları sonucunda; Kullancıların belirli bir ücret ve abonelik karşılığında izlemesi gereken Türkiye Süper Ligi maçlarını kaçak yayınla sunduğu ve selçuksport isimli siteden kaçak maç yayını izlemek için giriş yapıldığında Yasadışı Bahis sitelerine teşvik edici paylasımlar olduğu 7258 SKM kapsamında 5.ç maddesine muhalefet ettiği tespit edilmiştir. Yapılan araştırmalar sonucunda siteyi yöneten kişinin Selçuk YILMAZ  olduğu Pamukkale/ Denizli olduğu tespit edilmiş, şüpheli şahsın Denizli ilinde yakalanması sağlanmış olup İstanbul’a sevkinin ardından diğer adli işlemler  İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gerçekleştirilecektir."</em></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.mahalligundem.com/media/2026/06/kacak-mac-yayini-yapan-selcuksportsun-yoneticisi-gozaltina-alindi_6a1db8c01fbc9.jpg</image>
                                <category>Ulusal Gündem</category>
                <author>Mahalli Gündem</author>
                <link>https://www.mahalligundem.com/kacak-mac-yayini-yapan-selcuksportsun-yoneticisi-gozaltina-alindi/82491</link>
                <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 19:08:30 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Kamulaştırma Bedellerinde Merkezi Sistem Dönemi Başlıyor</title>
                                    <description>Adalet Bakanlığı, kamulaştırma davalarında mahkemelerce belirlenen ve hak sahipleri adına bankalara yatırılan bedellerin tek bir merkezde toplanmasını sağlayacak</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2>Kamulaştırma Bedellerinde Merkezi Sistem Dönemi Başlıyor: Hak Sahipleri Ödemelerine Masrafsız Ulaşacak</h2>

<p><b>Adalet Bakanlığı</b>, <b>kamulaştırma</b> davalarında mahkemelerce belirlenen ve <b>hak sahipleri</b> adına bankalara yatırılan bedellerin tek bir merkezde toplanmasını sağlayacak yeni bir sistemi hayata geçiriyor.</p>

<p><b>Adalet Bakanlığı</b>, vatandaşların aldığı hizmetleri daha erişilebilir, daha hızlı ve daha güvenilir hale getirmek amacıyla yürüttüğü çalışmalara bir yenisini daha ekledi. <b>Hukuk İşleri</b> Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışma kapsamında, <b>kamulaştırma</b> davalarından bankalara yatırılan bedellerin tek bir merkezde toplanarak vatandaşların alacaklarına <b>masrafsız şekilde</b> ulaşması hedefleniyor.</p>

<h3>Farklı uygulamalar mağduriyet yaratıyordu</h3>

<p>Bakanlık <b>Hukuk İşleri</b> Genel Müdürlüğü tarafından yapılan incelemelerde, <b>kamulaştırma</b> bedellerinin ülke genelinde farklı usullerle muhafaza edildiği belirlendi. Bazı ödemelerin ilgili idarelerin hesaplarında, bazılarının <b>malik adına</b> açılan hesaplarda, bazılarının ise doğrudan <b>mahkeme</b> hesaplarında tutulduğu tespit edildi. Uygulamadaki bu farklılıkların süreçlerde karmaşaya neden olduğu ve vatandaşların alacaklarına erişiminde çeşitli mağduriyetlere yol açtığı saptandı.</p>

<h3>Ödemelere masrafsız ve hızlı erişim imkanı</h3>

<p>Sorunun çözümü için <b>Türkiye Vakıflar</b> Bankası (<b>VakıfBank</b>) ile yürütülen çalışmalar neticesinde, <b>kamulaştırma</b> bedellerinin mahkeme hesapları altında açılacak <b>alt hesaplarda</b> merkezi olarak toplanması kararlaştırıldı. Yeni uygulamayla birlikte, “<b>depo edilen</b> bedel” olarak bilinen bu tutarlara <b>hak sahipleri</b> Türkiye genelindeki tüm <b>VakıfBank şubelerinden</b> ulaşabilecek. Vatandaşlar bu işlemleri sırasında herhangi bir <b>masraf</b>, <b>komisyon</b> veya <b>harç ödemeyecek</b>.</p>

<h3>UYAP entegrasyonu sürüyor</h3>

<p>Düzenlemenin teknik altyapısı çerçevesinde, <b>kamulaştırma</b> bedellerinin depo edilmesine ilişkin müzekkere şablonlarının <b>Ulusal Yargı</b> Ağı Bilişim Sistemi’ne (<b>UYAP</b>) entegrasyonuna yönelik çalışmaların ise devam ettiği bildirildi. Entegrasyon sürecinin tamamlanmasıyla, <b>mahkemeler tarafından</b> yürütülen işlemlerin daha hızlı, düzenli ve <b>standart</b> bir yapıya kavuşması bekleniyor.</p>

<h3>Ülke genelinde uygulama birliği sağlanacak</h3>

<p>Hayata geçirilen <b>yeni sistemle</b> ülke genelinde <b>uygulama birliği</b> sağlanırken, mahkemelerin <b>kamulaştırma</b> bedelleri üzerindeki doğrudan tasarruf yetkisinin de güçlendirilmesi amaçlanıyor. Düzenleme sayesinde hem mahkemelerin iş süreçleri kolaylaştırılacak hem de vatandaşların alacaklarına <b>şeffaf</b> ve <b>hızlı</b> bir şekilde ulaşması sağlanarak olası mağduriyetlerin önüne geçilmiş olacak.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.mahalligundem.com/media/2026/05/kamulastirma-bedellerinde-merkezi-sistem-donemi-basliyor_6a19f89939631.jpg</image>
                                <category>Ulusal Gündem</category>
                <author>Mahalli Gündem</author>
                <link>https://www.mahalligundem.com/kamulastirma-bedellerinde-merkezi-sistem-donemi-basliyor/82463</link>
                <pubDate>Fri, 29 May 2026 22:43:01 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>E-Duruşma Sisteminde Kapsam Genişliyor</title>
                                    <description>E-Duruşma sisteminin kapsamı genişleyecek! Adalet Bakanı Akın Gürlek, yargılama süreçlerini hızlandıracak e-duruşma sisteminin kapsamının genişletileceğini açıkladı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2>Adalet Bakanlığı, e-Duruşma sisteminin kapsamını genişletecek</h2>

<p>ANKARA - <b>Adalet Bakanlığı</b>, yargılama süreçlerinde hız, erişim kolaylığı ve etkinliğin artırılması amacıyla <b>e-Duruşma</b> sisteminin kapsamını genişletiyor. Edinilen bilgiye göre, bugüne kadar yalnızca <b>ilk derece</b> mahkemelerinde uygulanan sistem, <b>Bölge Adliye</b> Mahkemelerinde de hayata geçirilecek ve davanın tüm ilgililerini kapsayacak şekilde genişletilecek.</p>

