<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/">
    <channel>
        <title>Mahalli Gündem | Yerel Haberler, Ekonomi, Spor, Son Dakika - Tarım Gündemi</title>
        <description>Mahalli Gündem, Türkiye&#039;nin 81 il ve ilçesindeki yerel haberler, belediye programları ve bölgesel gelişmeleri kapsayan bir internet haber portalıdır.</description>
        <link>https://www.mahalligundem.com</link>
        <language>tr</language>
        <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 04:06:31 +0300</pubDate>
                                <item>
                <title>Tarımda GÜBRETAŞ İmzası: Yeni Ürünlerde Yüzde 147 Büyüme</title>
                                    <description>GÜBRETAŞ, 2024-2025 döneminde yeni nesil ürün satışlarını yüzde 147,7 artırdı. Şirket, geliştirdiği 33 yeni ürünü Türkiye&#039;deki üreticilerin kullanımına sundu.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color:#c0392b;">Gübretaş Yenilikçi Ürünleri ve Yaygın Satış Ağıyla Tarıma Değer Katmaya Devam Ediyor</span></h2>

<p>BAKIRÇAY - GÜBRETAŞ, son yıllarda geliştirdiği yeni nesil ürünleri, güçlü satış ağı ve çiftçi odaklı yaklaşımıyla tarımda sürdürülebilirlik gelişimine katkı sunmayı sürdürüyor. Ürün portföyüne kazandırdığı 33 yeni ürünle çeşitliliğini önemli ölçüde artıran şirket, 100'ün üzerinde farklı ürünü Türkiye'nin en büyük çiftçi ailesi Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığıyla üreticilerin hizmetine sunuyor.</p>

<p>GÜBRETAŞ’ın satış pazarlama ve Ar-Ge ekiplerinin iş birliğiyle geliştirilen yenilikçi ürünleri, tarımsal üretimde değişen ihtiyaçlara yönelik etkin çözümler sağlıyor. Şirketin geniş ürün yelpazesi; katı organomineral gübrelerden fosfor teknolojili gübrelere, mikro granül gübrelerden biyostimülantlara ve organik sıvı gübrelere kadar uzanıyor.</p>

<p>Katı organomineral gübre grubunda yer alan Leolife serisi bitki besleme süreçlerine yönelik çözümler sunarken, kristal ve toz formdaki Perfectful serisi harmanlanmış gübreler farklı bitki türlerine uygun premium ürün seçenekleriyle dikkat çekiyor. Fosfor kullanım etkinliğini artırmak amacıyla geliştirilen EFT DAP, EFT Richness, EFT Trophy ve EFT Prize ürünleri ise bu kategoride öne çıkıyor.</p>

<p>Mikro granül gübre kategorisinde yer alan GF-Earlyfert ve GF Earlyfert Starter bitkilerin erken dönem gelişimini desteklerken; Restful Amino, İzamore ve Searius biyostimülant ürünleri bitkilerin stres koşullarına karşı dayanıklılığını artırıyor. Yardımcı ürün grubunda bulunan GF-Mix, Wetron ve N-Gate gibi sıvı formdaki ürünlerin yanı sıra, organik madde desteği sağlayan Leolife-M serisi de üreticilerin verim hedeflerine ulaşmalarına yardımcı oluyor.</p>

<p>Yeni Ürünlerde Güçlü Büyüme</p>

<p>GÜBRETAŞ’ın son yıllarda geliştirdiği ürünlerin sahadaki başarısı satış rakamlarına da yansıdı. 2023 yılında ürün portföyüne dahil edilmeye başlanan yeni nesil ürünlerin satış performansı 35 ton seviyesindeyken, bu rakam 2024 yılında 33.072 tona, 2025 yılında ise 81.920 tona ulaştı. Böylece şirket, 2024-2025 döneminde yeni ürün satış miktarında yüzde 147,7 oranında büyüme kaydetti.</p>

<p>"Çiftçilerimize Katma Değer Sunan Çözümler Geliştirmeyi Sürdüreceğiz"</p>

<p>Elde edilen performans ve yenilikçi ürün stratejisi hakkında değerlendirmelerde bulunan GÜBRETAŞ Genel Müdürü Musa Goral, şunları söyledi:</p>

<p>"Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve verimliliğinin artırılması amacıyla Ar-Ge çalışmalarımıza ve yenilikçi ürün geliştirme faaliyetlerimize aralıksız devam ediyoruz. Son üç yılda ürün portföyümüze kazandırdığımız yeni nesil ürünlerin kısa sürede üreticilerimiz tarafından benimsenmesi, doğru ihtiyaçlara doğru çözümler sunduğumuzun önemli bir göstergesidir. Geniş dağıtım ağımız, güçlü saha organizasyonumuz ve çiftçi odaklı yaklaşımımızla, Türk tarımının geleceğine katkı sağlayacak ürün ve hizmetleri geliştirmeyi sürdüreceğiz. Hedefimiz; üreticilerimizin verimliliğini artırırken aynı zamanda sürdürülebilir tarımsal üretime ve ülke ekonomisine değer katmaktır."</p>

<p>GÜBRETAŞ, çiftçilerin ihtiyaç duyduğu yenilikçi ürünleri sahaya ulaştırmaya devam ederken, Türk tarımının sürdürülebilir büyümesine katkı sunmayı ve üreticilerin kazançlarını artırmayı hedefliyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.mahalligundem.com/media/2026/06/tarimda-gubretas-imzasi-yeni-urunlerde-yuzde-147-buyume_6a4368b02b804.jpg</image>
                                <category>Tarım Gündemi</category>
                <author>Mahalli Gündem</author>
                <link>https://www.mahalligundem.com/tarimda-gubretas-imzasi-yeni-urunlerde-yuzde-147-buyume/82873</link>
                <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:29:33 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Şen Şeftali Şenliği’nde üreticiye kooperatifleşme çağrısı</title>
                                    <description>Türkiye&#039;nin önemli şeftali üretim merkezlerinden biri olan ve İzmir&#039;deki şeftali üretiminin yaklaşık yarısını karşılayan Selçuk&#039;ta, Şen Şeftali Şenliği yeniden düzenlendi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color:#c0392b;">Selçuk’ta Şen Şeftali Şenliği Üreticiye Umut Oldu</span></h2>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle yeniden düzenlenen Selçuk <b>Şeftali Şenliği</b>, üreticiyi ve vatandaşları bir araya getirdi. <b>Şeftali hasadına</b> katılan Başkan Dr. <b>Cemil Tugay</b>, <b>kooperatifleşme çağrısı</b> yaparak, “Hiçbir sıkıntınızda sizi yalnız bırakmayacağız” dedi.</p>

<p>Türkiye'nin önemli <b>şeftali üretim</b> merkezlerinden biri olan ve İzmir'deki şeftali üretiminin yaklaşık yarısını karşılayan Selçuk'ta, Şen Şeftali Şenliği yeniden düzenlendi. <b>İzmir Büyükşehir</b> Belediyesi'nin katkılarıyla, <b>Efes Selçuk</b> Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen şenlik, üreticilerin yaşadığı ekonomik zorluklara dikkat çekerken dayanışma ruhunu da güçlendirdi. Üretimin merkezi Belevi'de düzenlenen şenliğe İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. <b>Cemil Tugay</b>, Efes Selçuk Belediye Başkanı <b>Filiz Ceritoğlu</b> Sengel, Tire Belediye Başkanı Hayati Okuroğlu, meclis üyeleri, siyasi parti temsilcileri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı. Şen Şeftali Şenliği, geleneksel <b>şeftali hasadıyla</b> başladı. Başkan Dr. Cemil Tugay ile Başkan <b>Filiz Ceritoğlu</b> Sengel, Belevili üreticilerle birlikte hasada katılarak sezonun <b>ilk şeftalilerini</b> topladı. Bahçede üreticilerle sohbet eden Başkan Tugay'ın topladığı şeftaliler, daha sonra şenlik alanındaki tezgahları renklendirdi.</p>

<h3>Şeftali Kokulu, Rengarenk Şenlik</h3>

<p>Hasadın ardından başkanlar, Belevi girişinde çocuklar tarafından coşkuyla karşılandı. Bando eşliğinde Belevi sokaklarından şenlik alanına yürüyen Başkan Dr. <b>Cemil Tugay</b> ve protokol üyeleri, <b>üretici stantlarını</b> ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldi. <b>Belevi Meydanı'nda</b> kurulan şenlik alanında zeybek ve <b>halk oyunları</b> gösterileri büyük beğeni topladı. Ardından Belevi Şen Çocuk Atölyesi, sahnelediği "Tiridine Bandım" gösterisiyle izleyicilerden alkış aldı. Şenlik kapsamında düzenlenen <b>en iyi</b> şeftali yarışmasının yanı sıra <b>gastronomi gösterileri</b> ile kültür ve sanat etkinlikleri de gün boyu ziyaretçilere keyifli anlar yaşattı.</p>

<h3>“En Çok İhtiyacımız Olan Şey, Sizin Manevi Desteğiniz”</h3>

<p><b>Şeftali Şenliği'nin</b> açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. <b>Cemil Tugay</b>, birlik ve <b>beraberlik vurgusu</b> yaptı. İzmir'in dayanışmanın kenti olduğunu belirten Başkan Tugay, şunları söyledi:</p>

<p>“Böyle birlik ve beraberlik içinde olmak ne güzel. Ülkemize de İzmir'imize de yakışan budur. Türkiye'de bu duyguyu en güçlü şekilde hisseden insanların İzmir'de yaşadığına inanıyorum. Çünkü burası; ülkesini seven, insanının iyiliğini isteyen, kendisine uzanan iyilik elini geri çevirmeyen, üretmek için gece gündüz emek veren, ay yıldızlı bayrağına ve Gazi <b>Mustafa Kemal</b> Atatürk'e yürekten sahip çıkan insanların kentidir. Biz de bu görevleri sizlerden aldığımız <b>manevi destekle</b> büyük bir gururla yerine getiriyoruz. En çok ihtiyacımız olan şey de sizin bu desteğinizdir. Yüzünüzde umutsuzluk ya da yılgınlık görmek istemiyoruz. Bölünmüş, parçalanmış bir ülke değil; tek yürek olup her türlü sorunun üstesinden birlikte gelen bir Türkiye istiyoruz. Biz de bu mücadelenin bir parçası olmaya devam edeceğiz.”</p>

<h3>“Şeftali Yetişen Yer Özeldir”</h3>

<p>Şeftalinin her yerde yetişmeyen, <b>özen isteyen</b> bir ürün olduğunu belirten Tugay, “Eğer bir yerde <b>şeftali yetişiyorsa</b>, orası gerçekten özel bir yerdir. Böylesine <b>bereketli topraklarda</b>, toprağın değerini bilerek <b>üretim yapan</b> tüm çiftçilerimizi ve hemşehrilerimizi yürekten kutluyorum. Emeklerinin ne kadar kıymetli olduğunu bilmelerini istiyorum. Belki mütevazı ama çok anlamlı olan bu şenlik, üreticilerimizin emeğinin bir yansımasıdır. En büyük takdiri, teşekkürü ve alkışı hak edenler, <b>alın teriyle</b> üreten çiftçilerimiz ve köylülerimizdir. Ben de onları yürekten alkışlıyorum.”</p>

<h3>“Kooperatif İçin Adım Atın, Yanınızda Bizi Göreceksiniz”</h3>

<p>Üreticilere <b>kooperatifleşme çağrısında</b> bulunan Başkan Tugay, birlik ve dayanışmanın üretime değer katacağını vurguladı. Tugay, şunları söyledi:</p>

<p>“Biz istiyoruz ki bu emek daha fazla değer bulsun, yarınımız bugünden daha iyi olsun. Bunun için bilgiyle, bilinçle, birlik ve beraberlik içinde <b>daha fazla</b> üretmeli, ürettiğimize daha fazla değer katmalıyız. Buradan tüm Belevili ve Selçuklu hemşehrilerime sesleniyorum; <b>kooperatifinizi kurmak</b> için bir adım atın, hemen yanınızda bizi göreceksiniz. Benimle birlikte çalışan arkadaşlarımı da yanınızda göreceksiniz. Hiçbir sıkıntınızda sizi yalnız bırakmayacağız, söz veriyorum. <b>İzmir Büyükşehir</b> Belediyesi, üreticisine ve çiftçisine verdiği destekle bilinen bir kurumdur. <b>Aziz Kocaoğlu</b> döneminden bu yana süregelen bu anlayışı yaşatmanın gururunu duyuyorum. İzmir'in dört bir yanında üreticimizin yanında olmaya devam ediyoruz ve edeceğiz. Bugüne kadar yardım isteyen hiçbir üreticimizi geri çevirmedik. Siz yeter ki <b>kooperatifinizi kurun</b>, üretmeye devam edin. İhtiyacınız olanı bize söyleyin; biz yanınızda olacağız.”</p>

<h3>“Şenlik Dayanışmayla Yeniden Hayat Buldu”</h3>

<p>Şen Şeftali Şenliği'nin <b>ekonomik nedenlerle</b> iki yıldır düzenlenemediğini belirten Efes Selçuk Belediye Başkanı <b>Filiz Ceritoğlu</b> Sengel, şenliğin İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin desteğiyle yeniden gerçekleştirildiğini söyledi. Üreticilerin artan maliyetler nedeniyle <b>zor bir</b> dönemden geçtiğini ifade eden Sengel, “Bu zorlu süreçte en büyük gücümüz <b>dayanışma oldu</b>. Şenliğimizin yeniden hayat bulması da uzatılan dayanışma eli sayesinde gerçekleşti. Bir telefonumuzda 'Siz merak etmeyin küçük kardeş, biz hemen yanınızdayız’ diyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. <b>Cemil Tugay'a</b> ve ekibine <b>Efes Selçuk</b> halkı adına teşekkür ediyorum. Üreticimizin yüzünü bir nebze olsun güldürebildik. Her birinize teşekkür ediyorum” dedi.</p>

<h3>Başkan Sengel: Ziraati Destekleyenler Çok Olsun</h3>

<p>Şenliklerin <b>üretimi teşvik</b> etmek ve tarımın önemine dikkat çekmek amacıyla sürdürüleceğini belirten Sengel, <b>aile tarımının</b> desteklenmesi ve insanların yeniden <b>toprağa yönelmesinin</b> büyük önem taşıdığını söyledi. Gazi <b>Mustafa Kemal</b> Atatürk'ün, “Milli ekonominin temeli ziraattır” sözünü hatırlatan Sengel, “Ziraati destekleyenler çok olsun. Üretimin yeniden güçlendiği, Türkiye'nin <b>tarımla kalkındığı</b> yarınları hep birlikte yaşayalım” diye konuştu.</p>

