Dünyagöz'de Zamanı Geriye Sarın

Yorucu şehir hayatı, her geçen gün omuzlarımıza binen sorumluluklar, yoğun iş temposu gibi etkenler yaşlanmanın etkilerini daha da artırarak belirginleştiriyor...

Yaşlanmanın en belirgin özellikleri ise yüz bölgemizde kendini gösteriyor. Zamanla cildin elastikiyetini ve canlılığını kaybetmesi; göz, alın ve dudak çevresinde ince çizgilerin oluşması ve zamanla daha da derinleşmesi gibi problemler olduğumuzdan daha yaşlı görünmemize sebep olurken, dış görünüşüne önem veren kişilerin psikolojisini de olumsuz etkileyebiliyor. Zamana yenik düşen ciltler ise medikal estetik uygulamalar ile Dünyagöz Etiler Estetik Birimi’nde yeniden hayat buluyor.

Günümüzde estetik uygulamalar ile yüzün kaybolan canlılığını tekrar kazandırmak mümkün olabiliyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte yaşlanma belirtileri özellikle göz çevresi ve yüzde belirginleşerek dikkat çekiyor. Zamana yenik düşen vücudun birçok noktasında kas ve deri dokusunda sarkmalar oluşabiliyor. Yaşlanma etkilerini azaltmaya yardımcı olan estetik uygulamaların gerçekleştirildiği Dünyagöz Estetik Birimi, botoks, dolgu, mezoterapi, PRP, somon DNA ve Hydrafacial ve H100 aşısı gibi medikal estetik uygulamalar ile hizmet veriyor.

Ameliyatsız estetik operasyonlarının en çok tercih edileni: Botoks

Göz ve yüz estetiğinde en çok tercih edilen uygulama olan botoks özellikle göz çevresi, alın ve kaş aralarındaki kırışıklıkların yok edilmesi, boyun çizgileri, burun ucu kaldırma gibi noktalarda yardımcı oluyor. Botoksun yanı sıra göz altı dolguları ve radyo frekans cilt sıkılaştırma tedavisi de yaygın olarak kullanılan uygulamalar arasında yer alıyor. Estetik uygulamaların kişinin kendi doğal görünümünün korunarak; anatomiyi bilen deneyimli bir hekim tarafından yapılması büyük önem taşıyor.

Pelleve ve mezoterapi uygulamaları ile gençleşen ciltler

Bir radyo frekans yöntemi olan Pelleve uygulaması ile ağrısız ve acısız bir şekilde cilt germe işlemi yapılarak göz çevresi, yüz ve ciltteki ince kırışıklar gözle görülür bir oranda azaltılmasına yardımcı olunurken, cilde zarar vermeden yenilenme ve doğal bir tazelik oluşması da sağlanıyor.

Özellikle 30 yaş ve üstü kişilere uygulanan bir diğer cilt yenileme yöntemi olan mezoterapi, cildin yanı sıra alın ve dekolte bölgesi, saç ve el gibi noktalarda da etkili oluyor. Bu yöntemle cildin nemini artırılarak, parlaklık ve sağlıklı bir görünüm elde ediliyor. Mezoterapi gibi küçük miktarlarda ve yaygın olarak derinin içine enjekte edilen PRP yöntemiyle de etkili sonuçlara ulaşılıyor. Yüz, boyun ve dekolte bölgesinin yanı sıra ellerin üstü ve bacak içlerine, kollara ve saçlı deri gibi tüm alanlara uygulanabilen PRP, göz altı morlukları ve leke tedavisinde de oldukça etkili oluyor.

PRP, botoks ve dolgu uygulamaları ile kombine edilen Somon DNA ise içeriğindeki hyalüronik asit sayesinde cildin yaşla birlikte kaybettiği nemin tekrar geri kazandırılmasında önemli bir rol oynuyor. Bunların yanı sıra Hydrafacial cilt bakım uygulaması, H100 aşısı gibi uygulamalarla da cildin elastikiyetini kazandırılmasına yardımcı olunurken, lekelenmiş ve bozulmuş yapıların onarılması sağlanıyor.