<p>Yeni düzenleme ile e-Duruşma uygulaması üzerinden artık sadece <b>avukatlar</b> değil; <b>davacı</b>, davalı, tanık, <b>bilirkişi</b> ve uzmanlar da mahkeme tarafından dinlenebilecek. Yapılacak yazılım geliştirmeleriyle birlikte, yargılamanın tüm ilgililerinin sisteme dahil edilmesiyle <b>adalet hizmetlerinde</b>  hız, erişim kolaylığı ve etkinliğin artırılması hedefleniyor.</p>

<p>Düzenleme kapsamında duruşmaların yanı sıra temel usul işlemlerinin de <b>dijital ortama</b> taşınması planlanıyor. Bu doğrultuda; <b>ön inceleme</b> duruşmaları, istinabe, yemin, <b>isticvap</b> ve tarafların dinlenmesi gibi işlemler e-Duruşma sistemi üzerinden yapılabilecek. Ayrıca, hâkimlerin gerekli gördüğü hallerde e-Duruşma yöntemine <b>re’sen</b> (kendiliğinden) karar verebilmesi de hedeflenen yenilikler arasında yer alıyor.</p>

<p>Adalet Bakanı <b>Akın Gürlek</b>, teknolojik adımların yargılama süreçlerini hızlandıracağını vurgulayarak, "Avukatlarımızın enerjilerini adliyeye gidip gelmek yerine mesleki faaliyetlerine ayırabilmeleri için dijital imkânları geliştirmeye devam edeceğiz" mesajını verdi. Bakan Gürlek, <b>yapay zekâ</b> destekli uygulamaların da adalet hizmetlerinde daha fazla kullanılacağını belirtti.</p>

<p>Yargıda <b>dijital dönüşümün</b> önemli bir adımı olarak değerlendirilen bu düzenlemeyle, yargılama süreçlerinde <b>zaman tasarrufu</b> sağlanması, vatandaşların ve <b>hukuk profesyonellerinin</b> adli sisteme erişiminin kolaylaştırılması ve yargı hizmetlerinin daha etkin ve verimli sunulması hedefleniyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.mahalligundem.com/media/2026/05/e-durusma-sisteminde-kapsam-genisliyor_6a19881f670b8.jpg</image>
                                <category>Ulusal Gündem</category>
                <author>Mahalli Gündem</author>
                <link>https://www.mahalligundem.com/e-durusma-sisteminde-kapsam-genisliyor/82460</link>
                <pubDate>Fri, 29 May 2026 14:42:07 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Doç. Dr. Tutar’dan &quot;Kent ve Şehir&quot; Ayrımı: Aynı Değiller!</title>
                                    <description>Doç. Dr. Cem Tutar, Üsküdar Üniversitesi’ndeki seminerde modern kentleşmenin mahalle kültürünü nasıl dönüştürdüğünü ve konutun bir yatırım aracına dönüştüğünü...</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color:#c0392b;">Sağlıklı kent, güçlü sosyal bağlarla mümkün!</span></h2>

<p><b>Üsküdar Üniversitesi</b> İletişim Fakültesince, bilimsel birikimlerin toplumla paylaşılmak amacıyla düzenlenen Toplum İçin <b>İletişim</b> Eğitim Seminerleri kapsamında mahallenin yalnızca fiziksel bir yerleşim alanı olmadığını vurgulayan Medya ve Kültürel Çalışmalar Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. <b>Cem Tutar</b>, “Mahalle; karışma, yan yana gelme ve ortak bir kültür üretme alanıdır. Bu özelliklerini kaybeden <b>mahalle</b>, yalnızca fiziksel bir yerleşim alanına dönüşür.” dedi.</p>

<p>“Bugün konut, yalnızca barınma alanı değil; sermayenin el değiştirdiği bir <b>yatırım</b> aracına dönüşmüştür” diyen Doç. Dr. Tutar, <b>Türkiye’de</b> de konutun <b>sermaye</b> aktarımının temel unsurlarından biri haline geldiğini belirtti. Kentlerin yalnızca güvenlikli alanlar üzerinden değil, sosyal ve çevresel bütünlük içinde iyileştirilmesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Tutar, “<b>Sağlıklı kentler</b>, suçun minimuma indiği, <b>sosyal bağların</b> güçlü olduğu kentlerdir. Bu yalnızca bireylerin değil, toplumun <b>ortak</b> sorumluluğudur.” dedi.</p>

<p><b>Üsküdar Üniversitesi</b> İletişim Fakültesi, toplumsal katkı ve bilim iletişimi misyonu kapsamında düzenlediği Toplum İçin İletişim Eğitim Seminerlerinin konuğu, “<b>Kent Okumaları</b>: Kentsel Mekan ve <b>Mahalle Kültürü</b>” başlığıyla Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Medya ve Kültürel Çalışmalar Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. <b>Cem Tutar</b> oldu.</p>

<p>Sunumunda <b>mekân</b> ve yer kavramları arasındaki farklara değinen Doç. Dr. Tutar, mekânın daha çok fiziksel ve matematiksel bir alanı ifade ettiğini, “yer” kavramının ise ancak insan etkileşimi, <b>kültür</b>, bellek ve iletişim süreçleriyle anlam kazandığını vurguladı. Doç. Dr. Tutar, bir mekânın “yer” haline gelmesinde toplumsal ilişkiler, <b>tarihsel hafıza</b>, ekonomik yapı ve politik işlevlerin belirleyici olduğuna dikkat çekti.</p>

<h3>Şehir ve kent aynı anlama gelmiyor</h3>

<p>Konuşmasında <b>kent</b> ve şehir kavramları arasındaki farklara dikkat çeken Doç. Dr. Tutar, şehrin tarihsel, kültürel ve geleneksel bir yapıyı temsil ettiğini; kentin ise <b>Endüstri Devrimi</b> sonrası ortaya çıkan, üretim ilişkileriyle şekillenen modern bir <b>mekânsal</b> yapı olduğunu belirtti. Doç. Dr. Tutar, “Kent, <b>sanayileşme</b>, otomasyon ve kitlesel göçle birlikte ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda şehir ve kent aynı anlama gelmez” dedi.</p>

<p>Bugünkü kentlerin henüz “tam anlamıyla oluşmuş” mekânlar olmadığını ifade eden Doç. Dr. Tutar, “Gerçek kentsel mekân, insanların yönetime katıldığı, söz sahibi olduğu bir yapıda mümkündür. Bugün ise <b>kentler</b>, hâlâ <b>kapitalist</b> sistem tarafından parçalanmış ve kontrol edilen alanlar olarak varlığını sürdürüyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>Kent hakkı; kenti yönetme ve sahiplenme hakkıdır</h3>

<p>“<b>Kent hakkı</b>” kavramına da işaret eden Doç. Dr. Tutar, “Bu kavram <b>Henri Lefebvre</b> tarafından geliştirildi. Kent hakkı yalnızca oy kullanmakla sınırlı değildir. Kent hakkı; kenti üretme, dönüştürme, yönetme ve <b>sahiplenme</b> hakkıdır. Birey bu sürece katılmazsa kent, bireyi şekillendirir, yabancılaştırır ve izole eder” dedi.</p>