<h3>Çiftçilere Teşekkür</h3>

<p>Belevi Mahalle Muhtarı <b>Doğan Dönmez</b>, Belevi'nin yıllardır <b>kaliteli şeftali</b> üretimiyle bölge ekonomisine önemli katkı sağladığını belirterek, üreticilerin emeğine teşekkür etti. Dönmez, “Şeftali, mahallemiz ekonomisinin <b>en önemli</b> tarım ürünlerinden biri. Sabahın erken saatlerinden gece geç saatlere kadar emek veren tüm çiftçilerimizi yürekten kutluyorum. Kazançları bol, bereketleri daim olsun. İnşallah festivalimizi gelecek yıl da hep birlikte <b>coşkuyla kutlarız</b>” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>En İyi Şeftaliler Ödüllendirildi</h3>

<p>Açılış töreninin ardından Şen Şeftali Şenliği kapsamında düzenlenen <b>En İyi</b> Şeftali Yarışmasının kazananları belirlendi. Ziraat Mühendisi <b>Dilek Yolcu</b> başkanlığındaki jüride, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Üretim Şube Müdürü Çağdaş Erol, İzmir Ziraat Odaları İl Koordinatör Başkanı İbrahim Erdallı, Selçuk Belediyesi Meclis Üyeleri Cem Subaşı ve Mustafa Canıtez ile Selçuk Yaş Sebze Meyve Kooperatifi Başkanı Ali İhsan Karaduman yer aldı. Jüri değerlendirmesi sonucunda <b>Orkun Çavuşlar</b> birinci olurken ödülünü İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. <b>Cemil Tugay'ın</b> elinden aldı. İkinci olan <b>Şevki Olgun'a</b> ödülünü Efes Selçuk Belediye Başkanı <b>Filiz Ceritoğlu</b> Sengel, üçüncü olan <b>Hüseyin Topçu'ya</b> ise 2 bin 500 liralık ödülünü Belevi Mahalle Muhtarı <b>Doğan Dönmez</b> verdi. Ödül töreninin ardından Başkan <b>Filiz Ceritoğlu</b> Sengel, şenliğe verdiği katkılar dolayısıyla Başkan Dr. <b>Cemil Tugay'a</b> Artemis heykeli takdim etti.</p>

<h3>Keşkekler DMD Hastası Minikler İçin Dövüldü</h3>

<p>Şenlikte İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. <b>Cemil Tugay</b> ile Efes Selçuk Belediye Başkanı <b>Filiz Ceritoğlu</b> Sengel, geleneksel <b>şenlik keşkeğini</b> birlikte dövdü. Hazırlanan keşkekler, Selçuk’ta yaşayan üç Duchenne Musküler Distrofi (DMD) hastası çocuğun <b>tedavisine destek</b> amacıyla satışa sunuldu. Vatandaşların gönüllü katkılarıyla satın alınan keşkekler, miniklerin <b>tedavi sürecine</b> destek sağlayacak. Şen Şeftali Şenliği, İzmir Büyükşehir Belediyesi Türk Müzikleri Orkestrası’nın konseriyle sona erdi. Programın ardından Başkan Tugay ve Başkan Sengel, Selçuklu heykeltıraş Dursun Köroğlu’nun eserlerini inceledi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.mahalligundem.com/media/2026/06/sen-seftali-senliginde-ureticiye-kooperatif-cagrisi_6a42362af003d.jpg</image>
                                <category>Tarım Gündemi</category>
                <author>Mahalli Gündem</author>
                <link>https://www.mahalligundem.com/sen-seftali-senliginde-ureticiye-kooperatiflesme-cagrisi/82862</link>
                <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 11:33:05 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Tarımda Su Verimliliği Odaklı Finansman Çalıştayı Yapıldı</title>
                                    <description>SKD Türkiye ve İş Bankası tarafından düzenlenen çalıştayda, tarımda su verimliliği ile bu dönüşümü destekleyecek finansman modelleri ve iş birliği süreçleri...</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color:#c0392b;">SKD Türkiye ve İş Bankası’ndan Tarımda Su Verimliliği ve Finansmanı Çalıştayı</span></h2>

<p><b>İklim değişikliğiyle</b> birlikte tarımda suyun daha verimli kullanılması ve bu dönüşümün <b>finansmanla</b> desteklenmesi giderek daha kritik hale geliyor. Bu anlayışla İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (<b>SKD Türkiye</b>) ile <b>İş Bankası</b>, Tarımda Su Verimliliği ve Finansmanı Çalıştayı düzenledi. Çalıştay sonunda ortaya çıkan değerlendirmeler ile iş dünyasına yönelik bir <b>sonuç raporu</b> hazırlanacak.</p>

<p>İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği ile İş Bankası’nın düzenlediği Tarımda Su Verimliliği ve Finansmanı Çalıştayı, bankalar ve <b>kalkınma finansmanı</b> kurumları, gıda ve <b>tarım şirketleri</b>, tarım ve <b>sulama teknolojileri</b> firmaları, kamu kurumları, akademi, düşünce kuruluşları ve sivil toplum kuruluşlarından temsilcileri bir araya getirdi.</p>

<p>Çalıştayda Türkiye’nin de içinde bulunduğu <b>Akdeniz Havzası’nda</b> artan <b>kuraklık riski</b> ve <b>su stresi</b> nedeniyle tarımsal üretimde suyun daha verimli kullanılması ihtiyacı ile bu dönüşümü destekleyecek <b>finansman modelleri</b> ve iş birlikleri ele alındı.</p>

<h3>“Su verimliliği finansman ve iş birliğiyle güçlenebilir”</h3>

<p>Çalıştayın açılışında konuşan SKD Türkiye Genel Sekreteri <b>Konca Çalkıvik</b>, "İklim değişikliğiyle birlikte su, tarımsal üretimden <b>gıda güvenliğine</b>, ekonomik kalkınmadan <b>finansal istikrara</b> kadar birçok alanı doğrudan etkileyen stratejik bir kaynak haline geldi. Tarımda su verimliliğini artıracak dönüşümü yalnızca teknolojiyle değil, doğru finansman mekanizmaları ve güçlü iş birlikleriyle de desteklemek gerekiyor. SKD Türkiye olarak uzun yıllardır iş dünyasının <b>sürdürülebilirlik dönüşümünü</b> hızlandıracak ortak platformlar oluşturuyor, kamu, özel sektör, finans dünyası ve akademiyi aynı masa etrafında buluşturuyoruz. İş Bankası ile gerçekleştirdiğimiz bu çalıştay da önemli bir proje oldu. Tarımda su verimliliğine yönelik yatırımların önündeki engellerin aşılmasına, <b>yenilikçi finansman</b> modellerinin geliştirilmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz” diye konuştu.</p>

<h3>“Su verimliliğinin merkezinde tarım, yani gelecek var”</h3>

<p>İş Bankası Tarım Bankacılığı Pazarlama Müdürü <b>Umut Yiğit</b> ise, iklim değişikliği ve <b>su güvenliği</b> arasındaki güçlü bağlantıya dikkat çektiği konuşmasında, <b>OECD</b> ve <b>Birleşmiş Milletler’in</b>, mevcut üretim ve tüketim alışkanlıklarının sürmesi halinde <b>2030 yılında</b> dünya genelinde sürdürülebilir tatlı su arzı ile talep arasında yaklaşık <b>yüzde 40’lık</b> bir açığın oluşabileceğine işaret ettiğini hatırlattı.</p>

<p>Türkiye’de suyun yaklaşık <b>yüzde 75’inin</b> tarımsal üretimde kullanıldığını, tarımın geleceğinin <b>su üretkenliği</b> üzerine kurulacağını, bu noktada su <b>ayak izi</b> kavramının giderek daha kritik hale geldiğini söyleyen Yiğit, finans sektöründeki dönüşüme de dikkat çekerek, meselenin artık “su ve <b>iklim finansmanı</b>” olarak ele alınması gerektiğinin altını çizdi. Umut Yiğit, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>“<b>Su yönetimi</b> artık tek bir kurumun çözebileceği bir mesele değil, kamu, özel sektör, <b>finans sektörü</b>, akademi ve sivil toplumun ortak hareket ettiği bir ekosistem ve uzun soluklu çalışmalar gerektiriyor. SKD Türkiye ile birlikte bugün gerçekleştirdiğimiz çalıştay bu nedenle çok değerli. Su çalıştaylarının ilkini <b>2022 yılında</b> İzmir’de gerçekleştirmiştik. Bunun yanı sıra; kuraklık ve dolayısıyla su yönetimi konusunda <b>BASUSAD</b> (Basınçlı Sulama Sanayicileri Derneği) iş birliği ile <b>2025 yılında</b> 22 Tarım İhtisas Şubemizde 500’den fazla üreticimize “Doğru Sulama Teknikleri” başlıklı eğitimler düzenledik. <b>Sürdürülebilir tarım</b>, enerji dönüşümü, doğal mirasın korunması ve kaynak verimliliği alanlarında yürüttüğümüz çalışmaları önümüzdeki dönemde daha da genişletmeyi hedefliyoruz.”</p>

<h3>Çalıştay raporu; kamu, finans sektörü ve iş dünyası için yol gösterici olacak</h3>

<p>Açılışın ardından Ziraat Mühendisi <b>Raşit Yılmaz</b> ile <b>Ankara Üniversitesi</b> Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. <b>Yusuf Ersoy</b> Yıldırım’ın değerlendirmeleriyle başlayan programda üç oturum düzenlendi.</p>

<p>İlk oturumda tarımda <b>su risklerinin</b> finans sektörü açısından değerlendirilmesi ve <b>doğa temelli</b> çözümlerin finansmanındaki mevcut boşluklar, ikinci oturumda su verimliliği yatırımlarını hızlandıracak finansman araçları, <b>yatırım öncelikleri</b> ve kamu, özel sektör ile finans kuruluşları arasında geliştirilebilecek <b>iş birliği</b> modelleri değerlendirildi.</p>

<p>Günün son oturumunda ise Türkiye'nin tarımda su verimliliği alanındaki <b>politika başlıkları</b>, kısa ve orta vadede devreye alınabilecek <b>finansal mekanizmalar</b> ile ortak <b>pilot uygulama</b> önerileri paylaşıldı. Önümüzdeki günlerde yayımlanacak çalıştay sonuç raporunun, kamu, finans sektörü ile iş dünyası için yol gösterici bir kaynak oluşturması hedefleniyor.</p>

<p><span style="font-size:14px;"><em>İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği <strong>(SKD Türkiye) Hakkında: </strong>İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye), 2005 yılında 13 özel sektör temsilcisinin öncülüğünde kurulmuş ve sadece kurumsal üyelik kabul eden bir iş dünyası derneğidir. Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi’nin (WBCSD - World Business Council for Sustainable Development) Türkiye’deki bölgesel ağı ve iş ortağı olan SKD Türkiye, bu iş birliğinin beraberinde getirdiği sürdürülebilirlik birikimini de çalışma grupları faaliyetleri aracılığıyla üyeleriyle ve çeşitli platformlarda paydaşlarıyla paylaşır. Halihazırda, SKD Türkiye çatısı altında, Türkiye’nin GSYH’nin %25’ini temsil eden ve 1,4 milyon kişiye istihdam sağlayan 14 ana sektör 45 alt sektörden 190 üye şirket bulunuyor.</em></span></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.mahalligundem.com/media/2026/06/tarimda-su-verimliligi-odakli-finansman-calistayi-yapildi_6a3c40f04bff6.jpg</image>
                                <category>Tarım Gündemi</category>
                <author>Mahalli Gündem</author>
                <link>https://www.mahalligundem.com/tarimda-su-verimliligi-odakli-finansman-calistayi-yapildi/82806</link>
                <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 23:23:35 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>İç Sulara Beş Milyon Yavru Balık Takviyesi</title>
                                    <description>İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Kahraman Akdoğan, Seferihisar Ürkmez Su Ürünleri İstasyonu&#039;nda yürütülen sazan balığı üretim çalışmalarını yerinde inceledi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color:#c0392b;">Seferihisar'da Balık Üretim Tesisinde İnceleme</span></h2>

<p>İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü <b>Kahraman Akdoğan</b>, Seferihisar ilçesinde faaliyet gösteren <b>Ürkmez</b> Su Ürünleri Üretim İstasyonu'nu ziyaret ederek <b>sazan balığı</b> sağım ve üretim faaliyetlerini yerinde takip etti. Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü koordinasyonunda gerçekleştirilen <b>balıklandırma projeleri</b> doğrultusunda, tesisteki sağım ve döllenme aşamalarıyla üretilen <b>yavru balıklar</b>, gelişim süreçlerinin ardından ülkemizin iç <b>su kaynaklarına</b> aktarılıyor.</p>

<h3>Sürdürülebilirlik Vurgusu</h3>

<p>Ziyaret esnasında tesiste yürütülen çalışmaları yerinde takip eden İl Müdürü <b>Kahraman Akdoğan</b>, su ürünleri kaynaklarının korunması, sürdürülebilirliğinin temini ve doğal <b>balık stoklarının</b> takviye edilmesi noktasında gerçekleştirilen <b>balıklandırma çalışmalarının</b> kritik bir öneme sahip olduğunu söyledi.</p>

<h3>Bir Yılda Beş Milyon Yavru Balık Bırakıldı</h3>

<p>Ürkmez Su Ürünleri <b>Üretim İstasyonu'nda</b> gerçekleştirilen üretim çalışmaları neticesinde, sadece 2025 yılında <b>5 milyon</b> adet <b>sazan yavrusu</b> elde edildi. Üretilen bu balıklar, <b>İzmir</b> ve çevresindeki illerde yer alan yaklaşık <b>100 göl</b> ile gölete salındı. Yürütülen bu faaliyetlerle iç su kaynaklarındaki <b>balık popülasyonunun</b> muhafaza edilmesi ve artırılması yönünde adımlar atıldı.</p>

