Sanal şiddet oyunları zararlı mı?

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi'nden Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Işıl Göğcegöz, sanal şiddet oyunlarının çocuk ve gençler üzerinde pek çok etkiye yol açtığını bunların başında da sanal zorbalığın bulunduğunu söyledi.

Sanal dünyada yaşanan şiddet, en fazla gençleri ve çocukları tehdit ediyor. 6-12. sınıf okuyan bireylerin neredeyse yarıya yakınının en az bir kez siber zorbalığa maruz kaldıklarına dikkat çeken uzmanlar, bu durumun üzüntü, korku, öfke, kaygı, akademik başarıda düşme şeklindeki sonuçlarına dikkat çekiyor.

İstanbul’da liseli R.A. ile Yunus Emre Şahin, internet kafede bilgisayar oyunu Wolfteam nedeniyle tartıştı. Sosyal medyada küfürleşen iki genç buluştu. Yunus Emre’nin yumruk attığı R.A. cebindeki bıçağı arkadaşının boğazına sapladı. Şahin, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Gazete Habertürk'ten Müslim Sarıyar'ın haberine göre 16 yaşındaki R.A. polis tarafından gözaltına alındı. Wolfteam adlı oyun, son teknolojiyi kullanan insanlarla kurt adamları karşı karşıya getiriyor. Şiddet dozu hayli yüksek olan oyunda inanılmaz bir silah gücüne sahip.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi’nden Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Işıl Göğcegöz, sanal şiddet oyunlarının çocuk ve gençler üzerinde pek çok etkiye yol açtığını bunların başında da sanal zorbalığın bulunduğunu söyledi.

Ergenlerin neredeyse yarısı şiddete uğramış

Elektronik iletişim zorbalığına gün geçtikçe daha çok kişinin maruz kaldığını belirten Göğcegöz, “Ortamda kasıtlı olarak aşağılama, iftira, dedikodu, taciz, tehdit, utandırma ve dışlama gibi rahatsızlık verici eylemler ile bir birey veya grubun psikolojik olarak zarar görmesi elektronik iletişim zorbalığına örnek verilebilir. Sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasıyla siber zorbalığa maruz kalan kişi sayısı giderek artmaktadır. Son yıllarda yapılan araştırmalar, 6-12. sınıf okuyan bireylerin %20 - 40 oranında en az bir kez siber zorbalığa maruz kaldığını göstermektedir. Bu bireylerde üzüntü, korku, öfke, kaygı, kendini suçlama, utanç gibi duygular gelişmektedir. Ayrıca siber zorbalık mağduru çocuk ve gençlerde akademik başarıda düşme, okuldan kaçma veya okulu bırakma gibi sonuçlar doğabilmektedir. Bu bireylerde uyku bozuklukları, depresif bozukluk, anksiyete bozukluğu gibi psikiyatrik bozukluklar görülebilmektedir” uyarısında bulundu.

Mağdur çocuk sayısı artıyor

Tüm dünyada akıllı telefon ve internet kullanım yaşının düşmesi nedeniyle siber zorbalığa uğrayan çocuk sayısının arttığının altını çizen Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Işıl Göğcegöz, “Yapılan araştırmalarda; Avrupa’da 12-15 yaş arası bireylerin %75’inin cep telefonu bulunmaktadır. Türkiye’de de bu oranlar benzerdir. Bunun sonucunda bu yaş grubunda siber zorbalık mağduru çocuk sayısı artmaktadır. Siber zorbalık mağduru çocuklarda yoğun stres, öfke, içe kapanma, sosyal geri çekilme gibi birçok olumsuz etkiler hatta uyku bozukluğu, depresif bozukluk gibi psikiyatrik bozukluklar görülebilmektedir” şeklinde konuştu.

Siber zorbalık yetişkinler arasında da var

Siber zorbalığın çocuklar ve gençlerin dışında yetişkin bireyleri de olumsuz etkilediğini vurgulayan Doç. Dr. Işıl Göğcegöz, “Öfke dolu kırıcı mesajlarla alay etme, sataşma, tehdit etme gibi davranışlar; online kavga, zarar verme, iftira, başkasının bilgilerini internet ortamında izinsiz kullanma, dışlama, siber tehdit, siber taciz, sahte hesaplarla özel bilgileri ele geçirme gibi durumlarla da sıkça karşı karşıya kalınıyor. Siber zorbalar genellikle kişisel veya fiziksel özellikleri hedef alıyor. Yetişkinler; siyasi görüşleri, fiziksel görünüşleri, ırk veya etnik kökenleri nedeniyle çevrim içi tacizin hedefi olabiliyor. Ayrıca fiziksel tehdit, cinsel taciz veya takip gibi şiddetli çevrim içi taciz biçimlerine maruz kalabiliyorlar” diye konuştu.

Çocuklar kendini korumayı öğrenmeli

Bu tehlikeler ile karşı karşıya kalmamak için bazı önlemlerin alınması gerektiğini belirten Göğcegöz, önerilerini şöyle sıraladı:

“Aileler, öğretmenler ve okul ile iş birliği halinde olmalıdır. Aileleri güvenli internet ile ilgili altyapı önlemleri hakkında bilgilendirmek önemlidir. Çocuğun bireysel sınırlarını ihlal etmeden, sanal ortamdaki paylaşımlarını gözlemlemeye çalışılmalı ve sağlıklı bir iletişim kurulmalıdır. Çocukların farkındalıklarını artırmak ve sanal ortamda özel bilgilerin paylaşılmaması, profilin herkese açık tutulmaması, provoke edici içeriklerin paylaşılmaması gibi noktalarda bilgilendirmek önemlidir.”

Saldırılara karşılık verilmemeli, yetkili mercilere başvurulmalı

Siber zorbalığa maruz kalanlarda çeşitli davranış değişiklikleri, içe kapanma, gerginlik, özellikle internet kullanımı sonrası hüzün ya da öfke gibi duygusal değişimlere karşı uyanık olunması gerektiğini de ifade eden Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Işıl Göğcegöz, “Siber zorbalığın gerçekleşmesi halinde saldırılara karşılık verilmemesi, zorbalık örneklerinin ve kanıtlarının saklanarak, gerekirse yetkili mercilere bildirilmesi önem taşımaktadır. Ayrıca sosyal medya kullanıcılarının hesaplarını gizlilik ve güvenlik ayarlarını tanımadıkları kişilerin onları takip edemeyeceği ve profil ayrıntılarını göremeyeceği şekilde ayarlamaları ve özel mesaj gönderen kişilerin kimliğinden emin olmadan önemli bilgilerini paylaşmamaları önemlidir. Siber zorbalığa maruz kalan bireylerin profesyonel yardıma gereksinim duyabileceği unutulmamalı ve yönlendirme yapılmalıdır” dedi.

Üsküdar Üniversitesi psikiyatri uzmanı doç. dr. işıl göğcegöz