<p>Kentsel alanların <b>sürdürülebilirliği</b> için katılım ve sahiplenmenin zorunlu olduğunu belirten Tutar, <b>sivil toplumun</b> ve yerel katılım mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<h3>Kentlileşme yalnızca kentte yaşamakla sınırlı bir olgu değil</h3>

<p>Doç. Dr. <b>Cem Tutar</b>, kentlileşmenin yalnızca kentte yaşamakla sınırlı bir olgu olmadığını vurgulayarak, “<b>Kentlileşme</b>; modern dünyaya ait yaşam dizgesini, <b>iletişim formlarını</b> ve kültürel kodları benimsemek, özümsemek ve gündelik hayata katabilmek demektir.” dedi.</p>

<p>Yirminci yüzyılın başında modern kentlerin bireyler üzerinde güçlü sosyal ve psikolojik etkiler yarattığını belirten Doç. Dr. Tutar, literatürde bu durumu tanımlamak için “<b>metropol tipi</b> kişilik” kavramının kullanıldığını söyledi ve “Metropol tipi kişilik, kent içerisinde diğer insanlardan kendini yalıtan, <b>yabancılaşma</b> duygusu yaşayan bir birey tipini ifade eder. Bu durum, medya endüstrilerinin gelişmesi, <b>iş bölümü</b>, uzmanlaşma ve kentin anonim yapısıyla doğrudan ilişkilidir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kentin en ayırt edici özelliklerinden birinin <b>anonimlik</b> olduğunu belirten Doç. Dr. Tutar, “Kent, bireye tanınmama ve kaybolma hakkı verir. Bu özellik, modern kent yaşamında bireysel özgürlük kadar <b>izolasyonu</b> da beraberinde getirir. İlişkiler araçsallaşır, bireyler kent içinde birden fazla rol üstlenmek zorunda kalır.” diye konuştu.</p>

<h3>1970’lerden itibaren kentler yeni birikim alanları haline geldi</h3>

<p><b>Neoliberal</b> döneme geçişle birlikte kentlerin yapısında köklü bir dönüşüm yaşandığını ifade eden Doç. Dr. Tutar, <b>1970’li</b> yıllardan itibaren kentlerin sınıf mücadelesinin ve sermaye birikiminin merkezleri haline geldiğini söyledi. Bu süreci “mülksüzleştirme yoluyla birikim” kavramıyla açıklayan Doç. Dr. Tutar, <b>kentsel dönüşüm</b> projeleri, özelleştirme, borçlandırma, <b>finansallaşma</b> ve doğanın metalaştırılmasının bu yeni birikim rejiminin parçaları olduğunu vurguladı.</p>

<p>“Bugün konut, yalnızca barınma alanı değil; sermayenin el değiştirdiği bir yatırım aracına dönüşmüştür” diyen Doç. Dr. Tutar, <b>Türkiye’de</b> de konutun sermaye aktarımının temel unsurlarından biri haline geldiğini belirtti.</p>

<h3>Kent, bir tüketim ve gösteri alanına dönüştü</h3>

<p>1970’lerden sonra kent merkezlerinin işlev değiştirdiğini belirten Doç. Dr. Tutar, “Kentler artık üretim merkezleri olmaktan çıkıp tüketim ve <b>gösteri</b> alanlarına dönüşmüştür. İş alanları kentin çeperlerine kayarken, kent merkezleri <b>AVM’ler</b>, medya teknolojileri ve ekranlarla çevrili bir ‘gösteri mekânı’ haline gelmiştir” dedi.</p>

<p>Bu dönüşümün, modern kentten metropole, metropolden ise post-metropole geçişi beraberinde getirdiğini ifade eden Doç. Dr. Tutar, günümüz kentlerinin artık gelir, sınıf ve kimlik temelli ayrışmaların yoğunlaştığı <b>kentsel kutuplaşma</b> özelliklerini taşıdığını söyledi.</p>

<h3>“İstanbul, 1980’lerden itibaren küresel sistemle eklemlendi”</h3>

<p>Konuşmasında <b>İstanbul’un</b> tarihsel dönüşümüne de değinen Doç. Dr. Tutar, kentsel planlamanın <b>Osmanlı’da</b> 19. yüzyılın ikinci yarısında başladığını, Cumhuriyet döneminde ise ulus-devlet inşasının mekânsal stratejilerle sürdürüldüğünü belirtti. İstanbul’un asıl kırılma noktasının ise <b>1980’lerle</b> birlikte küresel kent olarak kurgulanması olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Tutar, <b>Boğaziçi</b>, Beyoğlu ve <b>Haliç</b> bölgelerinin bu süreçte farklı işlevlerle küresel sisteme entegre edildiğini ifade etti.</p>

<h3>“Mahalle, keyfi sınırlarla kurulamaz”</h3>

<p>Konuşmasında <b>mahalle</b> kavramını da ele alan Doç. Dr. <b>Cem Tutar</b>, mahallenin Arapça kökenli “mahalla” kelimesinden geldiğini ve konaklama, yerleşme anlamı taşıdığını belirtti. Mahallenin keyfi sınırlarla oluşturulamayacağını vurgulayan Doç. Dr. Tutar, “Mahalle, ortak yaşam pratikleri, kültür ve gündelik <b>etkileşimler</b> üzerinden oluşur.” dedi.</p>

<p>Mahallenin en temel özelliğinin <b>farklılıkları</b> barındırması olduğunu ifade eden Doç. Dr. Tutar, “Mahalle, yabancıyla kurulan ilişki üzerinden var olur. Yabancıyı dışlayan mahalle, zamanla siyasal bir <b>cemaat</b> yapısına dönüşür ve mahalle olma özelliğini yitirir.” diye konuştu.</p>

<p><b>Göç</b> olgusu üzerinden günümüz mahallelerine değinen Doç. Dr. Tutar, “Mahalle; karışma, yan yana gelme ve ortak bir kültür üretme alanıdır. Bu özelliklerini kaybeden mahalle, yalnızca fiziksel bir <b>yerleşim</b> alanına dönüşür.” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3>Mahalle yalnızca fiziksel bir yerleşim alanı değil</h3>

<p>Mahallenin yalnızca fiziksel bir yerleşim alanı olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Tutar, “<b>Mahalle</b>, kentin makro yapısı ile bireyin mikro dünyası arasında konumlanan bir <b>ara yüzeydir</b>. Toplumsal ilişkilerin, kimliğin ve gündelik hayatın kurulduğu temel alanlardan biridir.” dedi.</p>

<p>Mahallenin cemaat özellikleri taşıdığına dikkat çeken Doç. Dr. Tutar, karşılıklı tanışıklılık, gayri resmi ilişkiler ve gayri resmi <b>sosyal denetim</b> mekanizmalarının mahalle yaşamının temel unsurları olduğunu belirtti.</p>

<p>Mahallenin aynı zamanda bir kimlik ve <b>aidiyet</b> üretim alanı olduğunu kaydeden Doç. Dr. Tutar, “‘Hangi mahalledensin?’ sorusu, bireyin sosyal statüsüne ve kimliğine dair güçlü bir göndermedir. Mahalle, mekân üzerinden <b>sınıfsal</b> ve kültürel bir ayrım üretir.” dedi.</p>