<h3>Ekosistemin Korunması Hedefleniyor</h3>

<p>İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bünyesinde yürütülen bu operasyonlarla, doğal su kaynaklarının verimli biçimde kullanılması ve gelecek dönemlere daha güçlü bir <b>su ekosisteminin</b> aktarılması amaçlanıyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.mahalligundem.com/media/2026/06/ic-sulara-bes-milyon-yavru-balik-takviyesi_6a3b905832676.jpg</image>
                                <category>Tarım Gündemi</category>
                <author>Mahalli Gündem</author>
                <link>https://www.mahalligundem.com/ic-sulara-bes-milyon-yavru-balik-takviyesi/82793</link>
                <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 10:40:16 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>CHP&#039;li Türeli’den iktidarın tarım politikalarına eleştiri</title>
                                    <description>Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, Türkiye&#039;de son 24 yılda 3,7 milyon hektar tarım alanının üretimden çekildiğini belirterek...</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2>CHP'li Türeli’den Tarım Politikalarına Eleştiri: "Ağır Bir Enkazla Karşı Karşıyayız"</h2>

<p>İZMİR - Cumhuriyet Hakk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili <b>Rahmi Aşkın Türeli</b>, hükümetin <b>tarım politikalarına</b> yönelik yazılı bir basın açıklaması yaptı. Tarım sektörünün yapısal ve konjonktürel sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Türeli, "Bugün, AKP iktidarının 24 yıl boyunca uyguladığı yanlış ve yetersiz tarım politikalarının yarattığı yapısal ve konjonktürel sorunların sonucunda ağır bir enkazla karşı karşıyayız" dedi.</p>

<p>Türeli, üretim alanlarının daralması, <b>ithalat bağımlılığı</b> ve düşük verimliliğin yapısal; küçülme, üretim ile gelir düşüşü ve kuraklığın ise konjonktürel sorunları derinleştirdiğini vurguladı.</p>

<h3>"Tarım Piyasasının İnsafına Terk Edildi"</h3>

<p>Tarımın ekonomik, sosyal ve ulusal güvenlik açısından stratejik bir sektör olduğunu ifade eden Türeli, dünyadaki en liberal devletlerin dahi tarımda kamucu, kendine yeterliliği sağlayan ve dış bağımlılığı azaltan politikaları öncelikli olarak uyguladığını belirtti. Hükümetin bu gerçeği kavramaktan uzak olduğunu savunan Türeli, şöyle devam etti:</p>

<p>"AKP döneminde, gelir ve fiyat istikrarsızlığına açık tarım sektörü, piyasa dinamiklerine ve dolayısıyla büyük sermayenin, çok uluslu şirketlerin, tüccarların ve ithalat lobilerinin insafına terk edilmiştir. Çiftçiler, tarım işçileri ve kırsal nüfusun refahı baskılanmış, yoksulluk-mülksüzleşme artmış ve ciddi demografik değişimlere yol açılmıştır."</p>

<p>Türeli, bu sürecin özellikle <b>küçük üreticiler</b> ile hane emeğini olumsuz etkilediğini, kırsalda göç ve işgücü kaybına neden olduğunu aktardı.</p>

<h3>TÜİK ve Tarım Bakanlığı Verilerini Paylaştı</h3>

<p><b>TÜİK</b> ve <b>Tarım Bakanlığı</b> verilerinin tarımdaki çöküşü belgelediğini ileri süren CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, tarımsal üretim alanları, istihdam ve milli gelir paylarındaki gerilemeyi şu rakamlarla paylaştı:</p>

<p><strong>Daralan Üretim Alanları: </strong>"TÜİK verilerine göre, 2002 yılında <b>23,9 milyon</b> hektar olan toplam işlenen tarım alanı, 2024 yılı itibarıyla <b>20,2 milyon</b> hektara gerilemiştir. Bu, yaklaşık <b>3,7 milyon</b> hektarlık alanın üretimden çekilmesi demektir."</p>

<p><strong>GSYH İçindeki Payı: </strong>"2002 yılında tarımın GSYH içindeki payı <b>yüzde 10,2</b> iken, 2025 yılında <b>yüzde 5,2’ye</b> gerilemiştir. Bu durum tarımın ekonomideki ağırlığının gittikçe azaldığını açık bir biçimde ortaya koymaktadır."</p>

<p><strong>Tarımsal İstihdam:</strong> "2005 yılında tarımsal istihdamın toplam istihdamdaki payı <b>yüzde 25</b> dolayında iken 2025 yılında <b>yüzde 14</b> seviyesine düşmüştür."</p>

<h3>"Türkiye İthalatçı Konuma Sürüklenmiştir"</h3>

<p>Ülke nüfusunun ve turist sayısının artmasına rağmen ekilen alanların azaldığını belirten Türeli, bu durumun gıda arz güvenliğini tehlikeye attığını söyledi. Üretim yerine ithalatı önceleyen politikaların Türkiye'yi kendi kendine yeten bir ülke olmaktan çıkardığını ifade eden Türeli, şunları kaydetti:</p>

<p>"İktidarın üretim yerine ithalatı önceleyen politikaları, Türkiye’yi 'temel ürünlerde kendi kendine yeterli ülke' vasfından koparmış, geniş ürün yelpazesinde <b>ithalatçı konuma</b> sürüklemiştir. İthalata bağımlılık sadece tarım ve gıda ürünleriyle de sınırlı değildir. Kimyasal gübreler, tarımsal ilaçlar, tarımsal araç ve makinelerde de büyük ölçüde dışa bağımlılık söz konusudur."</p>

<p>Türeli; buğday, arpa, pirinç, soya fasulyesi, ayçiçeği tohumu ve yağı, mısır, palm yağı, kırmızı mercimek, canlı hayvan ile et gibi birçok üründe dışa bağımlılığın arttığına dikkat çekti.</p>

<p>Tarımsal desteklerin azaltılması, KİT'lerin ve kooperatiflerin zayıflatılması, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün kapatılması ve sözleşmeli çiftçilik uygulamalarının sektörü gerilettiğini savunan Türeli, desteklemeler ve özelleştirmelerle ilgili şu iddialarda bulundu:</p>

<p>"Tarımsal girdi maliyetleri son yıllarda katlanarak artarken, çiftçiye verilen desteklerin Tarım Kanunu’nun 21. maddesinde belirtilen 'Milli Gelirin yüzde 1’inden az olamaz' hükmüne rağmen hiçbir zaman bu seviyeye çıkarılmamıştır. 2026 yılında tarımsal destekleme tutarı <b>168 milyar</b> TL olarak öngörülmüş olup, bu tutar GSYH’nin <b>binde 2,2</b> oranına tekabül etmektedir. Tarımda faaliyet gösteren önemli birçok Tarımsal KİT’in özelleştirilmesi piyasanın yerli ve yabancı özel şirketlerin kontrolüne girmesi sonucunu doğurmuş, kamunun tarımda kural koyucu ve fiyat düzenleyici rolü ortadan kalkmıştır. <b>Sözleşmeli üretim</b> uygulaması küçük üreticilerin tarım ve gıda şirketlerine bağımlılığına yol açmaktadır."</p>

<h3>"Çiftçi Değil, Şirketler Korunuyor"</h3>

<p>Mevcut tarım siyasetinin küçük üreticiyi tasfiye ederek tarımı endüstriyel holdinglerin tekeline bıraktığını öne süren Türeli, çiftçilerin yüksek girdi maliyetleri ve düşük ürün fiyatları nedeniyle ağır borç yükü altında olduğunu, tarlası ipotek edilen ve traktörü haczedilen üreticilerin kentlerde ucuz iş gücü haline geldiğini ifade etti.</p>

<p>Tarım sektörünün piyasa koşullarına bırakılamayacak kadar hayati olduğunu dile getiren Türeli, kamucu ve <b>planlı bir tarım</b> politikasına dönülmesi gerektiğini belirten yapılması gereken dönüşüm adımlarını şu şekilde sıraladı:</p>

<ul>
	<li>Bütüncül bir perspektiften <b>tarımsal üretim</b> planlaması yapılması,</li>
	<li>Çiftçinin tarımsal amaçla kullandığı mazottan vergi alınmaması ve tarımsal girdilerin üzerindeki vergi yükünün azaltılması,</li>
	<li>Güçlü tarımsal destekleme alımlarının yapılması,</li>
	<li>Tarımsal desteklerin Tarım Kanunu’nda öngörüldüğü gibi milli gelirin yüzde 1’ine çıkarılması,</li>
	<li>Çiftçi borçlarının faizlerinin silinmesi, anapara ödemelerinin ise yeniden yapılandırılması,</li>
	<li><b>Ziraat Bankasına</b> ve tarım kredi kooperatiflerine bütçeden ayrılacak kaynakların artırılması,</li>
	<li>Kamu kurumlarınca ziraat mühendisi, tekniker ve veteriner hekim gibi uzmanlıkların sağlanması, yaygın eğitim programlarının uygulanması,</li>
	<li><b>TMO</b>, Et ve Süt Kurumu, ÇAYKUR gibi tarımsal KİT’lerin ve kooperatifçiliğin güçlendirilmesi, yeni hibrit yatırım modellerinin geliştirilmesi,</li>
	<li>Doğa ve insan dostu ekolojik tarımın teşvik edilmesi,</li>
	<li><b>Dahilde İşleme Rejimi</b> kapsamında ithal edilen tarımsal hammaddelerin ülke içinde üretiminin ve ithal ikamesinin sağlanması,</li>
	<li>Gıda ürünlerinde üreticinin kazanmadığı, tüketicinin pahalıya tükettiği yapıyı değiştirmek adına <b>Hal Kanunu’nun</b> gözden geçirilmesi,</li>
	<li>Tarım İş Kanunu’nun çıkarılması, mevsimlik işçilerin sosyal güvenlik kapsamının güçlendirilmesi ve prim yükümlülüğünün azaltılması,</li>
	<li>Merkezi idare ile mahalli idarelerin koordinasyon içinde yerel kalkınma potansiyelini güçlendirici öncelikleri geliştirmesi.</li>
</ul>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.mahalligundem.com/media/2026/05/chpli-tureliden-iktidarin-tarim-politikalarina-elestiri_6a0c18f23cc50.jpg</image>
                                <category>Tarım Gündemi</category>
                <author>Mahalli Gündem</author>
                <link>https://www.mahalligundem.com/chpli-tureliden-iktidarin-tarim-politikalarina-elestiri/82323</link>
                <pubDate>Tue, 19 May 2026 10:27:09 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>İncirde kalite kaybına karşı doğal mücadele</title>
                                    <description>İzmir Büyükşehir Belediyesi, binlerce yıldır kent tarımının simgelerinden incirde çiftçinin yaşadığı kalite ve verim kaybına karşı desteklerine devam ediyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2>Tireli <b>incir</b> üreticisine <b>ekşilik böceğine</b> karşı tuzak dağıtıldı</h2>

<p><b>İzmir Büyükşehir</b> Belediyesi, incirde <b>kalite kaybına</b> neden olan ekşilik böceğiyle mücadele kapsamında <b>Tire’de</b> üreticilere <b>çekici yem</b> tuzağı dağıttı. Verimi düşük ve riskli <b>kimyasal ilaçlama</b> yöntemleri yerine <b>doğal mücadeleyi</b> yaygınlaştıran Büyükşehir Belediyesi, İzmir incirinde yaşanan kalite kaybının önüne geçmeyi hedefliyor.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, binlerce yıldır kent tarımının simgelerinden incirde çiftçinin yaşadığı kalite ve <b>verim kaybına</b> karşı desteklerine devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Türkiye üretiminin yaklaşık <b>4’te 1’lik</b> payına sahip İzmir’de verim kaybına yol açan ekşilik böceğine karşı <b>tuzak dağıttı</b>. İzmir’deki toplam üretimin yarısından fazlasını gerçekleştiren Tire’deki incir üreticilerine yeni sezon öncesi <b>4 bin</b> 350 adet çekici yem tuzağı verildi. Dağıtım sırasında üreticilere, özellikle <b>hasat döneminde</b> meyvede ekşime, çürüme ve <b>aflatoksin</b> oluşumuna neden olarak ciddi kalite kayıplarına yol açan <b>ekşilik böceği</b> hakkında bilgilendirme yapıldı.</p>

<p>Kimyasal mücadele yöntemlerinin sınırlı ve riskli olması nedeniyle çevre dostu <b>biyoteknik yöntemlere</b> ağırlık veren Büyükşehir Belediyesi, yürüttüğü çalışmalarla <b>ihracata</b> gönderilen İzmir incirlerinde kalite kaybının önüne geçmeyi hedefliyor.</p>

<h3>“Çiftçiye yapılan her destek faydalıdır”</h3>

<p>Mücadelenin çok büyük öneme sahip olduğunu ifade eden üretici Hasan Hüseyin Akçay, “Çiftçimiz için yapılan her destek bizim için faydalıdır. Çok memnunuz. Yardımcı olan herkesten Allah razı olsun. İncirde <b>ekşime sorunu</b> oluyordu. Bu tuzağı kullandıktan sonra çok faydası olacağını düşünüyorum. Bu bölgenin inciri çok kalitelidir. Bizlere yardımcı olduğunuz için çok teşekkür ederim” diye konuştu.</p>

<h3>“Böceğe karşı ilaçla mücadele yeterli olmuyor”</h3>

<p>Dağıtımı tesadüfen görüp Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın <b>ziraat mühendislerinden</b> süreç hakkında bilgi alan ve ekşilik böceği tespiti yapan incir üreticisi Seher Taş Anlı, “Kendi incir bahçelerimiz var. Her yıl çok zarar görüyoruz. İncirlere zaman zaman böcekler geliyordu ama biz bunların Akdeniz böceği olduğunu düşünüyorduk. Ekşilik böceği diye bir şey varmış, bunu hiç duymamıştık. Tesadüfen gördüm, sordum. Sağ olsunlar bizi aydınlattılar. Meyvelerimiz telef oluyor. Bu çalışmaları takdir ediyorum, çoğalmasını istiyorum. Üreticiler bu konuda çok sıkıntı çekiyor. <b>Ege Bölgesi’nde</b> böyle bir böcek yaygın durumda. Üretici bir de buradan zarar görüyor” dedi.</p>

<p>Kimyasal ilaçların çoğu zaman yeterli olmadığını dile getiren Anlı, “Üretici bir şekilde üretmeye çalışıyor, ilaçla mücadele ediyor ama yeterli gelmiyor. Böyle basit bir düzenek faydalı olacaksa harika. <b>Tarıma destek</b> olunması gerekiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederiz” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>“Kimyasal kullanmadan daha kaliteli olur”</h3>

