HPV'nin etkili silahı: Rahim ağzı kanseri aşısı

Rahim ağzı kanseri, kadınlar arasında en sık görülen 2. kanser türü olarak karşımıza çıkıyor. Her 100 kadından en az 2'si hayatının bir döneminde rahim ağzı kanserine yakalanabiliyor. Bu kansere ise yüksek oranda HPV (Human papilloma virüsü) neden oluyor. Rahim ağzı kanserine karşı en etkili koruyucu yöntem ise aşıdır

Batıgöz Sağlık Grubu’ndan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Cem Kınık, rahim ağzı kanserinin belirtileri ve tedavi yöntemleri ile ilgili bilgiler verdi…

Kadınlarda sık görülen kanser tiplerinden biri olan rahim ağzı (serviks) kanserinin en önemli belirtileri; genellikle ilişki sonrası vajinal kanama, kanlı veya kötü kokulu akıntı olarak karşımıza çıkıyor. Bu belirtilere sahip kişilerin geç kalmadan uzman bir hekime başvurarak ilgili kontrolleri yaptırması gerekiyor. Bu belirtilere rağmen kontrollerin yaptırılmaması sonucunda tedavi süreci daha da zorlaşıyor.

HPV (Human papilloma virüs) enfeksiyonu, rahim ağzı kanseri için en önemli risk faktörüdür. Bunun yanı sıra erken yaşta başlayan cinsel ilişki, A ve C vitamin eksikliği, birden fazla cinsel partnerin olması, sigara kullanımı ya da ailede bulunan rahim ağzı kanseri öyküsü yani genetik faktörler de bu hastalığın görülmesine sebep olabilir.

AŞI EN ETKİLİ KORUYUCU YÖNTEM

Batıgöz Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Cem Kınık, en büyük risk faktörü olan HPV için aşılama yönteminin çok önemli olduğunu belirtti ve “9-26 yaşlar arasında 3 doz olarak uygulanan aşıların rahim ağzı kanserine karşı en etkili koruyucu yöntem olduğu bilinmektedir. Bu nedenle özellikle ebeveynlerin çocuklarına bu aşıyı yaptırması, onların gelecekleri için en önemli sağlık yatırımı olacaktır” dedi.

SMEAR TESTİ İLE ERKEN TEŞHİS MÜMKÜN

Rahim ağzı kanseri aşısının koruyuculuğu kanıtlansa da, aşı olan kişilerin yine de rutin kontrollerini yaptırması gerekir. Smear testi ile rahim ağzında oluşan ve yıllar içerisinde kansere dönüşme riski olan lezyonları, erken dönemde tespit edebiliyor ve gerekli tedaviyle kansere dönüşmesini engelleyebiliyoruz.

İÇ ÇAMAŞIRINIZI MUTLAKA ÜTÜLEYİN

Her akıntı hekime başvurulmasını gerektirmez. Şeffaf ve kokusuz akıntı normal karşıladığımız bir akıntı türüdür. Ancak akıntı kokulu, koyu renkli ya da kıvamlı ise, bu bir enfeksiyon habercisi olabilir ve geç kalınmadan uzman hekime başvurulması gerekir. Bunun dışında çok sık vajinal duş yapılmamalı, kozmetik sabunlar kullanılmamalıdır. Ph değeri 3.5 ve 5.5 arasında olan sabunlar tercih edilmelidir. Ayrıca sentetik iç çamaşırları yerine pamuklu çamaşırlar tercih edilmeli ve bu çamaşırlar kullanılmadan önce kesinlikle ütülenmelidir.

TEDAVİSİ TAMAMLANAN KİŞİLER ÇOCUK SAHİBİ OLABİLİR

Rahim ağzı kanseri teşhisi konulmuş ve tedavisini tamamlayan kişilerin çocuk sahibi olabileceğini de belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Cem Kınık, ‘Bu kişiler hekimlerinin kontrolünde çocuk sahibi olabilir ancak doğumdan sonra yine hekimlerinin kararı ile rahimi alınabilir. Rahim ağzı kanseri, önlenebilir kanser türlerinden biridir. Öncelikle aşı ve sonrasında da rutin aralıklarla yapılan muayeneler ile sağlıklı bir yaşam sürmek mümkündür” dedi ve kadınları kontrollerini ihmal etmemeleri konusunda özellikle uyardı.

batıgöz sağlık grubu kadın hastalıkları doğum uzmanı op. dr. cem kınık rahim ağzı kanseri