<h3>“Mahalle, eşitsizlik ve ayrışmanın da mekânıdır”</h3>

<p>Mahallenin neoliberal politikalar altında sınıfsal ayrışmanın görünür hale geldiği bir alan olduğunu belirten Doç. Dr. Tutar, göç, <b>yoksulluk</b> ve gelir dağılımındaki eşitsizliklerin mahalleler üzerinden mekânsallaştığını ifade etti. Mahallenin aynı zamanda <b>gündelik</b> hayatın sahnesi olduğunu söyleyen Doç. Dr. Tutar, “Sokaklar, parklar, marketler ve sıradan görülen tüm pratikler mahallede <b>kültürel</b> ve iletişimsel bir forma dönüşür.” diye konuştu.</p>

<p>Mahallelerin sürekli bir dönüşüm içinde olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Tutar, apartmanlaşma, <b>siteleşme</b> ve kentsel dönüşüm süreçlerinin mahalle dokusunu köklü biçimde değiştirdiğini belirtti.</p>

<h3>“Osmanlı’da kent, mahallelerin toplamıydı”</h3>

<p><b>Osmanlı</b> döneminde mahallenin kentin temel örgütlenme birimi olduğunu ifade eden Doç. Dr. Tutar, “Osmanlı’da kent, mahallelerin toplamı olarak düşünülürdü. Kentli olmak, bir mahalleye mensup olmakla doğrudan ilişkiliydi.” dedi. Mahallenin dini merkezler etrafında şekillendiğini belirten Doç. Dr. Tutar, yüz yüze ilişkilerin, güçlü <b>komşuluk</b> bağlarının ve cemaat tipi bir yapının Osmanlı mahallesinin temel özellikleri olduğunu söyledi.</p>

<p>Mahallenin ahlaki düzeni ve gayri resmi denetimi sağladığını dile getiren Doç. Dr. Tutar, “Bu yapı modernite öncesi kentler için oldukça işlevsel bir <b>kontrol</b> mekanizmasıydı. Aidiyet güçlüydü, bireysel özgürlükler sınırlıydı ancak <b>güvenlik</b> hissi yüksekti.” dedi.</p>

<h3>“Cumhuriyet’le birlikte mahalle idari bir birime dönüştü”</h3>

<p><b>Cumhuriyet’in</b> erken döneminde kentlerin modernleşme ve sekülerleşme iddiasıyla yeniden kurgulandığını belirten Doç. Dr. Tutar, <b>imar planları</b>, bulvarlar ve modern mimarinin ön plana çıktığını söyledi. Bu süreçte mahallenin Osmanlı’daki kültürel anlamını yitirdiğini vurgulayan Doç. Dr. Tutar, “Mahalle artık bir topluluğu temsil eden bir yapı değil, <b>idari</b> ve fiziki bir yerleşim alanı haline gelmiştir.” dedi.</p>

<h3>“2000 sonrası dönemde mahalle, adından ibaret kaldı”</h3>

<p><b>1980</b> sonrası küreselleşme ve neoliberal politikalarla birlikte kentsel mekânın parçalandığını belirten Doç. Dr. Tutar, <b>2000’li</b> yıllarla birlikte güvenlikli sitelerin yaygınlaştığını söyledi ve “Bu alanlarda mahalle yalnızca bir isim olarak varlığını sürdürüyor. Organik karşılaşmaların, yabancıyla temasın olmadığı, steril ve yalıtılmış mekânsal deneyimler ortaya çıkıyor.” ifadesinde bulundu.</p>

<p>Güvenlikli sitelerde homojen nüfus yapısının, sınırlı ve profesyonel komşuluk ilişkilerinin görüldüğünü belirten Doç. Dr. Tutar, bu yapıların mekânsal ayrışmanın en belirgin örnekleri olduğunu söyledi. Kent merkezlerinden kaçışın, suç korkusu ve <b>sosyoekonomik</b> eşitsizliklerle bağlantılı olduğunu ifade eden Doç. Dr. Tutar, “Ancak kimse ömrünü bir kafesin içinde geçiremez. Bu alanlardan çıkıldığında herkes yine gerçek <b>kentle</b> yüzleşmek zorunda kalır.” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3>“Kent sağlığı, bireysel değil toplumsal bir sorumluluktur”</h3>

<p>Kentlerin yalnızca güvenlikli alanlar üzerinden değil, sosyal ve çevresel bütünlük içinde iyileştirilmesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Tutar, “<b>Sağlıklı kentler</b>, suçun minimuma indiği, sosyal bağların güçlü olduğu kentlerdir. Bu yalnızca bireylerin değil, toplumun <b>ortak</b> sorumluluğudur.” dedi.</p>

<p>Katılımcı bir kent ortamının mümkün olabileceğini belirten Doç. Dr. Tutar, “<b>Kent hakkı</b> dediğimiz kavrama sahip çıkmak istiyorsak, kentin yönetimine dâhil olmalı, sokaklara, caddelere, kamusal alanlara sahip çıkmalıyız.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Etkinlikte katılımcıların sorularını da yanıtlayan Doç. Dr. Tutar, özellikle güvenlikli siteler ve yeni yerleşim alanları üzerine değerlendirmelerde bulundu. Bu tür mekânlarda yaşamanın aynı zamanda bir <b>statü</b> ve sembolik sermaye anlamına geldiğini belirten Doç. Dr. Tutar, “Orada bulunmak, belirli bir <b>sınıfsal</b> ve kültürel konumlanmayı da beraberinde getirir.” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>“Mimari aynı kalsa da kültür değişebilir”</h3>

<p>Bir katılımcının “Mimari olarak aynı kalan bir mekân kültürel olarak değişebilir mi?” sorusuna yanıt veren Doç. Dr. Tutar, “Mimari formun korunması, kültürel yapının değişmediği anlamına gelmez” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.mahalligundem.com/media/2026/05/doc-dr-tutardan-kent-ve-sehir-ayrimi-ayni-degiller_6a1971bcadea2.jpg</image>
                                <category>Ulusal Gündem</category>
                <author>Mahalli Gündem</author>
                <link>https://www.mahalligundem.com/doc-dr-tutardan-kent-ve-sehir-ayrimi-ayni-degiller/82458</link>
                <pubDate>Fri, 29 May 2026 13:49:39 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Gıda Etiketlerinde Yanıltıcı İfadeler Dönemi Bitiyor</title>
                                    <description>Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda etiketlerinde tüketiciyi yanıltabilecek ifade, görsel ve ürün tanımlarına yönelik kapsamlı bir düzenlemeyi yürürlüğe koydu</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2>Gıda Etiketlerinde Yeni Dönem:  Yanıltıcı İfadeler ve Görseller Yasaklandı</h2>