<p>Bekir Gedikoğlu, çiftçiye yapılan desteğin hayati öneme sahip olduğunu belirtek “Biz de bu sayede böcekle mücadele etmiş oluruz. Tatlı, güzel incir çıkarıyoruz. Ancak incirde kararma oluyor, ekşi bir tat bırakıyor, yani kısacası incir hurdaya çıkıyor. Daha önce ilaç kullandım ama başarılı olamadım. İnşallah şimdi engel olabiliriz. <b>Kimyasal kullanmaktansa</b> doğal yöntemler daha iyi. En azından yiyeceğimiz inciri kaliteli şekilde yemiş oluruz” diye konuştu.</p>

<h3>“Verim düştü”</h3>

<p>Özcan Akkuyu ise, “<b>25 ton</b> incir üretimi yapıyorum ama bu hastalıklardan dolayı verim düştü. Çok güzel ürünlerimiz vardı. Ben 1977’den beri <b>TARİŞ’e</b> ortağım. Oradan hiç şikayet gelmedi. Sinekler ağacın başına geliyor, hastalık yapıyor. Buna karşılık önlem alacağız” şeklinde konuştu. </p>

<h3>Doğal yöntemlerle mücadele ediliyor</h3>

<p>Ekşilik böceğiyle mücadele konusunda verilen destekler, hem üreticilerin <b>girdi maliyetlerini</b> azaltıyor hem de daha güvenilir incir üretimi sağlıyor. Aynı zamanda <b>doğal yöntemler</b> kullanılarak kimyasal ilaç kullanımının da önüne geçiliyor. Ekşilik böceği ile biyoteknik mücadelede teknik talimatta yer alan, ekşilik böceği tuzağı olarak bilinen yem tuzakları kullanılıyor. Cezbedici yem tuzakları <b>1,5-2 litrelik</b> ağzı kapalı plastik kaplardan oluşurken, cezbedici yem olarak su, maya ve incir kullanılıyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.mahalligundem.com/media/2026/05/incirde-kalite-kaybina-karsi-dogal-mucadele_6a0abcd9f3a34.jpg</image>
                                <category>Tarım Gündemi</category>
                <author>Mahalli Gündem</author>
                <link>https://www.mahalligundem.com/incirde-kalite-kaybina-karsi-dogal-mucadele/82301</link>
                <pubDate>Mon, 18 May 2026 10:08:04 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Arılar varsa gelecek var! Dev markadan hayati uyarı</title>
                                    <description>Balparmak, Dünya Arı Günü farkındalık etkinliğinde arıların ekosistem, tarım ve yaşamın devamlılığı açısından taşıdığı kritik role dikkat çekti.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2>Balparmak’tan Dünya Arı Günü’nde “Doğa İçin Arı Gibi Düşün” Projesine Davet</h2>

<p>Arıyı korumak ortak sorumluluğumuz. Çünkü “Arılar Varsa Gelecek Var.”</p>

<p>Türkiye’nin lider bal markası* <b>Balparmak</b>, <b>Dünya Arı Günü</b> farkındalık etkinliğinde arıların <b>ekosistem</b>, tarım ve yaşamın devamlılığı açısından taşıdığı kritik role dikkat çekti. <b>Sürdürülebilir gıda</b> üretiminin önemli bir kısmının ancak arılarla mümkün olacağını vurguladı.</p>

<p>Dünya Arı Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte “Doğa İçin Arı Gibi Düşün” özel oturumunda konuşan Balparmak Yönetim Kurulu Başkanı <b>Özen Altıparmak</b>, arıların korunmasının sektörle birlikte, tüm toplumun ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. Arıların doğal yaşam alanlarını korumak ve <b>sürdürülebilir arıcılığı</b> desteklemek için ortak hareket etme çağrısında bulundu.</p>

<p><b>Mayıs</b> ayı, dünya genelinde arıların ve doğadaki kritik rollerinin en çok konuşulduğu dönem olarak öne çıkıyor. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda <b>20 Aralık 2017</b> tarihinde oy birliğiyle alınan kararla, her yıl <b>20 Mayıs</b> tarihi “Dünya Arı Günü” olarak kutlanıyor. Bu özel gün, modern arıcılığın öncüsü kabul edilen Slovenyalı arıcı <b>Anton Janša</b>’nın doğum gününe ithafen belirlenirken aynı zamanda arıların ekosistem, <b>biyolojik çeşitlilik</b> ve yaşamın sürdürülebilirliği açısından taşıdığı hayati öneme dikkat çekmeyi amaçlıyor.</p>

<p>Arılar, yeryüzündeki en eski canlı türleri arasında yer alıyor ve yaklaşık <b>100 milyon</b> yıldır doğanın dengesinin korunmasında kritik bir rol üstleniyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (<b>FAO</b>) verilerine göre dünya genelindeki gıda ürünlerinin yaklaşık <b>yüzde 75</b>’i, kısmen <b>tozlaşmaya</b> bağlı olarak üretiliyor. Bu durum, arıların yalnızca doğal yaşam için değil, insanlığın geleceği için diler vazgeçilmez olduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p>Ancak hızlı şehirleşme, yanlış tarım uygulamaları, <b>iklim krizi</b>, biyolojik çeşitliliğin azalması ve su kaynaklarının kirlenmesi gibi nedenler arı popülasyonlarını ciddi biçimde tehdit ediyor. Dünya Arı Günü ise arılar ve yaşam arasındaki güçlü bağı hatırlatmak, toplumsal farkındalığı artırmak ve ekosistemin korunmasına yönelik ortak sorumluluğa dikkat çekmek açısından önemli bir fırsat sunuyor.</p>

<p>Arıyı korumak ortak sorumluluğumuz. Çünkü “Arılar Varsa Gelecek Var.”</p>

<p>Her yıl mayıs ayı boyunca Dünya Arı Günü kapsamında önemli farkındalık projeleri hayata geçiren Türkiye’nin lider bal markası* Balparmak, arıların yaşamın devamlılığına sağladığı katkıya vurgu yaparak, arıların doğal yaşam alanlarının ve sürdürülebilir arıcılığın desteklenmesi için tüm paydaşlara ortak hareket etme çağrısında bulundu. <b>Migros</b>’un Dünya Arı Günü kapsamında düzenlediği etkinlikte, moderatörlüğünü şair, yazar, müzeci ve usta hikâye anlatıcısı <b>Sunay Akın</b>’ın üstlendiği “Doğa İçin Arı Gibi Düşün” özel oturumunda konuşan Balparmak Yönetim Kurulu Başkanı Özen Altıparmak, “Bugün burada verdiğimiz mesaj çok net: Arılar Varsa Gelecek Var. Biz arıları sadece bal ürettikleri için değil, yaşamın devamlılığı için taşıdıkları kritik rol nedeniyle önemsiyoruz. Arıların korunması; doğa, tarım ve <b>gıda güvenliği</b> açısından tüm toplumun ortak sorumluluğudur” dedi.</p>

<p>Balparmak’ın, arı ürünleri markası olmanın ötesinde; Türkiye’de arı ürünleri sektörünün gelişimine öncülük eden, bilim temelli yaklaşımıyla güven inşa etmeyi odağına alan bir kurum olma vizyonuyla hareket ettiğini vurgulayan Altıparmak, şöyle devam etti: “Bugün biliyoruz ki arılar; gıda üretiminden biyolojik çeşitliliğe kadar yaşam döngüsünün merkezinde yer alıyor. Ancak iklim krizi, çevre kirliliği ve yaşam alanlarının azalması nedeniyle tüm canlılar gibi arılar da ciddi tehditlerle karşı karşıya. Bu nedenle biz de yıllardır yalnızca bugünü değil, geleceği de düşünerek hareket ediyor, <b>Balparmak Arıcılık Akademisi</b> ile sürdürülebilir arıcılığı desteklemeye devam ediyoruz. Bu yaklaşımın en önemli parçalarından biri de kalite politikamız ve bilimsel çalışmalarımızdır. Balparmak Ar-Ge Merkezi bünyesinde faaliyet gösteren <b>APİLAB</b>, arı ürünleri alanında Avrupa’nın en kapsamlı ihtisas laboratuvarları arasında bulunuyor. Burada Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen arı ürünlerini detaylı analizlerden geçiriyor, sadece doğallığından emin olduğumuz ürünleri sofralara sunuyoruz. Çünkü tüketici güveninin ancak bilimsel yaklaşım, yüksek kalite anlayışı ve şeffaflıkla mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle bilgi birikimi, uzmanlığı ve bilimsel altyapısıyla sektöre katkı sunan bir bilir kurum olmayı önemsiyoruz.”</p>

<h3>Balparmak Arıcılık Akademisi ile binlerce arıcıya ulaşılıyor</h3>

<p>Oturumda Balparmak’ın bilimsel yaklaşımı, Ar-Ge çalışmaları ve arıcılık ekosistemine katkıları hakkında bilgi veren Balparmak Ar-Ge ve Kalite Direktörü <b>Dr. Emel Damarlı</b> ise sürdürülebilir arıcılığın ancak bilimsel yaklaşım, eğitim ve kalite odaklı çalışmalarla mümkün olabileceğini belirtti. Damarlı, şöyle devam etti: “Balparmak olarak bilimi, kaliteyi ve izlenebilirliği arıcılık ekosisteminin merkezine koyuyoruz. Ar-Ge merkezimizde yürüttüğümüz çalışmalarla tüketicilerimize doğal ve güvenilir ürünler sunarken, Balparmak Arıcılık Akademisi ile arıcılarımızın mesleki gelişimine katkı sağlıyoruz. Akademiyle temel hedefimiz; yaş ortalaması giderek yükselen arıcılık mesleğini gençleştirmek, kadınları ve gençleri sektöre kazandırmak ve bilimle desteklenmiş kaliteli arı ürünleri üretimini yaygınlaştırmak.”</p>

<p>Damarlı, <b>2018</b> yılında Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (<b>EBRD</b>) katkılarıyla hayata geçirilen Balparmak Arıcılık Akademisi kapsamında arıcı adaylarına ve aktif arıcılara; uzaktan eğitim, gezici araç eğitimi ve uygulamalı sınıf eğitimi olmak üzere farklı modellerde eğitimler sunulduğunu aktardı. Akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanan programlarla teorik bilginin sahadaki uygulamalarla birleştirildiğini belirten Damarlı, bugüne kadar binlerce arıcıya ulaştıklarını ifade etti.</p>

<h3>“Doğa İçin Arı Gibi Düşün” projesi ikinci yılında</h3>

<p>Balparmak’ın Migros ve TEMA Vakfı iş birliğiyle hayata geçirdiği “Doğa İçin Arı Gibi Düşün” projesi oturumun öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. <b>46</b> yıldır balın ve arıların sürdürülebilirliği için pek çok projeye imza atan Balparmak’ın, çocukların doğaya ve arılara yönelik farkındalığını artırmak amacıyla hayata geçirdiği “Doğa İçin Arı Gibi Düşün” resim projesinin ikincisi <b>23 Nisan</b>’da başladı.</p>

<p>Balparmak’ın Migros ve <b>TEMA Vakfı</b> iş birliğiyle yürüttüğü projede bu yıl çocuklara “Çevreci arı olsaydın, dünya için ne yapardın?” sorusu yöneltiliyor. Çocuklardan bu soruya hayallerini resme dökerek yanıt vermeleri bekleniyor. Çizdikleri resimleri 23 Nisan – 31 Mayıs 2026 tarihleri arasında <b>www.dunyaarigunu.com</b> adresine yükleyen her çocuk için TEMA Vakfı’na fidan bağışı yapılacak. Bu yıl da <b>10 bin</b> fidanlık bir hatıra ormanı oluşturulması hedefleniyor.</p>

<p>Projeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dr. Emel Damarlı, şunları söyledi: “Çocuklar, hayata geçirdiğimiz projelerde doğa için sorumluluk alan birer doğa elçisine dönüşüyor. Bu nedenle çocuklara yönelik çalışmalarimizi hiçbir zaman bir yarışma formatında kurgulamıyoruz. Çünkü bizim için her katılım çok değerli. ‘Doğa İçin Arı Gibi Düşün’ projemiz ile çocukların hayal güçlerini doğa sevgisiyle buluştururken, arıların yaşam için taşıdığı önemi yeni nesillere aktarmayı hedefliyoruz. Projeye katılan tüm çocukların eserleri www.dunyaarigunu.com sayfamızda sergileniyor. Ayrıca çocukların tamamına içinde çeşitli hediyelerin yer aldığı paketler ulaştırıyoruz. Bu projeye katılarak doğaya sevgiyle dokunan, yaptıkları resimlerle arıların ve yaşamın önemini hissettiren tüm çocuklarımıza gönülden teşekkür ediyoruz.”</p>

<h3>Balparmak Kampüs’te binlerce çocuğa arının önemi anlatılıyor</h3>

<p>Son yıllarda <b>Balparmak Kampüs</b>’te binlerce çocuğa ağırladıklarını belirten Damarlı, şu bilgileri paylaştı:</p>

<p>“Balparmak Kampüs’te son <b>4</b> yılda yaklaşık <b>9 bin</b> çocuğu ağırladık. Pedagog eşliğinde gerçekleştirdiğimiz buluşmalarda, arının yaşamın sürdürülebilirliği açısından ne kadar önemli olduğunu anlatıyoruz. Çünkü arının ve doğanın izinden gitmek, bizim için bir sorumluluk.”</p>

<p>*Türkiye pazarı toplam bal kategorisi <b>2025</b> Nielsen raporuna göre ciro (TL) bazında</p>

