'Kim korkar çatlaktan!'

Vücutta oluşan çatlakların eski veya yeni olmasının önemli olmadığını belirten estetisyen Şafak Sol, doğru lazer tedavisi ile kadınların bu sorunlarından kolaylıkla kurtulabileceğini söyledi

Neredeyse her üç kadından birinde görülen deri çatlakları, genellikle sık kilo alıp verme dönemleri ve hamilelik sırasında ortaya çıkıyor. Cilt çatlakları daha çok karın, göğüs, uyluk ve üst kol bölgelerinde görülebiliyor.

Deri katmanlarının yırtılması anlamına gelen çatlakların kadınları estetik anlamda üzdüğünü belirten Epidermis Polikliniği Dermatoloji Kliniği kurucusu Şafak Sol,
doğum harici çatlakların toplumun yarısı, hatta yüzde 60’ında görülebildiğinin altı çizdi.

‘GEÇMEYECEK ÇATLAK YOK’
Basında yer alan yöntemlerin büyük oranda çözüme kavuşturmadığını belirten estetisyen Şafak sol, on yıldan uzun süreli çatlakların da tedavisinin mümkün olduğunu söyledi. Sol şöyle konuştu; “Çatlak tedavisi doğru anlatılmıyor. Örneğin; sedef renginde olan çatlakların geçmediği ya da başarı oranının az olduğu yönünde bilgilendiriliyorlar. Doğal olarak buna inanıyor ve hayal kırıklığına uğruyorlar. Hayır, bu doğru değil… Çatlağın yeni ve eski olmasının önemi yok. On yıldan daha eski çatlaklar bile tamamen iyileşebiliyor. Ameliyat izlerinin yanı sıra çatlak sahibi olan hastalarımız var. Bir kadının bütün bedeninin yırtık (çatlak) olduğunu düşünelim. Bunu tamamen ortadan kaldırabiliyoruz. Hatta sedef renginde olan çatlaklar bile yok oluyor. Çatlak sorunundan kurtulan kadın bikiniyi giydiğinde fark edilmeyecek şekilde izleri yok edebiliyoruz. Kimse çatlaklarından korkmasın” diye konuştu.

MÜJDE VERDİ
Karşıyaka Bostanlı’daki kliniğinde hizmet veren Şafak Sol, çatlaklardan kurtulmanın lazer tedavisiyle mümkün olduğunu söyledi. Sol, “Bunlar için lazer tedavisi lazım. Oldukça etkili ve dokuyu iyileştiren bir uygulama. Kullandığımız lazer, deride hasar oluşturmuyor ve yazın güneş ışığından zarar görmediği gibi soyulma da olmuyor. Sadece uygulamadan sonra işlem yapılan bölgeye üç gün su değmemesi gerekiyor. Öte yandan lazer ışığı belirli bir noktaya yapılmalı, yayılmamalı. Lazer, belirli, doğrusal ve bağdaşık bir enerji formudur. Kullandığımız lazer ışığında tüm elektromanyetik dalgalar aynı uzunlukta ve renktedir. Hücre, normal yaşlanma sürecinde belirli bir enerji kaybeder. Oysa lazeri uyguladığımızda hücre kaybettiği enerjiyi geri kazanır ve yeniden normal faaliyetine başlar” diye konuştu. 

Şafak sol epidermis polikliniği dermatoloji kliniğ