<p>ANKARA - <b>Tarım</b> ve Orman <b>Bakanlığı</b>, <b>gıda etiketlerinde</b> tüketiciyi yanıltabilecek ifade, görsel ve ürün tanımlarına yönelik kapsamlı bir düzenlemeyi yürürlüğe koydu. Market rafları ve restoran menülerinde yeni bir dönemi başlatan düzenleme ile aralarında “<b>tereyağı</b> tadında”, “<b>çikolata</b> keyfi” ve “<b>köy ürünü</b>” gibi ibarelerin de bulunduğu <b>32 farklı</b> ifade ve görselin kullanımı yasaklandı.</p>

<p>Yeni kurallar çerçevesinde, <b>ürün ambalajlarında</b> yer alan bilgilerin daha açık, anlaşılır ve <b>tüketiciyi</b> yanıltmayacak şekilde hazırlanması zorunlu hale getirildi. Bu kapsamda, <b>ürün adı</b> ve net miktar bilgilerinin tüketicinin kolayca görebileceği bir yerde bulunması şartı getirilirken; alkol, <b>şeker</b> veya tatlandırıcı içeren gıdalarda bu bilgilerin diğerlerinden ayrı ve daha belirgin bir şekilde yazılması kararlaştırıldı.</p>

<h3>“Tadında” ve “Keyfi” Gibi İfadeler Artık Kullanılamayacak</h3>

<p><b>Düzenleme</b> ile özellikle <b>gerçek içeriğe</b> sahip olmayan ancak bu algıyı oluşturan pazarlama ifadelerine sıkı sınırlamalar getirildi. Buna göre, kokolin ürünlerinde “çikolata tadında”, sütlü buz ürünlerinde “<b>dondurma</b> keyfi”, tereyağı aromalı ürünlerde “tereyağı lezzeti” ve bitkisel yağlarda “<b>zeytinyağı</b> tadında” gibi ifadeler etiketlerde yer alamayacak. Ayrıca, içeriğinde farklı <b>bitkisel yağlarla</b> birlikte tereyağı veya zeytinyağı bulunan ürünlerde, sadece bu bileşenleri öne çıkaran “<b>tereyağlı</b>” veya “zeytinyağlı” gibi adlandırmalar da <b>yasak</b> kapsamına alındı.</p>

<h3>Görsel Kullanımına ve Marka Algısına Sıkı Denetim</h3>

<p>Ambalaj tasarımlarında da önemli değişikliğe giden Bakanlık, <b>aroma verici</b> kullanılan ürünlerde <b>gerçek gıda</b> görsellerinin kullanımını yasakladı ve bu ürünlerde “<b>aromalı</b>” ibaresinin açıkça belirtilmesini zorunlu kıldı. Zeytinyağı içermeyen bitkisel yağlarda zeytin veya <b>zeytin ağacı</b> görsellerinin, kanatlı ürünlerinde ise yanıltıcı yetiştirme görsellerinin kullanımının önüne geçildi. Ayrıca, tüketicide doğal veya geleneksel üretim algısı oluşturan “köy ürünü” gibi ifadelerin kullanımına ve <b>yurt içinde</b> üretilen ürünlerde "ithal" algısı oluşturacak <b>marka</b> veya görsellere de kısıtlama getirildi.</p>

<h3>Restoran Menülerinde Enerji Değerleri ve İçerik Bilgisi Şartı</h3>

<p>Düzenleme yalnızca <b>market raflarını</b> değil, toplu tüketim yerlerini de kapsıyor. <b>Restoran</b> ve kafe gibi işletmelerin <b>menülerinde</b> artık ürünlerin içerik bilgileri ve <b>enerji değerlerinin</b> açıkça sunulması gerekecek. Özellikle birbirinin yerine kullanılabilen bileşenlerin <b>gıda adıyla</b> birlikte belirtilmesi zorunlu tutulurken; yer fıstığı kullanılan baklavalarda sadece “fıstıklı” ifadesi yerine “<b>yer fıstıklı</b>” ibaresinin kullanılması şart koşuldu.</p>

<h3>32 Gıda Bileşeni Kapsam Dışı Bırakıldı</h3>

<p><b>Avrupa Birliği</b> (AB) mevzuatıyla uyum çalışmaları kapsamında <b>189 yeni</b> gıda bileşeni mevzuata dahil edilirken, <b>32 bileşen</b> ise uygun görülmedi. <b>GDO'lu</b> mikroorganizma kullanılarak üretilmesi, domuz kaynaklı olması veya <b>böcek</b> içermesi gibi nedenlerle bu 32 madde düzenlemenin dışında bırakıldı. Ayrıca gıda ambalajlarında <b>silah</b>, kafatası, beyin, dudak ve göz gibi şekillerin kullanılmasına da izin verilmeyeceği açıklandı.</p>

<p>Bakanlık yetkilileri, bu düzenlemelerle <b>gıda güvenilirliğinin</b> en üst düzeyde sağlanmasını, tüketiciyi yanıltan uygulamaların sonlandırılmasını ve <b>gıda okuryazarlığının</b> güçlendirilmesini hedefliyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.mahalligundem.com/media/2026/05/32-yaniltici-ifade-ve-gorsel-yasaklandi_6a1499e649156.jpg</image>
                                <category>Ulusal Gündem</category>
                <author>Mahalli Gündem</author>
                <link>https://www.mahalligundem.com/32-yaniltici-ifade-ve-gorsel-yasaklandi/82421</link>
                <pubDate>Mon, 25 May 2026 21:32:14 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>YSK&#039;dan Yerel Seçimlerin İptali Talebine Ret</title>
                                    <description>Yüksek Seçim Kurulu, CHP kurultayının iptali sonrası bir üyenin 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin iptali talebiyle yaptığı başvuruyu değerlendirerek reddetti.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2>YSK'dan "Yerel seçimler iptal edilsin" başvurusuna ret</h2>

<p><b>ANKARA</b> - Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Cumhuriyet Halk Partisi (<b>CHP</b>) kurultayına ilişkin yargı tarafından verilen "mutlak butlan" kararını gerekçe göstererek <b>31 Mart</b> 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri'nin iptal edilmesini isteyen başvuruyu reddetti.</p>

<p>YSK bugün gerçekleştirdiği toplantıda, bir CHP üyesinin <b>2024</b> yılındaki yerel seçimlerin iptali yönündeki talebini ele aldı. Kurul, yapılan değerlendirme neticesinde söz konusu başvurunun <b>reddine</b> karar verdi.</p>

<p>Başvuruya konu olan süreç, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin, CHP'nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan <b>38. Olağan</b> Kurultayı hakkında verdiği "mutlak butlan" kararına dayanıyordu. Mahkeme, kurultay sürecindeki "irade fesadı" ve organize rüşvet iddialarını yerinde bularak kurultayı ve sonrasındaki tüm kararları kesin hükümsüzlük sebebiyle iptal etmişti. Bu kararla birlikte <b>Özgür Özel</b> yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına ve <b>Kemal Kılıçdaroğlu</b> ile eski yönetimin görevi devralmasına hükmedilmişti.</p>

<p>YSK'ya başvuran CHP üyesi, kurultayın iptal edilmesi nedeniyle bu yönetim döneminde girilen <b>yerel seçimlerin</b> de geçersiz sayılması gerektiğini savundu. Ancak Yüksek Seçim Kurulu, seçimlerin iptali talebini yerinde bulmadı.</p>