<p><strong>Balparmak Hakkında: </strong><em>Tüketicisine sunduğu kalite standardı ile farklılaşan, balın ve arı ürünlerinin doğallığını koruyarak hak ettiği en yüksek değere çıkarmak misyonuyla çalışan Balparmak, bu anlamda sektörün öncülüğünü üstleniyor. Gıda güvenliği konusunda uluslararası standartlara göre çalışan Balparmak; <b>FSSC 22000</b> ve <b>BRCGS</b> gibi uluslararası gıda güvenliği sistemleri sertifikalarına da sahip. Arı ürünleri alanında Türkiye’nin ilk, Avrupa'nın ise en kapsamlı dört eşdeğer Ar-Ge Merkezinden birine sahip olan Balparmak; <b>TÜRKAK</b> tarafından akredite edilen Bal ve Diğer Arı Ürünleri Araştırma ve Kalite Kontrol Laboratuvarı sayesinde tüketicilerine sunduğu ürünleri en az <b>100</b> parametrede analiz ediyor.</em></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.mahalligundem.com/media/2026/05/arilar-varsa-gelecek-var-dev-markadan-hayati-uyari_6a0871d8b9a30.jpg</image>
                                <category>Tarım Gündemi</category>
                <author>Mahalli Gündem</author>
                <link>https://www.mahalligundem.com/arilar-varsa-gelecek-var-dev-markadan-hayati-uyari/82277</link>
                <pubDate>Sat, 16 May 2026 16:14:30 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Turhan Çömez: Tarım ve Hayvancılık Bir Milli Güvenlik Meselesidir</title>
                                    <description>AGROAYVALIK 2026 Tarım ve Hayvancılık Fuarı’nın açılışında konuşan İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez: Tarım ve Hayvancılık Bir Milli Güvenlik Meselesidir</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color:#c0392b;">İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez AGROAYVALIK 2026'da Konuştu: Tarım ve Hayvancılık Bir Milli Güvenlik Meselesidir</span></h2>

<p><b>BAKIRÇAY</b> – <b>İYİ Parti</b> Grup Başkanvekili <b>Turhan Çömez</b>, Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde düzenlenen <b>AGROAYVALIK 2026</b> Tarım ve Hayvancılık Fuarı’nın açılışında yaptığı konuşmada, <b>tarım</b> sektörünün içinde bulunduğu durumu eleştirerek üretimin "siyaset üstü bir <b>beka</b> sorunu" olduğunu vurguladı. Çömez, tarımın ve köylerin yeniden ayağa kaldırılmasının bir <b>milli güvenlik</b> meselesi olduğunu ifade etti.</p>

<h3>Zeytinyağı Tüketimi ve İhracatında Düşüş</h3>

<p>Türkiye’nin coğrafi avantajlarına ve <b>toprak verimliliğine</b> karşın potansiyelin yeterince değerlendirilemediğini belirten Çömez, <b>zeytinyağı tüketim</b> rakamları üzerinden kıyaslamalarda bulundu. <b>İspanya</b>’da kişi başı zeytinyağı tüketiminin <b>12,5 kilogram</b> olduğunu kaydeden Çömez, Türkiye’de bu rakamın <b>2 kilogram</b> seviyesinde kalmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. Sektördeki <b>ihracat kaybına</b> da değinen Çömez, geçmiş yıllarda konulan <b>1 milyar</b> dolarlık ihracat hedefine rağmen son verilerin <b>60 milyon</b> dolarda kaldığını ve ihracatın üçte bir oranında düştüğünü aktardı.</p>

<h3>Üretici Maliyet Kıskacında</h3>

<p>Türk <b>çiftçisinin</b> yüksek <b>girdi maliyetleri</b> nedeniyle uluslararası alanda <b>rekabet</b> gücünü kaybettiğini savunan Çömez, Tunuslu bir üreticinin kilosunu <b>3,5 avroya</b> sattığı zeytinyağından kâr edebildiğini, ancak Ayvalıklı üreticinin <b>4,5 avroya</b> satış yapmasına rağmen zarar ettiğini dile getirdi. Maliyet artışlarının temel nedenleri arasında <b>gemi</b> maliyetleri, ilaç, <b>gübre</b>, mazot, <b>enerji</b> ve işçilik giderlerini gösteren Çömez, tarımın <b>savunma sanayii</b> gibi stratejik bir planlama gerektirdiğini vurguladı.</p>

<h3>"İktidarın Çiftçiye 100 Milyar Dolar Borcu Var"</h3>

<p><b>Tarım Kanunu</b> uyarınca milli gelirin <b>yüzde 1</b>’inin çiftçiye destek olarak verilmesi gerektiğini hatırlatan Çömez, bu yasal zorunluluğun <b>23 yıldır</b> tam olarak uygulanmadığını öne sürdü. <b>İYİ Parti</b> Genel Başkanı <b>Müsavat Dervişoğlu</b> ile yaptıkları hesaplamalara dayandırdığı iddiasında Çömez, iktidarın Türk çiftçisine yaklaşık <b>100 milyar</b> dolar borcu olduğunu savundu.</p>

<h3>İthalat Politikaları ve Fiyat Farklılıkları</h3>

<p><b>Hayvancılık</b> sektöründeki <b>ithalat</b> politikalarını <b>Et ve Süt Kurumu</b>’nun 2024 yılı raporları üzerinden eleştiren Çömez, <b>ithal et</b> ile yerli üretim arasındaki fiyat farkına dikkat çekti. Çömez, <b>250 milyon</b> ton et ithal edilerek kilogramına <b>157 TL</b> ödenirken, yerli üreticiden yalnızca 18-19 bin ton et alındığını ve kilogram başına sadece <b>51 TL</b> ödeme yapıldığını belirtti.</p>

<h3>Milli Seferberlik Çağrısı</h3>

<p>Tarımın ayağa kalkması için <b>veteriner</b> ilaçlarından gübreye, <b>mazottan</b> zirai mücadeleye kadar her alanda <b>dışa bağımlılığın</b> bitirilmesi gerektiğini ifade eden Çömez, bu sürecin bir <b>milli seferberlik</b> anlayışıyla yürütülmesi gerektiğini söyledi. Mevcut yönetim anlayışını eleştiren Çömez, "Kendi çiftçisinin kıymetini bilmeyen, baktığı her yerde <b>rant</b> gören bir anlayışla bu ülke ileri gidemez" diyerek, <b>tarım meselesinin</b> her türlü siyasi mülahazanın üzerinde tutulması gerektiğini sözlerine ekledi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.mahalligundem.com/media/2026/05/turhan-comez-tarim-ve-hayvancilik-bir-milli-guvenlik-meselesidir_6a071bbcd82c8.jpg</image>
                                <category>Tarım Gündemi</category>
                <author>Mahalli Gündem</author>
                <link>https://www.mahalligundem.com/turhan-comez-tarim-ve-hayvancilik-bir-milli-guvenlik-meselesidir/82270</link>
                <pubDate>Fri, 15 May 2026 15:40:19 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Kuzey Ege’nin tarım vizyonu Ayvalık’ta buluştu</title>
                                    <description>Kuzey Ege’nin tarım vizyonu Ayvalık’ta buluştu. AGROAYVALIK 2026 Tarım Fuarı ve Zeytin Üretim Zirvesi, sektör temsilcilerinin katılımıyla kapılarını açtı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2><b>AGROAYVALIK 2026</b> Kapılarını Açtı: <b>Kuzey Ege’nin</b> Tarım ve <b>Zeytin Vizyonu</b> Ayvalık’ta Buluştu</h2>

<p><b>BAKIRÇAY</b> - <b>Kuzey Ege’nin</b> üretim gücü, <b>tarım vizyonu</b> ve köklü <b>zeytincilik mirasını</b> modern teknolojiyle buluşturan bölgenin ilk <b>ihtisas fuarı</b> <b>AGROAYVALIK 2026</b> Ayvalık Tarım ve <b>Hayvancılık Fuarı</b>, eş zamanlı düzenlenen <b>Zeytin Üretim</b> Zirvesi ile birlikte <b>Balıkesir’in</b> Ayvalık ilçesinde kapılarını açtı. <b>15-18 Mayıs</b> tarihleri arasında <b>Altınova</b> Kapalı Pazaryeri’nde gerçekleştirilecek organizasyon; siyaset, iş dünyası, akademi ve <b>üretici temsilcilerinin</b> yoğun katılımıyla başladı.</p>

<h3>156 Firma ve Geniş Katılımcı Profili</h3>

<p><b>Altınova</b> Kapalı Pazaryeri’nin <b>8 bin 600</b> metrekarelik alanında düzenlenen fuarda, <b>tarım</b> ve hayvancılık sektöründen <b>156 firma</b> ve temsilcilik ürünlerini sergiliyor. Dört gün sürecek etkinlik boyunca; <b>yeni nesil</b> traktörler, <b>akıllı sulama</b> sistemleri, <b>dijital tarım</b> teknolojileri, <b>yenilenebilir enerji</b> destekli uygulamalar ve modern <b>sağım sistemleri</b> gibi geniş bir yelpazede <b>teknolojik çözümler</b> sektör profesyonelleriyle buluşuyor. Organizasyon kapsamında <b>Balıkesir’in</b> 20 ilçesinin yanı sıra <b>Manisa</b>, İzmir ve <b>Çanakkale’den</b> gelen heyetlerin yanı sıra <b>Yunanistan</b> (Midilli ve ana kara) ile <b>Balkan</b> ülkelerinden gelen ziyaretçiler de ağırlanıyor.</p>

<h3>"Tarım ve Hayvancılık Milli Güvenlik Meselesidir"</h3>

<p>Açılış töreninde konuşan <b>İYİ Parti</b> Grup Başkanvekili <b>Turhan Çömez</b>, tarım sektörünün <b>savunma sanayi</b> kadar stratejik bir öneme sahip olduğunu belirterek, "Toplumun ayağa kalkması, tarımın, hayvancılığın, köylerin ayağa kalkması siyaset üstü bir meseledir ve bir <b>millî güvenlik</b> meselesidir" dedi. <b>Çömez</b> ayrıca, <b>girdi maliyetlerinin</b> yüksekliğine ve <b>zeytinyağı tüketim</b> oranlarına dikkat çekerek, <b>İspanya'da</b> kişi başı <b>12,5 kilo</b> olan tüketimin <b>Türkiye'de</b> <b>2 kiloda</b> kaldığını vurguladı.</p>

<h3>Atatürk’ün Mirası "Altınova" Vurgusu</h3>

<p><b>Ayvalık Ticaret</b> Odası Başkanı <b>Ali Uçar</b>, projenin merkezi olarak <b>Altınova'nın</b> seçilmesinin tesadüf olmadığını, bölgenin isminin bizzat <b>Gazi Mustafa Kemal</b> Atatürk tarafından verildiğini hatırlattı. <b>Uçar</b>, "Bugün bizlere düşen görev, <b>Atatürk'ün</b> gördüğü elimizdeki o <b>'altın'</b> değeri, <b>modern tarım</b> teknikleriyle daha ileriye taşımaktır. Tarım ve hayvancılık, bir ülke için sadece bir <b>ekonomik faaliyet</b> alanı değil; aynı zamanda <b>milli bağımsızlığın</b> ve gıda güvenliğinin sarsılmaz kalesidir" ifadelerini kullandı. <b>Uçar</b> ayrıca, gelecekte <b>HoReCa</b>, süt teknolojileri ve <b>denizcilik</b> fuarlarıyla bölge vizyonunu genişletmeyi hedeflediklerini ekledi.</p>

<h3>İklim Krizi ve Teknoloji Odaklı Üretim</h3>

<p><b>Ayvalık Belediye</b> Başkanı <b>Mesut Ergin</b>, klasik yöntemlerin ötesine geçilmesinin zorunluluk olduğunu ifade ederek, "<b>İklim krizi</b>, azalan su kaynakları ve artan nüfus bizleri daha <b>yenilikçi</b> ve <b>teknolojik çözümler</b> üretmeye zorluyor. Bu nedenle üretimde <b>son teknolojiyi</b> önemsiyoruz" şeklinde konuştu. <b>Ergin</b>, <b>Altınova</b> Kapalı Pazaryeri’nin bu tür büyük organizasyonlar için ne kadar işlevsel olduğunun bu fuarla bir kez daha kanıtlandığını belirtti.</p>

<h3>AYVALIK ZEYTİNCİLİĞİN 'KARAR MERKEZİ' OLUYOR</h3>

<p><b>Tarım Gazetecileri</b> ve Yazarları Derneği (<b>TAGYAD</b>) Başkanı <b>İsmail Uğural</b> koordinasyonunda ve fuarla eş zamanlı olarak düzenlenen <b>Zeytin Üretim</b> Zirvesi, <b>Ayvalık’ı</b> zeytincilik stratejilerinin belirlendiği bir <b>'karar merkezi'</b> haline getirmeyi hedefliyor. Üç gün sürecek olan zirvede; yerel yönetimlerin <b>tarım politikaları</b>, zeytinyağında <b>küresel markalaşma</b>, <b>coğrafi işaret</b> yönetişimi, <b>lisanslı depoculuk</b> ve <b>kadın çiftçilerin</b> sektörel rolü gibi kritik başlıklar uzmanlar tarafından enine boyuna masaya yatırılıyor.</p>

<p>Bölge ekonomisinde <b>konaklamadan</b> ulaşıma, yeme-içmeden yerel ticarete kadar geniş bir alanda <b>çarpan etkisi</b> yaratması beklenen <b>AGROAYVALIK 2026</b>, <b>18 Mayıs</b> akşamına kadar ziyaret edilebilecek.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.mahalligundem.com/media/2026/05/kuzey-egenin-tarim-vizyonu-ayvalikta-bulustu_6a0712e8a9499.jpg</image>
                                <category>Tarım Gündemi</category>
                <author>Mahalli Gündem</author>
                <link>https://www.mahalligundem.com/kuzey-egenin-tarim-vizyonu-ayvalikta-bulustu/82269</link>
                <pubDate>Fri, 15 May 2026 15:04:13 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Kuzey Ege’de zeytinciliğin geleceği Ayvalık’ta konuşulacak</title>
                                    <description>Ayvalık, 15-18 Mayıs 2026 tarihlerinde kapılarını açacak AGROAYVALIK ve Zeytin Üretim Zirvesi ile zeytin sektörünün paydaşlarını buluşturmaya hazırlanıyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2>Zeytin dünyası <b>Ayvalık'ta</b> buluşuyor: <b>AGROAYVALIK</b> ve <b>Zeytin Üretim</b> Zirvesi kapılarını açıyor</h2>

<p><b>BALIKESİR</b> - <b>Ayvalık</b>, tarım ve hayvancılık sektörünün devlerini bir araya getirmeye hazırlanıyor. <b>AGROAYVALIK</b> Tarım ve Hayvancılık İhtisas Fuarı ile eş zamanlı olarak düzenlenecek olan <b>Zeytin Üretim</b> Zirvesi, <b>15-18 Mayıs</b> 2026 tarihleri arasında kapılarını açıyor.</p>

<h3>Zeytinciliğin Kalbi Ayvalık’ta Atacak</h3>

<p><b>Altınova</b> Kapalı Pazaryeri’nde gerçekleştirilecek olan organizasyon; üretimden <b>ihracata</b>, kırsal kalkınmadan markalaşmaya kadar geniş bir yelpazede sektörün geleceğine ışık tutacak. Dört gün sürecek etkinlik boyunca <b>üreticiler</b>, akademisyenler, <b>ihracatçılar</b>, kooperatif temsilcileri, yerel yöneticiler ve <b>sektör profesyonelleri</b> aynı platformda buluşacak. Organizasyonun temel hedefi, <b>Türkiye</b> zeytinciliğinin geleceğine yönelik ortak akıl ve <b>stratejik</b> bir yol haritası oluşturmak olarak açıklandı.</p>

<h3>Zeytinciliğin Yol Haritası Masaya Yatırılacak</h3>

<p><b>Tarım</b> Gazetecileri ve Yazarları Derneği (<b>TAGYAD</b>) Başkanı <b>İsmail Uğural</b> koordinasyonunda gerçekleştirilecek <b>Zeytin Üretim</b> Zirvesi’nde sektörün temel sorunları, çözüm önerileri ve <b>küresel rekabet</b> koşulları ele alınacak. Zirvenin kapsamına ilişkin açıklamalarda bulunan <b>Uğural</b>, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Yerel yöneticilerden akademisyenlere, üreticilerden sanayici ve ihracatçılara kadar zeytine dair sözü olan herkes <b>Ayvalık’ta</b> buluşacak. <b>Türkiye</b> zeytinciliğinin daha güçlü, <b>sürdürülebilir</b> ve rekabetçi hale gelmesi için ortak çözüm önerileri geliştirilecek. Zirveden çıkacak sonuçların sektör için önemli bir <b>yol haritası</b> oluşturmasını amaçlıyoruz”</p>

<h3>Kırsal Kalkınma ve Tarım Politikaları Gündemde</h3>

<p>Zirvenin ilk gününde gerçekleştirilecek “Kuzey Ege’de Yerel Yönetimlerin <b>Tarım Politikaları</b>” başlıklı oturumda; <b>Ayvalık</b> Belediye Başkanı <b>Mesut Ergin</b>, Dikili Belediye Başkanı <b>Adil Kırgöz</b> ve Gömeç Belediye Başkanı <b>Melih Bağcı</b> kırsal kalkınma, üretim planlaması ve bölgesel <b>tarım yatırımları</b> üzerine değerlendirmelerde bulunacak. Aynı gün düzenlenecek ikinci oturumda ise <b>üreticiler</b> mevcut piyasa koşullarını ve üretim süreçlerini masaya yatıracak.</p>

<h3>Kuzey Ege Zeytinyağının Küresel Yolculuğu</h3>

<p>Etkinliğin ikinci gününde gündem, "Kuzey Ege <b>Zeytinyağında</b> Küresel Marka Yolculuğu" olacak. <b>Ayvalık</b>, <b>Edremit</b> ve <b>Burhaniye</b> ticaret odaları başkanlarının katılımıyla; <b>coğrafi işaretin</b> ekonomik değeri, <b>lisanslı depoculuk</b> sistemi ve dünya pazarındaki konum değerlendirilecek. Ardından yapılacak <b>sektör forumunda</b> ise Türkiye’nin küresel rekabet avantajı, maliyet baskıları ve yeni <b>ihracat stratejileri</b> konuşulacak.</p>

<h3>Kadın Üreticiler ve Yeni Sezon Beklentileri</h3>

<p>Zirvenin üçüncü gününde “<b>Kadın Çiftçiler</b> Konuşuyor” başlıklı oturumla, kırsal ekonomide <b>kadın emeğinin</b> rolü ve markalaşma süreçleri ele alınacak. Günün kapanış oturumunda ise <b>ziraat odaları</b> başkanları; <b>kuraklık riski</b>, su yönetimi, üretim maliyetleri ve yeni sezon <b>rekolte tahminlerini</b> kamuoyuyla paylaşacak. Asırlardır zeytinle anılan <b>Ayvalık</b>, bu dev organizasyonla zeytin ekonomisinin geleceğini şekillendirecek fikirlerin merkezi olmaya hazırlanıyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.mahalligundem.com/media/2026/05/kuzey-egede-zeytinciligin-gelecegi-ayvalikta-konusulacak_6a046c9615095.jpg</image>
                                <category>Tarım Gündemi</category>
                <author>Mahalli Gündem</author>
                <link>https://www.mahalligundem.com/kuzey-egede-zeytinciligin-gelecegi-ayvalikta-konusulacak/82235</link>
                <pubDate>Wed, 13 May 2026 15:06:47 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Seferihisar&#039;da 14. Yerel Tohum Takas Şenliği coşkusu</title>
                                    <description>Binlerce vatandaşın katılımıyla düzenlenen 14. Yerel Tohum Takas Şenliği’nde milyonlarca atalık tohum, tarımsal bağımsızlık hedefiyle toprakla buluştu.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2><b>Seferihisar’da</b> 14. Yerel <b>Tohum</b> Takas Şenliği coşkuyla gerçekleştirildi</h2>

<p><b>İZMİR</b> - <b>Seferihisar</b> Belediyesi tarafından geleneksel hale getirilen ve <b>Türkiye’nin</b> en önemli yerel <b>tarım</b> buluşmaları arasında gösterilen 14. <b>Yerel</b> Tohum Takas Şenliği, <b>Ürkmez</b> Meydanı’nda binlerce vatandaşın katılımıyla düzenlendi.</p>

<p>Atalık tohumları yaşatmak, yerel üretime sahip çıkmak ve <b>tarımsal</b> bağımsızlığa dikkat çekmek amacıyla düzenlenen şenliğe; Türkiye’nin dört bir yanından <b>belediyeler</b>, üreticiler, <b>kooperatifler</b> ve çok sayıda vatandaş katılım sağladı. Sabahın erken saatlerinden itibaren dolan meydanda, Seferihisar Belediyesi Atatürk <b>Bando</b> Dinletisi ile başlayan program, <b>İzBB</b> Ürkmez Kadın Tiyatrosu gösterileri, halk oyunları ekiplerinin <b>zeybek</b> gösterileri ve <b>Nilay</b> Dikay konseri ile devam etti.</p>

<h3>Milyonlarca <b>Fide</b> ve Tohum Toprakla Buluştu</h3>

<p>Şenlik kapsamında kurulan <b>üretici</b> pazarı ve kooperatif stantları yoğun ilgi görürken; çocuklar için <b>fide</b> eğitimi ve geri dönüşüm atölyeleri düzenlendi. Şenliğin en dikkat çeken bölümü ise Seferihisar Belediyesi <b>Can</b> Yücel Tohum Merkezi öncülüğünde gerçekleştirilen fide ve yerel <b>tohum</b> dağıtımı oldu. Binlerce vatandaşın katıldığı dağıtımda, <b>atalık</b> tohumlar üretimin geleceği için toprakla buluşturulmak üzere teslim edildi.</p>

<h3>Başkan <b>Yetişkin</b>: “Yerel Tohum Bağımsızlıktır”</h3>

<p>Programda katılımcılara seslenen Seferihisar Belediye Başkanı <b>İsmail</b> Yetişkin, etkinliğin yalnızca bir festival değil, toprağa ve üretime sahip çıkma mücadelesi olduğunu vurguladı. Başkan Yetişkin, her yıl yaklaşık <b>30 bin</b> kişiyi ağırladıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“14 yıldır her Mayıs ayında burada yalnızca bir festival düzenlemiyoruz. Burada bir mücadeleyi, bir dayanışmayı ve toprağa sahip çıkma iradesini büyütüyoruz. 14 yıldır <b>tohumu</b> toprakla, insanı doğayla buluşturuyoruz. <b>Milyonlarca</b> kez toprağa dokunuldu, milyonlarca kez umut yeniden ekildi. Çünkü biz biliyoruz; tohum yaşarsa toprak yaşar, toprak yaşarsa <b>üretim</b> yaşar, üretim yaşarsa halk yaşar.”</p>

<h3>“Bu <b>Topraklar</b> Sahipsiz Değil”</h3>

<p>Konuşmasında tarım politikalarına ve yerel üreticinin yaşadığı zorluklara değinen Yetişkin, atalık tohumun korunmasının <b>stratejik</b> önemine dikkat çekti:</p>

<p>“Yerel tohumu değersizleştirdiler. Çiftçiyi dışarıdan alınan <b>hibrit</b> tohumlara mahkûm etmeye çalıştılar. Küçük üreticiyi artan maliyetlerin altında ezdiler. İnsanlar toprağını işleyemez hale geldi, köyünü bırakıp gitmek zorunda kaldı. Tarım alanlarını madenlere, <b>enerji</b> projelerine ve büyük şirketlere teslim ettiler. Ama biz buna teslim olmadık. <b>Atalık</b> tohum yalnız değildir dedik. Çünkü yerel tohum bağımsızlıktır. Üretim özgürlüktür. Toprağına sahip çıkan bir halkı hiçbir güç teslim alamaz. Bir ülkenin geleceği betonla değil; üreten köylüsüyle, yaşayan toprağıyla, korunan tohumuyla var olur. 14 yıldır olduğu gibi bundan sonra da atalık tohumu korumaya, <b>üreticiyi</b> desteklemeye ve toprağın sesini büyütmeye devam edeceğiz.”</p>

<p>Şenlik, gün boyu süren çeşitli etkinliklerin ardından sona ererken, Seferihisar yerel tarım mücadelesinin merkezi olma vizyonunu bir kez daha tazeledi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.mahalligundem.com/media/2026/05/seferihisarda-14-yerel-tohum-takas-senligi-coskusu_6a01ccd43d564.jpg</image>
                                <category>Tarım Gündemi</category>
                <author>Mahalli Gündem</author>
                <link>https://www.mahalligundem.com/seferihisarda-14-yerel-tohum-takas-senligi-coskusu/82200</link>
                <pubDate>Mon, 11 May 2026 15:23:38 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Ali Ekber Yıldırım: “Yapısal sorunlar çözülmeden markalaşma zor”</title>
                                    <description>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 30 Nisan-2 Mayıs tarihlerinde Fuar İzmir’de düzenlenen Olivtech Fuarı’nda düzenlenen panellerde; tarımda markalaşma, katma değerli üretim, gıdada kalite ve genç girişimciliğin sektöre yön veren rolü kapsamlı şekilde değerlendirildi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2><b>Olivtech’te</b> tarımın geleceği ve <b>markalaşma</b> vizyonu ele alındı</h2>

<p><b>İzmir</b> Büyükşehir Belediyesi tarafından <b>30 Nisan</b>-2 Mayıs tarihlerinde <b>Fuar İzmir’de</b> düzenlenen <b>Olivtech</b> Fuarı’nda düzenlenen panellerde; tarımda <b>markalaşma</b>, katma değerli <b>üretim</b>, gıdada <b>kalite</b> ve genç <b>girişimciliğin</b> sektöre yön veren rolü kapsamlı şekilde değerlendirildi.</p>

<p>İzmir tarım ve gıda sektörünün önemli buluşmalarından biri olan <b>Gurme İzmir</b> Olivtech – 12. <b>Zeytin</b>, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve <b>Teknolojileri</b> Fuarı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde ve <b>İZFAŞ</b> organizasyonuyla <b>Fuar İzmir’de</b> kapılarını açtı. Fuar kapsamında düzenlenen etkinliklerin ilk oturumu olan “Topraktan Markaya: Tarımın Dönüşen Gücü ve Gelecek Vizyonu” başlıklı panelde; tarımın <b>katma değerli</b> üretime dönüşüm süreci, <b>markalaşma</b> stratejileri ve sektörün geleceğine yönelik vizyon ele alındı. Moderatörlüğünü İzmir Ticaret Borsası Genel Sekreteri Dr. <b>Erçin Güdücü’nün</b> yaptığı oturumda; tarım yazarı <b>Ali Ekber</b> Yıldırım, İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi <b>Günay Baysal</b>, İzmir Ticaret Borsası Temsilcisi ve <b>Tariş</b> Zeytin Zeytinyağı Tic. A.Ş. Genel Müdürü <b>Cengiz Dikmen</b> ile Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi <b>Rahmi Balsarı</b> konuşmacı olarak yer aldı.</p>

<h3>Marka kavramı ne ifade ediyor?</h3>

<p>Dr. <b>Erçin Güdücü</b>, “Bugün zeytin ve zeytinyağının topraktan markaya dönüşümünü ele alacağız. Bu süreç nasıl işliyor, ülkemizde hangi aşamalardan geçiyor? Tarım, ticaret ve üretici tarafına yakından temas eden bir isim olarak, <b>marka</b> kavramı çiftçi ve üretici için ne ifade ediyor?” diye konuştu.</p>

<h3>“Yapısal sorunlar çözülmeden markalaşma zor”</h3>

<p>Tarım yazarı <b>Ali Ekber</b> Yıldırım, Türkiye’de tarımın temel sorunları çözülmeden, <b>markalaşma</b> sürecinin sağlıklı ilerleyemediğine dikkat çekti. Yaklaşık <b>30 yıllık</b> meslek deneyimine atıfta bulunan Yıldırım, “Topraktan markaya geçişi uzun yıllardır konuşuyoruz, ancak üretimde yaşanan <b>yapısal sorunlar</b> nedeniyle bu aşamaya bir türlü geçemiyoruz. Tarım gündemi çoğunlukla maliyetler, fiyatlar ve destekler etrafında şekilleniyor. Bu başlıkların ötesine geçmekte zorlanıyoruz” dedi.</p>

<p><b>İklim</b> koşulları ve küresel gelişmelerin üretim üzerindeki etkilerine de değinen Yıldırım, “<b>2025</b> yılı üretici açısından oldukça zor geçti. <b>Kuraklık</b>, aşırı sıcaklıklar ve don olayları çiftçiyi ciddi şekilde etkiledi. <b>2026</b> yılı ise umut verici yağışlarla başladı, ancak bu kez de küresel gerilimler nedeniyle maliyetler arttı. Böyle bir ortamda üreticinin önceliği ayakta kalmak oluyor. Bu nedenle <b>markalaşma</b> gibi katma değerli süreçleri konuşmakta zorlanıyoruz” şeklinde konuştu.</p>