<p>CHP, iptali istenen 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde <b>yüzde 37,6</b> oy oranı ile Türkiye genelinde birinci parti olmuş; İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerin yanı sıra birçok il ve ilçede belediye başkanlıklarını kazanmıştı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.mahalligundem.com/media/2026/05/yskdan-yerel-secimlerin-iptali-talebine-ret_6a1189341ab9f.jpg</image>
                                <category>Ulusal Gündem</category>
                <author>Mahalli Gündem</author>
                <link>https://www.mahalligundem.com/yskdan-yerel-secimlerin-iptali-talebine-ret/82388</link>
                <pubDate>Sat, 23 May 2026 13:37:27 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>CHP Kurultayı Soruşturmasında 7 İlde Operasyon: 13 Gözaltı</title>
                                    <description>CHP&#039;nin 38. Olağan Kurultayı&#039;nda delegelerin oy kullanma iradesine müdahale edildiği ve rüşvet verildiği iddialarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2>CHP Kurultayı Soruşturmasında 7 İlde Eş Zamanlı Operasyon: 13 Gözaltı</h2>

<p><b>İSTANBUL</b> - Cumhuriyet Halk Partisi'nin (<b>CHP</b>) 38. Olağan Kurultayı'nda delegelerin oy kullanma iradesine müdahale edildiği ve <b>rüşvet</b> verildiği iddialarına yönelik yürütülen <b>soruşturma</b> kapsamında, İstanbul merkezli <b>7 ilde</b> düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda <b>13 şüpheli</b> gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında CHP Malatya Milletvekili <b>Veli Ağbaba'nın</b> makam şoförünün de bulunduğu bildirildi.</p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü <b>Mali Suçlarla</b> Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri sabah saatlerinde <b>operasyon</b> düzenledi. İstanbul, Ankara, İzmir, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Kilis ve Malatya illerinde belirlenen adreslere baskın yapan ekipler, şüphelilerin ikametlerinde arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirdi.</p>

<p>Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şahısların "<b>Siyasi Partiler</b> Kanunu'na muhalefet", "rüşvet almak" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarını işledikleri iddia ediliyor. Gözaltına alınanlar arasında CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba'nın makam şoförü <b>Gaffar Çiçek'in</b> de bulunduğu bildirildi.</p>

<h3>Başsavcılıktan Resmi Açıklama</h3>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>"Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayında delegelerin oy kullanma iradesini etkilemeye yönelik müdahale edildiğine ilişkin iddialar hakkında yürütülen soruşturma kapsamında; İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün yaptığı çalışmalar neticesinde siyasi partiler kanuna muhalefet, rüşvet almak, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlemek suçlarını işlediği değerlendirilen 13 şüpheli gözaltına alınmış ve şüphelilerin İstanbul, Ankara, İzmir, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Kilis ve Malatya illerinde bulunan adreslerinde arama, el koyma işlemi gerçekleştirilmiştir."</p>

<p>Söz konusu operasyon dalgası, Ankara 36. Bölge Adliye Mahkemesi'nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen 38. Olağan Kurultay'ı iptal eden "<b>mutlak butlan</b>" kararı vermesinin ardından geldi. Mahkeme kararıyla birlikte mevcut parti yönetimi ve <b>Özgür Özel'in</b> yetkileri sona erdi, <b>Kemal Kılıçdaroğlu</b> yeniden genel başkanlık görevine getirildi.</p>

<p>Soruşturma dosyasında, özellikle kurultay sürecindeki bazı <b>para transferleri</b>, finansal ilişkiler ve iddia edilen menfaat bağlantıları mercek altına alındı. Gözaltına alınan 13 şüphelinin emniyetteki işlemleri sürüyor. Soruşturmanın kapsamının genişleyebileceği belirtildi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.mahalligundem.com/media/2026/05/chp-kurultayi-sorusturmasinda-7-ilde-operasyon-13-gozalti_6a1155165ae26.jpg</image>
                                <category>Ulusal Gündem</category>
                <author>Mahalli Gündem</author>
                <link>https://www.mahalligundem.com/chp-kurultayi-sorusturmasinda-7-ilde-operasyon-13-gozalti/82383</link>
                <pubDate>Sat, 23 May 2026 09:55:41 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Fahiş Aidatlara Yasal Engel: Yeni Düzenleme Yürürlükte</title>
                                    <description>Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Resmi Gazete&#039;de yayımlandı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2>Resmi Gazete'de yayımlandı: Fahiş Aidatlara ve Keyfi Uygulamalara Yasal Engel</h2>

<p>ANKARA - Türkiye'de <b>gayrimenkul</b>, inşaat ve <b>toplu yapı</b> yönetiminde kapsamlı değişiklikler öngören <b>7579 sayılı</b> "Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun", <b>22 Mayıs</b> 2026 tarihli <b>Resmi Gazete'de</b> yayımlanarak yürürlüğe girdi. Milyonlarca <b>konut sahibini</b> ve kiracıyı doğrudan ilgilendiren düzenlemeyle, site yönetimlerinin "keyfi" <b>aidat artışı</b> yapmasının önüne geçilirken, <b>yapı denetimi</b> ve <b>kentsel dönüşüm</b> süreçlerinde yeni standartlar belirlendi.</p>

<h3>Aidat Artışına "Yeniden Değerleme" Sınırı</h3>

<p>Yeni kanunla <b>634 sayılı</b> Kat Mülkiyeti Kanunu'nda yapılan değişikliğe göre, <b>site yönetimlerinin</b> bütçe belirleme yetkisi önemli ölçüde sınırlandırıldı. Site yöneticileri, <b>kat malikleri</b> kurulu tarafından onaylanmış bir <b>işletme projesi</b> yoksa, en geç <b>üç ay</b> içinde genel kurul onayına sunulmak üzere yalnızca geçici bir proje hazırlayabilecek. Bu geçici projede öngörülen aidat artış bedeli, bir önceki yıla ait "<b>yeniden değerleme</b> oranı"nı geçemeyecek.</p>

<p>Düzenleme uyarınca, <b>site sakinleri</b> yatırım amaçlı veya zorunlu giderler için bu oranın üzerinde bir artışa ancak <b>genel kurulda</b> karar verebilecek. Ayrıca, toplu yapılarda <b>yönetim planı</b> değişikliği için aranan "<b>beşte dört</b>" çoğunluk şartı, kararların alınmasını kolaylaştırmak amacıyla "<b>üçte iki</b>"ye düşürüldü.</p>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı <b>Murat Kurum</b>, düzenlemeye ilişkin yaptığı açıklamada, <b>fiyat belirleme</b> yetkisinin doğrudan vatandaşa aktarıldığını belirterek, "Site yönetimlerinin başta <b>aidat tutarı</b> olmak üzere <b>keyfi kararlar</b> almasının önüne geçmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<h3>İnşaat ve Yapı Denetimine Ağır Müeyyideler</h3>

<p>Kanun, <b>inşaat kalitesini</b> ve güvenliğini artırmak amacıyla <b>yapı denetim</b> sisteminde de sert önlemler getiriyor. Ruhsata tabi olmasına rağmen izin almadan yapılan binalara <b>hazır beton</b> sağlayan kişilere <b>500 bin</b> Türk lirası idari <b>para cezası</b> uygulanacak. Yapı denetim kuruluşlarında görevli denetçilerin takibi <b>elektronik sistem</b> üzerinden yapılacak ve bu kişilerin isimleri artık <b>yapı ruhsatlarında</b> yer almayacak.</p>

<p>Zemin ve <b>temel etüdü</b> hizmetlerine yönelik düzenlemeler ise <b>31 Aralık</b> 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek. Bu tarihten itibaren <b>zemin etütleri</b>, Bakanlıktan izin belgeli kuruluşlarca yapılacak ve bu süreçteki usulsüzlükler için <b>200 bin</b> liradan başlayan cezalar uygulanacak; gerçeğe aykırı <b>rapor düzenleyen</b> kuruluşların belgeleri iptal edilecek.</p>

<h3>Kentsel Dönüşüm ve Sosyal Konut Destekleri Güvence Altında</h3>

<p><b>Afet bölgesindeki</b> yerinde <b>dönüşüm projelerini</b> desteklemek amacıyla, hak sahiplerine verilen hibe ve krediler koruma altına alındı. Kanun metnine göre, bu destekler hiçbir suretle <b>haczedilemeyecek</b>, üzerine <b>ihtiyati tedbir</b> veya ihtiyati haciz konulamayacak ve <b>iflas masasına</b> dahil edilemeyecek. TOKİ tarafından yürütülen <b>sosyal konut</b> ihaleleri ve düzenlenen sözleşmeler ise <b>31 Aralık</b> 2027 tarihine kadar <b>damga vergisinden</b> istisna tutuldu.</p>

<h3>Gayrimenkul Satış ve Başvurularında Süre Uzatımı</h3>

<p>Hazineye ait <b>tarım arazilerinin</b> ve <b>2/B alanlarının</b> satışına ilişkin başvuru ve ödeme süreleri, süresinde başvuru yapmayanlar veya taksitlerini aksatanlar için <b>31 Aralık</b> 2026 tarihine kadar uzatıldı. Ayrıca, <b>konut finansmanı</b> ve <b>sermaye piyasası</b> mevzuatı gereği düzenlenen <b>değerleme raporlarının</b>, ilgili banka ve <b>finans kuruluşları</b> tarafından Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'ne <b>elektronik ortamda</b> ve <b>bedelsiz gönderilmesi</b> zorunlu hale getirildi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.mahalligundem.com/media/2026/05/fahis-aidatlara-yasal-engel-yeni-duzenleme-yururlukte_6a10312259362.jpg</image>
                                <category>Ulusal Gündem</category>
                <author>Mahalli Gündem</author>
                <link>https://www.mahalligundem.com/fahis-aidatlara-yasal-engel-yeni-duzenleme-yururlukte/82373</link>
                <pubDate>Fri, 22 May 2026 13:08:59 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Kılıçdaroğlu’ndan ilk hamle: 3 avukatı görevden aldı</title>
                                    <description>Mahkemenin mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu ilk hamlesini yaptı. Kılıçdaroğlu, Özgür Özel ile çalışan 3 avukatı görevden aldı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2>CHP'DE YARGI KARARI SONRASI İLK ADIM: KILIÇDAROĞLU ÜÇ AVUKATI GÖREVDEN ALDI</h2>

<p>ANKARA - <b>Ankara Bölge</b> Adliye Mahkemesi'nin "mutlak butlan" kararı ile <b>Cumhuriyet Halk</b> Partisi (CHP) Genel Başkanlığına yeniden getirilen <b>Kemal Kılıçdaroğlu</b>, göreve iadesinin ardından ilk idari tasarrufunu gerçekleştirerek partinin hukuk biriminde görevli üç avukatı görevden aldı.</p>

<p>Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin, CHP'nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen 38. Olağan Kurultayı hakkında <strong>“mutlak butlan”</strong> kararı vermesinin ardından partide yönetim değişimi yaşandı. Mahkeme kararıyla genel başkanlık makamına dönen Kılıçdaroğlu, partinin yargı süreçlerini takip eden hukuk ekibinde değişikliğe giderek ilk icraatını gerçekleştirdi.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, Kılıçdaroğlu tarafından gönderilen azilnamelerle görevine son verilen isimlerin, eski Genel Başkan <b>Özgür Özel</b> ile birlikte çalışan avukatlar Çağlar Çağlayan, Mehmet Can Keysan ve Hazar Kardaş olduğu öğrenildi.</p>

<p>Söz konusu görevden almalar, <b>38. Olağan Kurultay’ın</b> hukuken geçersiz sayılmasının ardından parti genel merkezindeki yetki kullanımının Kılıçdaroğlu’na geçtiğinin ilk somut göstergesi oldu. <b>Yargı kararının</b> ardından partideki idari ve hukuki yapılanmanın yeniden şekillenmesi bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.mahalligundem.com/media/2026/05/kilicdaroglundan-ilk-hamle-3-avukati-gorevden-aldi_6a102182c1f8d.jpg</image>
                                <category>Ulusal Gündem</category>
                <author>Mahalli Gündem</author>
                <link>https://www.mahalligundem.com/kilicdaroglundan-ilk-hamle-3-avukati-gorevden-aldi/82370</link>
                <pubDate>Fri, 22 May 2026 12:19:15 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Özgür Özel Yol Haritasını Açıkladı</title>
                                    <description>Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel, CHP Genel Merkezi&#039;nde açıklamalarda bulundu.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2>CHP Genel Merkezi'nden Hukuki Hamle</h2>

<p><b>ANKARA</b> - Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen 38. Olağan Kurultayı’nın iptaline ve "<b>mutlak butlan</b>" olduğuna yönelik kararının ardından, CHP Genel Merkezi’nde hareketli saatler yaşandı. Genel Başkan <b>Özgür Özel</b> başkanlığında toplanan Merkez Yönetim Kurulu (MYK), yaklaşık 5 saat süren görüşmelerin ardından izlenecek hukuki yol haritasını netleştirdi. Toplantı sonrasında kameraların karşısına geçen Özgür Özel, mahkemenin <b>ihtiyati tedbir</b> kararına karşı yasal süreçleri resmi olarak başlattıklarını açıkladı.</p>

<h3>Yargıtay ve YSK Süreci Başlatıldı</h3>

<p>Hukuki mücadelenin iki ayrı koldan yürütüleceğini ifade eden Özgür Özel, mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir kararının durdurulması ve tamamen iptali amacıyla <b>Yargıtay</b>’a resmi başvuruda bulunduklarını belirtti. Konunun Yüksek Seçim Kurulu (YSK) boyutuna dair de bilgilendirmede bulunan Özel, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Bugün ilk itirazımızı, tedbir kararının kaldırılması için Yargıtay'a yaptık. Yarın Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) bize vermiş olduğu mazbataya sahip çıkması için <b>YSK'ya</b> başvuracağız"</p>