<h3>“Türkiye zeytinyağında güçlü, iç tüketimde geride”</h3>

<p><b>Rahmi Balsarı</b>, Türkiye’nin, dünya zeytinyağı üretiminin yaklaşık <b>yüzde 10’unu</b> gerçekleştirdiğini belirterek, “Bu, son <b>30 yılda</b> sektöre yapılan yatırımların önemli bir sonucu. Nitekim son <b>25 yılda</b> arzımız <b>yüzde 150</b> oranında arttı. Üretimle birlikte iç tüketimimizde de artış yaşandı. Ancak iç tüketimimiz, örneğin Yunanistan seviyesinde olsaydı, mevcut üretimimiz ihracata dahi yetmeyebilirdi. Bu nedenle hem iç tüketimi artırmak hem de <b>katma değerli</b> ihracata odaklanmak büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Sektörün hedeflerine de değinen Balsarı, “Amacımız, yerli ve <b>milli</b> markalarımızın dünya pazarlarında daha güçlü şekilde yer alması. Bu noktada sevindirici gelişmeler de var. Son <b>2,5 yılda</b> Türkiye’den <b>140</b> ülkeye ambalajlı zeytinyağı ihracatı gerçekleştirildi. Bu ihracat, <b>343</b> firma tarafından yapıldı. Uygun koşullar sağlandığında Türk ihracatçısının ürünlerini farklı kanallar aracılığıyla dünya pazarlarına sunabildiğini görüyoruz” diye konuştu.</p>

<h3>“Girdiler pahalı, ürün çiftçide ucuz, tüketicide ise pahalı”</h3>

<p><b>Günay Baysal</b> ise “Topraktan markaya” sürecinde ticaret odaları ve sivil toplum kuruluşlarının rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, “Tarım, önemi tartışılmaz bir sektör. Ancak ülkemizde hala ciddi sorunlar var. Girdiler pahalı, ürün çiftçide ucuz, tüketicide ise pahalı. Çiftçi yeterince kazanamamaktan, tüketici yüksek fiyatlardan, sanayici işlemek için, ihracatçı ise dünya pazarına sunacak <b>kaliteli</b> ürün bulamamaktan şikayet ediyor” dedi.</p>

<p><b>Ege Bölgesi’nin</b> tarımsal potansiyeline dikkat çeken Baysal, “<b>Ege</b> Bölgesi; zeytin, incir, üzüm, pamuk ve sebzeleriyle yalnızca <b>İzmir’in</b> değil, Türkiye’nin en önemli tarım havzalarından biri. Bu potansiyeli doğru değerlendirerek değer yaratmamız gerekiyor. Bugün dünyada ne kadar ürettiğiniz değil, ürettiğinize ne kadar anlam ve değer kattığınız ölçülüyor. Ürünlerin bir <b>hikayesi</b> olmalı ve bu hikayeyle dünya pazarlarına açılmalı. Bir zeytin artık sadece zeytin değil; <b>coğrafi</b> işareti, sürdürülebilir üretim yöntemleri, ambalajı ve markasıyla <b>katma değerli</b> bir ürüne dönüşüyor” diyerek Türkiye’nin bu dönüşümü gerçekleştirebilecek potansiyele sahip olduğunu belirtti.</p>

<h3>110 yıllık markanın dönüşümünü anlattı</h3>

<p><b>Cengiz Dikmen</b> de konuşmasında <b>Tariş’in</b> markalaşma yolculuğunu örnek göstererek, özellikle son <b>25 yılda</b> hayata geçirilen dönüşüm sürecini paylaştı. Tariş Zeytinyağı’nın <b>110 yıllık</b> köklü geçmişi olduğunun altını çizen Dikmen, “Ben özellikle son 25 yılda <b>markalaşma</b> adına attığımız adımları vurgulamak isterim. Bu süreçte üretimden pazarlamaya kadar pek çok alanda önemli değişimler gerçekleştirdik. Öncelikle <b>kalite</b> standardizasyonunu sağladık. Modern tesis yatırımlarıyla üretim altyapımızı güçlendirdik, ürün kalitesinde sürekliliği yakaladık. Ardından ambalaj ve ürün çeşitliliğine odaklanarak tüketici beklentilerine uygun, <b>katma değerli</b> ürünler geliştirdik” dedi.</p>

<p>Markalaşma sürecinde kurumsal kimlik ve iletişim çalışmalarına da önem verdiklerini belirten Dikmen, “<b>Tariş</b> markasını sadece bir üretici kimliğinden çıkarıp, tüketiciyle <b>güven</b> bağı kuran bir marka haline getirmeye çalıştık. Yurt içi pazarda bilinirliğimizi artırırken, yurt dışında da <b>markalı</b> ihracata yöneldik. Üreticiden gelen gücü doğru şekilde organize ederek hem kaliteyi hem de <b>sürdürülebilirliği</b> sağladık” diye konuştu.</p>

<h3>Gıdada kalite ve katma değer konuşuldu</h3>

<p>Olivtech kapsamında düzenlenen etkinliklerin ikinci panelinde, “Gıdada Kalite ve Katma Değer: Proses, Teknoloji ve Biyoaktif Bileşenler” başlığı ele alındı. Panelin moderatörlüğünü yapan Dokuz Eylül Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. <b>Turgay Bucak</b>, gıdada kalitenin artık yalnızca üretimle sınırlı bir kavram olmadığını belirterek, “Bugün kaliteyi konuşurken sadece ürünü değil, aynı zamanda onun hikayesini, üretim sürecini ve bilimsel altyapısını da konuşuyoruz. <b>Zeytinyağı</b> gibi stratejik bir üründe katma değer yaratmanın yolu, geleneksel bilgi ile <b>teknolojiyi</b> bir araya getirmekten geçiyor” dedi.</p>

<h3>“Kalite daha dalında başlar”</h3>

<p>Zeytinyağı Akademisi Başkanı Dr. <b>Abidin Tatlı</b> ise zeytinin dalından üretim sürecine ilişkin teknik değerlendirmelerde bulundu. Tatlı, “Zeytinyağında <b>kalite</b>, daha zeytin dalındayken başlar. Hasat zamanı, taşıma koşulları, sıkım süresi ve <b>üretim</b> teknolojisi doğrudan ürünün kalitesini belirler. Zeytinyağının aroması, meyvemsiliği ve kusursuzluğu, ancak <b>duyusal</b> analizle ortaya konulabilir. Bu da ürünün ulusal ve uluslararası standartlara uygunluğunu belirleyen en önemli aşamalardan biridir” diye konuştu.</p>

<h3>İleri teknoloji</h3>

<p>Panelin diğer konuşmacısı <b>Can Kayacılar</b> da “Süperkritik karbondioksit ile zeytinyağı ve zeytin yan ürünlerinden polifenol zenginleştirme: bilimden sağlık değerine” başlıklı sunumunda ileri <b>teknoloji</b> uygulamalarına dikkat çekti. Kayacılar, “<b>Süperkritik</b> karbondioksit teknolojisi sayesinde zeytin ve yan ürünlerinden yüksek katma değerli <b>biyoaktif</b> bileşenler elde etmek mümkün. Bu yöntem hem sağlık alanında yeni kullanım alanları yaratıyor hem de sektör için ekonomik değer üretiyor” dedi.</p>

<h3>Genç girişimciler yenilikçi üretim modellerini paylaştı</h3>

<p>Olivtech kapsamında düzenlenen etkinliklerin üçüncü panelinde, “Geleceği Üreten Genç Girişimciler” başlığı ele alındı. Moderatörlüğünü <b>The7</b> Kurucusu <b>Çise Ulus’un</b> üstlendiği panelde, tarım ve gıda sektöründe genç <b>girişimciliğin</b> yükselen rolü, yenilikçi üretim modelleri ve <b>sürdürülebilirlik</b> odaklı yaklaşımlar değerlendirildi. Panelde <b>Von Urla</b> kurucusu <b>Gökçe Erkuşöz</b>, çiftçi <b>Umut Ayberk</b> ve <b>Sutchu</b> markasının kurucusu <b>Yasemin Sezgin</b> yer aldı. Katılımcılar, kendi girişimcilik deneyimlerinden yola çıkarak tarım, üretim ve gıda alanında değer yaratan yeni iş modellerine ilişkin görüşlerini paylaştı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.mahalligundem.com/haberler/2026/05/ali-ekber-yildirim-yapisal-sorunlar-cozulmeden-markalasma-zor.jpg</image>
                                <category>Tarım Gündemi</category>
                <author>Mahalli Gündem</author>
                <link>https://www.mahalligundem.com/ali-ekber-yildirim-yapisal-sorunlar-cozulmeden-markalasma-zor/70104</link>
                <pubDate>Fri, 01 May 2026 11:57:11 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Sencer Solakoğlu: Çok çalışıyoruz ama para kazanamıyoruz</title>
                                    <description>İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen Olivtech - 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı, 100&#039;ün üzerinde katılımcı ve 5 ülkeden sektör temsilcileriyle kapılarını Fuar İzmir&#039;de açtı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2><b>Zeytin</b> sektörünün büyük buluşması <b>İzmir'de</b> başladı</h2>

<h3>Tugay: <b>Türkiye</b> kendi çocuklarıyla <b>şifa</b> bulacak</h3>

<p><b>İzmir Büyükşehir Belediyesi</b> ev sahipliğinde, <b>İZFAŞ</b> tarafından düzenlenen <b>Olivtech</b> - 12. <b>Zeytin</b>, <b>Zeytinyağı</b>, <b>Süt Ürünleri</b>, <b>Şarap</b> ve <b>Teknolojileri</b> Fuarı, <b>Fuar İzmir'de</b> kapılarını açtı. Üretimden sofraya uzanan dev buluşmanın önemine vurgu yapan <b>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı</b> Dr. <b>Cemil Tugay</b>, “Geleceğin <b>tarımını</b>, ülkesini birlikte kuracağız. Bunlar asla boş sözler değil. Bu ülkenin evlatları bu ülkenin kurtuluşunu sağlayacaklar. <b>Türkiye</b> kendi çocuklarıyla <b>şifa</b> bulacak” şeklinde konuştu.</p>

<p><b>İzmir Büyükşehir Belediyesi</b> ev sahipliğinde, <b>İZFAŞ</b> tarafından düzenlenen <b>Olivtech</b> - 12. <b>Zeytin</b>, <b>Zeytinyağı</b>, <b>Süt Ürünleri</b>, <b>Şarap</b> ve <b>Teknolojileri</b> Fuarı, <b>100'ün</b> üzerinde katılımcı ve <b>5</b> ülkeden <b>sektör</b> temsilcileriyle kapılarını <b>Fuar İzmir'de</b> açtı. <b>2 Mayıs'a</b> kadar birçok etkinlikle devam edecek <b>Olivtech'in</b> <b>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı</b> Dr. <b>Cemil Tugay’ın</b> ev sahipliğindeki açılışına; <b>CHP</b> <b>Tarım</b> ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı <b>Sencer Solakoğlu</b>, <b>Zafer Partisi</b> İzmir İl Başkanı <b>Sinan Bezircilioğlu</b>, <b>İzmir Ticaret Odası</b> Meclis Başkanı <b>Selami Özpoyraz</b>, <b>İzmir Ticaret Borsası</b> (İTB) Meclis Başkanı <b>Ömer Gökhan Tuncer</b>, <b>EBSO</b> Yönetim Kurulu Üyesi <b>İdil Yiğitbaşı</b>, <b>EBSO</b> Meclis Başkan Yardımcısı <b>İzzet Şanlı</b>, <b>İzmir Büyükşehir Belediyesi</b> bürokratları, akademisyenler, <b>sektör profesyonelleri</b> katıldı.</p>

<h3>Tugay: <b>Değerini</b> bulmasını sağlamamız gerekiyor</h3>

<p>Dünyanın en güzel <b>zeytinyağının</b> bu topraklarda üretildiğini söyleyen <b>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı</b> Dr. <b>Cemil Tugay</b>, “İnsanların ilk yerleşik düzene geçtiği, <b>tarım</b> yapmaya başladığı toprakların mirasçılarıyız. Sahip olduğumuz bu değeri anlamak, bilmek, hakkını vererek bunu işlemek, emeğe, ürüne, <b>markaya</b> dönüştürmek ve <b>değerini</b> bulmasını sağlamak gerekiyor. <b>Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün</b> bir anlamda İzmir'e görev olarak verdiği <b>fuarlar</b> şehri kimliğini düşününce, böyle bir fuara ev sahipliği yapmak da en çok şehrimize yakışırdı. Görevimizi yapmış olmanın huzurunu yaşıyoruz” dedi.</p>

<h3>“<b>Zeytinyağı</b> üretimi açısından <b>öncüyüz</b> diyebiliriz”</h3>

<p><b>Fuarların</b> zorlu şartlarda gerçekleştiğini söyleyen <b>Tugay</b>, başarılı bir katılım olduğunu ifade etti. Çok katmanlı ve paydaşlı bir <b>fuar</b> düzenlendiğini kaydeden <b>Tugay</b>, <b>markalaşmaya</b>, teknolojiye, <b>pazarlamaya</b> vurgu yaparak, “<b>Türkiye’de</b> <b>200 milyondan</b> fazla <b>zeytin</b> ağacımız, <b>3 milyon 750 bin</b> ton <b>zeytin</b> üretimimiz var. Yılda ortalama <b>300 bin</b> ton <b>zeytinyağı</b>, <b>700 bin</b> tonun üzerinde <b>sofralık zeytin</b> üretiyoruz. <b>400 bin</b> ailemiz geçimini doğrudan <b>zeytinden</b> sağlıyor. <b>Dünya sıralamasına</b> baktığımızda, <b>sofralık zeytinde</b> üretim ve <b>ihracatta</b> ilk üçteyiz. <b>İspanya</b> ve <b>Mısır</b> ile rekabet halindeyiz. <b>Zeytinyağında</b> aynı şekilde hem üretimde hem <b>ihracatta</b> ilk beş içindeyiz. <b>120</b> ülkeye <b>zeytinyağı</b>, <b>130</b> ülkeye <b>sofralık zeytin</b> ihraç ediyoruz. <b>Zeytin</b> sektörünün dünyadaki ana aktörlerinden birisidir <b>Türkiye</b>. Bu bilinçle hem gurur duymalı hem de bu sorumluluğun ağırlığını hissetmeliyiz diye düşünüyorum. <b>İzmir</b>, bu sorumluluğun altından kalkmak için çok çalışan, çaba gösteren şehirlerimizden biridir. <b>Yağlık zeytin</b> üretiminde <b>Türkiye'nin</b> birinci kenti. <b>Türkiye</b> genelindeki zeytin üretiminin yaklaşık <b>yüzde 14’ünü</b>, <b>yağlık zeytin</b> üretiminin yaklaşık <b>yüzde 18’ini</b> tek başımıza karşılıyoruz. <b>20 milyonun</b> üzerinde zeytin ağacı, yaklaşık <b>520 bin</b> ton toplam <b>zeytin</b> üretimimiz var. <b>Zeytinyağı</b> üretimi açısından <b>öncüyüz</b> diyebiliriz” dedi.</p>

<h3><b>Tarım</b> kenti kimliğine dikkat çekti</h3>

<p><b>İzmir'in</b> bir <b>liman</b> kenti olduğunu hatırlatan <b>Tugay</b>, “Liman kenti olmasının sebebi aslında çok önemli <b>tarım</b> havzasının dışa açılan penceresi olması. Bu yüzden asırlardır üretimiyle ticaretiyle, <b>tarımsal</b> üretimiyle birçok alanda zirveye oynamış bir kenttir. Elimizdekinin kıymetini bilirsek kazanırız, bu kıymetin gerektirdiği sorumluluğu yerine getirirsek hakkını vermiş oluruz. Bizler <b>İzmir Büyükşehir Belediyesi</b> ailesi olarak şehrimizin, <b>Türkiye'nin</b>, belki dünyanın en önemli <b>tarım</b> şehirlerinden, bölgemizin de en önemli <b>tarım</b> bölgelerinden olduğu bilinciyle hareket ediyoruz” diye konuştu.</p>

<p><b>İzmir'in</b> önemli adımlar attığını söyleyen <b>Tugay</b>, “Pek çok konseyimiz var <b>İzmir'de</b>. <b>İzmir'de</b> bizim yürüdüğümüz yol kadar etkili, hızlı yol yürüyen başka bir şehir yok. <b>İzmir</b>, katılımcı yerel yönetim anlamında dünyada fark yaratmakta olan şehir pozisyonundadır” dedi. <b>Tugay</b>, <b>Türkiye'nin</b> içinde bulunduğu sıkıntılardan çıkmasının birlik beraberlikten geçtiğini de söyledi.</p>

<h3>“Bunlar boş sözler değil”</h3>

<p><b>Zeytin Konseyi'ne</b> sahip olduklarını, herkesin destek olabileceğini söyleyen <b>Tugay</b>, <b>markalaşmanın</b> da irdelenmesi gerektiğini söyledi. <b>Tugay</b>, “Ürettiğimiz ürünleri başka ülkelere <b>markasız</b> olarak toplu ihraç ediyoruz. Onlar <b>marka</b> haline getiriyor. Kendi ürünleri olarak satıyor. Bizim <b>1 liraya</b> sattığımız şeyi onlar <b>5-10 liraya</b> satıyor” dedi. Geçen yıl <b>kooperatiflere</b> <b>694 milyon</b> lira destek verdiklerini söyleyen <b>Tugay</b>, “Geleceğin <b>tarımını</b>, ülkesini birlikte kuracağız. Bunlar asla boş sözler değil. Ben bu ülkenin bir evladı olarak bu görevin başındayım. İnsanlarımız istediği sürece bu görevi yapmaya devam edeceğim. Benim olmadığım zamanlar bu ülkenin başka evlatları burada olacaklar. Bu ülkenin evlatları bu ülkenin kurtuluşunu sağlayacaklar. <b>Türkiye</b> kendi çocuklarıyla <b>şifa</b> bulacak” şeklinde konuştu.</p>

<h3>Solakoğlu: Çok çalışıyoruz ama para kazanamıyoruz</h3>

<p><b>CHP</b> <b>Tarım</b> ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı <b>Sencer Solakoğlu</b>, “<b>Türkiye’de</b> zenginliği yerin altında aramayın: En büyük zenginliğimiz <b>yeşil altın</b> <b>zeytin</b>” başlığıyla bir konuşma gerçekleştirdi. <b>Türkiye'de</b> üretilen ancak <b>markalaşamayan</b> ürünlere vurgu yapan <b>Solakoğlu</b>, “Çok çalışıyoruz ama para kazanamıyoruz. Çok çalışıp para kazanmamamızın da en büyük sebebi, biz hiçbir zaman desteklenmiyoruz. <b>Zeytinyağımızı</b>, peynirimizi <b>markalaştıramamışız</b>, hep fasonculuğa kaçmışız. Standardın olmadığı yerde <b>markalaşmanın</b> olması mümkün değil. Bu konuda hiçbir destek yapılmıyor” diye konuştu. <b>Solakoğlu</b>, <b>Türk mutfağının</b> dünyada tanıtılması gerektiğini söyledi.</p>

<h3>Öğrencilerin yaptığı yemekleri tattı</h3>

<p>Açılışın ardından <b>Başkan Tugay</b>, Etkinlik Programı İçerik Çalışma Komitesi'ne destekleri için plaket takdim etti. Başkan Dr. <b>Cemil Tugay</b>, stantları ziyaret etti, katılımcılar, firmalar temsilcileri ve üreticilerle sohbet etti. <b>Dokuz Eylül Üniversitesi</b> ve <b>İzmir Katip Çelebi Üniversitesi</b> öğrencilerinin hazırladığı yemekleri de tadan <b>Tugay</b>, öğrencilerle sohbet ederek destek olmak istediklerini kaydetti.</p>

<h3><b>100'ün</b> üzerinde katılımcı</h3>

<p><b>Olivtech</b> Fuarı, <b>sektördeki</b> yenilikleri ve teknolojik gelişmeleri sergilemek, <b>sektör profesyonellerini</b> bir araya getirerek iş birliği olanakları yaratmak amacıyla düzenlenirken, üretimden işleme ve tüketime uzanan geniş bir yelpazede faaliyet gösteren paydaşları aynı çatı altında buluşturmayı hedefleyerek düzenleniyor. <b>100'ün</b> üzerinde katılımcının yer aldığı fuarda, <b>Türkiye’nin</b> <b>19</b> farklı şehrinin yanı sıra <b>Almanya</b>, <b>Fransa</b>, <b>İsveç</b>, <b>Kanada</b> ve <b>Libya’dan</b> katılımcılar da bulunuyor. <b>Zeytin</b> ve <b>zeytinyağı</b> başta olmak üzere <b>süt ürünleri</b>, <b>şarap</b> ve <b>tarım</b> teknolojilerine odaklanan fuar, katılımcılara güncel <b>trendleri</b> takip etme, yeni iş bağlantıları kurma ve sektörel gelişmelere dair kapsamlı bir perspektif kazanma imkanı sunuyor. Fuarı ülkemizin yanı sıra <b>Balkanlar</b>, <b>Avrupa</b>, <b>Orta Doğu</b> ve <b>Kuzey Afrika</b> başta olmak üzere farklı coğrafyalardan <b>sektör profesyonellerinin</b> ziyaret etmesi bekleniyor.</p>

<h3>Zengin içerik</h3>

<p>Fuar zengin <b>etkinlik</b> programıyla da dikkat çekiyor. Söyleşiler, mutfak atölyeleri, <b>tadım</b> etkinlikleri, lansmanlar, deneyim alanları ve sergi ile zenginleşen program kapsamında üretimden tüketime uzanan süreç farklı başlıklar altında ele alınacak. <b>Tarımda</b> dönüşüm, gıdada kalite, üretim süreçleri, <b>markalaşma</b>, sürdürülebilirlik, değer zinciri, tüketim alışkanlıkları ve <b>gastronomi</b> gibi konuların değerlendirileceği etkinlikler, sektörün güncel dinamiklerine ışık tutacak.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.mahalligundem.com/haberler/2026/05/sencer-solakoglu-cok-calisiyoruz-ama-para-kazanamiyoruz.jpg</image>
                                <category>Tarım Gündemi</category>
                <author>Mahalli Gündem</author>
                <link>https://www.mahalligundem.com/sencer-solakoglu-cok-calisiyoruz-ama-para-kazanamiyoruz/70102</link>
                <pubDate>Fri, 01 May 2026 11:01:48 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Dünya sofralarını Türk kirazı süsleyecek: 2026 ihracatında rekor beklentisi</title>
                                    <description>Kiraz üretiminde dünya lideri olan Türkiye, Kuzey Yarım Küre’nin ilk kiraz hasadını Manisa’nın Şehzadeler ilçesi Sancaklıbozköy Mahallesi’nde gerçekleştirdi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<h2>Kiraz ihracatçıları 200 milyon dolar ihracat hedefiyle sezona girdi</h2>

<h3>Geçen sene hasret kaldığımız kiraz bu sene sofraların baş tacı olacak</h3>

<p>Baharın ve yeniden doğuşun sembolü kabul edilen <strong>kirazda hasat coşkusu</strong> yaşanıyor. Geçen sezon yaşanan iklim krizi nedeniyle <strong>kiraza hasret kalan vatandaşların</strong> bu sene kiraz hasreti sona erecek. <strong>Kiraz ihracatçıları</strong> yeni sezona girerken <strong>200 milyon dolar ihracat hedefi</strong> koydu.</p>

<p><strong>Kiraz üretiminde dünya lideri</strong> olan <strong>Türkiye</strong>, Kuzey Yarım Küre’nin ilk <strong>kiraz hasadını</strong> Manisa’nın Şehzadeler ilçesi Sancaklıbozköy Mahallesi’nde gerçekleştirdi. Üretici Mahmut Bozkurt ve Yavuz Tun'un bahçesinden hasat edilen kirazlar, açık artırmayla 6 bin TL’ye alıcı buldu.</p>

<h2>Kirazda Türkiye’nin en batısından en doğusuna bin 850 km’lik bir hasat yolculuğu yaşanıyor</h2>

<p>Nisan ortasında Manisa'nın Şehzadeler ve İzmir'in Kemalpaşa ilçesinde başlayan <strong>kiraz hasadı</strong>, Denizli, Afyon Sultandağı, Isparta, Konya Hadim, Niğde Darboğaz, Gaziantep, Mardin rotasını takip ederek Temmuz ayında Doğu Anadolu Bölgesi'nin Çukurova'sı niteliğindeki Iğdır'da 1850 kilometrelik bir yolculuk sonunda noktalanıyor.</p>

<p>C vitamini, potasyum ve antioksidanlar açısından zengin olan kiraz, önümüzdeki günlerde sofraların baştacı olmaya hazırlanıyor.</p>

<h3>Kiraz hasreti bu sene bitecek</h3>

<p>Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, geçtiğimiz sezon yaşanan zirai don olayları sebebiyle <strong>kiraz üretiminde</strong> yüzde 90’lara varan kayıplar yaşandığını, geçen sene hem vatandaşların kiraza hasret kaldıklarını hem de <strong>ihracatta</strong> büyük düşüş yaşandığını bu sene <strong>kiraz hasretinin</strong> biteceğini söyledi.</p>

<p><strong>Türkiye’nin</strong> 2023 yılında 83 bin tonluk <strong>kiraz ihracatıyla</strong> tarihi bir başarıya imza attığı bilgisini veren Uçak, “<strong>Kiraz ihracatımız</strong> 2024 yılında 67 bin ton olarak gerçekleşmişti. 2025 yılında iklimsel değişiklikler sebebiyle büyük bir kayba uğramıştı. 2025 yılında <strong>kiraz ihracatımız</strong> miktar bazında 6 bin tonda kalırken, döviz getirisi 48 milyon dolar olmuştu. 2026 yılında çiçeklenme döneminin de olumlu geçmesiyle birlikte <strong>kiraz ihracatında</strong> 60 bin tonu aşarak <strong>200 milyon dolar</strong> dövizi ülkemize kazandırmak istiyoruz. Kiraz sezonunda üreticimiz, ihracatçımız, lojistikçimiz, ambalajcımız kazanacak. Sektörün tüm taraflarına bereketli bir sezon diliyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>Ege Bölgesi’nde 250 bin ton kiraz üretiliyor</h3>

<p>Kiraz üreticilerine bereketli bir sezon dileyen Başkan Uçak; “Kirazda üretimde <strong>dünya lideri</strong> olmamız yanında, <strong>ihracatta</strong> ilk dört ülke arasındayız. <strong>Ege Bölgesi’nde</strong>; İzmir, Manisa, Afyon, Denizli ve Aydın illerinde yıllık 240-250 bin ton kiraz üretiyoruz. <strong>Türkiye’nin kiraz üretiminin</strong> yüzde 30’unu, <strong>Ege Bölgesi</strong> gerçekleştiriyor. İzmir, <strong>Ege Bölgesi’nin kiraz üretiminin</strong> yüzde 40’ını yaparken, Manisa yüzde 20, Afyon yüzde 18 pay alıyor. Üretimin en yoğun olarak yapıldığı ilçeler İzmir’de Kemalpaşa, Manisa’da Şehzadeler, Afyonkarahisar’da ise Sultandağı. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği üyelerimiz <strong>Türkiye’nin kiraz ihracatının</strong> yüzde 25’ini temsil ediyor. 2024 yılında <strong>Ege Bölgesi’nden</strong> 55 milyon dolarlık <strong>kiraz ihracatına</strong> imza atmıştık. 2026 yılında hedefimiz 55 milyon doların üzerine çıkmak olacak” diyerek sözlerini noktaladı.</p>

<h3>Almanya, Rusya ve İtalya ihracatta zirvede</h3>

<p><strong>Türkiye</strong>, 2023 yılında 83 bin ton kiraz ihraç ederken, <strong>kiraz ihracatından</strong> 214 milyon dolar döviz elde etmişti. Almanya, 95 milyon dolarlık tutarla <strong>Türk kirazını</strong> en çok talep eden ülke olmuştu. Rusya Federasyonu, <strong>Türkiye’den</strong> 44 milyon dolarlık kiraz ithal ederken, Avusturya 14,3 milyon dolarle üçüncü sıraya adını yazdırmıştı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.mahalligundem.com/haberler/2026/04/dunya-sofralarini-turk-kirazi-susleyecek-2026-ihracatinda-rekor-beklentisi.jpg</image>
                                <category>Tarım Gündemi</category>
                <author>Mahalli Gündem</author>
                <link>https://www.mahalligundem.com/dunya-sofralarini-turk-kirazi-susleyecek-2026-ihracatinda-rekor-beklentisi/70039</link>
                <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 14:46:45 +0300</pubDate>
            </item>
            </channel>
</rss>