<p>Seçim mevzuatı dışındaki mahkemelerin bu tür süreçlere müdahale etmesinin YSK’nın yasal yetki alanına aykırılık teşkil ettiğini savunan Özel, yargı organlarının demokratik işleyiş ilkelerine zarar vermemesi gerektiğini söyleyerek, delegelerin hür iradesiyle ortaya çıkan yönetim yapısının sonuna kadar korunacağını aktardı.</p>

<h3>Ekonomik Yansımalar</h3>

<p>Alınan yargı kararının piyasalar ve finansal göstergeler üzerindeki etkilerine de değinen Özel, <b>borsa endeksindeki</b> hareketlilik ile Merkez Bankası rezervlerindeki değişime dikkat çekti. Söz konusu mahkeme kararının kamuoyuna duyurulmasının ardından yaşanan finansal dalgalanmanın, Türkiye ekonomisine kısa süre içinde yaklaşık <b>10 milyar</b> dolar düzeyinde bir zarar getirdiğini ileri sürdü.</p>

<p>CHP’nin son yerel seçimlerde elde ettiği başarı grafiğinin hemen ardından böyle bir hukuki durumla karşı karşıya kaldığına işaret eden Özel, bu hamlenin demokratik alternatifleri kısıtlama amacı taşıdığını iddia ederek, yasal ve meşru zeminde kararlılıkla mücadele edeceklerini vurguladı.</p>

<h3>Kılıçdaroğlu ile Görüşme Açıklaması</h3>

<p>Eski CHP Genel Başkanı <b>Kemal Kılıçdaroğlu</b>'nun kendisini telefonla aradığı yönündeki bilgileri doğrulayan Özel, mevcut yoğun gündem ve süreç yönetimi adımları nedeniyle henüz bu aramaya geri dönüş yapamadığını ifade etti. Kılıçdaroğlu'nun delege iradesini yansıtmayan bir yöntemle yeniden göreve gelmeyi tercih etmeyeceğine inandığını dile getiren Özel, şöyle konuştu:</p>

<p>"Sayın Kılıçdaroğlu'ndan şanla, şerefle seçildiği CHP genel başkanlığı koltuğuna AK Parti yargısının eliyle dönmek isteyeceğini ihtimal dahilinde görmek istemem. O telefona bu psikolojiyle bakmak olmaz"</p>

<p>Parti içi demokrasinin ve kurultay delegelerinin kararlarının kendileri için esas olduğunu belirten Özel, demokratik teamüller dışındaki hiçbir yaklaşımı meşru görmediklerini söyleyerek genel merkezdeki yönetim faaliyetlerine aynı şekilde devam edeceğini bildirdi.</p>

<h3>"Eylemlilik Planı Hazır"</h3>

<p>Genel Merkez binasındaki tüm yönetim ve idari faaliyetleri eksiksiz sürdüreceklerini kaydeden Özel, partinin bu yeni duruma karşı kapsamlı bir "<b>eylemlilik planı</b>" hazırladığını duyurdu. Türkiye genelindeki <b>81 il</b> başkanlığının teyakkuz halinde olduğunu belirten Özel, tüm kesimleri hukuki ve demokratik çerçeve içinde kalmak kaydıyla bir arada durmaya davet ederek açıklamasını şu cümlelerle tamamladı:</p>

<p>"Bizi teslim alırlarsa gelecek sandığı şimdiden teslim almış olurlar. Teslim olmayacağız"</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.mahalligundem.com/media/2026/05/ozgur-ozel-yol-haritasini-acikladi_6a0f80d91d0e7.jpg</image>
                                <category>Ulusal Gündem</category>
                <author>Mahalli Gündem</author>
                <link>https://www.mahalligundem.com/ozgur-ozel-yol-haritasini-acikladi/82366</link>
                <pubDate>Thu, 21 May 2026 23:53:49 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Kılıçdaroğlu&#039;ndan &#039;mutlak butlan&#039; kararı sonrası ilk açıklama</title>
                                    <description>Son dakika: &quot;Mutlak butlan&quot; kararı sonrası Kemal Kılıçdaroğlu&#039;ndan ilk açıklama: &quot;Herkesi sükunete ve ortak akıla davet ediyorum&quot;</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2>KILIÇDAROĞLU’NDAN ‘MUTLAK BUTLAN’ KARARI SONRASI İLK AÇIKLAMA: "HERKESİ SÜKUNETE VE ORTAK AKILA DAVET EDİYORUM"</h2>

<p><b>ANKARA</b> - Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi'nin, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (<b>CHP</b>) 38’inci Olağan Kurultayı ile 21'inci Olağanüstü Kurultayı ile ilgili verdiği "<b>mutlak butlan</b>" kararı sonrasında <b>Kemal Kılıçdaroğlu</b>, sosyal medya hesabından bir açıklama yaptı.</p>

<p>Mahkemenin verdiği mutlak butlan kararıyla ilgili olarak resmi hesabı üzerinden paylaşımda bulunan Kılıçdaroğlu, partililere ve kamuoyuna <b>sağduyu çağrısında</b> bulunarak, "Herkesi sükunete ve ortak akıla davet ediyorum" dedi.</p>

<p>Kemal Kılıçdaroğlu, karar sonrası sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Cumhuriyet Halk Partisi; kişisel ikbal arayışlarının mücadele alanı değildir. Cumhuriyet Halk Partisi milletimizin egemenlik senedidir. <b>38. Olağan</b> Kurultayımız ile ilgili mahkemenin vermiş olduğu karar; bir ayrışma vesilesi değil, asırlık çınarımızın altında kenetlenme fırsatı olmalıdır. Gün; sevinç çığlıklarıyla birbirimizi kırma günü değildir. Gün; kırgınlıkları bir kenara bırakıp ciddiyetiyle, sükûnetle ve kucaklaşarak ayağa kalkma günüdür. Bu süreci “keşkelerle” değil, ciddiyetle, parti kültürümüzden aldığımız samimiyetle ve <b>ortak akıl</b> ile yönetmek zorundayız. Şahsi ikballer değil, Türkiye’nin geleceği esastır. Bu kapsamda süreci; önceki dönem Genel Başkanlarımızla, <b>Parti Meclisi</b> üyelerimizle, milletvekillerimizle, il ve ilçe başkanlarımızla tam bir uyum ve iş birliği içinde yürüteceğiz. Hiç kimse endişe etmesin, partimizi bu tartışmaların içinden çıkaracak ve <b>iktidar yürüyüşünü</b> devam ettireceğiz. Herkesi sükûnete ve ortak akıla davet ediyorum."</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.mahalligundem.com/media/2026/05/kilicdaroglundan-mutlak-butlan-karari-sonrasi-ilk-aciklama_6a0f3eaca564f.jpg</image>
                                <category>Ulusal Gündem</category>
                <author>Mahalli Gündem</author>
                <link>https://www.mahalligundem.com/kilicdaroglundan-mutlak-butlan-karari-sonrasi-ilk-aciklama/82361</link>
                <pubDate>Thu, 21 May 2026 20:05:58 +0300</pubDate>
            </item>
            </channel>
</rss>
